İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

Bir Çınar’ın Ardından

Bir Çınar’ın Ardından
  • 04.03.2017

...Bir ömür Malatya için neler yapmadı ki merhum  Mehmet Hayrettin Abacı?  

İsmet YALVAÇ Yazdı

İnsan doğar, yaşar ve ölür…

Ömür dediğimiz şey birkaç saatte olabilir bir asır da. Ama hiçbirimiz bundan kaçamaz, eninde sonunda, bir şekilde, ebedi istirahatgahımıza yolcu oluruz.

Önemli olan, uzun veya kısa ömrünüzde, imkanınız ve kapasiteniz doğrultusunda, nasıl yaşadığınız, bir birey olarak kendinize, çevrenize, yaşadığınız topluma ne kattığınızdır. Yaptığınız işler, söylediğiniz sözlerle çevrenize, yaşadığınız topluma ne katmışsınızdır, o toplumun üyeleri, düşüncelerinizi paylaşsa da paylaşmasa da, sizin hakkınızda ne düşünmektedir, bunlara bakmak gerekir.

Hafta içerisinde kaybettiğimiz ‘has’ Malatya’lı, ‘tutkun’ Tecde’li Mehmet Hayrettin Abacı ağabeyimizi bu açıdan değerlendirmek istiyoruz.

***

1929 yılında Malatya’nın Tecde mahallesinde doğan Abacı, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra memleketine dönüp avukatlık yapmaya başladı. Yaklaşık 65-70 yıl öncesinin Türkiye’sini, Malatya’sını göz önüne getirirsek Abacı’nın doğup büyüdüğü toprakları, bilhassa Tecde’yi, ne kadar sevdiğini anlayabiliriz. İnsanların bırakın “İstanbul Hukuk” gibi prestijli bir okuldan mezun olmasını, liseyi, hatta yerine göre ilköğretimi bile bitirmesinin zor olduğu bir dönemde Abacı istese Malatya’ya hiç dönmeyip mesleğinde kariyer yapabilir, çok iyi pozisyonlara gelebilir, belki büyük paralar kazanabilirdi.

Ama ondaki Malatya sevgisi ağır basmış olacak ki vatanına döndü, avukatlığa başladı başlamasına ama sanki “asıl mesleği” Malatya üzerine kafa yormak, bir şeyler üretmekmiş gibi çaba içerisine girdi.

Malatya için neler yapmadı ki merhum Hayrettin Abacı?

Memleketi her alanda (tarım-ticaret-sanayi-eğitim hatta bu yazıları yazdığı yıllarda adı bilinmeyen turizm konulu) daha iyiye, daha ileriye gidebilsin diye yazılar yazdı, makaleler yayınladı, gazeteler çıkardı. Yazılarına M.Hayrettin Abacı diye imzasını koyar, bundan mülhem eskiler imzayı ‘Mim Hayrettin’ diye okur, söylerlerdi. Bu ‘mim’, solcu kimliği nedeniyle ironik bir tanımlamaydı da, aynı zamanda.

Siyasetle de uğraştı; TİP’de ve CHP’de etkin görevler aldı. Malatya’nın en dürüst, kaliteli siyaset adamlarından biriydi her zaman.

Bununla da yetinmedi, 1970’li yıllarda bir grup arkadaşıyla dernek kurarak, yazılar yazarak, girişimlerde bulunarak Malatya’da İnönü Üniversitesi’nin kurulmasına öncülük etti. (İnönü Üniversitesi’ni yönetmiş olanların, yönetenlerin, üniversitenin geçmişini bilmedikleri, kendileri için muteber olanlar dönemin iktidar siyasileri, simaları olduğu için, Hayrettin Ağabey ve O’nun gibilerden haberleri bile yok ki, bir başsağlığı mesajı bile yayınlama gereği duymadılar!)

***
İnsanların görüşlerinde ne kadar samimi oldukları iş lafa değil de eyleme kaldı mı ortaya çıkar. Abacı, yazılarında, çıktığı programlarda doğayı, yeşili, ağacı ne kadar sevdiğini anlatır, şehri yönetenlerin bu doğrultuda karar almasını isterdi. Anlayacağınız, toplumun çıkarlarını bireylerin çıkarlarının üstünde tutardı.

malatyahaber.com’daki vefat haberinin altına bir yorum yazan, Hayrettin Ağabeyin 1999’da CHP’nin adayı olarak yarıştığı seçimde MHP’den seçilen Malatya eski Belediye Başkanı Sayın Mehmet Yaşar Çerçi’nin ifadeleri, Abacı’nın düşüncesinde ne kadar samimi olduğunun açık kanıtı.

