Final

Fuat


Lab


Malatya Haber -

Bir Acizliğin Profilini Yazdım

Bir Acizliğin Profilini Yazdım
  • 07.01.2021

Bu yazıyı; üç otuz paralık çıkarları için tetikçilik yapanları muhatap almak amacıyla..  

Güler HAZAR   

Mustafa Kemal Atatürk, sadece büyük bir asker ya da devlet adamı değil, bir yönetim felsefesi de inşa eden çok yönlü bir düşünürdür aynı zamanda.

Yönetim felsefesinde, yöneticinin davranış modelinin ve o davranışa yön veren zihinsel yapısının; topluma ve toplumun ürettiği kurumlara doğrudan nüfuz ettiğini ve biçimlendirdiğini düşünen Atatürk, çok yerinde bir tespitle, “toplumsal gelişmenin ya da çürümenin de temelinde, yöneticilerin tavırlarının yattığını” söyler.

Bir ülkenin ya da kentin kurumları o ülke ya da kent halkının somutlaşmış yansımalarıdır.

Bu nedenle Atatürk’ün bu veciz sözüne yaslanarak, şu tespiti rahatlıkla yapabiliriz:

Kurumların gelişmesinin ya da çürümesinin temelinde, o kurum yöneticilerinin tavırları yatar.”

Hem Atatürk’ün andığım tespiti hem de Atatürk’ten ilham alarak ulaştığım bu sonucu son yıllarda hemen her gün test ettiğimizi söylersem; itiraz eden olmayacaktır diye düşünüyorum.

Hele bu önermemin sahası Malatya olunca, yöneticilerin ya da yönetici olduğunu iddia edenlerin, yönettikleri ya da yönettiklerini iddia ettikleri kurumlar için çürüme dışında bir seçenek bırakmadıklarının tanığı olduğumuzu kesin bir ifadeyle söyleyebilirim.

Yöneticilerinin tavır, tutum ve iş tutma biçimleri sayesinde çürümeye yönlendirilen kurumları saymakla bitmez Malatya’da.

Malatya’nın belediye yönetimlerinden tutun, üniversitelerinde çıkın… Göreceğiniz tablo çok farklı olmayacaktır.

Malatya ve bağlı olduğu akademik camia için üzüntü verici bir sürecin çıktısı olarak bu durumun son örneğini Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nin maalesef tepe yönetimi oluşturuyor.

Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) Rektörü; kağıt üzerinde ve yasal çerçevede yeni ama 45 yıllık İnönü Üniversitesi’nden ayrılan bir üniversite olarak önemli bir birikime sahip olan kurumunu, yeni bir yönetsel vizyon, yeni bir akademik coşku ile ileriye taşımak yerine, gündelik popülizmin keyfini tercih edince, MTÜ’nün, başladığı noktanın da gerisine düşebilme ihtimalini doğurduğunu söylemek abes olmayacaktır.

Bu ihtimale dair somut tespitleri ben değil; tüm yükseköğretimi düzenleyen ve yükseköğretim kurumlarının faaliyetlerine yön veren, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) yapıyor.

YÖK, 2018 yılından bu yana, üniversitelerin bilimsel performanslarını ölçmek için somut verilere dayalı bir çalışma yaparak, üniversitelerin izleme ve değerlendirme raporlarını yayınlıyor.

YÖK’ün bizzat kendisinin “Üniversitelerin Karnesi” olarak adlandırdığı bu performans raporlarından biri de Malatya Turgut Özal Üniversitesi’ne aitti.

Üniversitelerin eğitim, bilim ve araştırma alanlarındaki performanslarının kentlerin ve ülkelerin gelişimindeki öneminin bilincinde bir gazeteci olarak, YÖK tarafından yayınlanan MTÜ İzleme ve Değerlendirme Raporu’nu, YÖK’ün ifadesiyle kısaca söylemek gerekirse MTÜ’nün Karnesi’ni inceledikten sonra, bu rapora dayalı olarak bir haber hazırladım. Bu haber, gazetem Yeni Malatya’da ve malatyahaber.com’da “MTÜ’nün Bol Sıfırlı YÖK Karnesi” başlığı ile geçtiğimiz günlerde yayınlandı.

