Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Malatya Haber -

‘Bu Yola Canımızı Koyduk’

‘Bu Yola Canımızı Koyduk’
  • 27.12.2015

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Adıyaman’dan sonra geldiği Malatya’da, Hükümet Meydanı’nda partisi tarafından düzenlenen mitingde konuştu ve 12 Eylül 2010’da yapılacak anayasa değişikliği oylaması için vatandaşlardan “Evet” oyu istedi.

Adıyaman’dan özel uçakla Malatya’ya gelen Başbakan Erdoğan’ın otobüsü, saat 17.43’de mitingin yapıldığı meydana ulaştı.

Erdoğan’ın kürsüye çıkmasından önce, meydanda bulunan Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Abdulkadir Aksu, Genel Başkan Yardımcısı Ankara Milletvekili Reha Denemeç, Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Gaziantep Milletvekili Fatma Şahin, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ankara Milletvekili Cemil Çiçek, İçişleri Bakanı Ankara Milletvekili Beşir Atalay, Tarım ve Köyişleri Bakanı Diyarbakır Milletvekili Mehdi Eker, Malatya Milletvekilleri Öznur Çalık, Mücahit Fındıklı, İhsan Koca, Fuat Ölmeztoprak, Ömer Faruk Öz ve Mehmet Şahin, Elazığ Milletvekili Necati Çetinkaya, Van Milletvekili Gülşen Orhan, Genel Merkez Gençlik Kolları Başkanı Fatih Şahin, Kocaeli Milletvekili Fikri Işık, Malatya Belediye Başkanı Ahmet Çakır kürsüye çağrılarak, halka tanıtıldı.

Erdoğan, daha sonra “Milli Birlik ve kardeşliğin teminatı, dışarıda itibarın, içerde istikrarın mimarı..” diye anons edildi ve saat 17.54’de konuşmaya başladı.

Erdoğan’ın 18.40’da bitirdiği konuşmasında şunları söyledi:

“Buradan tüm Malatya’ya, Malatya’nın tüm ilçelerine, oralarda yaşayan kardeşlerime selamlarımı sevgilerimi yolluyorum.

Ne diyor Malatya türküsü. Malatya Malatya bulunmaz eşin, gönülleri coşturur ayla güneşin.. Malatya’nın Malatyalıların gönülleri coşturan sevdasına muhabbetine ahde vefasına teşekkür ediyorum. Ben de sizlerle gurur duyuyorum.

Biz bu yola çıkarken 80 vilayetimizle birlikte Malatya’nın sizlerin desteğiyle çıktık. Biz bu yola Malatya’nın, Malatyalı kardeşlerimin hayır dualarıyla çıktık. Malatyalı Fahri Kayahan ne güzel söylemiş. Şu dağları delmeli, kül edip elemeli.. Biz dağları deldik. Milletle devleti buluşturmak için dağları deldik. Gönüller arasında yol yapmak için dağları deldik. Şehirleri birbirine bağlamak için dağları deldik. Biz Ferhat olduk, siz Şirin oldunuz. Dağları deldik. Sizin Allahınıza gurban.. Dağları delerek, kül edip eleyerek, engelleri tek tek aşarak size geldik.

Şimdi havaalanından gelirken, hamdettim Allahıma. Buralara ilk geldiğimiz yıllarda bu yollar neydi, şimdi ne oldu? Beylerderesi’ne geldim, baktım ki viyadüğün az kısmı kalmış. Bak nereleri nereye bağlıyoruz. Şehrin içine geldim, baktım ki şehir şantiye olmuş. Burada da yine tamamen yollar yerin altına alınıyor, niye.. Işıklarda vatandaşları bekletmeyelim, rahat trafik olsun, şehir bir daha güzelleşsin yemyeşil olsun istedik.

Ahh ahh benim Malatyalı kardeşim. Beydağı dile geliyor. Oradaki konutlardan Malatya’yı seyrediyor. Kimse oralara uğramadı, biz uğradık. Oradan Malatya’yı seyretmek ne kadar güzel dedik, toplu konut inşaatını yaptık.