Çerçi, Abacı’nın vefatından duyduğu üzüntüden ve onunla hemşehri olmanın onurundan bahsettikten sonra “Başkanlık dönemimde kendilerinin Malatya ve özellikle mahallesi olarak sahiplendiği Tecde ile ilgili düşüncelerini saygıyla dinler ve fikirlerinden yararlanırdım. Orada (Tecde) büyük miktarda arazisi olmasına rağmen, birçoğu gibi imara açılıp çok miktarda apartman sahibi olmak yerine her fırsatta burasının olduğu gibi korunmasını ve gelecek nesillere öylece taşınmasını ister ve savunurdu. Başkalarının mülkü hakkında “yeşil kalsın, imara açılmasın” demek kolaydır da, söz konusu kendi mülkü ve kazancı olduğunda bunu savunmak ancak feragat-ı nefs (kendi nefsinden, çıkarından vazgeçen) sahiplerine mahsus olsa gerek.

Nitekim, yer yer yapılmış var olan kaçak yapılaşmanın önüne geçmek için Tecde’ye yüzde 15 yoğunluklu sayfiye bölgesi hüviyetinde bir imar planlaması yaptırdık. Bu uygulansa idi orası yüzde 85 oranında orijinal yeşil dokusunu koruyacaktı. Ve Sayın Abacı’nın ve O’nun benzeri duyarlılıktaki Malatya’nın karakteristik kimliğini korumadan yana hemşerilerimizin isteği büyük oranda tahakkuk etmiş olacaktı.

Ama maalesef bizden sonra o plan çöpe atıldı, yüksek yoğunluklu yeni imar planı yapıldı ve sanki bir kıraç araziymişçesine yeşil doku hoyratça tıraşlandı ve görüldüğü gibi yeşil ve müstesna Tecde sıradan beton Tecde oldu.

Kim bilir, belki de rahmetli bu tabloyu görmeye tahammül edemeyeceğini düşündüğü için çok sevdiği memleketinden ayrılarak ahir ömrünü gurbette tamamladı. Merhumun ruhu şad olsun.”diye yazmış, bu büyük Malatyalı’nın arkasından..

Hayrettin Ağabey, çiçeklerin kokusundan, kayısıların, kirazların leziz meyvesinden, toprak arklarda şırıl şırıl akan sulardan, yüce ağaçların gölgesinde şakıyan bülbüllerin sesinden yoksun ve yoksul kalmak istemiyordu. Aslında kendisi yaşayacağını yaşamış, göreceğini görmüştü. Şüphesiz yaşını başını almış her insan gibi bir gün ölümün kapısını çalacağının farkındaydı. O, bu güzellikleri kendisi için değil, geride kalan bizler, çocuklarımız, torunlarımız için istiyordu. Çünkü iyi biliyordu ki insan ne kadar doğaya sahip çıkar, ona saygı duyar, onunla uyum içerisinde yaşarsa o kadar sağlıklı, o kadar mutlu bir hayat sürebilirdi.

Doğayı rant kapısı görürseniz gününüzü kurtarabilirdiniz ama geleceğinizi yok ederdiniz.

Abacı bunların hep farkındaydı, cüzdanının değil, vicdanının sesini dinleyen bir aydın, bir hukukçu, bir memleket sevdalısı olarak “şahsi çıkar gözetmeden” söylediklerini, dinlemedik.

***
Ne hazin ki, Malatya sevdalısı bu güzel insanımız, çınarımız Mehmet Hayrettin Abacı, olacakları engellemeyeceğini anlamanın da üzüntüsünden olsa gerek, tası tarağı toplayıp İzmit’teki çocuklarının yanına gitti.

Meslektaşı ve kendisi gibi eski Malatya Baro Başkanı Selahattin Sarıoğlu’nun aktardığına göre, “Malatya’ya giden otobüslere el sallayarak” gözyaşı döküp, ömrünün kalanını gurbet ellerde tamamladı ve de orada toprağa verildi.

_________

ARŞİV FOTOĞRAF ve HABER: (Soldan Sağa) Mehmet Hayrettin Abacı, Asım Demirkök, Celâl Yalvaç ve merhum Vahap Salt (Şair Kul Vahap). Ne için mi bir aradalar? Şehirde yeşil katliamı sürerken, nefes almak, moral bulmak için Beydağı’ndaki ağaçlandırma çalışmalarını görmeye gitmişler. 22 Haziran 2011 tarihli iha haberinden okuyalım: “Malatya’nın duayenleri olarak bilinenler, ağaçlandırma çalışmasını yerinde görüp, takdirlerini ilettiler.  Malatya Barosu Başkanlığı yapan ve şuanda emekli olup gazetelerde köşe yazan Mehmet Hayrettin Abacı, televizyonda program yapan ve gazetelerde köşe yazarı olan Asım Demirkök , Gazeteci – Yazar Celal Yalvaç ile Şair Vahap Salt (Kul Vahap), Beydağı ağaçlandırma çalışmasını yerinde inceledi. Şehire yüksekten bakan ve ağaçlandırma çalışmaları hakkında bilgi alan Malatya’nın duayenleri, fotoğraf çeken basın mensupları ile şakalaşmayı da ihmal etmediler.”