Buraya kadar sorun yok…

Peki, kurulduğu günden bu yana, ikinci bir üniversite kazanımı bağlamında Malatya’ya ve bilim dünyasına kazandıracaklarına ilişkin umutlarımızın yanı sıra bir kadın rektörün varlığının erkek egemen toplumda yaratacağı değişimin toplumsal faydalarına inanarak, MTÜ’nün çalışmalarının kamuoyuna aktarılması için gösterdiğim özel çabaya karşılık, MTÜ’nün bizzat YÖK tarafından hazırlanmış karnesini yorumsuz biçimde yayınlamamız sonrasında, MTÜ Rektörü Aysun Bay Karabulut nasıl bir tavır sergiledi dersiniz?

İletişim Fakültelerinin, adam akıllı iletişim fakültesi olduğu bir dönemde, Marmara Üniversitesi’nde rahmetli Prof.Dr. Ünsal Oskay gibi iletişim bilimleri üstadlarının tedrisatından geçmiş bir gazeteci olarak şunu söylemem gerekiyor:

Normal ve kurumsal akla sahip yöneticiler; kurumları ya da bizzat kendileri ile ilgili medyada yayınlanmış haberlerin önce içeriğini okur, analiz eder ve yorumlar. Sonrasında ise, haberde yalan, yanlış, eksik ya da art niyet gözetleyici bir çarpıtma varsa, kurumsal sistemin gereği olarak yazılı ya da sözlü olarak bir cevap – düzeltme metni hazırlar ve muhatabı olan medya kuruluşuna gönderir.

Medeni ve kurumsal aklın gereği olarak, iletişim stratejisinde izlenecek prosedür budur.

Ancak; Malatya’daki hemen tüm kurumların kurumsallık iddialarının “laf salatası” olmaktan öte gidemeyişinin üniversite düzleminde çarpıcı bir örneği olarak, her konuşmasının girişinde kalite yönetimine vurgu yapmaya özen gösteren MTÜ Rektörü Aysun Bay Karabulut, “yönetimde kalite” kavramından anladığının, “kalite yönetimi” teorisi ile zerre ilişkisi olmadığını gösteren aciz bir tavır ortaya koydu.

Bu acizliğin ve kurumsal etiğin ve disiplinin gereği olarak, Rektör Karabulut; doğrudan haberin altında imzası olan bana ve mensubu olduğum medya kurumuna cevabi bir karşılık vermek ya da varsa bir düzeltme bilgisi göndermek yerine, trol kavramının da karşılayamayacağı düzeysizlikteki, ‘haşır- neşir’ olduğu yöneticilerinin eğitim düzeyinin okur –yazarlıktan öte olmadığı bazı siteleri kullanarak; hem bana hem mensubu olmakla gurur duyduğum kurumuma hakaret ettirmeyi seçti.

MTÜ Rektörü Aysun Bay Karabulut’a göre; YÖK’ün MTÜ İzleme ve Değerlendirme Raporu’nun tek bir harfini ya da tek bir rakamını değiştirmeden yayınlamak, MTÜ yönetimine karşı bir algı operasyonu imiş ve biz MTÜ’nün başarılarını kıskandığımız için algı operasyonu yapıyormuşuz!

YÖK’ün kendi üniversitesi için hazırladığı İzleme ve Değerlendirme Raporu’nu algı operasyonu olarak değerlendirmek akıl tutulmasıdır. Algı operasyonu filan yok; ama var olduğunu iddia ediyorsanız, bunu biz değil,  her gün saygılarınızı sunduğunuz YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç yapmış oluyor. Derdinizi YÖK Başkanı Sayın Yekta Saraç’a yanın…

MTÜ Rektörü Aysun Bay Karabulut’un, söz konusu YÖK Karnesi’ni haberleştirmemiz karşısında ‘vekil tayin ettiği’ anlaşılan, meslek ahlakı yozlaşmaları ile ünlü olanların yönettiği çöp niteliğindeki sözde medya siteleri üzerinden saydırttığı itham ve hakaretler bununla da sınırlı değil:

MTÜ Rektörü’nü savunma adına ortaya çıkarılanların, YÖK Raporu’nu yayınladığımız için, MTÜ’nün gelişimine, büyümesine büyük destek veren, hemen tüm öğretim elemanlarının yaptığı çalışmaları haberleştiren bizler için uygun gördüğü bazı sıfatlar ve ithamlar şöyle:

“Teneke kafalı…”

“Boş kafalı”

“Fasa fiso”

“Tın..sınız”

“Kuru kafalar”

“Cahil”

“Asparagas haberci” ve daha fazlası…

Bu yazıyı; üç otuz paralık çıkarları için tetikçilik yapanları muhatap almak amacıyla değil, “Prof. Dr.” gibi en üst düzeyde akademik unvan taşıyan ve Malatya’nın bir üniversitesini yönettiğini zanneden bir rektör profili ortaya koymak için yazdım.

