You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


Örnek Resim
Opel Reklam
Malatya Haber -

Atatürk Evi’nin Öyküsü..

Atatürk Evi’nin Öyküsü..
  • 27.12.2015

ATATÜRK EVİ’NİN ÖYKÜSÜ..

 

Celal YALVAÇ Yazdı

 

* FOTOĞRAFLAR:

-Üstten 1. fotoğraf: Bugünkü Atatürk Evi binasının inşaat halindeki görüntüsü-1927 Ocak (Mustafa KUŞÇUOĞLU Arşivi)

-Üstten 2. fotoğraf: Binanın tamamlandıktan sonraki görüntüsü (Mişmiş Dergisi Arşivi)

-Üstten 3. fotoğraf: Soldaki bugünkü Atatürk Evi binası. Ortada ileride görülen bugünkü Askerlik Şubesi, o zamanki Kışla binası, sağ tarafta öne doğru olan çıkartmalı beyaz bina, bugünkü Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yerindeki Orta Mektep (daha sonra Malatya Lisesi ) binası. Sağ başta inşaat çalışmaları görülen bina ise Gazi İlköğretim Okulu binası. (Mişmiş Dergisi Arşivi)..

 

…..

 

Şu sıralar, Anıtlar Yüksek Kurulu’nun verdiği karar doğrultusunda, Malatya Valiliği ve 2. Ordu Komutanlığı tarafından başlatılan restorasyonumsu çalışmalara sahne olan Atatürk Evi, Cumhuriyet döneminin Malatya’ya bahşettiği ilk abidevi binalardan birisidir. “Türk Ocağı” binası olarak yapılmış, Türk Ocakları’nın kapatılması üzerine 1931’de Cumhuriyet Halk Fırkası’na verilmiş; 1950’li yılların başına kadar CHP tarafından Halk Evi ve parti binası olarak kullanılmıştır. Zaman zaman statüsü değiştirilerek çeşitli sahalarda (Okul eki, Halk Eğitim Merkezi) hizmet vermiş, 1981 yılında Atatürk Evi ismi altında bir nevi Atatürk Müzesi’ne çevrilmiştir.

 

Malatya’ya bir Türk Ocağı binası yaptırma çalışmaları, 1926 senesi Mayıs ayının ilk haftası sonlarında başlamıştır. Malatya Türk Ocağı Mümesilliği’nin Valiliğe verdiği 9 Mayıs 1926 tarih ve 15 sayılı yazılarında: “Memleketimizde Türk Ocakları gaye ve şerefiyle mütenasib olarak yaptırılmasına teşebbüs ve malzeme-i inşaiyesi (ni) kısmen tedarik ettiğimiz Ocak binası için Orta Mekteb cenubundaki evkaf-ı gayri mülhakadan olan boş arsa en muvaffık ve münasip bir mahal görülmekle bu milli binamızın orada inşası mecburiyetinde bulunduğumuz heyetimizce takdir/kararrur ettiğinden mezkur arsanın ocağımıza istimlakine delalat ve müsade-i canab-ı Vilayet Penahilerini bilhassa istirham eylerim efendim” denilmekte; şimdiki Milli Eğitim Müdürlüğü’nün güneyindeki ek binanın bulunduğu arsaya işaret edilmektedir. (Bu yazının fotoğrafı üstte)

 

Vilayete verilen bu dilekçe veya ikinci bir dilekçe Malatya Belediye Riyaseti’ne gönderilmiş olacak ki, Malatya Belediyesi’nin 11 Mayıs 926 tarih ve 83 numrolu kararı ile işaret edilen arsanın istimlaki için gereken işlemlerin yapılması karar altına alınmıştır. Bu karar aynen:

 

