You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

‘Üzüntü Verici Ama..’

‘Üzüntü Verici Ama..’
  • 27.12.2015

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, dün gece Malatyahaber.com’un da yayıncılarından olan Gazeteci Fuat Kozluklu’nun, 24 Haber Kanalı’nda moderatörlüğünü yaptığı programa konuk oldu. Kozluklu, Bakan Ergin’e, üniversite öğrencisi Begüm Kartal’ın cinayeti ile ilgili yargılanarak hüküm giyen, cezası Yargıtay’ca az bulunduğu için kararın bozulması ve bu nedenle ortada kesin bir karar olmaması nedeniyle CMUK’un 102. maddesi gereğince tutukluluk süresi göz önünde bulundurularak tahliye edilen katil sanığı Osman Ulu’nun durumunu anımsattı. Kozluklu, bu durumun kamuoyunda yarattığı infiali de iletti ve konuya ilişkin değerlendirmesini sordu.

2005 yılında Battalgazi ilçesinin Adagören Köyü’nde arkadaşının düğünü sırasında dışarıdan ateşlenen bir kurşunun ensesine isabet etmesi sonucu canveren Galatasaray Üniversitesi öğrencisi Begüm Kartal’la, bir Malatya ziyareti esnasında 2004 yılında tanışan Fuat Kozluklu, Eczacı Nazan ve işadamı Hasan Kartal çiftiyle de dosttu.

24 Haber Kanalında hafta içi 23.00- 01.00 saatleri arasında yayınlanan “Gece Moderatörü” programını sunan Kozluklu, programa canlı olarak Ankara stüdyosundan katılan Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e, 102. maddeye dayanılarak yapılan tahliyelerin kamu vicdanını yaraladığına ilişkin olarak, “Benim de yakınlarım olan ailenin kızı Begüm Kartal’ın katil sanığının tahliyesi büyük üzüntü yarattı. Hizbullah, PKK ve çete davası sanıklarının tahliyelerini de kamuoyu şaşkınlık ve tepkiyle izliyor. Bu konuda görüşlerinizi alabilir miyim?” diye sordu.

Adalet Bakanı Ergin, tutukluluk süresi uzayan davalarla ilgili tahliye öngören yasa düzenlemesinin 2004’te yapıldığını, 2005’de yürürlüğe girdiğini, yasanın 102. maddesinin 2008’de uygulanmasının öngörüldüğünü, 2008’de de 2010 yılı sonuna ertelendiğini belirterek, “Elbette tahliye edilenler işlemiş oldukları fiillerle kamuoyu vicdanında derin tesirler bırakıyor. Ama şunu söylemek lazım. Türkiye’de yargılama süreleri uzun. Ağır Cezada görülen bir dava tüm süreçte ortalama 1622 gün sürüyor. Bu gerçekten çok uzun bir süre. Bunun çaresine bakılması lazım. Tahliyeler içerisinde toplumun vicdanını yaralayan spesifik olarak 3-5 olaydır. Onlara ilişkin de bir değerlendirme yapıyor. Sizin belirttiğiniz Malatya’daki hadise son derece üzüntü verici. O ailenin infialini anlayabilirim. Ama bizim yaptığımız, yargılama sürelerinin azaltılması.” diye konuştu.

Bakan, tahliyelere tepki gösteren muhalefetin de, devletin güvenliğine yönelik davalarda tutukluluk süresinin 10 yıl olarak öngörülmesine tepki gösterdiğini, bunu daha aşağıya çekerek tahliye sayısının artmasına neden oldu.

Bakan, Çarşamba günü itibarıyla CMUK 102. madde uyarınca tahliye olanların sayısının 1200 kişi olduğunu, bunun “canlı” rakamlar içerdiğini, her geçen gün sayının değişeceğini kaydetti.

“ANNESİNİN HABERİ YOK..”
Bu arada Begüm Kartal’ın babası Hasan Kartal da katil sanığının tahliyesine isyan etti.

Milliyet’te yeralan habere göre Hasan Kartal, “Biricik çocuğumuz Begüm’ün kaybı bize nasıl acı verdiyse, bu tahliye kararı da en az onun kadar acı verici. Adaletin işleyişi ile ilgili sıkıntılar bizi derinden yaralamıştır. O katilin sıktığı kurşun bu hayatta üçümüzü, Begümü, annesini ve beni öldürmüştü. Şimdi bu tahliye haberiyle ilk günkü kadar içim acıdı. Vicdanım sızladı. Kemiklerime kadar ürperdim.”dedi.

Öldürülen kızı adına yaptırdığı okulunun 1 yıl sonra hizmete gireceğini belirterek, “Şimdi kızımın mezarına gittiğimde ona ne söyleyeceğim. Kızım seni bu hayatının baharından alıp kara toprağa mahkum eden katilin tahliye oldu. Sen bizimle sevdiklerinle beraber değilsin ama o kişi elini kolunu sallayarak geziyor mu? diyeceğim. Kızımın katilini tahliye eden sistem, ne yazık ki yavrumu bana geri vermiyor” diye konuştu.

