Final

Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

12’nci Duruşma

12’nci Duruşma
  • 27.12.2015

Malatya Zirve Yayınevi davasının 12. duruşması yapıldı. Bir başka davadan tutuklu olan bir tanığın ilginç ifadeleri, 12. duruşmaya damgasını vurdu. Dava, 21 Kasım gününe ertelendi.

12. DURUŞMA..
Malatya E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan sanıklar Emre G., Salih G., Cuma O., Abuzer Y. ve Hamit C., yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye getirildi. Polis, adliye binasında geniş güvenlik önlemleri aldı. Sanıkların yerini almasının ardından 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki 12. duruşmaya başlandı.

Duruşmaya; Diyarbakır Kilisesi Ruhani Lideri Ahmet Güvener, öldürülen Alman Tilmann Geske’nin eşi Suzanna Geske, olayın kilit isimlerinden olduğu ileri sürülen tutuklu sanık Emre G.’nin babası Mustafa G., taraf avukatları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve bazı sanık yakınları katıldı.

Sanıklar, “misyonerlik faaliyetinde bulundukları gerekçesiyle Alman uyruklu Tilmann Geske, Necati Aydın ve Uğur Yüksel’i öldürmek, silahlı örgüt kurmak, terör örgütü faaliyetleri çerçevesinde birden fazla adam öldürmek, iş yeri dokunulmazlığını bozmak ve silahlı terör örgütüne yardımda bulunmak” suçlarını işledikleri iddiasıyla yargılanıyor.

Bu arada, mahkemeye tanık olarak çağrılan ancak daha önceki duruşmalara katılmadığı için hakkında zorla getirilme kararı çıkartılan Varol Bülent A.’nın, geçen Ramazan Bayramı’nda Malatya’da yapılan asayiş uygulamasında üzerinde sahte kimlik çıktığı için tutuklandığı öğrenildi. Dava ile ilgili daha önce dikkat çeken açıklamalar yapan Varol Bülent A.’nın, Malatya E Tipi Cezaevi’nden ifade vermek için duruşmaya getirileceği öğrenildi.

YENİ İDDİALAR..
Malatya’da 3 kişinin öldürüldüğü Zirve Yayınevi davasının 12. duruşmasında, olayın kilit ismi Emre G. olayda tanık olarak dinlenen V.B.A.’nın kendisine “Devlet garantisi veririz” dediğini ileri sürdü. Emre G., mahkeme başkanının, “Seni olaya ikna eden V.B.A. mı?” sorusu üzerine, “Susma hakkımı kullanıyorum” dedi.

Yasin Hayal’in avukatı Fuat Turgut’un da izlediği Zirve Yayınevi’nin 12. duruşmasında olayla ilgili olarak daha önce hakkında sanık olarak soruşturma başlatılan ancak takipsizlik kararı verilen V.B.A., bu kez vermiş olduğu ifadeleri nedeniyle mahkemede tanık olarak dinlendi.

Daha önceki duruşmalara gelmediği için hakkında zorla getirilme kararı çıkartılan V.B.A., yemin yaptırılmadan verdiği ifadesinde, olayın kilit ismi olduğu ileri sürülen Emre G.’yi 3 gün süreyle çalıştığı ve kendisi hakkındaki, ‘Derin devletin adamı’ suçlaması nedeniyle ayrıldığı gazetede tanıdığını söyledi.

Emne G. ile 3 günlük süre içerisinde sadece yaklaşık 25 dakika PKK terör örgütü hakkında konuştuklarını ileri süren V.B.A., daha önce olayın oluş şekli ile ilgili iddiaları konusunda Cumhuriyet Savcılığı’na verdiği ifadelerin yazacağı “Teferruat” adlı kitabın kurgusu olduğunu ileri sürdü. Daha önce verdiği ifadelerin ve gönderdiği dilekçelerin yazacağı kitabın kurgusu olduğunu iddia eden V.B.A, “Kitap yazacağım, tamamı kurguya dayalı olacak. Ben ifade verirken kurgu olduğunu söylemiştim” iddiasını ileri sürdü. Ancak, mahkeme başkanı V.B.A.’nin ifadelerinde kurgudan bahsedilmediğini hatırlatınca V.B.A, “Ben söylemiştim, yazmamışlar. Altını imzalarken okumadım” ifadesini ileri sürdü.

Mahkeme başkanının, “Kurgunun hangi bilgilere dayandığını” sorması üzerine V.B.A., “İyi bir edebiyat okuyucusuyum” diye konuştu.

Adıyaman’daki Kaleşnikof silah olayını da anlatan V.B.A., “Otoparkta 10 yaşındaki bir çocuğun elinden almıştım. Polis karakoluna götürürken yolda yakalandım” dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, bu anlatımın da kurgu olup olmadığını sorunca V.B.A, “Devlet o zaman MOBESE taksaydı. Hrant Dink olayında MOBESE kameralarının faydaları görülmüştür” cevabını verdi.