“Memleketin terakki ve inkişafına yegane hadim olacak ve üç seneye garib teşekkül eden Türk Ocağı Heyeti’ne ait bir binanın mevcut olmamasından, beklenilmekte olan vatani bir çok hizmetlerin binasızlık yüzünden geri bırakılmakta olduğu cihetle şimdiye kadar hiçbir veçhile istifade temin etmeyen Kışla civarında ve Orta Mektep binasının cenub cihetinde vaki ve evkaf-ı gayri mülhakadan boş arsanın Türk Ocağı namına istimlakiyle milli bir bina işnası mezkur ocak heyeti tarafından tensib ve mahalli belediyece de muvaffık görülmüş, mahal-i mezkure İstimlak Kanunu mucibince bedel takdir etmek üzere belediyece Haşimbekzade Fuat ve Gaffar Yahya Bek’lerle Göncüzade Hüseyin ve Aboağazade Mehmet Efendiler muhammen tayin edilmiş olmakla haritasının tanzim ve icab-ı muamelenin emir ve ifasına müsade buyurulmak üzere makam-ı vilayete arzına karar verildi.”.. şeklindedir. Kararın altında sekiz aza ile belediye reisinin imzası vardır.

 

Yukardaki kararın acilen alınmasında, Valiliğin, Belediye Reisi Hasan Bek’e yazdığı 10 Mayıs 926 tarih ve 1296/207 evrak no’lu tezkerenin önemli bir rol oynadığı görülmektedir. Bu tezkerede, “..Riyaset-i valaları tahtında zirde esamisi muharrer zevatdan mürekkeb  bir inşaat komisyonunun teşkili tensib edilmiştir. Suret-i muntazamada içtimaa devam olunarak inşaatın hüsn-ü suretle idaresinin temini (ni) rica eylerim, efendim” denilmekte ve bu komisyona seçilmiş kişilerin isimleri verilmektedir. Türk Ocağı binasının yapılması için teşkil edilen – İnşaat Komisyonu-‘na seçilen kişilerin ismi aşağıdadır:

 

1-      Jandarma Kumandanı Süheyl Bek (Binbaşı)

2-      Said Bek (Fırat)

3-      Şevki  Bek (Gazeteci-?-)

4-      Talat Bek (Fırat)

5-      İbrahim Bek (İpekçi)

6-      Ser Mühendis Bek (İsim yok)

7-      Kaşif Ömer Bek (Doktor)

8-      Cahit Bek (?)

9-      Adil Bek (Özelçi)

10-  Asım Bek

11-  Muharrem Efendi (Barış- Avukat)

12-  Maarif Müdürü Bek (isim yok)

 

Bu listeyi havi yazının altına, “Türk Ocağı binasının inşaatı için Belediye Reisi Hasan Bek’in riyasetinde zat-ı valaları ile esamisi muharrer zevattan mürekkeb bir inşaat komisyonunun teşkili tensip edilmiştir. Suret-i muntazamada ictimai’” şerhi konulmuştur.

 

Kurulan komisyonların vakit geçirmeden çalışmaları başlaması, yer tesbiti ile yere fiat tesbit edecek heyetin tayini için vilayete yazılmış; valilik, 19 Mayıs 1926 tarih ve 1373/218 sayılı yazıları ile, muhammen seçilen Haşimbekzade Fuat Bek, Gaffarzade Yahya Bek, Göncüzade Hüseyin Efendi ve Aboağazade Mehmet Efendi’ye: “Orta Mektep cenubundaki evkafa ait arsanın Türk Ocağı namına istimlaki takarrur etmiştir. Mezkur arsaya bedel takdir etmek üzere zat-ı alileriyle zirde isimleri muharrer zevatın muhammen tayinleri tensip olunmuştur. Muktezasının hemen ifası rica olunur” şeklindeki tezkereyi belediye reisliği kanalıyla göndermiştir.

 

Mezkur fiat tesbit komisyonu, vakit geçirmeden harekete geçmiş; belirtilen arsaya bin lira kıymet takdir ile hazırladığı raporu 22 Mayıs 926 tarihinde Valiliğe sunmuştur.

 

Durum Vilayetce 25 Mayıs 926 tarih ve 1442/230 nolu bir tezkere ile Evkaf Müdüriyeti’ne bildirilmiş, “..Türk Ocağı ve Belediye Heyeti’nce vaki’ olan teklif zami-i alileri namına vilayetce de tasvib edilmiştir. Ser mühendis Bek’le Türk Ocağı namına istimlak edilecek Orta Mekteb’in cenubundaki evkafa ait arsanın hemen haritasının ikmali ile itası rica olunur.”denilmiştir.