Değerli kardeşlerim, dün buraya gelenler vardı. Bütün bu yolları görürler, havaalanından girerler, havaalanının o halini görürler, şantiye yolları görürler, meclise gelirler ne derler biliyor musunuz? Ne yaptınız ki?.. El insaf.. Bu sadece Malatya.. 81 vilayet Türkiye’de şantiye şantiye.. Benim halkım bunları biliyor. Benim Malatyalım bunları biliyor. Onun için 12 Eylül 2010 bunların tekrar sandığa gömüleceği gün. Ben bunu biliyorum. Zaten alan konuşuyor, Malatya konuşuyor. Bugün Adıyaman konuştu. Dün Elazığ, Bingöl konuştu. Hepsinde de coşku, heyecan, güzellik aynı.

Bizim yolumuzu Malatyalı Seydi Battalgazi aydınlatıyor. Bizim yolumuzu Malatyalı Niyazi Mısri aydınlatıyor. Bizim yolumuzu Malatyalı Şeyh Sadreddin Konevi aydınlatıyor. Bizim yolumuzu Malatyalı bir büyük insan, demokrasi aşığı, merhum Turgut Özal ışık tutuyor.

Kirli oyunlarla, karanlık senaryolarla yolumuzu kesmek isteyenler başarılı olamayacak. Şimdi birileri çıkmış farklı söylemlerle bizi korkutacaklarını zannediyorlar. Çıkmışlar yüce divanla tehdit ediyorlar. Anayasa Mahkemeleri ile tehdit ediyorlar. Biz de diyoruz ki, biz bu yola canımızı koyduk. Bedenimizi koyduk, biz millete hizmet yoluna başımızı koyduk. Biz bu yola beyaz kefenimizle çıktık.

Hatırlarsanız merhum Turgut Özal’ın kendisine yapılan suikast sonrasında söylediği o sözler çok anlamlıydı. Allahın verdiği canı ondan başka alacak yoktur. Biz de ona teslim olmuşuzdur. Biz hürriyet yoluna başını koymuş merhum Özal’ın da bu sözlerinde ifadesini bulan o ruh köküne bağlı olarak bugünlere geldik. Bakınız diyor ki merhum Menderes, ..korkmayacaksınız, ama şimdi milletle el ele vererek Adnan Menderes’in ruhu sizi ebediyete kadar takip edecek, bir gün sizi silip süpürecektir diyor.

Buradan Malatyalı kardeşlerimin arasından bizi tehdit edenlere, bizi güya korkutacaklarını zannedenlere diyorum ki, bunların hepsi boş. Şunu biliniz ki, biz bu yola o inançla çıktık. Ve bu yolda biz ölmenin ne olduğunu çok iyi biliriz. Ve o korkaklar arasında bizi bulamayacaksınız. Biz bu vatana millete hizmet yolunda bedeli ne olursa olsun onu ödemeye hazırız. Kaldı ki, bu yola çıktığımızda biz milletimize söz verdik. Ve o sözümüzün arkasındayız. Aynen bu yola devam ediyoruz.

Şunu biliniz ki, korkaklar tarih boyunca anılmazlar, onlar hep unutulurlar. Ama adam gibi adam olanlar, yiğitler, vatanına milletine kendini hasredenler tarih boyunca anılırlar. Biz korkmadık korkmayacağız. Bir adım geri düşmedik, düşmeyeceğiz. Biz milletin emanetini yere düşürmedik, düşürmeyeceğiz.

Malatya’nın hukukunu, 81 vilayetin tamamının hukukunu, 73 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının hukukunu her zeminde, her şartta koruduk, korumaya devam edeceğiz. Sadece Malatya’nın değil, sadece 81 vilayetin değil, ah kardeşlerim dünyanın neresinde mazlum varsa, mağdur varsa, gadre uğrayan, hukuksuzluğa, zulme uğrayan varsa onların tamamının hakkını ve hukukunu korumaya, onlar için yüreğimizi ortaya koymaya devam edeceğiz.

Filistin’de Türkiye var. Kudüs’te, Gazze’de, dünyanın neresinde olursa olsun, Haiti’de, Şili’de Türkiye var. Gündemi belirlenen bir ülke değil gündem belirleyen bir Türkiye var. Aradaki farka lütfen dikkat ediniz. Ak Parti ile diğerleri arasındaki farka dikkat ediniz. Biz Brezilya’da, Kanada’da, Mısır’da, Şili’de, Türkiye’nin ihracatını ve itibarını artırmak için mücadele ederken, onlar Ankara’da Türkiye’nin paçasından tutuyor, aşağı çekmeye çalışıyor. Biz Kocaeli, Samsun, Hatay, Yalova’da yatırım yaparken, istihdam yaparken, onlar Ankara’da hakaret, iftira, kriz üretiyorlar. Biz Suriye ile Sırbistan, Lübnan, Rusya ile vizeleri kaldırırken, onlar daha fazla içine kapatmanın, yalnızlaştırmanın senaryolarını yazıyorlar.

