You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

Baro Başkanı, “Endişeliyiz”

Baro Başkanı, “Endişeliyiz”
  • 28.12.2015

Malatya Barosu Başkanı Enver Han, “Yeni yargı ve iç güvenlik paketinde doğrudur dediğimiz maddeler var, çekince koyduğumuz maddeler var” dedi. 

Baro’da yaptığı basın açıklamasında, yeni yargı ve iç güvenlik paketini değerlendiren Barosu Başkanı Enver Han,” Yeni yargı ve iç güvenlik paketinde doğrudur dediğimiz maddeler var, çekince koyduğumuz maddeler var. Öncelikle adli yıl açılış törenlerinin kaldırılıyor olmasına karşıyız. Adli yıl açılış törenlerinin yapılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Ceza muhakemeleri kanununda kuvvetli suç şüphesi ve makul suç şüphesi konularının getirildiğini söyleyen Enver Han, “Yeni değişiklikle birlikte makul suç şüphesi ibaresi neye göre kullanılacak. Endişeliyiz” dedi.

“Kanun koyucunun yasalaşan maddenin değiştirilmesini, kuvvetli suç şeklinde yasalaşmasını talep etmekteyiz” diyen Han, “Yeni düzenlemeyle birlikte kıdemi 5 yıl olan avukatlarımız hakim ve savcı kadrosuna alınması noktasında Adalet Bakanlığı’nın görüş değiştirdiğini görmekteyiz. Malatya barosu olarak bu görüşü sonuna kadar destekliyoruz” şeklinde konuştu.

ÇAĞDAŞ AVUKATLAR DA TEPKİLİ..

Malatya Çağdaş Avukatlar Derneği “Yeni yargı paketinin toplumun özgürlüklerine ve haklarına sahip çıkması en büyük temennimizdir” dedi. 

Sürücü, dernek binasında, dernek yöneticileriyle birlikte basın açıklaması yaparak, “Yapılan düzenleme ile iktidar aleyhine konuşmanın önü kesilmek istenmektedir. Düşünce özgürlüğü üzerindeki baskı daha da artacaktır. Son yıllarda bir çok örneğini yaşadığımız sahte deliller üretilerek görülen davalarda olduğu gibi iktidar aleyhine fikir üreten, örgütlenen, bir araya gelen insanlar TCK da Anayasaya karşı suçlar kategorisinde yer alan “Anayasayı ihlal”, “yasama organına karşı suç”, hükümete karşı suç”, “suç için anlaşma” gibi nedenlerle kişi mallarına el konulabilecek ve böylece mülkiyet hakkının dokunulmazlığı ihlal edilecektir”iddialarında bulundu.

“Hiçbir somut delile dayanmadan makul şüphe vardır gerekçesiyle, tamamen soyut gerekçelerle, keyfiliğe varan değerlendirmelerle tutuklama yapılacak olması kabul edilemez” diyen Sürücü, şunları söyledi:

“Subjektif değerlendirmelerle alınacak arama kararları ile ev, işyeri, araç ve özel hayata giren her alana girilebilecektir. Makul şüphe olduğu gerekçesiyle telefon dinlemenin çok basit bir hukuki prosedüre tabi tutulması, yıllardır Türkiye’de herkesin telefonunun dinlendiği konusundaki şüpheleri haklı çıkarmakta ve buna yasal bir kılıf oluşturmaktadır. Bu durumda hiç kimsenin düşünce üretme, örgütlenme, toplantı ve gösteri yapma, eleştirme, demokratik muhalefet hakkını kullanması özgürlüğünden söz edilemez. Bunlar özgürlüklerden ve demokratik haklardan tamamen geriye doğru bir gidişe yol açacaktır. 12 Eylül döneminde çıkan yasalarda bile bu kadar keyfilik söz konusu olmamıştır. Bu aynı zamanda 2004 yılında Ceza Muhakemesi Kanunu ile getirilen bir çok hakkın geri alınması demektir. Anayasada yargının kurucu unsuru olarak kabul edilen savunma makamının eli kolu bağlanmıştır. Savunmayı oluşturan Avukatlara üvey evlat muamelesi yapılmaktadır. Soruşturma aşamasında Avukatın dosya incelemesi ve dosyadan örnek alması mahkeme kararıyla engellenerek dosya Avukattan kaçırılmak istenmektedir. Bu savunma hakkına büyük bir darbe indirecektir. Savunma hakkını ortadan kaldıran bir durumla karşı karşıyayız. Savunma hakkının kutsallığı yok sayılmıştır. Savunma makamını teşkil eden Avukatlar bu düzenleme karşısında hem müvekkillerinin haklarını savunma hem de kendi mesleki haklarını, savunma durumunda kalacaklardır. Bu durum kişi hak ve özgürlüklerini ve savunma görevini baskı altına almakta ve sonuç olarak kişi hak ve özgürlükleri ortadan kaldıran bir duruma yol açmaktadır.”

“Endişemiz; iktidarın kendi ihtiyacına göre yasa çıkarmayı bir alışkanlık haline getirerek hukuk devleti kavramının içini boşaltmak suretiyle bir baskı rejimi kurmak istemesidir. Birçok yasa değişikliği ve uygulamaları bunu teyit etmektedir” iddiasında bulunan Sürücü, “Özellikle kişi hak ve özgürlükleri alanında Türkiye’nin imajı bozulmaktadır. Basın özgürlüğü, düşünce ve inanç özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, toplantı ve gösteri özgürlüğü alanında devletle toplum arasında büyük bir çatışma yaşanmaktadır. Toplumun özgürlüklerine ve haklarına sahip çıkması en büyük temennimizdir” ifadelerini kullandı.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."