 

İşler bu yazıdan sonra çatallaşmış, Malatya Evkaf Müdüriyeti’nin 27 Mayıs 926 tarih ve 1209/107 nolu cevabı yazıları ile çıkmaza girer gibi olmuştur. Bahis konusu bu yazıda: “..Bin lira bedel takdir ve makam-ı samilerinin de takviyesi iktiran eden mahal Orta Mektep binasının cenup cihetinde değil şarkda vaki’ Babüssade Ağası İsmail Ağa Vakfı’ndan olduğu ve vakf-ı mezkurun Evkaf-ı Mazbuta’dan olmayub Evkaf-ı Mülhaka’da bulunması hesabiyle makam-ı asifelerine 17 Nisan 926 tarih ve 978/253 numrolu zeyl ile mübellağ kanunda yeni (?) evkaf-ı mazbutaya ait arazi ve arsanın muharrer bulunmasına nazaran kanun-u mezkurun Evkaf-ı Mülhakaya da şumulu olup olmadığı kestirilemediğinden husus-u mezkurun istihbar kılındığı tarih olan 6 Mayıs 926 tarih ve 1161/32 numrolu arize ile Müdüriyet-i Umumiye’ye iş’ar kılınmış ise de şimdiye kadar civabı vürud etmediği..” denilmek suretiyle halen beklenilmekte olduğu bildirilmiştir.

 

Bu yazışmalardan ortaya çıkan en önemli nokta, o zamana kadar istimlak edilmesi düşünülen arsanın yanlış tarif edilmiş olmasıdır. Türk Ocağı, Belediye ve Vilayetce tarif edilen ve istimlaki istenilen arsa, şimdiki Milli Eğitim Müdürlüğü hizmet binasının ek inşaatının bulunduğu yere isabet eden arsadır. Malatya Vakıflar Müdürlüğü’nün işaret ettiği arsa ise, o zamanlar namazgah olan ve şimdiki Orduevi’nin Kanalboyu’na bakan cephesi üzerindeki bir arsadır.

 

Nitekim, Malatya Evkaf Müdüriyeti’nin Malatya Valiliği’nin 3 Haziran 926 tarih ve 1223/64/867 nolu yazılarına cevaben gönderdiği 7 Haziran 926 tarih ve 1232/115 nolu cevabi yazıda bu husus açıkça belirtilmiştir. Mezkur cevabi yazı aynen:

 

“..Babüssade Ağası vakfından olan namazgahın Türk Ocağı namına Heyet-i Muhammane’ce takdir olunan bin lira bedel ile istimlaki menafi-i umumiye namına tensip ve emrolunmakta ise de vakf-ı mezkurun evkaf-ı mazbutadan olmayub mülhakadan bulunması ve mevsimqi sayfdan (yaz mevsimi) memleketin salat-ı idiyede (bayram namazı) edasına mahsus yegane hayr ve sahra-ı havi sahip bulunması hesabiyle mahalli mezkurun istimlakinin muvaffık olmayacağı Müdüriyet-i Umumiye’nin 13 Şubat 926 tarih ve 20446/14 numrolu onaması ahkamından bulunması cihetiyle mezkur mahallin umuma ait yegane ve mavcudiyle iftihar olunur bir mahal olmasından na’şi mahalli mezkurun terk ve ibkasıyla yine o civarda Orta Mekteb’in şimal cihetindeki kabristan arsası cihet-i vakıfdan müzayedeye va’z edileceğine Ocak tarafından müzayedeye iştirakle mübayaa olunarak mahalli mezkure bina inşaatı muvaffık-ı maslahat görülmüş olmakla maruzat-ı acizanem nezd-i ali-i vilayet penahilerince de tasvib buyurulduğu takdirde ol veçhile ifa-i muamele olunması lüzumunun lazım gelenlere emr-ü-irade buyurulması ma’ruzdur efendim.”..şeklindedir.