Biz Türkiye’nin dört bir yanında yol şantiyelerindeyiz, 81 vilayette konut şantiyelerinde, köy yollarındayız, peki onlar nerede? Ben onların nerede olduğunu sizlere söyleyeyim mi? CHP’yi ararsanız Anayasa Mahkemesi’nin önünde bulursunuz. Orada bulursunuz. MHP’yi ararsanız, ellerinde argo hakaret sözlüğü yeni hakaretler araştırırken bulursunuz. BDP’yi ararsanız, onu da CHP’nin MHP’nin yanı başında bulursunuz. Medyadaki uzantılarını da yanlarına aldılar ve bunlar mahşerin dört atlısı oldular. Bunlar milletin hayrına hiçbir işte ittifak etmezler. Bunları hiçbir zaman bir arada gördünüz mü? Ama bakın şimdi bir araya geldiler. Bunlar sandığa arkadaşlarını göndermediler, çünkü arkadaşlarına inanmıyorlardı. Güvenmiyorlardı. Oy kabinine girer evet der diye güvenmiyorlardı. Ama şimdi utanmadan millete gelin hayır deyin diyorsunuz. Siz vekil olarak hayır diyemediniz, asla diyorsunuz ki hayır deyin. Bunlar şecaat arzederken sirkatin söylüyorlar. Battılar, bittiler, tükendiler. Bunların ne yazık ki milli egemenliğe, milli iradeye saygıları yok. Olmadığı için de inşallah 12 Eylül 2010’da Malatya ne diyor?.,. (Evet, Evet sesleri..) Bitti bu iş be! Evvelallah, Evvelallah..

Bakınız, biliyorsunuz geçen hafta grup toplantısında 12 Eylül’ün idamlarını hatırlattığımız için 12 Eylül’ün o baskıcı rejimini hatırlattığımız için küplere bindiler. Dedim ki hayırdır, ne oldu. Geçmişinizle mi yüzleştiniz? Vicdanınız mı sızladı? Bize oy vererek bize umut bağlayanlara karşı mahcup mu oldunuz? 30 yıldır nemalandığınız, istismar ettiğiniz 12 Eylül’le hesaplaşma fırsatı önünüze gelince neden ağladınız. 12 Eylül’de mağdur olan sadece siz misiniz? Bu milletin mağduriyeti sizi ilgilendirmez mi? Bu milletin temsilcileri de 27 Mayıs müdahalesinin mağduru oldu. Ama onlar o müdahaleye çanak tuttular. Biz de 28 Şubat müdahalesinin mağduru olduk, acısını, sızısını yüreğimizde hissettik. Ama bunlar alkış tuttular. 27 Nisan’da biz dik dururken, dut yemiş bülbüle döndüler. AK Parti kapatılsın da ne olursa olsun. Bu havaya girdiler. Ak Parti ile ilgili kapatma davası açılınca ağızlarından bir söz çıkmadı. Ve 27 Nisan’ı konuşanlar, 28 Nisan’ı açıp okurlarsa ne olduğunu görürler. Şapkayı alıp kaçanlar yol meydanda, dik duranlar vardı. Zira biz siyasetteki terbiyemizi onlardan almadık, milletin tarihinden, demokrasinin tarihinden aldık. O terbiye ile meydandayız.

AK Parti olarak 7.5 yıldır demokrasi mücadelesi veriyoruz. 7.5 yıldır kirli senaryoları bozmak, açığa çıkarmak için mücadele veriyoruz. Çeteler bu ülkeye yön vermesin diye gayret gösteriyoruz. Millet iradesini korumak, vesayeti ortadan kaldırmak için ter döküyoruz. Madem 12 Eylül’den mu kadar muzdaripsiniz, neden vesayetin karşısında durmuyorsunuz? Neden kirli senaryoları savunuyor, çetelere avukatlık yapıyorsunuz?

