Final

Örnek Resim


Arion

Malatya Haber -

AİHM’ye Götürecekler

AİHM’ye Götürecekler
  • 27.12.2015

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK)’in 25 Kasım 2009 tarihinde ülke genelinde gerçekleştirdiği 1 günlük iş bırakma eylemine katılan KESK’e bağlı Eğitim-Sen Malatya Şubesi üyeleri hakkında okul müdürlüklerince yapılan soruşturmasının ardından 98 kişi hakkında kınama cezası verildi. Eğitim-Sen Malatya Şubesi uyarı ve kınama cezasını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi(AİHM)’ne götürme kararı aldı.

Eğitim-Sen Malatya Şubesi Hukuk Sekreteri Hüseyin Yanar yaptığı açıklamada, iç hukuk yollarının tükenmesi nedeniyle konuyu AİHM’ye götürme kararı aldıklarını söyledi.

Yanar, Eğitim-Sen Şube Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında KESK’in aldığı 1 günlük iş bırakma eyleminin 25 Kasım 2009 tarihinde gerçekleştirildiğini belirterek, “Yapılan bir günlük iş bırakma eylemi sonrasında ilimizde birçok okul müdürlüğü üyelerimizin savunmalarını yeterli görmüş ve bu konuda daha önce Danıştay’ın vermiş olduğu kararları uygun görerek hiçbir disiplin cezası vermemişti. Ancak buna rağmen bazı okul müdürleri ise tam aksine üyelerimizin savunmalarını yeterli görmeyerek 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/c-b maddesinde öngörülen ‘özürsüz olarak bir gün göreve gelmemek’ fiilinin subuta erdiği gerekçesiyle üyelerimize disiplin cezası uygulayarak ‘kınama’ cezası vermişlerdir. Yani aynı fiil karşılığında iki zıt karar çıkmıştır. Demek ki, hala bunca iç ve dış hukuktaki yargı kararlarına rağmen direnmekte olan ya da bu kararlardan bihaber olan demokrasi ve hukuk özürlüsü kurum idarecileri bulunmaktadır.” dedi.

“Kamu emekçileri Anayasa ve İnsan Hakları Sözleşmeleri ile güvence altına alınan demokratik haklarını kullanmışlardır.” diyen Yanar açıklamasında şunları belirtti:

“Sendikalar, çalışanların ekonomik, demokratik, özlük haklarını korumak ve geliştirmek amacıyla kurulmuş olup, eylem ve etkinlik yapma hakkına sahiptir. Anayasanın 90. maddesinde temel haklar ve özgürlükler konusunda Türkiye’nin imza attığı Uluslar arası sözleşmelerin geçerli olacağı kuralı getirilmiştir. Türkiye’nin imza atmış olduğu 87 ve 151 sayılı ILO Sözleşmesinin 11. maddesi ve Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı’nda; “kamu çalışanlarının kendi çıkarlarının korumak amacıyla grev eylemi dahil olmak üzere ortak ve toplu eylem yapma hakkının olduğu, yasalar ve kamu makamlarınca da bu sözleşmelerle öngörülen güvenceleri ve hakları sınırlayacak, zarar verecek ve de engel olacak her türlü müdahaleden sakınmaları gerektiği” hükümleri yer almıştır. Bu anlamda daha önceden sendikamız ve konfederasyonumuzca alınan iş bırakma eylemi kararlarından sonra verilen disiplin cezalarının iptaline yönelik açmış olduğumuz davalarda, AİHM, sendikal eylem ve etkinlikler nedeniyle verilen cezaları Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddesine aykırı bulmuş ve Türkiye’yi tazminata mahkûm etmiştir. Benzer şekilde iç hukukta da yargı kararları mevcuttur. Bu konuda sendika şubemizce daha önce yapmış olduğumuz açıklamada, Anayasanın 129. maddesi gereğince uyarı ve kınama cezalarının iptali için iç hukukta yargı yolu kapalı olduğundan, bu disiplin cezasını alan üyelerimiz adına AİHM’e başvuracağımızı söylemiştik. Yine AİHM’e itiraz edebilmek için bu disiplin cezasını alan üyelerimizin İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine yasal süre içinde itiraz etmeleri ve itirazlarının reddedilerek yasal süreci tamamlamaları gerektiğini belirtmiştik. Bu süreç içerisinde üyelerimiz gerekli itirazlarını yapmışlar ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünce bu itirazların tamamı reddedilmiştir. Böylelikle iç hukuktaki yasal süreç tamamlanmış bulunmaktadır. Bugün itibariyle üyelerimiz tarafından usulüne ve zamanına uygun olarak yapılmış ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünce reddedilmiş 98 adet itiraz başvurusu bulunmaktadır. Sendika şubemiz Malatya’daki yasal sürecin tamamlanmasıyla birlikte en kısa sürede üyelerimizin dava dosyalarını hazırlamış ve artık Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurma aşamasına getirmiştir. Sendikamız aynı zamanda sendika üyesi olmayan diğer kamu emekçileri adına da AİHM’e dava açacaktır.

AİHM’e açacağımız bu davaların yaklaşık 3-4 yıl içerisinde sonuçlanacağını ve Türkiye’nin tazminata mahkum edileceğini düşünüyoruz.

Sonuç olarak şu iyi bilinmelidir ki, verilen bu disiplin cezaları Eğitim Sen üyeleri ve kamu emekçileri için bir “onur”dur. Bu cezalar bugüne kadar yürütmüş olduğumuz ekonomik, özlük ve sosyal haklarımız için, eşit, özgür ve demokratik bir Türkiye için yapmış olduğumuz mücadelenin karşılığıdır. Eğitim Sen olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurmamızın esas amacı bu cezaların kendisi değildir. Meşru gerekçelerimizle yaptığımız bir eylem sonrası yönetenlerin cezalandırma mantığının mahkûm edilmesidir.

Eğitim-Sen, Türkiye’nin de taraf olduğu 1961 tarihli Avrupa Sosyal Şartı’nın “Sendikal Haklarla” ilgili 5. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6.11.13. ve 14. maddelerinin ihlal edildiği gerekçesiyle, “İnsan Hakları Ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesi’nin 34. maddesi gereğince Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuruda bulunacaktır.”

ARŞİV FOTO: 25 Kasım’da yapılan iş bırakma eylemi ile ilgili PTT önündeki gösteri

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."