 

Yazı muhteviyatı dikkatlice incelendiğinde, daha önce Türk Ocağı’nca bin lira muhammen bedelle istimlaki istenilen namazgah istimlakinden vazgeçilmesi gereği ile; orta mekteb’in şimal (kuzey)’indeki mezarlık arsasının bina yapımı için daha münasip ve muvafık görüldüğü belirtilmektedir. Bu yazıda işaret buyurulan arsa, Atatürk Evi’nin şu anda üzerinde bulunduğu arsadır.

 

Aynı gün, Evkaf Müdüriyet-i Umumiyesi’nin 12 Şubat 926 tarih ve 20446/14 nolu yazı suretini balada sunduğu 1231/114 sayılı yazılarını Vilayet’e göndermiş: yazı muhteviyatında, “Kabristan ile mescidlere vuk’u bulan tecavüzün, men’ine dair Müdüriyet-i Umumiye’den vürud eden 13 Şubat 926 tarih ve 20436/14 numrolu sureti balada menkul emirname ahkamına tevfik ifa-yı muamele olunması hususunda lazım gelenlere emr ve muamele buyurulması ma’ruzdur efendim.” Ifadeleri yeralmaktadır. Bu yazı, vilayetce tahrirat müdürlüğüne gönderilmiş, belediyelere de tamim edilmiştir.

 

Malatya Evkaf Müdüriyeti’nin konu ile ilgili olarak Vilayet’e gönderdiği son yazı 8 Haziran 926 tarihini taşımakta olup, 1235/118 noludur. Bu yazıda:

 

“Evkaf-ı mülhakadan Babüssaade Ağası Vakfı’ndan olan Namazgah’ın Ocak namına istimlakine Heyet-i Muhummanece karar verilmiş ise de mahalli mezkurun istimlakinde sarf-ı nazar kılınarak Kışla’ya muttasıl cihetinden on metrodan fazla olmamak üzere bedel-i misil mukabilinde arsa ifrazla Ocak’a ve bakiyesine de idare-i vakfiyece bir otel inşası muvaffık-ı muammelet (?) görülmüş ve keyfiyetten bu suretle Müdüriyet-i Umumiye’ye arz ve iş’ar kılınacağı bulunmuş olduğundan maruzat-ı acizanem nezd-i ali vilayet penahiyelerine tensip buyurulduğu takdirde istimlakten sarf-ı nazar kılınarak berveçhi ma’ruz terk-i tahkiki (?) on metre mahalli bedel-i misil takdiri lüzumunun lazım gelenlere emr-ü-irade buyurulması arz olunur efendim”

 

..denilmek suretiyle arsa meselesine son nokta konulmuş bulunmaktadır.

 

Yukarıda zikredilen yazışmalardan sonra, Valilikce Belediye Riyaseti’ne yazılan 9 Haziran 926 tarihli tezkerede istimlak yeri belirtilerek, “Mezkur mahale bugün muhammen bedel-i kıymet takdiriyle bil-müzakere inbası rica olunur” denilmektedir.

 

Yazışma tarihleri dikkatle incelendiğinde, meseselesinin ciddiyetle ele alındığı ve zaman geçirilmeden de halli cihetine gidildiği görülmektedir. Bütün işlemler otuz-kırk gün gibi kısa süre içinde halledilmiş olacak ki, 14 Ağustos 1926 günü saat 17.00’de yapılan görkemli bir törenle binanın temeli atılmıştır. 19 Ağustos 1926 gün ve 148-14 sayılı Malatya Gazetesi’nde bu temel atma merasimi geniş şekilde anlatılmıştır.

 

Temel atma öncesi –Malatya ve Havalisi Türk Ocakları Mümesili- Göz Doktoru Kaşif Ömer Bek, hamasi bir nutuk çekmiş, Nutuk’un sonunda “…Şimdi temelini atmalarını uhterem valimiz Nevzat Bek Efendi’den rica eylediğimiz Malatya Türk Ocağı binasının pek yakında hitama ermesini Malatya için hayırgah ve rehager fiillere mazhar olmasını temenni ederken bizi istiklalimize nail eden ve bu suretle böyle hayırlı tesisat için zemin ve zaman ihzar eden büyük Gazi’mize ve muhterem Başvekilimiz’e bilvesile tazimat-ı takdimatımızı arz ve iblağ eyleriz.”demiş ve temelin atılmasını Vali Nevzat Bek’e bırakmışlardır.