İşte dün CHP genel başkanı buraya geldi, Malatya’da konuştu. Soruyorum size.. Siyasetin üslubu, seviyesi bu mu olmalı? Bir partinin genel başkanına o üslup, o dil, o hakaretler, o benzetmeler hiç yakışıyor mu? Malatya’nın zarif insanlarına, Malatya’nın sözün kıymetini, edebiyatın kıymetini bilen insanlarına o şekilde hitap etmek hiç yakışık oluyor mu? Burada ne dediğini, ne demek istediğini anlayan var mı? CHP genel başkanı halk oylamasında neyi savunuyor, eveti mi yoksa hayırı mı? Dakikalarca evetin gerekçelerini anlatıyor, en sonunda da hayır deyin diyor. Ardından da bir şey söylüyor, Allah yardımcısı olsun diyor. Sağolsun Allah zaten bizim yardımcımız.

Bakın 22 Temmuz seçimlerine girerken biz size söz verdik. 12 Eylül’ün antidemokratik anayasasını değiştirmemiz lazım. Türkiye’ye ayak bağı olan, önünü tıkayan, itibarını zedeleyen bu anayasayı değiştirmek için sizden yetki istedik. Siz de bize yetki verdiniz. 22 Temmuz’da sizler bu düşüncemize destek verdiniz. Ardından yapılan halk oylamasında yine çok yüksek, rekor bir oy oranıyla, evet Malatya yüzde 82.2 ile evet dedi. Şimdi ne der? (Evet sesleri) Evvelallah.. Durmak yok?.. (Yola devam.. sesleri).. İnanıyorum ki, buradan ayrıldıktan sonra kapı kapı dolaşacağız. Ne diyeceğiz? Sevdamız millet, kararımız evet.. Sevdamız millet, kararımız?.. (Evet sesleri).. Oyumuz? (Evet sesleri).. Mesele bu. Sizden aldığımız yetki, güç ve iradeyle biz 12 Eylül anayasasındaki en kapsamlı değişikliklerin hazırlığını yaptık.

İnşallah 12 Eylül’de siz bunu göstereceksiniz, ortaya koyacaksınız. Muhalefet bu büyük değişime omuz vermezse, biz de o zaman millete gideriz dedik mecliste. Ve sizin huzurunuza geldik. Şimdi artık söz sizde. Karar sizde.. Yetki sizde.. Evet.. Artık söz milletin. Evet artık karar milletin.. Değerli kardeşlerim, ben buradan MHP’ye oy vermiş kardeşlerime de sesleniyorum. (Yuh sesleri) Ama bakın idarecilerini konuşmuyorum. Buradan CHP’ye oy vermiş, gönül vermiş kardeşlerime de sesleniyorum. Bu anayasa değişikliği bir Ak Parti, bir Recep Tayyip Erdoğan projesi değil. Şahsi ve kişisel projem değil.

Bu seçimde hükümetin icraatlarını, muhalefetin performansını oylamayacaksınız. Kendi geleceğinizi, çocuklarınızın geleceğini, Türkiye’nin istikbalini oylayacaksınız. MHP yönetimi kendisine oy vermiş, gönül vermiş kitleleri hiçe sayarak, tarihini inkar ederek değişikliğin karşısında duruyor. CHP yönetimi kendisine gönül vermiş kitleleri, hazırladığı raporları, söylemleri hiçe sayarak, kendisini inkar ediyor.

Onun için Malatyalı hanım kardeşlerime sesleniyorum. Kadın haklarının artık anayasal bir güvenceye kavuşması için sizlerden evet bekliyorum.Beyefendilere, hanımefendilere sesleniyorum Çocukların, yaşlıların, dul ve yetiklerin, gazilerin haklarını anayasal teminat altına almak için sizlerden.. (Evet sesleri) Maşallah.. Malatyalı işçi kardeşlerimin ailelerine sesleniyorum. Birden fazla sendikaya üye olunması, işçi hakları için sizlerden (Evet sesleri).. Memurlara toplu sözleşme hakları, verilen kınama uyarma cezalarına yargı yolunu açmak için sizlerden.. (Evet sesleri).. Maşallah.. Fakat bitmedi, değerli kardeşlerim. Çok daha güçlü.. Bireysel anlamda çok daha güçlü bir Anayasa Mahkemesi’ne kavuşabilmek için sizlerden koskoca bir.. (Evet sesleri).. Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’nun daha yaygın bir zemine, bağımsız bir zemine kavuşması için sizlerden bir… (Evet sesleri).. Maşallah..

Üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğüne geçiş için koskocaman… (Evet sesleri) Maşallah.. Mesele bu.. Değerli kardeşlerim, kararlı bir şekilde sizden sözün de, kararın da..

12 Eylül’le yüzleşmek, hesaplaşmak için, tekrar 12 Eylül’lerin yaşanmaması için 12 Eylül 2010’da sizden koskoca bir… (Evet sesleri).. Maşallah.. Büyük Türkiye için, daha özgür bir Türkiye için, demokratik bir Türkiye için sizlerden kocaman bir (Evet sesleri..) Şunu unutmayın 13 Eylül sabahı farklı bir güne uyanmak için, ufku ve vizyonu değişik bir Türkiye’ye uyanmak sizlerin elinde. Malatya’ya gelip, Malatya’da fikri, düşüncesi, zikri şu olur bu olur, büyük sanatçı Ahmet Kaya’yı anmamak, onun şu dizelerine kulak vermemek mümkün değil. Ağlama bebek, ağlama.. Umut sende, yarın sende.. Yağmur gibi gözlerinden akan yaş niye.. Bu durgunluk, bu suskunluk, sıkıntın, kırgınlık niye.. Çok uzakta öyle bir yer var.. O yerlerde mutluluk var.. Paylaşılmaya hazır bir hayat var.. Evet o uzak yer bugün çok yakın. Umut çok yakın.. Gelin bu ülkede bebeklerin ağlamasın, çocuklar ağlamasın, vesayet bu ülkenin kaderi olmasın. Hukuksuzluk bu ülkenin kara talihi olmasın. Gelin hep birlikte (Evet sesleri).. Bembeyaz yeni bir sayfa açalım. Biliyorsunuz, evet o bembeyaz sayfanın üzerinde. Mührü ona vuracağız anneler, kardeşler, gençler.. Allahınıza gurban, sizin Allahınıza gurban..

Ben Malatya’ya neler yaptığımızı anlatmayacağım. Çünkü eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır ezeli. Bizim ezelimiz ortada. Bugün halk oylamasını konuşuyoruz. Buna başka bir şeyi karıştırmaya gerek yok. Ama muhalefetin söyleyeceği bir şey yok. Beylerderesi’nden geçiyorlar, viyadüğü görmüyorlar. Havaalanında iniyorlar, çalışma var, 84 bin yolcunun gelip geçtiği Malatya havaalanından şimdi 1 milyon insan gelip geçecek, onu görmüyorlar. Şu anda neredeyse 450 bine ulaştı, nerden nereye geldik? Bak havaalanından şehre yol ortada, ne söyleyeyim. Yaptığımız duble yol 5.5 kat arttı. Biraz sonra Sosyal Lise açılışını yapıyoruz, 15 liseden biri. Malatyalı kayısı üreticilerimizin 2010 Mart ayında don afetinden zarar gördüğünü biliyoruz, onları yalnız bırakmadık, bırakmayacağız. 26 bin Malatyalı çiftçimize dekara 150 lira olmak üzere toplam 90 milyon Türk lirası, yani 90 trilyon ödeme yapma kararı aldık. Ve bu kararı almakla da kalmadık, bu para da hesaplara yattı. Hayırlı olsun.. Biz buyuz. Biz hiçbir zaman çiftçimizi yalnız koymadık. Ziraat Bankası’nın çiftçi kredisinin faizi yüzde 59’du, şimdi 7, 13 bilemedin 16.. Farkımız bu. 59 nire, 16 nire?

Sevdamız millet, kararımız… (Evet sesleri).. Buradan çıkıyoruz, ev ev dolaşıyoruz. Köyümüzde, beldemizde, ilçemizde dolaşıyoruz. İnşallah artık yüzde 82 değil, onun daha.. (Yüzde 100 sesleri).. Gökten ne yağar ki, yer kabul etmez.. Siz yüzde 100 dersiniz, biz kabul etmez miyiz? Bu güneşin altında sizi beklettik, hakkınızı helal ediniz.”

Bazı partililerin aşırı sıcak nedeniyle baygınlık geçirdiği mitingin sonunda, il başkanı Mustafa Şahin, üzerinde “44 kez evet” yazan kayısı tepsisini Erdoğan’a sundu.

HABER-FOTO: Selahattin GÖKATALAY- Görüş Gazetesi

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."