You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

4 Savcı Soruşturuyor..

4 Savcı Soruşturuyor..
  • 26.12.2015

Hıristiyanlıkla ilgili kitapların dağıtımını yapan Zirve Yayıncılık Şirketi’nin Malatya’nın Niyazi Mısri Caddesi Ağbaba İş Merkezi’nen 3. katındaki ofisinde, 18 Nisan Çarşamba günü 3 kişinin feci şekilde öldürülmesiyle ilgili olayın soruşturmasını; 1 Cumhuriyet Başsavcı Vekili ile 3 Cumhuriyet Savcısının yapmakta olduğu öğrenildi. Bu arada, olayın bazı ayrıntılarına ilişkin bilgiler de edinilirken, vahşeti yapan 5 kişilik grubun yönlendiricisinin, olaydan sonra polis geldiğinde kaçmak isterken olayın meydana geldiği bürodan aşağıya düşerek yaralanan ve halen Turgut Özal Tıp Merkezi’nde tedavi görmekte olan Emre G. olduğuna ilişkin bilgilerin de netleşmeye başladıkları, ayrıca Terörle Mücadele Yasası gereği, gözaltının ilk 24 saatinde sorgudan önce avukat bulundurma zorunluluğu olmayan ve “mülakat” diye adlandırılan görüşmede, zanlıların suçlarını itiraf ettikleri haber alındı.

3 KİŞİ ÖLMÜŞTÜ..
Yayınevinde olay olduğu yolunda 13.30 sıralarında yapılan ihbar üzerine giden polis ekibi, yayınevi bürosunda katil zanlılarıyla karşılaşmış, bunlardan aralarında Emre G.’nin de bulunduğu 2’sinin polisleri görünce, pencereden bir aşağı kattaki balkona atlayarak kaçmak istedikleri, bunlardan birinin aşağı kat balkonuna atladığı, ancak yakalandığı, Emre G.’nin ise yere düşerek yaralandığı belirtilmişti.

Polis olay yerinde; Almanya- Mindelheim 1961 doğumlu Tilmann Geske Ekkhart ve Erzurum- Hınıs 1972 doğumlu Necati Aydın’ın elleri ve ayakları bağlı, boğazları kesilmiş halde cesetleriyle karşılaşmış, Elazığ 1975 doğumlu Uğur Yüksel’i ise bıçakla vücudunun çeşitli yerlerinden vurulmuş halde yaralı bulmuştu. Uğur Yüksel de, kaldırıldığı Turgut Özal Tıp Merkezi’nde tüm müdahalelelere rağmen kurtarılamamıştı. Ölenlerin Hıristiyan dininin Protestan cemaati mensubu oldukları, olayı duyduktan sonra Malatya’ya gelen Ankara Kurtuluş Kilisesi Başpastörü İhsan Özbek tarafından açıklanmış, Özbek bu kişilerin Malatya’daki 25 kişilik ev grubuna mensup olduklarını söylemişti.

Olay yerinde; 1988 K.Maraş Elbistan doğumlu Hamit Ç., 1987 Doğanşehir doğumlu Salih G., 1988 Adıyaman doğumlu Abuzer Y. ve 1987 Darende doğumlu Cuma Ö. yakalanırken, aşağıya atlayan ve başından yaralanan 1988 Malatya doğumlu Emre G.’nin de olayla ilgisi olduğu kısa sürede anlaşılmıştı.

Polis olay yerinde, 5 ekmek bıçağı ile 3 kuru sıkı tabanca da bulunduğunu, cinayetlerin saat 13.00 sıralarında işlendiği yolunda bir bilgiyi açıklamasında belirtmişti. Bulunan bıçaklardan 4’ünde yıkanmalarına rağmen kan izlerinin saptandığı bildiriliyor.

AVUKATSIZ MÜLAKAT..
Olay yerinde yakalanan 4 zanlının Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’ne götürüldükleri, soruşturmaya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın el koyduğu belirtilirken, Terörle Mücadele Yasası gereği zanlılarla, avukat talep edemeyecekleri ilk 24 saatteki “mülakat” sistemiyle iletişim kurulduğu, bu görüşmeler sırasında zanlıların cinayeti kendilerinin işlediğini “din ve vatan için” diye de gerekçe gösterdikleri öne sürüldü.