Yakalanırken üzerinde ezilmiş olarak bulunan flash diskin emniyet tarafından çözüldüğünü ve içinden Hizbullah Marşı çıktığını belirten cumhuriyet savcısına cevap veren V.B.A, “Flash diski tesadüfen yolda buldum. Lübnan’daki Hizbullah’ı desteklemek suç değil. Türkiye’deki Hizbullah’a kesinlikle sempati ile bakmıyorum” dedi.

İran’dan nefret ettiğini belirten V.B.A, kendisine ait defterde aralarında siyasetçilerin de olduğu bazı tanınmış isimlerin bulunduğunun sorulması üzerine, “Bize gelen birtakım bilgileri değerlendirmek için not etmiştim. Benim polis ve subay çevresinde tanıdıklarım çoktur” açıklamasını yaptı.

İfadesi esnasında, “Vuracak biri olsaydım, önce bizim imamları vururdum. Hristiyanlara sıra gelmezdi” diyen V.B.A’nın, bir siyasi parti ile ilgili olarak terör bağlantısı iddiasında bulunması üzerine cumhuriyet savcısının, “Bu söylediklerini hepsi defterinde yazıyor. Biraz önce bunlar için, ‘Hepsi kurgudur’ dedin” ifadesiyle karşılaştı. V.B.A, bunun üzerine, “Kurgular gerçeklerden yola çıkılarak yazılır. Ben eti kemikten ayırıyorum. İsteyen eti, isteyen kemiği yer” dedi.

Daha önce hakkında suç duyurusunda bulunarak olayın planlayıcısı olmakla suçladığı mağdur avukatlarından O.K.Ç. ile ilgili ifadelerinin de kurgu olduğunu öne süren V.B.A hakkında, mağdur avukatları yalan beyanda bulunduğu iddiasıyla suç duyurusunda bulunulmasını istedi.

Duruşma esnasında söz alan olayın kilit ismi Emre G., tanık V.B.A ile yaptıkları 25 dakikalık konuşma esnasında V.B.A.’nın kendisine, “Sana devlet garantisi sağlarız” şeklinde taahhütte bulunduğunu ileri sürdü. Bunun üzerine V.B.A, “Ben böyle bir konuşma yapmadım” dedi.

Bu esnada mahkeme başkanının “Size olaydan sonra af taahhüdünde bulunan var mı?” sorusuna Emre G., “Hayır” cevabını verdi.

Mahkeme başkanının, “Bu olay için V.B.A.’mı seni ikna etti” sorusunu Emre G., “Tanığın beni bu olayda ikna edip etmediği konusunda susma hakkımı kullanıyorum” şeklinde cevapladı.

21 KASIM’A ERTELENDİ..
Malatya’daki Zirve Yayınevi davasının 12. duruşması sona ererken, mahkeme heyeti yalan beyanda bulunmaktan 3 tanık hakkında işlem yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılmasına karar verdi.

Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki 12. duruşmada mahkeme heyeti verdiği ara kararında, duruşmanın ilk bölümünde dinlenen B.V.A. ile ikinci bölümde dinlenen diğer tanıklar A.Ö. ve Y.Ö. hakkında yalan beyanda bulunmak iddiasıyla gereği ve takdiri yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı’na ifade tutanakları ile birlikte yazı yazılmasına karar verdi. Mahkeme heyeti, Malatya Müftülüğü’ne yazı yazılarak, sanıkların olay yerine gitmeden satın alarak taktıkları ve üzerlerinde ele geçirilen cevşen duasının anlamı ve Türkiye’de kullanılmasının gerekçesinin sorulmasına da karar verdi.

Mahkemenin belirlediği tanıkların sona erdiğini bildiren mahkeme heyeti, mağdur ve sanık avukatlarının varsa tanıklarını açık adresleri ile birlikte ve hangi konuda bilgi vereceklerini belirterek mahkemeye sunmalarını istedi.

Mahkemenin sonunda sanıklar, duruşmanın ilk bölümünde dinlenen tanık B.V.A.’nın mağdur avukatlarına dönerek, “Bunlar ölmeden önce yüzlerini deşifre edelim” diye kendilerini tehdit ettiğini ileri sürerek, bunu duruşma zaptına yazdırdılar.

Mahkeme heyeti, duruşmayı 21 Kasım 2008 tarihine erteledi. Bu arada, olayın kilit ismi olan Emre G.’nin boncuktan yapılmış bilekliğindeki “Etmurrena” yazısı dikkat çekti.
Mağdur avukatlarından Murat Dinçer, duruşma sonrasında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, mahkemede tanık olarak dinlenen şahısların mahkemeye yardımcı olmadıklarını gördüklerini belirterek, kendilerinin de mahkemeye tanık ismi sunacaklarını ifade etti.

Duruşmayı sonuna kadar takip eden Alman Tilmann Geske’ni eşi Suzanna Geske ise, adliye çıkışında açıklama yapmadı.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."