Final

Örnek Resim


Malatyalife Residence

Arion

Malatya Haber -

“Gözlüklü Adam 5 Dakika Sonra Bana Ateş Etti..”

“Gözlüklü Adam 5 Dakika Sonra Bana Ateş Etti..”
  • 10.11.2017

Malatya’daki Darbe Girişimi ile ilgili 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Yakınca Spor Salonu’nda görülen yedinci duruşmada darbe girişimi sırasında İl Jandarma Komutan vekili emekli Albay Şahin Kaplan tanık olarak dinlendi.

Darbe girişimi sırasında mesai sonrası eve geldiğini ifade eden Şahin, televizyondan İstanbul’da köprülerin askerler tarafından kapandığını duyduğunu ve ilk olarak büyük bir eylem hazırlığı düşündüğünü ancak saat 23.00 sıralarında o dönem yarbay olan şu an albay olan Mehmet Çelik’in kendisini aradığını ve sıkıyönetimle alakalı mesajların geldiğini ilettiğini söyledi.

Şahin, jandarma komutanlığına geçerek, gelen evraklara baktığını belirterek, “Gelen mesajlara baktım kapsamı hemen hemen aynı ama birileri komutan olmuş birilerinin yetkileri alınmış. Altında bilmem ne konseyi diyor. O gün üst subay olarak 2 kişiyiz. Benim çok şüphelendiğim bir isim ise sıkıyönetim komutanı olmuştu. O zaman bunun Fetullahçı yapının girişimi olduğunu anladım. Tüylerim diken diken oldu. ‘Bu kalkışma kanunsuzdur, dün ne ise bugün o’ diye ilçe jandarma komutanlarına emir verdim. Daha sonra dönemin valisi Mustafa Toprak’ı arayarak, ‘emir geliyor, sıkıyönetim falan hukuksuz olduğuna kanaat getirdik, devletimizin yanındayız, emriniz var mı?’ dedim.

Vali’nin kendisini kriz merkezine davet ettiğini anlatan Kaplan, şunları söyledi:

“Kriz merkezine gitmeden komando birliklerini hazırladım. Beklentim bunlar gelip bizi alacaklar. Böyle bir kalkışma içinde bana haber vermeyen benim hasmımdır. Komandoları çağırdım başka kimseye vermedim. Mehmet dedim çatışıyor muyuz? Dedi ki ‘Komutanım neredeyseniz biz ordayız’ dedi tokalaştık. Komando bölüğünü çağırdım ben vali beyin oraya gittim. Konuştuk benim bir bilgim yoktu. Zaman akıyor. O sırada vali bey ordu karargahıyla görüşmeye çalışıyordu ama görüşemiyordu. Emir subayı müsait değil gibi şeyler diyor. Saat 01.00 sıraları olabilir. Beni merkez komutanı aradı, ‘Komutanım beni Garnizon Komutanı (dönemin tutuklu Tümgeneral Avni Angun) aradı ‘biz enterneyiz’ demiş. Vali beye, o ana kadar da bizde bir sıkıntı yok diye bilgi verilmiş. Vali bey endişelenmeye başladı. Hava üssünden bir sıkıntı yok diye bilgi almış. Vali, vatandaşın önüne çıktı, ‘bizde bir problem yok’ dedi. Merkez komutanının Avni Angun’dan aldığı haber benim midemi bulandırdı. Garnizon Komutanı ile görüştüm, ‘bir sıkıntı var mı?’ dedim, Avni Angun ile bir iki defa görüştüm ama bana doyurucu bilgi vermedi.  ‘Bir sıkıntı, enterne var mı?’ diyorum ‘hımm’ yapıyor. ‘Serdar paşa mı?’ dedim ‘he o’ dedi. Kim bunlar kaç kişi dedim cevap yok” diye konuştu.

Mahkeme Başkanı İzzettin Duman’ın  “Angun zorla mı konuşuyordu? Sakıncalı bir şey hissettiniz mi?” sorusuna Kaplan, “Cevap veremeyecekse, başında birisi vardır, telefonla niye konuşturuyor, kafamda bin bir soru oluştu. İnsanları o anda ne olduğunu tespit edemiyorsunuz” diye cevap verdi.

