Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

“Benimle İlgili Konuşurken..”

“Benimle İlgili Konuşurken..”
  • 27.12.2015

Adalet ve Kalkınma Partisi Malatya Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Ömer Faruk Öz, bugüne kadar siyasette hiçbir beklenti içine girmeden vatanseverlik ve milli iradeye çıkma bilinci ile çalıştığını söyleyerek “Bugün bu davanın Türkiye’deki temsilcisi AK Parti ve Sayın Başbakandır. Ben de bu siyasi iradenin hamurundan geliyorum. Bu davaya hizmete ilkokul 4’te duvarlara yazı yazarak başladım. Dolayısıyla kimse benim Ak Partililiğimi yargılayacak çapta ve birikimde değildir. Ben kendimi pazarlamam sadece davama hizmet ediyorum ve elimden geldiğince de hizmet edeceğim” dedi. 

Yerel seçimlerin ardından yeniden başlayan AKP’nin geleneksel Halk Günü toplantısında basın açıklaması yapan Milletvekili Ömer Faruk Öz, yerel seçimlerde Malatya’da bulunmadığı ve seçim çalışmalarına yeterince katılmadığı yönündeki eleştirilerin sorulması üzerine sert açıklamalarda bulundu. 

“Hiç kimse AK Partiye bağlılığımı sorgulayacak çapta değildir”

17 Aralık süreciyle ulusal ve uluslararası bir takım güçlerin Türkiye’de milli iradeyi saf dışı bırakarak yeniden vesayet sistemini hakim kılmaya çalıştığına vurgu yapan Ömer Faruk Öz, kendisinin de bu komploları bertaraf etmek adına partisine bir oy daha kazandırabilmek için kendi üzerine düşen ne varsa yapmaya çalıştığını ifade etti. 

TBMM İdare Amiri olması nedeniyle yerel seçim sürecinde iki defa  nöbetçi olduğunu, onun haricinde 4 gün İstanbul’da kalarak seçim çalışmaları yaptığını anlatan Öz, “İstanbul’daki çeşitli ilçelerde belediye başkan adayları ile Malatyalı hemşehrilerimizi bir araya getirdik.  Bütün bu toplantıları ben organize ettim veya önemli katkı sağladım. Seçim gecesi ben bir mesaj attım. Mesaj şu ifadelerle başlıyordu:  Bizdeki muhalefet iktidarı düşürmek için vatanı düşürmeye bile hazırdır. Bu nedenle bir oy da sen ver. Mesajın devamı da var. Bunu 17 bin kişiye gönderdim. AK Partili olmayanlar bile beni arayarak, gönderdiğim o mesajı telefonundaki kayıtlı herkese gönderdiklerini söyledi.  İnanıyorum ki ben o akşam 200 bin kişiye ulaştım. Ben Ankara’da Yenimahalle’de oturuyorum. Yenimahalle ilçe başkanımı arayarak emri olduğunda çalışmaya hazır olduğumu söyledim. Bunu hiçbir zaman bir siyasi beklenti içinde olarak yapmadım. Türkiye’nin geleceği, milli iradenin devamı ve Başbakanımıza ihtiyacı olan bütün mazlumlar için yaptım. 17 Aralık’tan sonra seçimlerde çalışmanın farz-ı ayn kadar önemli olduğunu bilerek çalıştım” dedi.

“Beni eleştirenler geçmişlerine baksınlar”

“Beni yeterince çalışmamakla eleştirenler, partime bağlı olmamakla suçlayanlar geçmişlerine baksınlar” diyen Öz, daha sonra şöyle konuştu: “Ben siyasette ilkelerimi ve şahsiyetimi hiçbir zaman ayaklar altına aldırmadım ve aldırmam. Ama hiçbir zaman da milli iradeye bağlılık, Ak Partili olma ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a sadakat noktasında beni sorgulayacak adam tanımıyorum. Benim geçmişim de, şimdiki durumum da, geleceğim de bellidir. Bunu yaparken hiçbir siyasi beklentiye girmeden Allah rızası için yapıyorum. Bu milletin bu siyasi istikrara ihtiyacı olduğunu bilen bir insanım ve bu duygularla çalıştım. Rabbime vereceğim hesabına bakarım.”

“Benimle ilgili konuşurken….”