Etiketler:

Yorumlar
  1. Ercan AYCAN dedi ki:

    Tam bir bey efendi, örnek bir insan ve Malatya’nın sahiplerindendi… O artık gitti… Aramızda bir selama, bir vefaya layık o kadar çok değer var ki… Hayat devam ediyor ve ölen ölüyor, kalan ölümü bekliyor… Oysa ebedi var olmak durumunda olan vatanımızın, bayrağımızın, memleketimizin, malatyamızın, argamızın, çırmıhtımızın, aşşağışeherimizin, yoharı banazımızın, mişmişimizin, isotumuzun, balcanımızın, godafamızın, don sitilimizin, eşkimizin, simit pilomuzun, ve daha nice değerlerimizin aslına uygun yaşatmak için gidenlere rahmet kalanlara kıymet vermeliyiz.

  2. Emine Eren Mutlu dedi ki:

    Canım Babam hakkında bu değerli yazıyı yazan Sayın İsmet Yalvaç Bey’e ve babamı olduğu gibi görüp hakkında yorum yapan değerli hemşehrimizlere çok teşekkür ediyorum. İyiki varsınız. Sizlere uzun ve mutlu geçireceğiniz bir ömür dilerim. Sevgilerimle.

  3. Dr.Hüseyin Çat dedi ki:

    Nev’i şahsına münhasır, sürekli okuyan, düşünen, halkı ve doğup büyüdüyü şehirle ilgilenen sözünü esirgemeyen ve artık nesli tükenmiş bir kuşağın temsilcisi idi. Malatya’da çalışırken bir çok defa muayenehanemde uzun sohbetlerimizin olduğu o unutulmuş, unutturulmuş, köreltilmiş tartışma, paylaşma, fikir geliştirme ve haklıyı hakkı ezileni itileni savunan mert bir aydındı. Kim ne derse desin, istediği kadar görmezden gelsin, bugünkü Çırmıhtı belediye encümenleri ismini bir sokağa vermede imtina etseler de Maltya’nın has evladı idi. Doğru yaşadı, dürüst konuştu, hileye bulaşmadı ve göçüp gitti .Ne mutlu böyle yaşamış olana.

  4. malatyalı dedi ki:

    Malatyamızın değerli basın mensupları ve hayrettin abinin mesai arkadaşları sizlerin de gündeme getirmesiyle Tecde mahallesine yapılacak olan bir parka Mahmet Hayrettin ABACI isminin verilmesini gündeme getirmeniz temennisiyle

  5. Gurbetteki Malataylı dedi ki:

    Yazılarını okurdum.Malatyamız bir değerini daha kaybetti.Allah rahmet etsin.Mekanı Cennet olsun inşallah .

  6. Murat KIRÇUVAL dedi ki:

    Rahmetlinin imara açılmaması için büyük mücadele verdiği Tecde, bostanbaşı, yakınca gibi oksijen deposu diye adlandırdığımız bu beldelerde ev almak için çaba sarf edip. Rahmetli gibi düşünen çok insan tanıyorum. Keşke bu gibi değerlerin kıymeti hayattayken bilinse. Nur içinde yatsın.