 

Vali Nevzat Bek, “Muhterem hanımefendiler ve beyefendiler. Bugün yüksek bir zevk ve iman ile temel taşını koyduğumuz Malatya Türk Ocağı binası Malatya’da milli rüştümüzün, milli idrak ve şuurumuzun canlı bir müessisi olacaktır. Her millet, medeniyet ve terakkiye aşık böyle içtimai müesseselerin yüksek ve nurlu kapılarından girmişlerdir… Binaenaleyh tarz-ı inşa ve şekli muhtevası itibarıyle de şehrimizin milli mabedi olacak bu binanın inşasına teşebbüs hususunda halkımızın umumiyetle gösterdikleri arzu ve iştiyaka karşı hükümet namına arzı tebrikat, takdirat ederim.” diyerek kısa bir nutuk çekmiş, ilk temel taşı konulduktan sonra da kurban kesilmiş, -hayırlı olması- için dua edilmiştir.

 

Temel atma merasimini müteakip, davetli kişiler karşıdaki Orta Mektep binasına alınmış, Türk Ocağı tarafından soğuk şerbetler ikram edilmek suretiyle ağırlanmışlardır. Daha sonra Kaşif Ömer Bek tarafından Cumhurbaşkanı Gazi Paşa’ya, Başvekil İsmet Paşa’ya ve Türk Ocakları Heyet-i Riyaset’ne tel çekilerek Türk Ocağı temelinin atıldığı bildirilmiştir.

 

Türk Ocakları, ikinci meşrutiyetin ilanından sonra gelişen Türkçülük hareketlerini kanalize etmek için, 1913’de Hamdullah Suphi (Tanrıöver), Ziya Gökalp ve diğer Türkçü arkadaşları tarafından kurulmuş, çalışmaları ile Türk gençlerinin ve aydınlarının dikkatini çekmiştir. Çıkarttığı “Türk Yurdu” dergisiyle epeyce etkili olmuş, Türk münevverlerinin belirli bir fikri yapı etrafında kenetlenmelerini sağlanmıştır. İngilizler tarafından mütareke yıllarında kapatılmış, Cumhuriyetin ilanından sonra yeniden faaliyete geçmiştir.

 

Malatya Türk Ocağı binasının temeli atıldığında, Türk Ocağı’nın Malatya’daki geçmişinin üç yılı geçkin bir süre olduğu bilinmektedir. Malatya ve havalisi Türk Ocakları Mümessili Dr. Kaşif Ömer Bek, Adıyaman Hastahanesi Baştatibi iken; Kahta-Hısnımansur Ahz-ı Asker Şube Reisi’nin –Malatya Valiliği-ne gönderdiği 28 Ekim 1925 tarihli raporda fena halde eleştirilmiş, bu eleştirilerin etkisi ile olacak ki, Malatya merkeze alınmıştır.

 

Atatürk’ün Adana Türk Ocağı’nda yaptığı bir konuşmadan sonra Türk Ocakları’nın akıbeti belirir gibi olmuş, 24 Mart 1931’de Türk Ocakları Cumhuriyet Halk Fırkası ile birleşmeyi kararlaştırmış, 10 Nisan 1931’de Olağanüstü toplanan Türk Ocakları Kurultayı kendisini feshederek Cumhuriyet Halk Fırkası’na katılmıştır.

 

1927 senesi içinde bitirilen takriben 45.000.- TL’sına mal olan Malatya Türk Ocağı binası, önce Cumhuriyet Halk Fırkası hizmet binası olmuş, Halkevleri’nin kuruluşu üzerine Halkevleri’nin hizmetleri de bu binada verilmiştir. Türk Ocağı’na ait 2000 TL’sı kıymetindeki 8 tarlanın 300 TL’sına Özel İdare (Hususi Muhasebeye) satılarak acilen tasfiye edilmesi, Cumhuriyet Halk Partisi hizmet binası ve Halkevi statüsünün 12 Aralık 1953’de değiştirilmesi ile içindeki bütün menkullarıyla birlikte hazineye verilmesine yapılacak itirazları tamamen ortadan kaldırır bir geleneğin de kapısını açmıştır.