Görüşmelerde, 4 zanlının halen hastanede tedavisi devam eden Emre G.’nin önderliği ve yönlendirmesiyle eylemi gerçekleştirdiklerine ilişkin bilgiler verdikleri iddia edilirken, 4 zanlıdan 3’ünün özel bir vakfa ait yurtta kaldıkları, Emre G.’nin de bu yurttayken Ocak ayında disiplinsizliği nedeniyle yurttan çıkarıldığı, ancak 5 zanlının tamamının üniversiteye hazırlık için değişik dershanelere gitmekte oldukları belirtildi.

Bu arada ilk etapta edinilen bilgiler ve öldürülenlerin mensup oldukları cemaatten yapılan açıklamalarda da, gözaltına alınanlardan bazılarının cemaatin en son 8 Nisan günü bir otelde gerçekleştirdikleri Paskalya Kutlaması’na katıldıklarına ilişkin iddialar yeralırken, yapılan araştırma ve soruşturmada, bu grupla iletişimi olduğu belirlenen kişinin eylem planlayıcısı Emre G. olduğuna ilişkin bilgilere ulaşıldığı iddiaları da dile getiriliyor.

Emre G.’nin, olay yeri yakınında bulunan kiralık otomobili 1-2 gün önce kiraladığı, zanlıların bu araçla olay yerine geldiklerine ilişkin bilgiler de bulunuyor. Emre G.’nin bir üniversite hazırlığı için bir dershaneye kayıtlı olduğu ancak devamsızlığının fazlalığı nedeniyle dershane yönetimince durumun verdiği telefondan ailesine iletilmek istendiği, ancak telefona yanıt alınamadığı, son olayın boyutuna karşın aşırı muhafazakar bir yapısının olmadığına ilişkin gözlemlerin aktarıldığı belirtiliyor.

AYNI GÜN GELMİŞLER..
Bu arada, öldürülen kişilerin ellerinin ve ayaklarının bağlanmış olmasının, “domuz bağı” diye bilinen yöntem olarak basında yeralmasına karşın, bunun bahsedilen yöntemde yapılmadığı ifade ediliyor.

Zanlıların, bahse konusu yayınevinin bürosuna olay günü saat 11.00 sıralarında geldiklerinin tahmin edildiği, daha önceden bu grupla iletişimi olduğu değerlendirilen Emre G.’nin kapıyı açtırdığı, vahşi olaydan sonra olay yerinde kurbanların saldırganlara sert bir şekilde karşı koyduklarına ilişkin bir emareler olmadığı kaydediliyor. Bazı basın organlarında yeralan, zanlıların 2 gün önce yayınevine gelip, bu süre içerisinde kurbanlara işkence yaptıkları iddialarının da doğru olmadığı ifade ediliyor.

4 SAVCI SORUŞTURUYOR..
Malatya Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Demirdağ, olayın soruşturma aşamasında olması nedeniyle bir bilgi veremeyeceğini, ancak konunun 1 Başsavcı Vekili ve 3 Cumhuriyet Savcısı tarafından soruşturulmakta olduğunu, bu aşamada başkaca bir bilgi veremeyeceğini söyledi.

Bu arada, bazı basın organlarında olayla ilgili olarak yayınlanan bazı “soruşturmanın sağlıklı yürütülmesine engel oluşturacak abartılı- yanlış bilgilendirme” diye değerlendirilen haberlere karşın, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca işlem yapılacağı bilgisi de edinildi.

7 GÜNLÜK GÖZALTI SÜRESİ..
İlgili yasa gereği, gözaltındaki zanlıların savcılık izni gerektiren gözaltı süresinin 4 gün olduğu, bu sürenin bitiminde mahkeme kararıyla 3 gün daha ek süre alınabileceği, toplam 7 günlük gözaltı süresi içerisinde olayın tüm boyutlarıyla aydınlatılması için çalışmaların sürdüğü, zanlıların ve yakın çevrelerinin, telefon kayıtlarından banka hesaplarına kadar tüm ayrıntıların gözetilerek soruşturma yapıldığı bilgileri edinildi. Yetkili makamların, bu sürenin en iyi şekilde değerlendirilerek, olayın tüm boyutlarıyla ortaya çıkarılabilmesi için “gidebileceği yere kadar gitme” kararlılığında oldukları da ifade ediliyor.

