Final

Örnek Resim


Arion

Malatya Haber -

Adamın Biri ve Diğerleri

Adamın Biri ve Diğerleri
  • 23.04.2002

Süleyman ÖZEROL / Malatya

* “İnek seni sollayacak…”

Adamın biri yanında ineği ile Arguvan’dan yola çıkar, inek ipe bağlı olarak arkasından Malatya’ya gitmektedir. Geriden bir taksinin geldiğini görünce el eder, taksi durur.

“Bizi de Malatya’ya kadar al” der.

Şoför: “Ya ineği ne yapacağız?” deyince, “İneği de arabanın arkasına bağlarız” der.

Şoför kabul eder, taksi önde, inek arkada hareket ederler. Sıcağın ve hızlanmanın etkisiyle inek yalpalanarak sallanmaya, bili de bir karış dışarıda solumaya başlar.

Şoför dikiz aynasından ineğin durumunu görür.

“İnek dilini dışarıya çıkarmış, soluyor”der.

Adam, “Ne tarafa çıkartmış dilini?” diye sorar.

Şoför, “Sol tarafa çıkartmış” der.

Adam telaşla, “Hemen arabayı sağa çek, inek sinyal veriyor, seni sollayacak” der.

* “Benim eşekten ne farkım var?”

Adamın biri eşeğiyle yolda ilerlerken geriden bir kamyon geldiğini görür, kamyonu durdurur. Eşeği kamyonun arkasına bindirir, kendisi de şoför mahalline yerleşir.

Ücret söz konusu olduğunda şoför: “Senin için 5 lira, eşek için de 2.5 lira” deyince, adam ücreti çok bulur ve sitem eder:

“Benim eşekten ne farkım var ki, bana 5 lira, ona 2.5 lira?!”

* “İmam Hüseyin vekil ki!..”

Arguvan Halpızlı (yeni adıyla Dolaylı Köyü) Celal bir gün mahkemelik olur. Hakim yemin ederek ifade vermesini ister. Kel Celal sağ elini kaldırarak, “İmam Hüseyin vekil ki, doğruyu söyleyeceğim” der.

Hakim şaşırır, “Öyle yemin mi olur? İmam Hüseyin de kim?” diye sorar7.

Kel Celal, yanıt verir: “Vallah hakim bey, ben İmam Hüseyin’den büyük kimseyi bilmiyim.”

* “Ağlaman guzular ağlaman!..”

Halpız’da öğretmenlik yapan Kemal Karakuş birinci sınıflara evde okuyup anlatmaları için resimli bir metin verir. Metnin üzerindeki resimde ağzını açmış yem bekleyen yavruları ile anaç kuş bulunmaktadır.

Öğrencilerden biri kendine sıra geldiğinde şöyle okur:

“Ağlaman guzular ağlaman. Anacığınız uru’ya gitti, size çıt çıt getirecek.”

Oysa metinde böyle bir yazı bulunmamaktadır, öğrenci resimi böyle anlatmaktadır.

* “Cücük” ve “Ayakcak”

12 Eylül 1980’den sonra ülke genelinde başlatılan okuma yazma seferberliğinde Fethiye’nin Tenci mezrasında da halk dershanesi açılır.

Öğretmen “K” harfini kavratırken “Kuş”, “M” harfini kavratırken de “Merdiven” biçiminden yararlanmak ister.

Ancak köylüler bir türlü alışamazlar. Çünkü “kuş” yerine “cücük”, “merdiven” yerine de “ayakcak” demektelermiş, sürekli olarak.

Sonunda kurstan vaz geçilir!

* “Ben sanki boş mu durdum?”

Yazıhan’dan Malatya’ya kamyon üzerinde gelen köylüler alışverişini yaptıktan sonra yine kamyonun üzerinde geri dönerler. Seydo’nun lahanasını da köye varana kadar yaprak yaprak yerler. Köye vardıklarında lahananın sadece sapı kalmıştır.

Köyde, “Seydo ne oldu böyle?” diye sorarlar. Seydo da durumu anlatır.

“O zaman sen neredeydin?” dediklerinde, Seydo “Ben sanki boş mu durdum, ben de camları kırdım.” Der.

* “Ayı ile it..”

Pirzoğ, kangal ağalarının bulunduğu bir meclise girmek üzere iken, ağalardan biri şöyle der: “Ahha ayı geldi!”

Bunu duyan Pirzoğ, birden geri çekilir, “Pirzoğ, niye girmedin?” diye sorarlar. Pirzoğ, pişkinlikle “Bu kadar itin içinde bir ayı ne yapsın!..” der.

Pirzoğ, yörede hazır cevaplığıyla çok tanınan, düşündüğünü çekinmeden söylediği için kendisine çok takılınan renkli kişilikli bir zattır ve böyle epeyce diyaloğun kahramanıdır.

(23 Nisan 2002’de malatyahaber.com’da yayınlanmıştır)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."