You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

“Ahlak ve İman Destanı”

“Ahlak ve İman Destanı”
  • 28.12.2015

18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitler Günü nedeniyle anma törenleri düzenlendi.

Şehitler Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 100. Yıldönümü nedeniyle ilk tören Şehir Mezarlığı’ndaki Garnizon Şehitliğinde bulunan Şehitlik Anıtı önünde gerçekleştirildi.

Törene  Vali Süleyman Kamçı, Garnizon Komutan Vekili ve 7. Ana Jet Üs Komutanı Tuğgeneral Aydemir Taşcı, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şefik Şengün, Malatya Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Alper, İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı Emniyet Müdürü  V. Dr. Ömer Urhal, İl jandarma Komutanı Kurmay Albay Hasan Aksoy, Türkiye Harp Malulü, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Şube Başkanı Duran Şahin,  askeri ve mülki erkanı, kamu kurum ve kuruluşu yöneticileri, şehit yakını ve gaziler ile birlikte vatandaşlar katıldılar.

Tören Valilik, Garnizon, Büyükşehir Belediyesi ve Şehit ailelerine ait çelenklerin sırasıyla Şehitlik Anıtı’na sunumu ile başladı, ardından tören saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı ile devam etti.

“EN BÜYÜK RÜTBESİ İSE ÖNCE ŞEHİTLİK, SONRA GAZİLİKTİR”

Törende günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı yapan Kara Pilot Albay Murat Dağlı, “Türk milleti, kahraman ordusuyla vatanını, hürriyet ve istiklalini korumak için emsalsiz fedakarlıklar göstermiş, cesaret dolu mücadelesiyle şanlı zaferler kazanmıştır. Milletimiz tarih boyunca hiçbir milletin, toplumun esareti altında yaşamamış, üzerinde yaşadığı toprağı namus bilip onu canı pahasına korumuştur. Bugün bağımsız yaşama arzusu uğruna canını feda etmiş, bu cennet vatanı bize miras bırakmış, kahraman şehitlerimizin günüdür. Bugün Malazgirt’te, Kosova’da, Niğbolu’da, Mohaç’ta Yemen’de, Galiçya’da, Kafkasya’da, Sarıkamış’ta, Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da Kocatepe’de, Kore’de, Kıbrıs’ta ve Terörizmle Mücadele Harekat Bölgesinde olmak üzere; yurdumuzun her karış toprağında ölümsüzlük şerbetini içtikleri gündür. ‘Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır/ Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.’ Mithat Cemal Kuntay’ın dizelerinde değeri şehit kanlarıyla ölçülen bu vatanda yaşayan Türk milletinden daha fazla böyle bir günü hak eden  başka bir Milet göstermek mümkün değildir.  Türk Milleti askerliğini daha beşikteyken anasından dinlediği ninnilerle öğrenir. Onun için askerlik kutsal bir görev, en büyük rütbesi ise önce şehitlik, sonra gaziliktir. Tarihin her döneminde Türk ordusunun tüm mensupları vatan ve millet sevgisini şehitlik unvanıyla taçlandırmak isteyen kahramanlardan oluşmuştur” şeklinde konuştu.

“VATAN SEVGİSİNİN ÖNÜNDE DURMAYI HİÇBİR GÜÇ BAŞARAMAMIŞTIR”

