Final

Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Malatya Haber -

Başbakandan Valilere Talimat

Başbakandan Valilere Talimat
  • 27.12.2015

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, valilere gönderme yaparak “Kapalı yollar yüzünden hastaneye gidemeyen vatandaş istemiyorum” dedi. İşte Erdoğan’ın, Ankara’daki Valiler toplantısında yaptığı konuşmasından satır başları:

– Artık yollar kapalı olduğu için hastaneye yetişemeyen hasta istemiyoruz. Buna ilişkin tedbirler geliştirmek mümkündür diye düşünüyorum.

– İsviçre’de Fransa’da Almanya’da kış şartları bizden daha ağır geçiyor. Biz bunun çok daha iyisini yapabiliriz. Bunu başarmak sizlerin elinde.

– Valilerimiz görev yaptıkları illerde devletin otoriter yüzü, somurtkan yüzü değil, tam tersine devletin gülümseyen şefkat yüzü olmak zorundadır. Devlet millet kaynaşmasının tesisinde valilerimiz en kilit noktada bulunuyorlar. Şunu asla unutmayalım, millet devlet için değil, devlet millet için vardır. Ölçümüz, ilkemiz bu. Bizim devlet geleneğimiz, insanı yaşatki devlet yaşasın felsefesi üzerine inşa edilmiştir. Vatandaşına güven duymayan anlayış bir defa çağ dışıdır. Bizim geleneğimizde hiçbir zaman tutunamamıştır. Devlette vatandaşına, vatandaşta devletine güvenmelidir. Bunun temelini güven oluşturur. Eğer ülkede güven istikrar varsa, o ülkenin kalkınmasını kimse engelleyemez.

TELEFONUM 24 SAAT AÇIKTIR

– Devletin şefkat ve merhameti, vatandaşın sadakatini artırır. 72 milyon vatandaşın her biri birinci sınıf vatandaştır. Devlet nezdinde hiçbirine karşı ayrımcılık içinde bulunamayız. Valilik binasına uzaklığı ne olursa olsun, Hakkari’nin Bingöl’ün mezrasındaki vatandaşla, Konya’da Çankırı’daki vatandaş eşittir. Ben yada içişleri bakanım, nasıl ki birkaç dakika içinde size telefonla ulaşabiliyorsak, ihtiyacı olan vatandaşta sizlere rahatlıkla ulaşabilmelidir. Hatta benim telefonum 24 saat açıktır. Eğer benim valim olur ya, düşünmüyorum öyle bir şey, bana ulaşması gereken konu olur, bakanıma 24 saat ulaşacaktır, Başbakan bu saatte rahatsız edilmez, hayır gerektiğinde beni de arayacaksınız. Çünkü bende elim ayağım kolum olarak sizleri görüyorum. Dolayısıyla vatan topraklarına herhangi bir yerde bir olay olduğu zaman bu olaya sizlerle ulaşmak durumundayım. Onun için rahatlıkla beni arayabilirsiniz.

VATANDAŞIN DERDİNİ ÇÖZECEĞİZ

– Asla bürokratik engellerle halkımıza yaklaşmamalıyız. Mali bir sıkıntı var, biz çözeriz. İmkanlarınız var, buna yasanın şurası mani. Sizin kitabınızda mani diye bir şey olmayacak. Vatandaşın derdi mi var, o derdi çözeceğiz. Şöyle böyle ama o derdi çözeceğiz. Bürokratik engeller vatandaşa mazeret olarak sunulmamalı.

– Şurası da son derece önemli. Çözemediğimiz sorunlar olabilir, imkanlar el vermeyebilir. O durumlarda, biz gereken desteği zaten anında sağlarız. Bu konuda başta müsteşarım olmak üzere, hepsi seferberdir. Bu konuda yetkilerle donatılmıştır.