Siyasette hiçbir zaman şahsi çıkarını gözetmediğini ve kendisini pazarlamaya çalışmadığını aktaran Öz, “Benim geçmişim belli ama bana bu eleştirileri yöneltenlerin geçmişte ne yaptıkları da belli. Ben herkesin geçmişini de yaptıklarını da biliyorum. Allah korusun, AK Parti’nin oyu düşme eğiliminde olsaydı bu ülkede çok farklı şeyler konuşuyor olacaktık. Oysa ben, bu siyasi iradenin hamurundan geliyorum. Ben bu davaya hizmete ilkokul 4’te duvarlara yazı yazarak başladım. Dolayısıyla kimse beni yargılayacak çapta da birikimde de değildir. AK Parti içinde siyaset yapan insanların toplum nezdinde karşılığı nedir buna bakmak lazım ve ona göre sorgulamak lazım. Dolayısıyla kimse benim AK Partililiğimi sorgulayamaz ve sorgulamaya gücü de yetmez.  Herkes o konuda benimle ilgili konuşurken bir değil 40 defa suyu üflemesi lazım.  Kusura bakmasınlar, bu partinin mihenk taşı bizim gibi düşünenlerdir. Bu siyasi irade beni bir yere koysun koymasın ben bu siyasi iradenin emrindeyim ve sonuna kadar da emrinde olacağım. Çünkü bu dava kişilere endeksli bir dava değil kutsal bir davadır” ifadelerini kaydetti. 

“Seçim başarısı Malatya halkının başarısıdır”

Ömer Faruk Öz, önceki gün büyük oranda belirlenen Büyükşehir Belediye kadrosunun Malatya’nın sorunlarını çözmekte başarılı olup olamayacağına ilişkin görüşlerinin sorulması üzerine de şu yanıtı verdi: “Bu Malatya’daki seçim başarısından dolayı emeğe geçen bütün teşkilat mensuplarıma teşekkür ediyorum. Ama şunu da net söylemek gerekiyor. Bu başarının temeli Malatya halkının milli iradeye ve başbakana olan sevgisi ve saygısıdır. Dolayısıyla bu başarının sahibi Malatya halkının kendisidir.  Geçtiğimiz dönemde ben milletvekilliği adaylığında 5’inci sıradaydım. Herkes şunu söyledi. Ya Ömer Bey siz olmasaydınız Malatya 5 milletvekili çıkaramazdı. Ben de şu yanıtı vermiştim: Başbakan hiç isimlerimizi açıklamadan, bir zarfa koyup seçime gitseydik yine 5-1 alırdık.   Malatya halkı başbakanımızı seviyor. Yeter ki biz bu sevgiyi azaltmayalım. Biz buradaki siyasi aktörler halkımızın başbakana olan sevgisine zarar getirerek davranışlardan uzak durmamız lazım.”

Cemaate ‘Nankör’ suçlaması

Basın toplantısında cemaati de sert sözlerle eleştiren Ömer Faruk Öz, paralel yapı diye nitelendirdiği cemaati, milli ve manevi değerlere bağlı nesiller yetiştirdikleri gerekçesiyle bugüne kadar yurt içinde ve yurt dışında desteklediklerini ancak bugün gelinen noktanın, cemaatin bir hizmet hareketi değil bir örgüt olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti. Cemaatin 17 Aralık operasyonu ile Tayyip Erdoğan’ı saf dışı bırakmaya çalışmasını ‘Nankörlük ve vefasızlık’ olarak değerlendiren Ömer Faruk Öz, “Bu seçim nankörlere, vefasızlara önemli bir ders vermiştir. Paralel yapı mı dersiniz, cemaat mi dersiniz ne derseniz deyin, biz bu yapıyı cemaat olarak gördük, hizmet hareketi olarak gördük.  Bu ülkede milli ve manevi değerlere bağlı nesiller yetiştirdiği gerekçesiyle bu şekildeki meşru taleplerine hep destek olduk. Ama bunun karşılığı bu olmamalıydı. Öyle bir süreç geçirdik ki can siperane bir şekilde AK Parti kazanmasın da kim kazanırsa kazansın düşüncesi haline getirdiler. Bir insanın dini inancını, Allah inancını kendisine bırakıyorum ama vatanseverliği beni ilgilendirir. Kim olursa olsun, söylediği ve yaptığı işlerin bu ülkeye ne getirip ne götürdüğüne bakmak lazım. 17 Aralık operasyonu ile bu ülkede siyaseti dizayn etmeye kalkıştılar ve vesayet sistemini yeniden hakim kılmaya çalıştılar. Çok net söylüyorum. Yolsuzluk yapan varsa karşılığını görecekler. Zaten bizim bakanlar da soruşturma açılsın dediler. Milletvekilleri olarak da soruşturma açılması için önerge verdik. Yanlış yapan varsa hesabı sorulacaktır ama bunların amacı yolsuzluk değil seçimlerde AK Partiyi ve başbakanı saf dışı bırakmaktı” diye konuştu.

