You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

“Maalesef Kıymet-i Harbiyemiz Kalmadı!”

“Maalesef Kıymet-i Harbiyemiz Kalmadı!”
  • 15.01.2016

Battalgazi Meslek Yüksekokulu ve Ziraat Mühendisleri Malatya Şubesi tarafından ortaklaşa düzenlenen bir programla, Türkiye’de tarımsal eğitimin başlamasının 170. Yıldönümü kutlandı.

İnönü Üniversitesi Kale Göl Otel’deki kutlama programında yapılan konuşmalarda, tarımın stratejik ve aynı zamanda ulusal güvenlik politikalarını da yakından ilgilendiren bir alan olduğu vurgulanarak,  ‘Tarım, Türkiye’nin geleceğidir. Tarımsal bilincin sürdürülebilir ve yerleşik karakter kazanması için nitelikli tarımsal eğitimin zorunluluğuna’ vurgu yapıldı.

“2.7 milyon hektarlık tarımsal alan üretim dışı kaldı”

Programın açılışında konuşan Battalgazi MYO Müdürü Doç. Dr. Hüseyin Karlıdağ, tarımsal üretim, gıda güvenliği ve gıda güvencesi hakkı açısından bu kadar önemliyken, Türkiye’de tarım topraklarının tarımsal amaçlar dışında kullanılması, tarımsal alanların kentsel arsalara dönüştürülmesi,  küçük ölçek ve girdi maliyetlerinde artış gibi nedenlerle son yıllarda yaklaşık 2.7 milyon hektarlık tarımsal alanda artık tarım yapılamadığını söyledi.

Kutlama programında konuşan ZMO Malatya Şube Başkanı ve Battalgazi MYO Öğretim Üyesi Doç. Dr. Orhan Gündüz de,  Türkiye’de tarımın tarihsel gelişimine katkı sunan en önemli aktörün ziraat mühendisleri olmasına karşın, meslek mensuplarının değerinin yeterince bilinmediğini ifade etti. Doç. Dr. Gündüz, “1950’li yıllarda zirai öğretim bu toplumun Erkan-ı Harbiyesiydi ama şimdi maalesef bizim kıymet-i harbiyemiz kalmadı” dedi.

Kale Göl Otel’deki kutlama programına, Vali Yardımcısı Bülent Güven, İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Özdemir, Kale Kaymakamı Emin Bağlı, Battalgazi Belediye Başkan Yardımcısı Abdülvahap Şerefhanlı, Battalgazi MYO Müdürü Doç. Dr. Hüseyin Karlıdağ,  Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürü Abdullah Erdoğan,  Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ergün Doğan, Ziraat Mühendisleri Malatya Şube Başkanı ve Battalgazi MYO Öğretim Üyesi Doç. Dr. Orhan Gündüz, ZMO Malatya Şubesi Eski Başkanı Fevzi Çiçek ile çok sayıda öğretim üyesi, akademisyen ve meslek mensubu mühendisler katıldı.

Programa davet edilen Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi de bir kutlama telgrafı göndererek, ‘Daha önceden belirlenen programım nedeniyle aranızda bulunamıyorum. Nazik davetiniz için teşekkür ederim. Çalışmalarınızda başarılar dilerim” ifadelerine yer verdi.

“ Birlikte güzel işler yapacağımıza inanıyorum”

Vali Yardımcısı ve Toprak Koruma Kurulu Başkanı Bülent Güven, Malatya’da tarım organize sanayi bölgesi kurulması çalışmalarının devam ettiğini belirterek “ İnönü Üniversitesi ile Malatya’nın tarımsal potansiyelinin geliştirilmesi, tarımsal sorunlarının çözülmesi konusunda ortak projeler yürütmek isteriz.  Fırat Kalkınma Ajansı’nın da dahil olmasıyla birlikte tarımsal alanda güzel işler yapacağımıza inanıyorum” dedi.

Doç. Dr. Karlıdağ: Tarım, ülkelerin ulusal güvenlik politikalarının önemli bir unsuru

Battalgazi MYO Müdürü Doç. Dr. Hüseyin Karlıdağ, tarımsal faaliyetlerin sadece tarım sektörü çerçevesinde değil, bunun bir adım daha ötesinde, tarımsal üretim ve tarımsal faaliyetlerin içeriğinin, artık ülkelerin ulusal güvenlik politikalarının önemli bir parçası haline geldiğine dikkat çekti.

Doç. Dr. Karlıdağ, şunları söyledi:

“Ürettiğimiz kadar satabilmemiz de önemlidir”

“Battalgazi MYO ve Ziraat Mühendisleri Odası Malatya Şube Yönetimi ile birlikte tarımsal eğitim ve öğretimin anlam ve önemini bir kez daha vurgulanması amacıyla bugünkü programı düzenlemiş bulunuyoruz.

Tarım ve tarımsal faaliyetler, dünyada sadece tarım sektörü çerçevesinde değil, aynı zamanda gıda ve güvenliği, sağlıklı ve yeterli gıdaya erişim güvencesi, sağlıklı gıdaya erişim hakkı gibi insan eksenli politikaların en güçlü öznesi olarak değerlendirilmelidir.