Acizliğin profilini yazdım yani.

Başkalarının adına utanmak duygusu diye bir şey var hani…

Tam o moddayım…

Tam bir çürüme hali ve yönettiğini iddia ettiği kurumu çürütme örneği.

Malatya için acı ve hüzün verici.

Söylenecek çok şey var fakat, şimdilik burada noktalıyorum.

__________________

Güler HAZAR’ın, ‘Üniversitelerin Karnesi’ olarak görülen YÖK’ün ‘2019 Yılı Üniversite İzleme ve Değerlendirme Raporu’ ve MTÜ’nün buradaki durumuna ilişkin haberini okumak için aşağıdaki linki tıklayınız:

MTÜ’nün Bol Sıfırlı YÖK Karnesi

Etiketler: / / /

Yorumlar
  1. Adem dedi ki:

    ilgili kişilere sorarmisiniz Sezer hanima o kadar hediye göturdunuz bumuydu.Haram Olsun Malatyanin hakki .

  2. Ferhunde dedi ki:

    Sizi ayakta alkışlıyorum, başka söze gerek yok…

  3. malatyali dedi ki:

    Bacı kalemine saglık

  4. Ali Kaya dedi ki:

    Bizim kız
    yine dağıtmış ortalığı…
    Bilgili, cesur ve sert….

  5. Akademik dedi ki:

    Ağzınıza ve kaleminize sağlık. Son derece profesyonel ve nitelikli bir yazı olmuş. Öncelikle siİ tebrik ediyorum.
    Ne yazık ki üniversite mahallesi yönetir gibi, dedikodu ve laf sokma prensipleri üzerine yönetimince bu yaDığını sonuçlar kaçınılmaz oluyor. Kaçan canını kurtarıyor oradan. Kalanlara Allah yardım etsin. Diyeceklerim bu kadar. Memleketim adına çok üzgünüm.

  6. Ali dedi ki:

    Güler hanım geçen aylarda yazdığınız be Malatya medyasına tuttuğunuz aynada bu yazıda çok güzeldi. Maske düşüren yazılar. Size saldırmalarından etkilenmeyin memlekete fayda sağlıyorsunuz. Ve sizden de malatyahaberden de böyle yazılar beklemiyorken bu yazıları okuyunca malatyam için umudum artıyor. Sağolun var olun hep böyle hakkı doğruyu yazıp aydın vasfı gösterin. Teşekkürler

  7. Kaysıcı dedi ki:

    Güler abla bi yazı yaz valla onlarca kez yazdım kimse duymadı beni,Güzel Orduzu Şanlıkaya mahallesine doğalgaz ne zaman geliyor. Üç ayrı soba yakmaktan yoruldum, mutfakta titremekten yoruldum. İki kilometre ötemiize gelen doğalgaz neden bize verilmiyor.

    1. GÜLER HAZAR dedi ki:

      Sayın okurumuz; Orduzu – Şanlıkaya’ya doğalgaz altyapısı sağlanması konusundaki çabanızı takip ediyorum. Ben de Doğalgaz Dağıtım Şirketi ve diğer yetkililerle bu konuda görüşüyorum. Konuyla ilgili detaylı bir haberi önümüzdeki hafta içinde hazırlayıp yayınlamayı planlıyoruz. Saygılarımla

  8. hacibayram dedi ki:

    Geçte kalınsa bile, bir yürekli gazetecinin çıkıp, Malatya’da kurulu düzene karşı ‘kral çıplak’ demesi alkışlanacak davranış. Bütün gayretini bilime değil de (gösteriye) verenlerin hazin sonunu seyrediyoruz. Yazık Malatyam yazık, sen bunu hak etmiyorsun.