-Ama haberdar olmadığınız bir sorunun olmaması gerekir. Ben bunun mazeretini asla kabul etmiyorum. Şehrinizdeki her haneden haberiniz olacak. Şu kış şartlarında, kimin bacası tütüyor, kimin tütmüyor görmelisiniz.

Öyle haneler var ki, çatıların altında nice trajediler yaşanıyor. Ama bunlar kapı dışına aksettirilmiyor. Benim vatandaşım gururludur. Yokluğunu gizler. O ne kadar gizlese de ondan haberdar olmak bizim boynumuzun borcudur. Paltosu ayakkabısı olmayan kalemi defteri olmayan bütün bunların üzerine, evine geldiğinde, o küçücük ellerini ısıtacak bir sobası olmayan yavrularımız olmayabilir. Bunları arayıp bulacağız. Bulamadığımız her yavrunun vebali önce sizin sonra benim üzerimdedir.

YOLUMUZA DEVAM EDELİM

-Şu gazete şunu yazmış, şu televizyon bunu yazmış. Biz üzerimize düşeni yapalım, yolumuza devam edelim.

– Ben her zaman eşimle, milletvekillerimle, bakanımla, o haneleri tespit ediyor ziyaret ediyorum. O kapıdan girdiğinizde, aç da olsa, üşümüş de olsa, sizin şefkatinizi ta yüreğinde hissediyor. Hayata tutunuyor, umuda yelken açıyor.

– Diyorum ki alın eşinizi yanına gidin. Bir çay için. İhtiyaçlarını belirleyin. Yapılabilecek bir şey varsa

– Özel kaleme yazdırıp orada kalmasın. Bazen özel kalemlerimiz işi kovalamıyor olabiliyor ve yazdırdınız, bunun takibini yapın.

GÖNÜLLERİ KAZANACAĞIZ

– Hani Yunus diyor ya “Bir gönülü yaptın ise, Er eteğin tuttun ise, Bir kez hayır ettin ise, Binde bir ise az değil”

– İşte o şekilde biz gönüller kazanacağız. Sıkıntıda olan insan sadece yokluk içinde olan insan değildir.

– Garip gureba fakir fukara dediğimiz zaman, bu ülkeyi böyle gösteremezsiniz diyenlere bizim cevabımız zaten hazırdır. Bu tablo bugün yaratılmadı, zaten elimizdeydi. Şimdi bunu minimize etmeye gayret ediyoruz.

– İşte demokratik açılımımızın hedeflerinden biri de, sorun alanlarının bir tanesi de budur. Bugün valilerimizin halkla bütünleşmesini eleştirenler, valileri kendi il başkanları gibi görme alışkanlığından kurtulamamış olanlardır. Biz bu millete efendi olmaya gelmedik. Biz bu milletin hizmetkarı olmaya geldik. Böyle olursak ölene kadar bizi herkes hayırla yad eder. “Buradan bir vali geldi geçti sorma, adeta bizim hizmetkarımızdı. Ta mezralara kadar geldi dolaştı, suyunu elektriğini getirdi” der mi der.

– Çünkü bizim vatandaşımız vefakardır. Ama bütün bunlara aykırı her türlü anlayış çağın gerisinde kalmıştır. Elbette bu mikro sorunların yanında, makro hedeflere de mesai ayıracağız.

– Valilerimizin yerel yönetimlerle, iş adamlarıyla, STK’larla, üniversitelerle de tam bir koordinasyon içinde olmalarını çok önemsiyoruz.

– Her birimiz, şehrimizi nasıl öne çıkarabiliriz bunun gayreti içinde olacağız.

HER ŞEHRİMİZİN ZENGİNLİĞİ VAR

İstanbul Ankara gibi büyük illerde çok güçlü iş adamları var. Onlara, sen nasıl Adıyamanlısın, sen nasıl Batmanlısın, gel şurada bir fabrika kur, bir yatırım yap. Teşvik yatırımları var, şunlar var. Hiç olmazsa 100-200-500 kişiye istihdam sağla diyeceksiniz.