Kaplan, yaşananlar üzerine dönemin valisi Toprak’ın sinirlendiğini ve elini masaya vurduğunu ifade ederek, şunları söyledi: “Vali bey kızdı, aracıyla konuşurken masaya vurdu, hiddetlenmeye başladı. ‘Bağlayın kardeşim’ dedi. Konuşmaya çalışıyor  ‘kem küm’ diyorlar. Sonra Adem Huduti ile konuştu.”

Vali Toprak’ın emri üzerine ise komando birliklerini 2. Ordu Komutanlığı nizamiyesine getirdiğini kaydeden Kaplan, “Nizamiyede gözlüklü bir tane adam vardı, slogan atıyor, hareketler yapıyor. ‘30 saniye veriyorum’ diye bağırıyor. ‘Bu bir kalkışma, siz o başınızdakilere uymayın, silahlarınızı bırakın teslim olun, yaptığınız iş kanunsuz’ dedim. Bizi dinleyen yok. 5 dakika sonra bana ateş etti, ‘sen kime ateş ediyorsun?’ diye anons ettim. Israrla atıyorlar, cevap vermek durumunda hissettim, baskı altına almak için. İndirmeye hazır bekliyoruz. Vali bey anladığım kadarıyla Avni Angun ile teması sağladı. Vali bey görüşüyor, ‘bekleyin’ dedi. Attığım anda takır takır düşecekler. Bağıran kişi sonradan öğrendiğim kadarıyla Kemal Keskin’di.”

Sabaha karşı, nizamiyenin kapatıldığını kaydeden Kaplan, “Ateş etmeden önce vali beyle görüşüyoruz. Benim gireceğime kanaat getirdiler herhalde nizamiyeyi kapattılar. ‘Sayın valim ateş ediyorlar’ dedim. Vali beye görüşmelerinde, ‘ikna edeceğiz’ diyorlar ama bir türlü de edemiyorlar. Vali bey, ‘bunlar bizi oyalıyor, gereğini yapın’ dedi. Cumhuriyet Başsavcısını aradım ‘ateş ediyorlar, ben bu adamı etkisiz hale getireceğim’ dedim. ‘Hukuki şartlar oluştuysa tereddüt etmeyin devletin kanunu arkanızda’ dedi.

Yüzbaşı Kemal Keskin’in nizamiyede görüntü verdiğini kaydeden Kaplan, “Avni Angun’a ‘indireceğim’ dedim, ‘şu söylediğini tekrarla’ dedi. Bu konuşma beni biraz işkillendirdi. Anlamaması mümkün değil. Bir daha tekrar ettim. Bizim çocuk (Kemal Keskin) kayıp, anladım ki çocuğa söylediler. Angun ile konuşmayı yaptıktan sonra hedef kayboldu” diye konuştu.

Yaşanan gelişmeler sırasında iki kere Huduti’nin emir subayı Sedat Kaya ile telefonda görüştüğünü belirten Kaplan, yaşanan görüşmeyi şöyle anlattı:

“Emir subayı beni aradı ‘Komutanım, komutanımız görüşmek istiyor’ dedi. O numaradan görüşmeye çalıştım hemen irtibat koptu. Sonra Sedat ‘çekilin, Ordu Komutanımız şehit olacak’ diyor. ‘Hiç umurumda değil Sedat benim muhatabım vali’ dedim bir daha aramadı.”

Geri çekilmeyi reddettiğini belirten Kaplan, “Avni Angun bana bir soru işareti daha yarattı, beni içeriye davet etti. ‘Sen gel, gelebilirsen tek gel, 1 nolu nizamiye müsait’ dedi. Çok şükür kafamız çalışıyor. Enternesin, 1 nolu nizamiyenin müsait olduğundan haberin var. Ondan sonra güvenim yıkıldı” dedi.

