SON DAKİKA
SON DEPREMLER

"Annemi Öldürdü, Çay Demledi"

0
Güncellendi - 2015-12-28 01:47:06
A- A+ PAYLAŞ

Hekimhan ilçesinde yaşanan cinayet olayının tek tanığı olan 11 yaşındaki kız çocuğu, babası İsmail Çalışkan'ın (fotoğraftaki) annesini vahşete varan şekilde nasıl öldürdüğünü, tüm ayrıntıları ile birlikte mahkemede anlattı. Küçük kız çocuğu, annesinin yerde kanlar içinde can çekişirken, babasının ise çay demleyerek, ekmek arası peynir yiyip dışarı çıktığını söyledi.

BABASININ ANNESİNİ ÖLDÜRMESİNE TANIK OLDU..

Olay, 8 Nisan 2014 tarihinde, daha önce de 3 kişinin öldürülmesi, 2 kişinin yaralanmasıyla gündeme gelen Hekimhan İlçesinin Basak Mahallesi'nde (köyünde) yaşandı.  Olayda İsmail Çalışkan (58) adlı şahıs, eşi Fatma Çalışkan’ı (44) önce demir sopa ile ardından ise çekiç ile vurarak öldürmüştü. Katil zanlısı eşini öldürdükten sonra kanlar içinde kalan kadını evde bırakarak gitmiş ve talihsiz kadın olay yerinde ölmüştü. Fatma Çalışkan’ın kesici alet ve çekiç tarzı alet ile kafasına aldığı çok sayıda darbeye bağlı beyin kanaması ve kafa travması neticesinde öldüğü tespit edilmişti. 

Olayı baştan sona gören tek görgü tanığı ise evin 11 yaşındaki kız çocuğu K. idi. 

DURUŞMADA DİNLENDİ 

Olaydan sonra tutuklanarak cezaevine konan katil zanlısı İsmail Çalışkan, Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaya başladı. Mahkeme heyeti, olay esnasında evde bulunan ailenin 11 yaşındaki kız çocuğunu duruşmada tanık olarak dinledi. 11 yaşındaki K. Çalışkan, babasının annesini nasıl döverek öldürdüğünü tüm ayrıntıları ile mahkeme heyetine anlattı. 

“DEMİR SOPA İLE HİÇ DURMAKSIZIN VURDU”

Küçük kız, babasının da bulunduğu duruşma salonunda olay gecesini şu şekilde anlattı: “Babam annem ile evli oldukları süreçte aralarında kavgalar olurdu. Bu süreç içerisinde zaman zaman babam annemi döverdi ve şiddet gösterirdi. Olay tarihinde ben, annem ve babam evde idik ve biz yatakta idik. Bu sırada babam yatakta olan anneme bir şey söyledi. Ancak ben babamın anneme o sırada ne söylediğini duymadım. Bunun üzerine annem kalktı ve ışığı açtı. Işığı açtıktan sonra aralarında her hangi bir tartışma geçmedi. Annem babama yönelik her hangi bir şekilde ağır sözler ya da küfür söylemedi. Annem ışığı açtıktan hemen sonra babam herhangi bir şey söylemeden soba demiri ile anneme vurmaya başladı. Arka arkaya sürekli vurdu. Daha sonra annemi yatağa yatırdı ve tekrar soba demiri ile arka arkaya hiç durmaksızın vurdu. 

“SONRA ÇEKİÇ İLE VURMAYA DEVAM ETTİ”

Bu sırada annem babama karşı koyamadı. Annemin elinden de hiçbir şekilde bıçak yoktu ve annem babama saldırmadı. Bu şekilde babam önce soba demiri ile arka arkaya anneme vurdu, daha sonra çekiç ile vurmaya devam etti. Sonra onu sürükleyerek kilerin olduğu yere götürdü. Annem yerde idi. Her tarafı kanıyordu. Bende evdeki mavi havluyu alıp kanayan başına tuttum. Bu sırada babam çay demledi. Ekmek arasına peynir koyup yedi ve sonra evden ayrıldı. Ben babama eve gelmesini, korktuğumu söyledim. Ancak o eve gelmedi. Daha sonra ben jandarmayı aradım. Önce ambulans geldi, ardından da jandarma geldi."

"EŞİM ALDATTI.." İDDİASI..

Sanık İsmail Çalışkan ise, “Eşim daha önce beni birkaç aldattı.  Ancak buna rağmen eşimden boşanmadım. Olay günü gece saat 02.00 sularında  evin kapısı çaldı.  Ben ‘O kim diye’ seslendim.  Kimse cevap vermedi. Kapıyı açtığımda dışarıda kimse yoktu. Kapıyı kapatıp içeri girdikten sonra eşime, ‘Yine senin için geldiler’ dedim. Bunun üzerine aramızda tartışma çıktı. Eşim yattığımız odada bulunan bıçak ile üzerime saldırdı. Soba ateşini karıştırmak için kullanılan demir çubukla kendimi savundum. Daha sonra çekiç alarak eşime rastgele salladım. Bu şekilde eşime çok sayıda vurduktan sonra dışarıya çıktım. Jandarma ekibini görünce teslim oldum.” iddiasında bulundu.

UYARI: Sitemizde çoğunlukla muhabir arkadaşlarımızın imzalarıyla ya da mensubu oldukları basın kuruluşları kaynak belirtilerek yayınlanan üstteki haber benzeri araştırmalar, haberler, röportajlar, maalesef “emek hırsızı” –özellikle de biri sürekli olmak üzere- sözde bazı internet yayıncıları tarafından, ya aynen ya da küçük bazı değişiklikler yapılarak, kendi özel araştırmaları ya da haberleriymiş gibi kendi yayın organlarında yayınlanabilmektedir. Haber kaynağıyla ya da araştırmasıyla, istihbaratıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan, sadece gerçek gazetecilerin ‘kamuoyunun bilgisine sunulmuş’ emeğinin üzerine ‘çöküp’, gazetecilik- habercilik yaptıklarını zanneden ve böylece kamuoyunu da aldatanların bulunduğuna bir kez daha dikkat çekerken, söz konusu unsurları da ‘gerçek gazetecilerin emeğini çalmamaları’ konusunda uyarıyoruz.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Yorum yazın

İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
Yorum yazmalısınız