– Her şehrimizin zenginliği var. Her şehrimiz, dünyada rekabete girecek güce sahip. Bunun öncülüğünü yapacak olan sizlersiniz.

– Türkiye büyük bir dönüşüm yaşıyor. Bunun önemli güçlerinden biri sizlersiniz. Valilerimiz klasik vali anlayışından sıyrıldıkça, bu olumlu değişim hız kazanacaktır.

– Heyecanla coşkuyla, insan odaklı hizmet anlayışıyla her birinizin kutlu bir yarışın içinde olmanızı arzu ediyorum.

– Ben masa başında evrak imzalayan vali profilinden çok, adeta çizmelerini giymiş, eline kazma küreği almış, iş makinesinin başına geçmiş, çalışmaları koordine eden, köylerine su götüren vali profilinin Türkiye’yi değiştireceğine inanıyorum.

– İş adamlarıyla ölçülü bir ilişki geliştiren, üniversiteyle işbirliği yapan, şehrinde koordinasyonu tesis eden valinin ülkesini geliştireceğine inanıyorum. Her birinizin bu şekilde gayretle hizmet ürettiğinizi de biliyor ve sizlere şükranlarımı sunuyorum.

– 2010 yılı milli birlik ve kardeşlik projemizin ivme kazanacağı, bu alanda çok daha somut adımların atılacağı bir yol olacak. Bu proje, herhangi bir siyasi partiye ait proje değildir. bu süreç herhangi bir siyasi partinin sorumluluğunda olan bir proje değildir. bu proje devletin projesidir. İçişleri bakanlığı’nın koordinasyonunda bunu götüreceğiz.

ANAYASAL DÜZENLEMELER GEREKİYOR

– Bu noktada yapılacakları, kısa orta ve uzun vadede olarak ayırdık. Kısa vadeli çalışmaların büyük bir kısmını yaptık. Orta vadede yasal değişiklik ve mevzuat değişikliklerini bugünlerde gündeme taşıyoruz.

– Uzun vadeye gelince bunlar anayasal düzenlemeler yapılmasını gerektiriyor, bu da gerçekleştirilecektir.

– Öncelikle şu hususun altını çizmek istiyorum. Kardeşlik proje, sıcak bir başlık olarak bazılarını niye rahatsız ediyor, anlamakta zorlanıyorum. Bu projenin muhatabı millettir. Bunu milletimizle beraber gerçekleştireceğiz.

ASKER ZEVK İÇİN OPERASYON YAPABİLİR Mİ

– Burada askerimiz var, burada polisimiz var. Nedir görevleri? İçerde ve dıştan gelecek herhangi bir tehlikeye karşı, güvenliğimizi sağlamaktır. Güvenliğin amacı vatandaşı bir şehri bir bölgeyi baskı altına almak asla değildir. bunu terör örgütü yapıyor. Niçin, halkın güvenlik teşkilatlarına olan güvenlerini zafiyete uğratmak.

– Şimdi ne polis ne asker Allah aşkına zevk için operasyon yapabilir mi? Ama bir yerde halkının refahını huzurunu oradaki barışı tehdit eden bir yapı varsa, bu çetesidir mafyasıdır terör örgütüdür ne olursa olsun, o zaman güvenlik güçlerinin görevi nedir? Bunlara karşı operasyonları yapmaktır.

– Hangi aklı selim kalkıpta, güvenlik güçlerine silah bırakın diyebilir mi? Der mi? O zaman zaten güvenlik güçlerine gerek yok. Ne lüzum var o zaman o kadar yatırımları yapacaksın.

– Başta da belirttim. Vatnadaşını tehdit olarak gören bir anlayış çağ dışıdır. Vatandaşını bertaraf etmek, saf dışı bırakmak, onu saflara ayırmak, kirli senaryolar hazırlamak, demokrasi dışı olduğu kadar çağ dışıdır.