Bu arada anne Nazan Kartal’ın kızının katilinin tahliyesinden haberinin olmadığı öğrenildi.

Hastanede böbrek ameliyatı olan baba Hasan Kartal, yanına giden gazetecilere “Tahliyeden eşim Nazan Kartal’ın haberi yok, sakın bişey söylemeyin” diye uyarıda bulundu.

ADD’DEN TEPKİ…

Öte yandan Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Malatya Şube Başkanı Ali Ekber Tunçdemir, CMUK 102. madde ile ilgili uygulama konusunda şu açıklamayı yaptı:

”Adalet mekanizmasının yetersizliği, demokrasi yoksunluğu ve insan haklarına saygısızlık Türkiye’de, dünyanın başka hiçbir ülkesinde görülmeyen “olağandışı” uygulamalar yaratmıştır.

Hakkında henüz hüküm verilmemiş cezaevlerinde on binlerce tutuklu var. Adalet çarkı geç dönüyor, insanlar mahkemelerden karar bekliyor… Ve kararlar bir türlü çıkmıyor. Yargı konusunda uzmanlar, cezaya dönüşen uzun tutukluluk süresinin hem adalet hem de insan hakları acısından kabul edilemeyeceğini her fırsata dile getirdiler. Azami tutukluluk süreleri Fransa’da 4 yıl, İngiltere’de 112 gün, İspanya’da 2 yıl Almanya’da ve Belçika’da ilke olarak 1 yıl altında iken Türkiye’de 10 yıl olması hukuk adına bir utanç nedeni değil midir?

Bu günkü dramatik tabloya neden olan 31 Aralık 2010 da CMK’nın 102.Maddesinin yürürlüğe gireceğini ve davaları Yargıtay’ca onanmamış veya mahkemelerde karara bağlanmamış binlerce tutuklunun serbest kalınacağı biliniyordu bu gün toplumu sarsan sonuçları engelleyecek tahliyelerin dengeli bir biçimsellik içinde uygulayacak tek bir adım dahi atılmadı. Mahkemeler tıkanmış, dava dosyalan milyonlara ulaşmıştı. Hakimler ve savcılar bunalıyor, davalar anormal gecikiyordu. Bunlara bir çözüm getirmeyi asla düşünmediler. Tek düşünülen, yargıyı ele geçirmekti!

Bir gecede değiştirilen yasa yılbaşında yürürlüğe girdi ve böyle oldu… Ceza hukukunun “kanunilik” ilkesi işledi fakat bir kez daha kamu vicdanını oluşturan adalet, eşitlik, hakkaniyet, dürüstlük ve ahlak karardı.

Sür-git kamu vicdanına yapılan darbelerle toplumsal değerlere körleşmiş ve yalnız kendi çıkarını düşünen bireyler toplumu oluşturmakta yeni mesafeler alındı.Tüm insanların vicdanları sızladı… Evet, şimdi tahliyeler başladı. Cezaevlerinden öncelikle Hizbullah boşaltılıyor. Tahliye edilen Hizbullah takımı büyük gösterilerle, tekbirler getirilerek karşılanıyor. Katiller, uyuşturucu baronları, tecavüzcüler, PKK’lılar tek tek bırakılıyor. Önümüzdeki günlerde pek çoğu tahliye edilmiş olacak.

Mustafa Balbay’dan, Doğu Perinçek’e, Prof Dr Fatih Hilmioğlu’dan, Prof. Dr Mehmet Haberal’a, Tunca Özkan’dan, Hikmet Çiçek’e değin bugün de bir sonuca varılması önümüzdeki yıllar içerisinde olanaksız görülen, Türkiye’nin aydın insanları ise Silivri’de. Silaha ve teröre bulaşmamış, işkencelerle adam öldürmemiş yurtsever aydınlarımız ise tahliye edilmeyi daha çoook bekleyecek! Cumhuriyeti savunanları hapishanede tutmaya karar verdiler… Atatürkçü aydını, mahkûm olmadıkları halde cezaevlerinde tutabilecekler… Ama “dinsiz” saydıkları kim varsa kaçırıp domuz bağı ile öldürüp mahzenlere gömenleri bir gece salıverdiler…

Burada hukuktan söz edebilir miyiz? Burada adaletten bahsede bilir miyiz?

Şimdi sırası ile diğer adımlar atılacaktır. Yasalarda zaten var olan hükümler artık daha lafzi uygulanabilecek, sık sık telefuz edilen ileri demokrasi, yargıç ve savcıların özel yaşamlarının fişlenmesi gibi yöntemler geliştirilecektir.

İnsan Haklarını savunma konusunda hala sesleri çıkanları, Hukuk Adalet ve benzeri kavramlar üzerinde daha derin düşünmek, kavramları ters yüz etme ustalarını demokratik kuralar ölçüsünde uyarmak zorundayız. Çünkü toplum vicdanını yaralayan birçok mağdurun bu haksızlıklar beyinlerini kemiriyor. İnsanları, “Bu ne biçim hukuktur!” diye isyan ettiriyor.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."