  9. Göktürk dedi ki:

    Atm atm profları atm doçentleri atm araştırma görevlileri amaçları sadece ay sonunda alacakları para olan insanlar bu memlekete bu bu ülkeye hiç bir şey katamazlar işinin ehli insanların bir şekilde önünü kesip işe yaramaz insanları bu kadrolara getirenlere de söylenecek çok söz var. Kaleminize sağlık bu güzel yazı için nekadar teşekkür etsek azdır.

  10. Hepsi bu dedi ki:

    Ya arkadaşlar öyle bi yazmışsınız ki… tamamen katılıyorum ama!!! E canım Malatya da İsveç Finlandiya İsviçre Danimarka vs değil ki… böyle şehre böyle yöneticiler çok bile… Ne bekliyorsunuz ki ? Beklenti ne kadar az olursa hayal kırıklığı da o kadar az olur liyakatin olmadığı ülkede çok şey beklemeyin…

  11. YILDIRIM dedi ki:

    Bu yazıyı 2-3 defa okudum, okurken çok keyif aldım, gazeteci ve medyada böyle dürüst ve hakkını veren gazeteci sayısı maalesef az,
    GÜLER HAZAR bence Malatya’nın dürüst ve kaliteli kalemi, gurur duydum tebrik ediyorum, sonuna kadar destekliyorum. “ Gerçek topaldır, geçte olsa gideceği yere varır.” Yüreğine sağlık GÜLER HAZAR.

  12. Süleyman dedi ki:

    Rektöre hanım üniversitesini bilimsel olarak ileri götürmek istiyorsa İnönü Üniversitesi ile işbirliği yapmak zorunda. Ancak, öyle bir kindar ki İnönü Üniversitesinin ismini duymak istemiyor. Günlük ufak politikalarla üniversiteciği yönetmeye çalışıyor. Sosyal medyadan Üniversite yönetiliyor. Ayın çoğunu Ankara da geçiriyor. Bir rektör 2 senede 7-8 tane rektör yrd değiştirmez. Gidenlere sorduğunuzda hiç bir yetki verilmediği, yardımcıları ile görüşme tenezzülünde bile bulunmadığı anlatılıyor. Yanlışı yazıldığında bir anda sınırları zorlayabiliyor. Eeee liyakata bakmadan yönetici atanırsa, olacağı bu.

  13. Emre dedi ki:

    Güler hanım bu nezaketsiliğe, bu kendini bilmezliğe verilebilecek en güzel cevabı yine en güzel üslup ile vermişsiniz. Muhatabın seviyesine düşmeden, edeple, nezaketle nasıl cevap verilebilirmiş gösterdiniz. Yazının içeriği kadar üslubu da alkışı hakediyor.?????

  14. Vedat dedi ki:

    Bu yazıyı okuyunca şehre dair umutlarım arttı. Kral çıplak diyen yazıları okudukça umutlanıyorum. Tebrikler Güler hanım.Eline, yüreğine vicdanna sağık

  15. Müdafa-i Hukuk dedi ki:

    Bu kadar ahlaklı ve ferasetli bir yazıyı okuduktan sonra söyleyeceklerim ektedir;
    Keramet tâcda değil nârda’dır
    Eyy! Mustafa Kemal ATATÜRK; Güler Hazar Buradadır! 🙂

  16. Bulut dedi ki:

    Yüreğinize sağlık Hazar hanım.

  17. yılmaz dedi ki:

    Güler Hanım kaleminize ve yüreğinize sağlık.

  18. Canercan44 dedi ki:

    Süper bir yazi olmuş kaleminize sağlik

  19. malatya dedi ki:

    Güler hanım bu yazınız için sizi tebrik ederim. Sizin gibi cesur yazar artık pek yok maalesef. Bende bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Turgut Özal Üniversitesinin maalesef yaptıkları ihalelerin çoğu davetiye usulü ihaleler. Bu ara gündemde olan YİKOP’ta yapılan davetiye usulü ihaleler gibi. İhaleye girecekleri idare belirliyor, sadece belirlediği kişiler bu ihaleye girebiliyor. Bunu kamu ihale kurumunun resmi sitesinden teyit edebilirsiniz : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/Ortak/IhaleArama/index.html adresine girin, sol tarafta ÜST İDARE ARA… kısmına MALATYA TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ yazın ve FİLTRELE’ye basın. MTÜ 2 yılda 16 ihale yapmış. 1 tanesini iptal etmiş. Geri kalan 15 ihalenin maalesef 13’ü davetiye usulü (pazarlık usulü), sadece 2 tanesi açık ihale usulü. Çıkan ekrandaki ihalelerden BİLGİLER kısmına tıklatıp çıkan sayfadaki SÖZLEŞME BİLGİLERİ kısmına tıklarsanız, hangi firmayı davet edip ihale verdikleri ve ne kadar tenzilat yapıldığı görülecektir. Bu yapılanları kanuna bir şekilde uydurabilirler fakat…………