TERÖRLE MÜCADELE DEVAM EDECEK

– Modern bir ülkeye bu anlayış yakışmaz. Elbette var gücümüzle tehditlerle mücadele edeceğiz. Tüm imkanlarımızı seferber edecek ve bölücü yıkıcı girişimlere set öreceğiz. Asla zafiyet kabul etmiyoruz. Bundan sonra da terörle mücadelemiz aynı şekilde devam edecektir.

– Parlamentoya getirdiğimiz, Kamu Güvenlik Müsteşarlığı. Ne istiyoruz? Bu müsteşarlık operasyonel bir kuruluş değil. Burası tamamıyla operasyonel güçlerimize lojistik imkan hazırlayacak bir merkezdir. Bunun içerisinde özellikle güvenlik noktasında deneyimi, tecrübesi olan her kabiliyet bulunacaktır. Burası bir merkez ve bu merkez her türlü pası operasyon güçlerimize atacaktır.

– Bugüne kadar bizim, bir terör hafızamız oluşmamıştır. Maalesef. Ama bu tür bir müsteşarlıkta A’dan Z’ye hepsini bulacaksınız ve bu noktada açılım bize kaybettirmez kazandırır. Demokrasi bize kaybettirmez, kazandırır.

BU BİR KISIR DÖNGÜ

– Türkiye’nin ulusal çıkarları, milletimizin geleceği, bu sorunların çözülmesini gerektiriyor. Cumhuriyet tarihine bakınız, baskıların arttığı, demokrasiden taviz verildiği her dönemde, devlet millet kaynaşması yıprandığı kadar, ekonomi dış politika da geriye gitmiştir. Bu kısır döngüyle, muasır medeniyetler seviyesine ulaşılamaz.

– Ama Gazi Mustafa Kemal’in hedef koyduğu muasır medeniyetler seviyesine, 26’dan 17. ülke sırasına çıkma gibi, bu tırmanışı bizim 100. yıl dönümünde cumhuriyetimizin, ilk 10’a girerek yapacağız. Hedef inşallah 2023’te ülkemizi ilk 10 içine sokabilmektir. Bu olur mu? Olur, buna bir defa inanacağız. Türkiye’nin bunu gerçekleştirmemesi için, kendinden başka hiçbir engel yoktur. El ele vereceğiz, beraber olacağız, diri olacağız ve bu işi başaracağız. En büyük zenginliğimiz bu dinamik nüfusumuzdur.

– Tüm sorun alanlarına, etnik grupların, inanç gruplarının, bu din olabilir farklı mezhepler olabilir, azınlıklarını sorunlarını, ülkemizde çok çok az olan azınlıklar var, ama bunun dünyadaki yansımasını ele alacağız.

– Biz bir insanın bile mağduriyetine göz yummayan bir medeniyetten geliyoruz. Buna mensup olarak, bu azınlıktır, bu hristiyandır, bu yahudi’dir diyemeyiz. Çünkü bizim medeniyetimiz bize bunu yüklüyor.

İŞSİZLİK SORUNU VAR

– Ülkemizde işsizlik sorunu var. Bu sadece bizim değil dünyanın sorunu. Gayret edeceğiz, mücadele edeceğiz, bunu asgariye indireceğiz. Ama işsizliğin olmadığı ülke yoktur.

– Terör sorunu en önemli mücadele alanımız. Kararlı şekilde geleceğe ilerleyeceğiz. Önümüzdeki süreçte demokratikleşme yolunda tarihi adımlar atmaya başlıyoruz. Modern ve demokratik kurumları harekete geçirecek ve Türkiye’ye yeni bir vizyon kazandıracağız.

– Yapacağımız düzenlemelerin şehirlerde uygulanması, tek tek bireylere ulaşması en çok da sizlerin gayretiyle olacak.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."