“Kayısı yüzde 90 oranında zarar gördü”

Adalet ve Kalkınma Partisi Malatya Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Ömer Faruk Öz, 30-31 Mart tarihlerinde yaşanan don olayında kayısının yüzde 90 oranında zarar gördüğünü söyledi. Öz, çiftçilerin doğal afetlere karşı sigorta yapmasının öneminin bu vesile ile bir kez daha ortaya çıktığını belirterek “Biz, sigorta yaptırmayan çiftçilerimizin zararını bir kereye mahsus olmak üzere karşılanması noktasında bütün arkadaşlar olarak çaba gösteriyoruz. Ancak çiftçilerimizin mağduriyetinin ne şekilde giderileceği ancak kesin hasar tespitinden sonra belli olacak” dedi.

Öz, yerel seçimlerden kamu yatırımlarına, 17 Aralık sürecinden Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar gündeme dair birçok konuda açıklamalarda bulundu. Ömer Faruk Öz, 30 Mart yerel seçimlerde alınan sonucun, Malatya halkının Başbakan Tayyip Erdoğan’a olan sevgisinin bir sonucu olduğunu söyledi.

“Vatandaş milli iradenin devamına karar verdi”

Milletvekili Ömer Faruk Öz, “Halkımız milli irade hakimiyetinin devam etmesine karar vermiş ve bir kez daha vesayet isteyenlere karşı dur demiştir” diye konuştu.

“Gönül isterdi ki, bu seçimlerde vatandaşlar belediye başkan adayı olan arkadaşlarımızın projelerine, hizmet vaatlerine bakıp karar versinler” diyen Ömer Faruk Öz, şunları söyledi:

“Ama ne yazık ki, çok farlı bir algı oluşturup Türkiye’de kaotik bir ortam yaratmak suretiyle, vesayet sistemine dönüp dönmeme mi, yoksa milli irade hakimiyetinin devam edip etmemesi mi konusuna dönüştü. Fakat Türk milleti bu oyunu çok iyi algıladı. Ülkemizde yapılmak istenen oyunun ve tezgahın ne olduğunu gördü. Bunu en iyi gören illerin başında da Malatya geliyor. Malatya halkı her zaman milli iradenin yanında, vatanseverlik noktasında, yapılan işin ülke menfaatine olup olmama noktasında, kimin bu ülkenin bağımsızlığı uğruna tavır koyup kimin de farklı örgüt, uluslararası ve ulusal farklı çıkar gruplarına hizmet etmeye çalıştığını algılama noktasında kadirşinas bir tutum sergiledi. Bu başarı milli iradenin başarısıdır ve Malatya halkının başarısıdır. 30 Mart yerel seçimleri, milletimizin milli iradeye ve buna sahip çıkan Recep Tayyip Erdoğan’a sahip çıkıp-çıkmama meselesiydi. Malatya halkı buna sahip çıkmıştır. Bundan sonra bize düşen kamu yatırımlardan halkımıza daha fazla pay alabilmektir.  Bundan sonra görevimiz, Malatya’nın ve halkın sorunlarıyla dertlenmektir. İl, ilçe, mahalle ve köy bazında hepimize önemli görevler düşmektedir. Ben, iktidar veya muhalefetten belediye başkanı seçilen bütün başkanlarımıza başarılar diliyorum. Bundan sonra herkesin görevi, sorunları tespit etmek ve ayrım yapmaksızın çözerek hizmet üretmektir.”