  20. Serdar Kaplan dedi ki:

    Güler Hanım;
    Kaleminize sağlık. Sizlerin kişisel menfaat gütmeden gerçek doğruları vatandaşa sunmanız tabiki birilerinin zoruna gidecek. Memlekette genel olarak insanımızın, hiçbir atamızın söylemediği fakat atasözü olarak tabir edilen ‘Devletin malı deniz yemeyen … ‘ sözüne istinaden hareket ettiğini söyleyebiliriz. Bunun için iktidar ve muhalefet olmanız gerekmiyor. Adamı olan bu memlekette herşeyi ama herşeyi yapabilir zihniyeti hakim. Garibanın yüzü asla gülmez asgari ücrete talim.

  21. Has Malatyalı dedi ki:

    Güler Hanım, doğruları zor şartlar altında olası çıkarları elinin tersiyle iterek söyleyebilmek onur ve cesaret ister. Bu duruşu gösterdiğiniz için size teşekkür ederim. Sizi tanımam etmem ama Malatya haberlerini ilk ve en çok bu siteden takip eder, en çok buraya itibar ederim. Yapmış olduğunuz buz gibi habercilik karşısında tabloyu ve şapkasını önüne koyup düşünmek ve nasıl iyileştirebileceğini araştırmak varken, basına da “Daha iyi olacağız,” demek varken, somut gerçekleri hazımsızlık ve düşmanlıkla karşılamak olgunlaşamamış insanların işidir. Bu adaletsizliğin ve nefret dilinin kalemşörlüğünü ağzından hakaret saçarak yapanlar da ancak sözde gazeteci olabilir, onlar gazeteci olarak koca bir hiçtir. Bu denli basit bir haberi bile yorumsuz yayınlayanları sindiremeyen rektör şunu unutmasın ki gün gelip devran dönerse adalet yerini bulur. Kendisini ve o malum kalemleri sizden özür dilemeye davet ediyorum. Biz Malatyalı vatandaşlar olarak manevi yönden arkanızdayız.

  22. Baki dedi ki:

    Güler Hanım, kaleminize, haksızlığa gelemeyen Malatyalı güzel yüreğinize sağlık, Malatya, Malatya olalı böyle zulüm görmemiştir. Atatürk’ ün veciz sözünü paylaşmışsınız, Ne güzel tespit etmişsiniz, Bu kokuşmuşluğun temelinde, Ehliyet ve Liyakatin olmaması yatıyor, Malatyalılar, ülke bürokrasisinde birçok başarıya imza atarken, kendi ilimizde parya, Malatya’ da Malatyalının kıymeti yok, Ehliyet ve liyakatın olmadığı (yerlerde) her gün yeni bir skandala imza atarak, Malatyamızın adını lekelemeye devam ediyorlar, Siyasilerde bu işe sessiz kalıyor, Neyse ki, sizler gibi kalemi kaliteli, kumaşı düzgün gazeteciler var, ben bir kez daha teşekkür ediyorum, Kral çıplak dediğiniz için…

  23. Kadir dedi ki:

    Üniversiteyi daha doğrusu Malatya’yı babasının malı gibi görenler (kimi rektör kimi milletvekili) oldukça biz hep cahil olarak nitelendiriliriz çünkü onlarla aynı fikirde değiliz. Liyakat olmayınca böyle oluyor.

  24. ilkerefendyy dedi ki:

    Bu kalite düzeyine bu kadar etkili ve nitelikli cevap verilir. Kaleminize sağlık Sn. Güler HAZAR.