Hatta bunun bir adım daha ötesinde, tarımsal üretim ve tarımsal faaliyetlerin içeriği, artık ülkelerin ulusal güvenlik politikalarının önemli bir parçası olarak, ülkelerin yönetsel faaliyetlerinde belirleyici rol oynamaya başlamıştır.

Dolayısıyla tarımsal faaliyetlerin sürekliliği, üretimin kesintisizliği ve kalitesi stratejik bir önem taşımaktadır.

Diğer yandan Malatya kayısı örneğinde olduğu gibi üretilen tarımsal ürünler için yeni pazarlar bulunması zorunluluğu üzerinde özellikle durulması gereken bir konudur.

Türkiye’de son yıllarda tarımsal üretim artışında önemli bir ivme yakalamış olmasına karşın, dış dünyaya ihraç konusunda aynı artış ivmesini yakaladığımız söylenemez.  Oysa üretim büyüklüğü kadar ürettiğinizi satabilmeniz de önemlidir.

Bir başka boyut ise net ihracatçı olduğumuz bazı ürünlerde bir anda önemli ithalatçı haline dönüşmemizdir.

Tarım topraklarının tarımsal amaçlar dışında kullanılması, tarımsal alanların kentsel arsalara dönüştürülmesi ,  küçük ölçek ve girdi maliyetlerinde artış gibi nedenlerle son yıllarda yaklaşık 2.7 milyon hektarlık tarımsal alanın bir bölümü tarımsal toprak vasfını kaybetti, bir bölümü ise tarım yapılamaz hale gelmiştir.

Tüm bunlar, tarımın, tarımsal faaliyetlerin stratejik, ekonomik, sosyal, kültürel  ve en önemlisi de gıda güvenliği, gıda güvencesi hakkı açısından, taşıdığı hayati önemi göstermektedir.  Şimdi ihtiyacımız olan şey, gerçek manada bir tarımsal bilince ulaşılmasıdır.  Tarımsal bilincin sürdürülebilir ve yerleşik karakter kazanması için ise nitelikli tarımsal eğitimin zorunluluğu da bir gerçektir.”

Doç. Dr. Orhan Gündüz: İnsanlık var oldukça ziraat mühendisliği de olacak

Programın açılışında konuşan bir diğer isim olan Ziraat Mühendisleri Odası Malatya Şube Başkanı ve Battalgazi MYO Öğretim Üyesi Doç. Dr. Orhan Gündüz de,  tarımsal üretimin, gayri safi milli hasılaya, dış ticarete, ihracata önemli katma değerlerler sağladığını belirterek “ Ziraat mühendisliği veya ziraat öğretimi insanlığın var olduğu günden bugüne kadar devam eden kadim bir meslek.  Bundan sonra da insanlık var olduğu sürece var olmaya devam edecektir” dedi.

Konuşmasında, mesleki eğitim ve ziraat mühendislerinin sorunlarına yoğunlaşan Doç. Dr. Orhan Gündüz, “1950’li yıllarda zirai öğretim bu toplumun Erkan-ı Harbiyesiydi ama şimdi maalesef bizim kıymet-i harbiyemiz kalmadı.  Bunun temel sebebini sadece toplumda aramayacağız önce ziraatçiler olarak kendimizi sorgulayacağız” dedi.

“Akşamdan sabaha fakülte kuruluyor”

Türkiye’deki zirai eğitimin kalitesine ve akademik camiaya yönelik eleştirilerde de bulunan Doç. Dr. Gündüz, şöyle konuştu: “Ülkemizde yaklaşık 40’a yakın ziraat adı altında fakülte var.  Çeşitli adlarla anılıyor. Ama temelinde ziraat olan fakülteler.   Sayısal artışın,  nicelik artışının kalite artışına neden olup olmadığını sorgulamamız gerekiyor.  Bu niceliksel artış aynı zamanda beraberinde niteliksel artışa da neden oluyor mu? Diye sorulursa, benim vereceğim cevap maalesef hayır.  Nitelikli eğitim verebilmek için, nitelikli ve alt yapısını tamamlamış kurumlar üretmemiz gerekiyor.  Öğrenci eğitiminde de bir sorun oluşturuyor. Artık, üniversiteler bünyesinde gece kondu fakülteler oluşmaya başladı. Akşam yatıyorsunuz, sabah kalkıyorsunuz ki, fakülte kurulmuş. Ama bu fakülteye ihtiyaç var mı? Ülkenin buna ihtiyacı var mı? Planlı mı yaptık?  Sağlıklı bir sonuç mu? Bunu sorgulamamız gerekiyor. Burada mezun olan öğrencilerimiz de maalesef sahaya indiğinde sorunlarla karşılaşıyor. Burada tek sorun öğrenci de değil, öncelikle biz akademisyenlere düşüyor. Çünkü onların fabrika ayarlarında sorun var demektir.   Ya fabrika ayarlarına döndüreceğiz ya da formasyonumuzu daha sağlıklı hale getirmemiz gerekiyor. Bu kadar çok fakülte açılınca tabi,  fakültelerin dışında meslek yüksekokulları, ziraat meslek liseleri veya ziraat adı altındaki diğer okulları veya meslek liseleri, meslek yüksekokulları, bu kadar çok sayı çoğalınca, kadrosu olmayan, kontenjanı olmayan, bilimsel ve fiziksel alt yapısı yetersiz kurumlar üretmekten başka bir işe yaramadı.”