 “Kesin hasar tespiti hasat mevsimini bulur”

30 ve 31 Mart tarihlerinde yaşanan don olayı nedeniyle Malatya çiftçisinin önemli oranda mağdur olduğunu hatırlatan Milletvekili Ömer Faruk Öz, bu mağduriyetin giderilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi. Bugüne kadar yapılan ön hasar tespit çalışmalarında kayısının yüzde 90 oranında zarar gördüğünün belirlendiği ifade eden Ömer Faruk Öz, “ Biz, sigorta yaptıran yaptırmayan bütün çiftçilerimizin mağduriyetini giderme noktasında gerekli girişimleri yapıyoruz ve burada da bu tespitler Nisan’ın 25’ine kadar yapılacak. Kalıcı tespit çalışmaları ise hasat mevsimine kadar devam edecek.  Sigorta yaptıran- yaptırmayan ayrımı yapmadan çiftçilerimizin mağduriyetini bir kereye mahsus gidermeye çalışacağız ama şunu da belirtmek gerekiyor ki muhakkak ve muhakkak sigorta yaptırmamız gerekiyor. Kalıcı bir karar verilmesi kesin tespitlerin yapılması ile mümkün olacaktır. Dondan zarar gören çiftçilerimize dekar başına ödeme mi yapılacak, çiftçinin faizsiz ertelenmesi noktasında neler yapılabilir geniş çaplı çalışmalar yapılıyor” ifadelerini kullandı. 

“En kısa sürede Yoncalı Barajı’nın yapımına başlanacak”

Yoncalı Barajı’nın ihalesi yapılmasına rağmen Kamu İhale Kurumu’na yapılan itirazlar nedeniyle müteahhide yer teslimi yapılamadığını ve bir takım teknik sıkıntılar nedeniyle gecikme yaşandığını kaydeden Ömer Faruk Öz, bu gecikme için Yoncalı Barajı’nın yapılacağı Arguvan halkından özür diledi.  Öz, bu konuya ilişkin de şu açıklamayı yaptı: “Çiftçilerimizin en önemli sorunlarından birisi de sulama suyu sorunu.  Biliyorsunuz Yoncalı Baraj’ının ihalesini yaptık ama KİK’e yapılan itirazlar nedeniyle işin başlaması gecikti. Biz KİK nezdinde işlerin hızlandırılması için ricacı olduk. Dün itibariyle KİK’e yapılan itirazlar reddedildi ve inanıyorum ki yakın zamanda DSİ ile müteahhit firma arasında sözleşme yapılıp, barajın yapımına başlanacaktır. Teknik şartlar nedeniyle gecikmeler oldu. Biz bu gecikmeler nedeniyle bölge halkından özür diliyoruz. Daha önceki dönemlerde barajların gövde ihaleleri yapılıp sulama kanalları sonradan ihale ediliyordu.  Kapıkaya ve Boztepe’de bitmesine rağmen çiftçiler sulama kanallarının yapılmamış olması nedeniyle bu sulamadan yararlanamıyordu. Yoncalı’da böyle bir sıkıntı yaşanmaması için hem baraj hem de sulama kanallarının ihalesi yapıldı. Yoncalı Barajı’nın yapılmasıyla yörenin sulama sorunu çözülmüş olacak.”

“Bakan, Hızlı Tren Projesi için talimat verdi”

Ulaştırma Bakanı Lütfi Elvan ile önceki gün yaptıkları görüşmelerden de bilgiler aktaran Öz, Sivas-Çetinkaya-Malatya-Elazığ ve Diyarbakır arasında Hızlı Tren Projesi’nin başlatılması için Bakan Lütfi Elvan’ın ilgili müdürlüklere talimat verdiğini söyledi. Atıl şekilde duran vagon Onarım Fabrikası’nın lojistik köy olarak demiryolları tarafından aktarım merkezi gibi kullanılması konusunda da çalışma yapıldığını bildiren Öz, “Bizim de Malatya’da hazır bir yerimizin olduğunu, yıllardır kullanılmayan lojistik köy için hazır alt yapı olduğunu söyledik. Bakan talimat verdi. Vagon Onarım Fabrikası’nın lojistik köy olması noktasında bir çalışma yapmasını istedi. DDY Bölge Müdürlüğü bir rapor hazırladı ama  DDY Genel Müdürlüğü de bu konu üzerinde çalışacak. Bunun dışında Devlet Demir Yolları’nın bir raybüs uygulaması başladı. Biz Malatya-Elazığ ve Baskil arasında yolcu yoğunluğu nedeniyle bu güzergahta raybüs sistemi olabilir mi diye Sayın Bakanımızla görüşlerimizi paylaştık. Bu konuda da Bakanımız talimat verdi” şeklinde konuştu.

HABER-FOTO: Güler HAZAR, yenimalatya.com.tr- malatyahaber.com

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."