Bu arada, halen hastanede tedavi altında olan Emre G.’nin tedavisinin sürmesi nedeniyle henüz ifadesine başvurulmadığı belirtilirken, Emre G. ve 4 arkadaşının dışında, aynı yaş grubundan 5 kişinin daha gözaltına alındıkları, bu kişilerin olayla ilgisinin olup olmadığının araştırıldığı bildiriliyor.

“2 KİŞİNİN HAYATINI KURTARDI..”
Öte yandan, Altın Kayısı Oteli’nde düzenlenen basın toplantısında olayla ilgili görüşlerini açıklayan Kurtuluş Kilisesi Başpastörü İhsan Özbek, olayda yaralanan ancak kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren Uğur Yüksel’in, saldırganlar içerdeyken büroya gelen iki kişiyi içeriye almayıp, bunların yaşamını kurtardığı yolunda bilgi verdi.

Cemaate mensup bir karı kocanın, saldırganlar içerdeyken ofisin önüne geldikleri, kapı açılmayınca Uğur Yüksel’i cep telefonundan aradıkları, Yüksel’in tedirgin bir şekilde, daha sonra bir oteldeki toplantıda buluşmalarını söylemesi üzerine, bu çiftin şüphelenerek polisi aradıkları, polisin bunun üzerine olay yerine geldiği bilgileri mevcut.

Pastör de, Uğur Yüksel’le telefonla görüşen cemaat mensubunun, olayın ortaya çıkmasının ardından saldırganlar polis tarafından götürülürken, bunlara tepki gösteren, daha sonra müdahale eden polisler tarafından engellenmek istenirken, ilk görüntülerde zanlılardan biri olarak kamuoyuna yansıyan kişi olduğu yolunda bilgiler aktardı. Pastör İhsan Özbek, “..Uğur yiğit bir adamdı. Bu olayda belki de ölebilecek iki kişinin hayatını kurtardığını düşünüyorum..

..İki arkadaşımız ki, daha sonra televizyonda gözüküyor ve bazı basın organları tarafından bugün faillerden biri olarak lanse edildi. Aslında ofise girmek istiyordu. Ofiste bir gariplik olduğunu farketti. Uğur’a telefon etti. Uğur onu uzaklaştırmak için telefonda ona, ‘Git burdan başka bir otele git. Orda toplantımız var.’ Burdan git demedi aslında, söylediği şeyi söyle söyleyeyim, ‘Şu otele git, orada toplantımız var. Orada buluşalım. Biz oraya gidiyoruz sen de oraya gel’ benzeri birşey söyledi. Ve arkadaşımız oradan ayrıldı ve hemen polisi aradı. O arkadaşımız karı koca olarak gitmişti..” dedi.

“SALDIRGANLA SOHBET!..”
Özbek cinayetle ilgili bilgi sahibi olup olmadıkları konusundaki bir soru üzerine de “Aldığımız bilgiye göre cinayetin başında 2 saldırgan ofiste Uğur’la sohbet ediyormuş. Ama ondan sonrası hakkında hiçbir bilgimiz yok. Nasıl olduğunu bilmiyoruz.” diye konuştu.

Özbek, saldırganlardan bazılarının 8 Nisan’da bir otelde yapılan toplantıya katıldıklarına dair iddialara ilişkin olarak “Bu olan biten arasında parça parça öğreniyoruz. Ben yoktum o toplantıda. Ama öyle olduğunu duydum.” dedi.

FOTOĞRAF: Pastör tarafından, büroya geldiğinde olayı farkettiği, ölenlerden Uğur’la konuştuğu, garipliği sezince polisi aradığı ifade edilen, olayın ortaya çıkması ve saldırganların polis tarafından binadan çıkarıldığı sırada, bunlara saldırırken polis tarafından yere yatırılarak etkisiz hale getirilen cemaat mensubu ile ilgili görüntü..

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."