Final

Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Malatya Haber -

‘Anadolu Basını Zarara Uğratılıyor’

‘Anadolu Basını Zarara Uğratılıyor’
  • 27.12.2015

Malatya’da 1974 yılından beri günlük yayınlanan Görüş Gazetesi’nde, basının desteklenmesi için verilen resmi ilanları, amacı dışında adeta bir koz olarak kullanıp, Anadolu Basını’na “Adam gibi gazetecilik yapın.” diyerek aba altından sopa gösteren Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay ile ilgili olarak eleştirel bir yazı yayınlandı.

Basın İlan Kurumu (BİK) Kanunu’nun ‘Darbe Kanunları’ndan biri olduğunun hatırlatıldığı yazıda, kurum şubelerinin açıldığı yerlerdeki basın kuruluşlarının nasıl zarara uğratıldığı konusuna da değinildi.  

Ocak ayından beri Malatya’da  da şube açan Basın İlan Kurumu’nun keyfi uygulamaları ile ilgili olarak Görüş Gazetesi’nde yayınlanan yazı şöyle ;

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü makamını siyasi çıkarları için mi kullanıyor?

Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü’nün halkla bir ilişkisi ve illerde protokolde yeri olmadığı için, varlığıyla yokluğunu kimse bilmez. Tek saygı gördüğü yer Anadolu Basını’dır. Bu saygı da “Resmi ilanımızı keserler.” korkusundandır…

İktidar Partisi de, muhalefet partileri de “DARBE KANUNLARI KALDIRILMALI.” der ama Basın İlan Kurumu Kanunu’nun da bir darbe kanunu olduğu kimsenin aklına gelmez. Bu kurumda genel müdürlük yapan rahmetli bir kişi, 12 Eylül 1980 öncesinden başlayarak vefat edinceye kadar tam 30 yıl genel müdürlük görevi yapmıştır. Bu kurum önemli ve gerekli bir kuruluş olsaydı,  Türkiye’de bir kişiye ölünceye kadar 30 yıl genel müdürlük yaptırırlar mıydı?

Sayın Mehmet Atalay bu kuruma genel müdür olduktan sonra, mevzuata aykırı olarak açtırdığı şubelerle ve düzenlettiği toplantılarla, kendinin ve bu kurumun adını duyurmaya başladı. Bu kurum durup dururken kendini tanıtma ihtiyacına neden gerek duydu? Bu tanıtım atağının Basın İlan Kurumu’na bir faydası olamayacağına göre, Sayın Genel Müdür siyasi çıkarları için mi bu kurumu kullanarak kendi reklamını yaptırıyor… Her şehre bir şube açtırarak –Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü döneminde olduğu gibi- gittiği yerlerde kendisini karşılayacak birilerinin mi olmasını istiyor? Yatırımcı bakanlar bile bu genel müdür kadar yurtiçi gezileri düzenlemiyor. Sanki gittiği yerlerde; baraj, köprü, fabrika açılışı yapıyor. Bu reklamlardan sonra basına yaptığı hizmetlerinden dolayı plaket verme törenleri başlar ve önümüzdeki seçimlerde de –biraz ışık görebilirse- milletvekili aday adayı olur herhalde!…

Biz önceleri Sayın Genel Müdür’ün Basın İlan Kurumu’na para kazandırmak için yeni şubeler açtırdığını düşünüyorduk. Ama zamanla bu atağın kendi reklam kampanyasına dönüştüğünü gördük. Her gittiği yerde toplantılar düzenleterek aynı sözleri tekrarlıyor ve özel toplantılarda bile bilhassa Anadolu Ajansı’nın muhabirlerini çağırttırarak kendi reklamının yapılmasını sağlamaya çalışıyor. Hep aynı nakarat:”Biz size yük olmaya değil, yük almaya geldik…”diyor. Doğru… Haksız olarak aldığınız komisyon ücretleriyle kazancımıza ortak olup, alacağımız parada yükümüzü hafifletiyorsunuz. Bugüne kadar da zararınızdan başka bir faydanızı görmedik.

Sayın Genel Müdür’ün reklam mahiyetindeki haberleri genelde ulusal basında çıkmaz. Çünkü söyledikleri sözler kamuoyunu ilgilendirmez. Geçenlerde İzmir’de yaptığı bir konuşma ulusal basında da yer aldı. Burada yaptığı konuşmada  “Bazı illerde bazı gazeteler ilan almak için çıkıyor. Çıkıyorsanız adam gibi gazetecilik yapın.” diyor. Genel Müdür’ün bir başöğretmen edasıyla öğrencilerini azarlar gibi  “Adam gibi gazetecilik yapın.” sözü ulusal basının da dikkatini çekmiş olacak ki, haber yapmışlar… Bir genel müdür kendi reklamı olsun diye kamuoyu önünde böyle sözler sarf etmemeli. Mevzuat yönünden bir uyarısı da varsa, bunu bir yazı ile gazetelere bildirmelidir.