Albay Dağlı şöyle devam etti; “Çanakkale Savaşı’nda böyle bir kahramanlık örneğinin şahidi olan Gazi Mustafa Kemal olayı şöyle anlatmaktadır: ‘Karşılıklı siperleri arasındaki mesafe 8 metre, yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekilerin hiç birisi kurtulmamacasına hepsi düşüyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerini alıyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekkülle biliyor musunuz. Bomba, şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılma yok. Okuma bilenler Kuran-ı Kerim okuyor ve Cennete gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenler ise, Kelime-i Şahadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar. Sıcak cehennem gibi kaynıyor. 20 düşmana karşı her siperde bir nefer süngü ile çarpışıyor. Ölüyor, öldürüyor. İşte bu, Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren, dünyanın hiç bir askerinde bulunmayan, takdire şayan bir örnektir. Emin olmalısınız ki Çanakkale muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.’ Atatürk’ün bu şekilde anlattığı İstiklal Şairimiz şu şekilde destanlaştırmıştır; ‘Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor /Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor./Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! /Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer…’ Türk askerindeki bu yüce ruh, onları doğuran, askere gönderirken de ‘Vatana kurban olsun’ diye eline kına yakan analarımızın yüce ruhunun bir yansımasıdır. O analar, Kurtuluş Savaşı’nda çocuğunun örtüsünü ıslanmasın diye top mermisinin üzerine örterek vatan sevgisini evlat sevgisinden üstün tutan analardır.  İşte bu yüce ruhun yetiştirdiği Türk askeri bugünde vatanın bölünmez bütünlüğüne kasteden teröristlerle, Çanakkale’de, Sakarya’da destanlar yazan ataları gibi kanının son damlasına kadar  kararlı bir şekilde mücadele etmektedir. Türk milletinin vatan sevgisinin önünde durmayı hiçbir güç başaramamıştır. Bu topraklar için gerektiğinde üzerinde tek bir kişi kalıncaya kadar mücadele edilecektir. Başta Çanakkale ve Kurtuluş Savaşında verilen mücadele olmak üzere, ecdadımızın tarih boyu vermiş olduğu istiklal mücadeleleri birlik ve beraberliğimizin, binlerce yıllık kardeşliğimizin ve hiçbir gücün buna zarar veremeyeceğinin en açık kanıtıdır.  Kurtuluş Savaşı’nda şehit olan oğlunun yerine cepheye koşan babalar gibi bugün de terörle mücadelede şehit olan oğlunun yerine kalan askerliğini tamamlamak için dilekçe veren babalar, aynı kararlılığın devam ettiğinin, vatan sevgisiyle çarpan kalplerin bu milleti ayakta tuttuğunun en büyük göstergesidir.”

“EN BÜYÜK GÜÇ ŞEHİT OLMAKTAN KORKMAYAN ASKERİMİZDİR”

Kara Pilot Albay Murat Dağlı, “Vatan sevgisi kutsal bir sevgi, vatanı korumak kutsal bir görevdir. Vatan savunmasında şehit olmak ise Türk askerinin en büyük şerefidir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin en büyük gücü, şehit olmaktan korkmayan askeridir. Bu gücü dünyadaki hiçbir silah yok edemez. Şanlı bayrağımızın özgürce dalgalandığı yurdumuzu, Çanakkale Zaferi’ni ve diğer büyük zaferleri bize armağan eden bu asil milletin torunları olarak ne kadar övünsek azdır. İstiklal Marşımızın kulaklarımıza köpe şu dörtlüğü ne güzel ifade etmektedir; Bastığın yerleri ‘toprak’ diyerek geçme, tanı!/ Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı / Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı. / Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.’ Bu vesileyle vatanını canından aziz bilen tüm şehitlerimizi ve başta Gazi Mustafa kemal Atatürk olmak üzere ebediyete intikal etmiş kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Ruhları şad olsun” ifadelerini kaydetti.

“MUAZZAM BİR İMAN VE AHLAK DESTANIDIR”

Vali Süleyman Kamçı ise anıt özel defterine şu ifadeleri yazdı;”18 Mart 1915’te Türk Savaş tarihine altın harflerle yazılan Çanakkale Zaferi’nin 100. gurur yılını kutlamanın ve aziz vatanımız için canlarını feda eden şehitlerimizin şehitler gününü idrak etmenin onurunu yaşamaktayız. Çanakkale Zaferi bir milletin var oluş mücadelesi, muazzam bir iman ve ahlak destanıdır. Bu eşsiz destan vatanı, bayrağı, milleti dini ve devleti yaşasın diye en küçük bir tereddüt göstermeden şahadete yürüyen yiğitlerin kanları ile yazılmıştır. Çanakkale ruhu göstermiştir ki, dünyada aziz milletimizin var olma iradesini kıracak hiçbir güç yoktur ve yine Çanakkale Zaferi göstermiştir ki yedi düvele karşı koyduğumuz sarsılmaz irademiz, vatan sevgimiz ve millet olma bilincimiz, en büyük zenginliğimiz, en büyük gücümüzdür.100 yıl önce yurdumuzu işgale yeltenenlere dersini inançla, cesaretçe, mertçe ve yiğitçe veren kahraman milletimiz kutsal vatan topraklarının yılmaz bekçisi olduğunu Çanakkale Boğazı’nın mavi sularına Gelibolu’nun mert toprağına ilahi bir mühür gibi nakşetmiştir. Bu gurur gününde bizlere mücadele ve bağımsızlık ruhunu miras bırakan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere ülkemizin varlığı ve bütünlüğü için hayatını feda eden tüm şehitlerimizi ve ebediyete intikal eden şanlı gazilerimizi rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhları yad olsun.”