Dünyanın bir kesimi açlıkla boğuşurken bir kesimi de obezite ile mücadeleye milyarlarca lira harcıyor”

Tarımsal üretimin sosyal paylaşımının adaletsiz olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Gündüz, 1700’lü yıllarda yaşamış Robert Thomas Malthus’un ‘İnsan nüfusu geometrik olarak artar, buna karşılık gıda üretimi aritmetik olarak artar’ şeklindeki tespitini anımsatarak “Bu da şu demektir: Gelecekte çok daha açlıkla baş başa kalınacak durumlar yaşanacaktır. Günümüzde dünyanın birçok yerinde insanların açlıkla boğuştuğunu görüyoruz. Buna karşın, dünyanın birçok yerinde insanlar obezite ile mücadele için milyarlarca lira harcıyor. Böyle de bir gerçek var. Yani aşırı beslenmeye dayalı ortaya çıkan bir sağlık sorunu.  Bu da bizim kaynakları etkin kullanmamızı, kaynak bölüşümünde adaletli olmamızı gerektiren bir unsun olarak ön plana çıkıyor” şeklinde konuştu.

Malatya Ziraat Meslek Lisesi Müdürü İdris Fırat ise, tarımsal eğitimin ilkokullardan itibaren verilmeye başlanması, ziraat meslek lisesi mezunlarına,  üniversiteye girişte pozitif ayrımcılık yapılmasının gerektiğini ifade etti.

Prof. Dr. Özdemir: Teknolojiyi takip edebilen, analiz yeteneği gelişkin meslek mensupları yetiştirilmeli

Kutlama programında son olarak konuşan İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Özdemir de, tarımın, , bireylerin temel gereksinimlerini karşılayan, nüfusumuzun yaklaşık dörtte birinin istihdam edildiği, hızla büyümekte olan sanayimize girdi sağlayan, önemli ihracat kalemlerimizi teşkil eden milli ekonomimizin en temel sektörlerinden biri olduğunu söyledi.  Tarımsal üretimin bilinçli ve rantabl bir şekilde sürdürülmesi, bu esnada insan ve doğa sağlığının korunması hususunda ziraat mühendislerine ve ara elamanlara ihtiyaç duyulduğunu aktaran Prof. Dr. İsmail Özdemir, “Bu da tarımsal öğretimin icra edildiği yükseköğretim kurumları olan ziraat fakülteleri ve bu alanda eğitim veren meslek yükse okullarını vazgeçilmez kılmaktadır. Tarımsal öğretim konusunda faaliyette bulunan yükseköğretim kurumları, teknolojiyi takip edebilen, analiz yeteneği gelişkin, ülke ve bölge sorunlarına duyarlı meslek erbaplarını yetiştirmelidir.  Ayrıca bununla da yetinmeyip, üreticilere danışmanlık hizmeti vermeli, faaliyet alanındaki verimlilikleri ve kazançlarını artırmalarına yönelik rehberlik etmelidir.  Ayrıca tarımsal teknolojilerin kullanımının yaygınlaştırılması, vatandaşlarımızın bu konuda bilgilendirilmesi ve yeni tekniklerin keşfinde üstüne düşen görevi layıkıyla yerine getirmesi gerekmektedir.  Ziraat fakültemiz ve meslek yüksekokulumuz da bu konuda üzerine düşeni yapma gayreti içindedir.  Üniversite olarak bu konuda ilgili akademik birimlerimize ve bu alandaki bizlerle işbirliği yapmak isteyen paydaşlarımıza destek vermekten kaçınmayacağımızı, bölgemiz ve ülkemizin sorunlarına duyarlı olacağımızı belirtmek istiyoruz” diye konuştu.

Yapılan konuşmaların ardından, ‘Tarım Öğretiminin Dünü, Bugünü ve Geleceği’ konulu bir sunum yapan Prof. Dr. Alper Durak ile ‘İklim Değişikliği ve Tarım’ başlıklı sunum yapan Prof. Dr. Nihat Tursun’a, Battalgazi MYO Müdürü Doç. Dr. Hüseyin Karlıdağ tarafından plaket verildi.

Ayrıca meslekte 35. Yılını dolduran ziraat mühendislerinin yanı sıra,  Ziraat Mühendisleri Odası’na hizmetlerinden dolayı  da eski Başkan Fevzi Çiçek’e plaket verildi.

Ziraat Fakültesi Yrd. Doç. Dr. Kadrosuna atanan Erçin Oksal’a cübbesi, Rektör Vekili Prof. Dr. İsmail Özdemir tarafından giydirildi.

Programın ardından katılımcılara ‘Başak’ yemeği verildi.

Güler HAZAR, Yeni Malatya Gazetesi

Etiketler: /

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."