 

Halen Atatürk Evi olarak kullanılan bina, yukarıda da izah edildiği gibi, ilkden –Türk Ocağı- binası olarak yapılmıştır. Binanın planı Türk Ocakları Merkezi’nden gönderilen planlar arasında, Malatya’da kurulan bir komisyonca seçilmiş, bu seçim yapılıktan hemen sonra da binanın inşaatına başlanılmıştır.

 

Binanın temelinin atılması Ankara’ya bildirilmiş; Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal ile Başvekil İsmet Paşa’dan cevabi teller alınmıştır.

 

Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın teli: (Ankara-18 Ağustos 1926 tarihli)

 

“Malatya Türk Ocağı Mümesili Doktor Kaşif Ömer Bek’e

Malatya Türk Ocağı temel atma merasiminin icrası münasebetiyle hakkımda izhar olunan hissiyata beyan-ı teşekkür eylerim, efendim.

 

                        Reisicumhur

                        Gazi Mustafa Kemal”

 

..şeklindedir.

 

Başvekil İsmet Paşa’nın teli ise şöyledir:

 

“Malatya Türk Ocağı’nın temelinin atılmasında hissettiğimiz sürur ve iftiharı ifade etmek müşküldür. Malatya Türk Ocağı’nın vatanın vasi’ bir mıntıkasında ilim ve hars merkezi olması büyük muradımdır. Muvaffakiyetler dilerim.

 

                        Başvekil

                        İsmet”

 

Türk Ocakları’nın kendisini feshettiği 10 Nisan 1931 tarihine kadar “Türk Ocağı” şubesi olarak kullanılan bina, bu tarihten sonra Cumhuriyet Halk Partisi’ne verilmiş, uzun müddet parti binası ve –Halk Evi– olarak işlev görmüştür. Bu durum, Cumhuriyet Halk Partisi’nin mallarına el konulduğu zamana kadar devam etmiş; 1950’li yılların başında bina hazineye geçmiştir.  Birkaç yıl Malatya Lisesi’nin ek binası olarak kullanılmış, Turan Emeksiz Lisesi’nin yapımından sonra da Halk Eğitim Merkezi emrine tahsis edilmiştir.

 

1981’de bu statüsü de değiştirilen bina, halen –ATATÜRK EVİ- olarak kullanılmaktadır.

 

________________________

 

* NOT: Belgelerin Osmanlıca orijinalleri, Hüseyin ÇOLAK tarafından okunmuştur.

  

* KAYNAKLAR:

1-      MALATYA GAZETESİ: 19 Ağustos 1926 tarih, 148-14 sayı, sayfa:2

2-      MEYDAN LAROUSSE: Halk Evleri maddesi

3-      TÜRK YURDU: Aralık-1963, Cilt: 3, Sayfa: 68, Fasikül:7

4-      CHP ile ilgili Bedii Kayahan’dan alınan kitabın Kronoloji bölümü

5-      MEYDAN LAROUSSE: Cilk 3, Sayfa:96/3 ve sayfa 97/1

6-      MEHMET ÖNDER: “Atatürk’ün Yurt Gezileri” Sayfa 19,

7-      MALATYA GAZETESİ: 29 Temmuz 1926 tarih, Sayı 145-11

8-      MALATYA GAZETESİ: 5 Ağustos 1926 tarih, sayı 146-12

9-      MALATYA GAZETESİ: 26 Ağustos 1926, Sayı: 15-149

10-  MALATYA GAZETESİ: 29 Temmuz 1926 tarih, sayı 145-11

11-  BELGELER: Celal Yalvaç Arşivi’ndeki konu ile ilgili Hüseyin ÇOLAK tarafından okunan 14 adet belge ve okunuşları.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."