Kaplan, termalden aldıkları görüntüde nizamiye içerisinde 5-6 kişinin bir araya geldiğini gördüklerini ifade ederek, “Termali oraya odakladım, kafa bembeyaz benim gibi şişman biri görünüyor. Gördüğüm beyaz saçlı adam Zeki Karataş’tı. Serdar Sevgili, Bahadır Albay (Bahadır Erdemli). İki tuğgeneral, yüzbaşı, o albay, bir adam daha vardı. 2 nolu nizamiyedeydiler. Vali bey ‘bu işte başka bir iş var, samimi gelmiyor’ demişti. Vali bey nasıl tespit etti onu bilmem ama benim yaşadıklarım vali beyi besliyor. Tam gireceğim 7. Kolordu Komutanı aradı ‘ne yaptınız? dedi, ‘komutanım sıkıntı var’ Müdahale edeceğiz, gireceğiz’ dedim. ‘Sen girmeye karar verdiğin an beni haber et’ dedi. Bu da ilginç geldi” diye konuştu.

Kaplan, bir erin 155’i aradığını, ardından da kendisiyle görüştüğünü ve “Silahlarımızı dolaplara kilitledik, bizim bunlarla alakamız yok, korkuyoruz” dediğini belirterek, şunları söyledi:

“120 askeri oradan çıktı. Çocukları çıkarttık, saat 11.45 özel harekat timleri geldi, giriş hazırlığı yapılıyorken Avni Angun aradı ‘biz bunları ikna ettik’ dedi. Karargaha girdik Avni Angun karşıladı. İçeride Avni Angun ile Ordu Komutanı vardı. Üstünlüğü sağladık, özel hareket timi de içeriye girdi. Emir subayı önce bizi almadı, ‘komutanım görüşemezsiniz’ dedi. ‘Git söyle, kafana göre karar verme’ dedim. Komutanın kapısında bir başçavuş vardı tüfekli. İçeriye girerken silahlarımızı aldılar. Hakan müdür (dönemin TEM Müdürü) oturdu. Yanıma emir subayı oturdu karşısında da Avni Angun vardı. Ordu komutanı ‘Kurmaylarımızın bize yaptıklarını gördünüz mü?’ dedi. Sedat binbaşı ‘bu polis komutanı tutuklayacak mı?’ diye fısıldadı. Makamdan çıkmadık. Sedat Binbaşı, Angun ile görüşüyor, ‘gönderelim bunları gitsin’ diye işaret yapıyordu. 3 dakika geçmedi Adem Huduti ‘uyuyup, istirahat edeceğim bana müsaade edin’ dedi aldık silahları, koridorda duruyoruz. Bir müddet sonra Avni Angun odasından çıkıp, ordu komutanının odasına girdi. Cumhuriyet Başsavcısı herhalde aradı, odaya girip gözaltına alınacaklarını söylediler. Sıkıntısız, aşağıya indiler, emniyete götürüldüler.”

-KEFEN GİYDİRİLEN FETÖ ELEBIŞININ CANSIZ MANKENİNE URGAN GEÇİRDİLER

Tutuklu sanıkların duruşmanın görüleceği salona alındığı esnada, salon önünde toplanan vatandaşlar, sanıkları protesto etti. Kefen giydirilen cansız mankenin üzerine FETÖ elebaşının resmini koyup, boğazına urgan geçiren vatandaşlar, “Vatan hainleri”, “Günyüzü göremeyeceksiniz”, “FETÖ’nün köpekleri” sloganlarını ve ellerindeki urganı sanıklara doğru atarak, protesto etti.

Duruşmayı AKP Malatya İl Başkanı Hakan Kahtalı, Yeşilyurt Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat, partililer ile çok sayıda vatandaş takip ediyor.

Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan, Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 165 sayfalık iddianamede Huduti “bir numaralı şüpheli” olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıkların, “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek”, “cebir ve şiddet kullanarak TBMM’yi ortadan kaldırmaya veya TBMM’yi görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs etme”, “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etme” suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis, “FETÖ üyesi olmak” suçundan da 15’er yıl hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Burhan KARADUMAN, Ferdi DURDU- Yeni Malatya Gazetesi, malatyahaber.com

Etiketler: /

Yorumlar
  1. Kamil dedi ki:

    Aynen aynı insanlar dünün zaman gazetesini alan stv den başka kanal izlemeyenler feto düşmanı oldu sadece gülüyorum

  2. davayı izeyen siyasiler ve bu kalalabalık malatya da Türkçe olimpiyatları yaptığında da stadı doldurmuştu…

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."