  25. Yucel dedi ki:

    Sayın editör Malatya’da yerel habercilik olarak bütün samimiyetinizle ve açıklığıyla kaleme almanızı tebrik ediyorum. Ayrıca sayın rektör personelleri nasıl işten çıkarırım nasıl hangi bölüm ve müdürlüğe vekil olarak atarım derdinde!!! Sizlerden ricam işten kovulan atılan uzaklaştırılan personeller ile iletişime geçerek dertlerini dinlemenizi rica ediyorum

  26. mustafa dedi ki:

    Malatya’nıın sizin gibi korkmadan yazacak kalemlere ihtiyacı var.Tebrikler..

  27. MUSTAFA dedi ki:

    Sayın Güler yazınıza sonuna kadar katılıyorum. Gerçekleri görmezden gelen, gerçeklerin ortaya çıkmasından korkan yöneticiler, gerçekler ortaya çıkınca, çıkaran kişiyi hedef gösterirler. Söylenecek çok şey var ancak bu tür yöneticilere ne yazık ki ne söyleseniz boşa. Siz doğru yolda olduktan sonra eğri olanlar mutlaka bir gün layıklarını bulurlar.

  28. Cem dedi ki:

    Yazınızı canı gönülden katlıyorum. Sizden ricam istifa edip göndertirilen akademisyenlerin neden gittiklerini araştırın.

  29. Tecdeli dedi ki:

    Yorumumu önce yayınlayıp sonra neden kaldırdıniz.
    EDİTÖR: Aynı IP’den değişik isimlerle yorum atıldığı ve kimin hangi amaçla gönderdiğine dair tahminimiz ağır bastığı için!

  30. kündübekli dedi ki:

    Çok ihtiyac verici bir yazı olmuş ama malatya için değil ulkenin geneli sorunlu , işin ehli kişilerin uzaklaştırma operasyonları yapılıyor adeta.Gercekten yazık oluyor ulkeye liyakat çok onemli bir kavram maalesef liyakat dan ülke her geçen gün uzaklaşıyor, hiçbir yetkili tek başına karar alamıyor veremiyor çok acı bir şey ve gelecek nesil çok ama çok sorun yaşayacak günü kurtarma peşindeyiz.

  31. Yaşar KARAASLAN dedi ki:

    Bu yöneticilerden ne bekliyorsun ki Güler?
    Bizim kurum veya kuruluş yöneticilerimiz (!) devletin memuru- değiller ki Eğer devletin Memuru olsalardı, Malatya’nın hemen hemen her alanda geri gittiğini, Pandemi günlerinde bile icraya verilen dosyaları, (Sulama Birliği tarafından)
    Tarımsal sulamaya destek olma amacıyla Milyonlarca lira para harcanarak yapılan baraj bölgelerindeki toprakları hızla yapılaşmaya açanları
    Belediyelerine gelir sağlamak amacıyla yasal harç’larla yetinmeyip bağış toplayanları,
    Ekonomik anlamda (Hem üretim hem de istihdam) açısından her geçen gün kan kaybettirenleri,
    Rüzgar sirkülasyonu nedeniyle kar tutmayacak olan YAMA DAĞI’na kayak pisti ve merkezi yaparak hayvancılığın doğal beslenme alanlarını yok ederek bizleri ithal samana muhtaç edenleri,
    Çıkar söylerler. Ama söyleyemezler. Çünkü Devletin Memurları değil..Devletin Memuru Devletin Malını- vatandaşın hakkını her ne şart altında olursa olsun koruyandır…
    Daha yazılacak çok şey var ama…
    Bu yöneticilerden ne bekliyorsun ki
    Yine de kalemine sağlık. Güler Can…

  32. Bülent dedi ki:

    Bu cesur ve son derece can alici yazi icin cok uzaklarda yasayan bir malatyali olarak tesekkür ederim. 52 yasina geldim cocuklugumun ve genclik yillarimin gectigi malatya nin dünden bugüne süre gelen gelisimini (!) icim aciyarak izliyorum.

  33. Yasin Koç dedi ki:

    İletişim Fakültelerinde ders notu olarak okutulacak bir metin.
    Bu yazıyı Malatya protokolü dikkatle okumalı bence. Siyasetçilerin trollleri var sanırdık, meğerki akademisyenlerinde trolleri vermiş… trolll kullanan akademisyenlerim bilim kimliğinde şüphe ederim.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."