Şehitlik anıtı önünde gerçekleşen anma töreninden sonra Vali Süleyman Kamçı ve protokol üyeleri şehit aileleri ile birlikte şehitlerin mezarlarını giderek burada dua edip, karanfil bıraktılar. Vali Kamçı ve protokol üyeleri şehit aileleri ile yakından ilgindiler.

“BÜYÜK ZAFER’İN HAKLI GURURUNU YAŞIYORUZ”

Şehitler Günü nedeniyle ikinci anma töreni Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen program ile devam etti. Buradaki törende konuşan Vali Süleyman Kamçı,   “Bugün, bir daha dönmemek üzere giden kınalı kuzuları, tarihin yazdığı en şerefli kahramanları yâd ederek Çanakkale Zaferinin 100. yılını kutlamak ve yurdu yaşatmak için can veren Aziz Şehitlerimizi saygı ile anmak üzere tüm yurtta tek vücut olduğumuz gündür. Bugün, Çanakkale’nin asla geçilmeyeceğini, albayrağın esir edilemeyeceğini, Aziz Vatanın ebediyen parçalanmayacağını bütün dünyaya kabul ettirdiğimiz gündür. Kutlu olsun. Çanakkale Zaferi, milletimizi bir beden bir baş edecek, devletimizi muasır medeniyetler seviyesine ulaştıracak kodları bünyesinde barındırmaktadır. Çünkü Çanakkale’de Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i’ ile necip milletimiz bir bütün olarak mücadele vermiştir. Çanakkale, ‘Vatan, Millet, Din ve Namus’ söz konusu olduğunda aidiyetlerin hiçbir önemi olmadığının en güzel örneğidir. Çanakkale toprağında yan yana yatan şehitler birliğin, beraberliğin ve kardeşliğin bu milletin mayası olduğunun muazzam bir ifadesidir. Bizler, bugünün güçlü Türkiye’sinin temellerinin Çanakkale’de atıldığını biliyoruz. O nedenle Büyük Zafer’in haklı gururunu yaşıyor ve ecdadın ödediği ağır bedellerin idraki ile bizler de çok çalışıyor ve daima ileriye bakıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle Çanakkale Zaferi’nin 100. şeref yılını kutluyor, 18 Mart Şehitleri Anma Günü vesilesiyle aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle yâd ediyororum” dedi.

Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen törenin ardından şehit yakını ve gazilerin onuruna Vali Süleyman Kamçı tarafından yemek verildi. Yemeğe 2. Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti ile birlikte protokol üyeleri katıldılar.

ŞEHİT ÜSTEĞMENİN DOĞUM GÜNÜ..

Bu arada, Türkiye genelinde Şehitler Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 100. yıl etkinlikleri gerçekleştirilirken, Malatya’da farklı bir duygusal anlar yaşandı. Şehitler Günün’nde şehidin doğum günü kutlandı, mezarına “Doğum günün kutlu olsun, ruhun ad olsun” ifadesinin yer aldığı bir buket çiçek bırakıldı.

Malatya’da Şehitler Günü resmi anma töreni Şehir Mezarlığındaki Garnizon Şehitliği’ndeki anıt önünde düzenlendi. 

İl protokolünün katıldığı anma töreninden sonra şehitlerin mezarları ziyaret edilerek, dua okundu, karanfiller bırakıldı.

Ancak bir mezarın başında farklı bir duygu, mezarına konuna bir buket çiçeğin üzerinde farklı ifadeler bulunuyordu;  “Doğum günün kutlu olsun, ruhun şad olsun”… 

Mezar,  4 Haziran 1997 tarihinde Kuzey Irak’taki Çekiç Operasyonu sırasında Zap’ta düşen helikopterde şehit olan Pilot Üsteğmen Selim Keskinkılıç’a aitti. 18 Mart aynı zamanda Şehit Üsteğmen Selim Keskinkılıç’ın doğum günüydü. 

Her Şehitler Gününde anılan Şehit Üsteğmen Selim Keskinkılıç’ın doğum gününü unutmayan ailesi mezarına bu yılda “Doğum günün kutlu olsun, ruhun şad olsun” ifadesinin yer aldığı bir buket çiçek bıraktılar.

Şehidin kardeşi Serdar Keskinkılıç, baba ve annesinin Ankara’da düzenlenen törene katılmalarından dolayı bu yıl çiceği ağabeyi Serkan Keskinkılıç ile birlikte getirdiklerini söyleyerek, “Ağabeyim Selim Keskinkılıç’ın 18 Mart aynı zamanda doğum günü. Doğum gününün bugüne isabet etmesi Yaradan’ın bir takdiri olarak değerlendiriyoruz bunu. Şehitler Gününde doğması konusunda bir şey söyleyemiyoruz” dedi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."