Anadolu’da yayınlanan hemen bütün gazeteler resmi ilan almadan yaşayamaz. Devlet de bunu bildiği için gazetelere resmi ilan dağıtıyor. Ama ne yazık ki Sayın Mehmet Atalay bu Kurum’un başına genel müdür olduktan sonra 195 Sayılı Kanun’un 8 inci maddesine aykırı olarak açtırdığı şubeler aracılığıyla her gazeteden haksız olarak aldığı % 15 komisyon ücreti ve ağırlaştırdığı şartlar nedeniyle gazeteler zarar etmeye başladı. Bu gidişle Anadolu’da birçok gazete kapanma noktasına gelecek. Ayrıca bu Kurum’un gazetelerden komisyon adı altında kestiği milyonlar (trilyon) geri devlete dönmüyor.

Bize “ADAM GİBİ GAZETECİLİK YAPIN.” diye aba altından sopa gösteren Sayın Genel Müdür, önce kendisinin başında bulunduğu Kurum’a, adam gibi gazeteciliğin ne olduğunu öğretsin. Bu Kurum’un internet sitesine bakarsanız her fırsatta Sayın Genel Müdür’ün reklamının yapıldığını görürsünüz. “Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay, Sürekli Basın Kartı almış…”  Sanki Devlet Üstün Hizmet Madalyası almış gibi, ismi özellikle kırmızı harflerle yazılarak kamuoyuna duyuruluyor. Türkiye’de binlerce kişide sürekli basın kartı var. O toplantıda da Sayın Genel Müdür’le birlikte 98 kişiye daha sürekli basın kartı verildi. Bu gazetecilerin hangisi “Ben sürekli basın kartı aldım.” diye haber yaptı acaba? Biz de Sayın Genel Müdürü aldığı sürekli basın kartından dolayı kutlayalım. Bundan sonra belediye otobüslerine bizim gibi bedava biner!.

BASIN İLAN KURUMU GÜNÜMÜZDE GEREKSİZ BİR KURUMDUR. 

Bir ilde yayınlanacak resmi ilanlar, o ilde resmi ilan almayı hak kazanan ve aynı durumdaki bütün gazetelere eşit olarak dağıtılır. Diyelim ki, bir ilde yayınlanan 10 gazeteden 5’i istenilen şartları yerine getiriyor, 5’i ise istenilen şartları yerine getirmeden haksız olarak resmi ilan alıyor. Böyle bir haksızlıktan Devlet’in hiçbir zararı olmuyor. Haksız olarak resmi ilan alan gazeteler, diğer gazetelerin hakkını yemiş oluyor. Eğer bu gazeteler yasal yollardan hakkını aramıyorsa, Basın İlan Kurumu’na ne? Türkiye artık 50 yıl öncesinin Türkiye’si değil. Her yerde İdare Mahkemeleri kurulmuş. Haksızlığa uğrayan gazeteler kendi haklarını hukuki yollardan arayabilirler. Zaten bir gazete kendi hakkını arayamıyorsa, milletin hakkını nasıl savunacak? Basın İlan Kurumu’nun gazetelerin vekaletsiz avukatlığını yaparak fahiş bir komisyon ücreti alması, hem devletin, hem de gazetelerin zararına sebep olmaktadır. Devlet bu Kurum’un yıllardır aldığı komisyon ücretlerini bir inceletsin, bu paralarla kaç tane üniversite, kaç tane tam donanımlı hastane yapılır…

Bakanlar Kurulu, mayıs ayından geçerli olmak üzere, resmi ilan ücretlerini artırarak sütun santimini 7.45 TL’den 7.91 TL’ye çıkardı. Burada kuruşun bile hesabını yapılırken, Basın İlan Kurumu’nun aldığı milyonlarca (trilyon) lira komisyon ücreti gözden kaçıyor. Bu paralar ya Devlet’in bütçesinde kalmalı, ya da basına verilmelidir. Basın İlan Kurumu aradan çıkarılmalı ve birçok ilde olduğu gibi resmi ilanlar valilikler aracılığıyla gazetelere dağıtılmalıdır.       

                                                                                              GÖRÜŞ

          _____________________________________

Not: Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Sayın Mehmet Atalay, Elazığ gezisinden sonra vakit doldurmak için geldiği Malatya’da “ Alabildiğine özgür, çok sesli, düşündüğünü, inandığını yazabilen bir basına herkesin ihtiyacı var.” dedi. Biz de Sayın Genel Müdürümüzün bu sözlerinden cesaret alarak biraz olsun özlemini giderebilmek için korkmadan bu yazıyı yazdık.

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."