  7. Bülent Korkmaz dedi ki:

    Merhum Hayrettin Abiyle ilk olarak, akrabası Nihat Abacı abim vasıtasıyla, 1987 yılında bir iş hanındaki avukatlık bürosunda tanıştığımı anımsıyorum. Hayrettin Abiyle maalesef fazla bir hukukumuz olmadı; onunla aynı ortamda yeteri kadar bulunamadım. Belki aramızdaki yaş farkından belki uğraş alanlarımızın ayrı oluşundan… Rastlaştığımızda selamlaşır; hal-hatır ederdik şüphesiz. Bir-iki kez parti kongresi veya bir toplantıyı takip ederken kendisini dinlemişimdir. Bir defasında da bir lokantada öğlen yemeğinde oturup sohbet etmiştik. Ancak kendisinin elime geçen tüm yazılarını okuduğumdan onu, bilhassa fikir anlamında, iyi tanıdığımı söyleyebilirim. Bir yerel gazetede “M. Hayrettin Abacı” imzasını görmüşsem o yazıyı mutlaka ama mutlaka okumuş, bilgilenmişimdir. Bu anlamda bende hakkı çoktur. Okuduğum onca yazısı arasında beni en çok şaşırtanı, ufkumu açanıysa “liselere metodoloji (yöntembilim) dersinin konulması gerektiğine” dair olandı. Bu yazı yayınlandıktan yıllar sonra kendisiyle Çırmıhtı Belediyesinin kırmızı otobüslerinden birinde karşılaştığımızda – o Tecde’ye gidiyordu, ben Çırmıhtı’ya; yani yolumuzun üstü – bu yazısını hatırlattım. Neredeyse kendisi bile unutmuştu o yazısını ama ben unutmamıştım. Özetle “özellikle felsefe ve bilim alanında yöntem araştırmak ve yeni yöntemler yaratmak üzere ilkeler geliştiren bilim./ Bilimsel bilgi elde etmenin ve dünyayı değiştirmenin yöntemlerini inceleyen bilgi dalı; Belli bir bilimin kullandığı inceleme yöntemlerinin toplamı. / Bilimsel bilgi üretme sürecine ilişkin yöntem ve yordamların ilke ve kurallarını inceleyen bilgi dalı” şeklinde tanımlanan yöntembilim sözcüğünü ilk duymamı sağlayanlardan biriydi Hayrettin Abi. Her ne kadar bilim adamı veya felsefeci olmak onuruna erişemediysem de yöntembilim denen olguyu naçizane yaptığım çalışmalarda (çok okuma/az yazma ve yabancı dil öğrenimi gibi) kullandığımı ve faydasını gördüğümü söyleyebilirim. Hayrettin Abi şüphesiz aydın bir insandı ama bu aydınlığı “aydınlatabilmesinden” kaynaklanıyordu.

  8. İskender Korkut dedi ki:

    Değerli ağabeyim kaleminize sağlık; Merhumada yüce mevladan rahmet diliyorum.İsmet abi anladığım kadarıyla Rahmetli çok sevdiği şehrin güzelliklerinin unutulmaya yüz tutuğunu görünce terki diyar etmiş.Asım amca ise yazıyı çok güzel yorumlamış

  9. ORHAN TUĞRULCA dedi ki:

    İsmet Bey elinize gönlünüze sağlık,
    2011 yılında “Malatya Tarih Kent ve Kültür” adlı çalışmamın 3 cildinde “Malatya’da Sol Hareketler” başlığı üzerinde çalışırken bir görüşme yapmayı çok arzu etmiştim. Ancak sağlık nedenlerinden dolayı bir türlü nasip olmadı. 2011 Ocak ayında ikinci randevumuzda beni arayıp” hocam bir türlü kendime gelemedim” deyip özür dilemişti. Ben, “kış günüdür soğuk almışsınızdır geçer inşallah” deyince Hayrettin Ağabey, “yok hocam yok, yaşlılık geçmeyen bir hastalıktır” diyerek özlü bir sözü notlarımın arasına koymuştu. Görüşme imkanı bulamadım ancak Malatya’nın sorunları ile ilgili çıkardığı gazeteden yararlanmıştım. Düşüncesi , beşeri yaklaşımları ne olursa olsun Hayrettin Ağabey bir Malatya sevdalısı olarak tarihe geçecektir. Allah gani gani rahmet etsin.

  10. Orhan Apaydın dedi ki:

    DEĞERİ BİLİNMEYEN BİR BÜYÜK DEĞERDİ O…
    Gazeteciliğimin ilk dönemleriydi… Seçim propagandalarının yapıldığı bir gün Hükümet Meydanı’nda bir kürsüde zayıf,gözlüklü,uzun saçlı bir erkek konuşuyor, en çok 20-25 kişi dinliyordu. Dinleyicinin azlığına aldırmadan, o tarihlerde hiç de siyasilerin gündeminde olmayan şeylerden söz ediyordu. ‘Çevre’ diyordu. ‘Beslenme’ diyordu. Kapitalizmin günlük yaşamamızda nasıl bir kıskaç yarattığını anlatıyordu…
    Hayrettin Abacı’yı o gün tanıdım ve 70’li yıllarda ‘abi’ diye hitap edebiliyordum artık. Kaysıyı, üniversiteyi, çağdaş şehirciliği, dürüst siyaset yapmayı, sağcılığı-solculuğu öğrendik ondan. Kentini ve toplumu sevmeyi, toplum hamallığını da. Malatya’ya bir üniversite kurulması için çok mücadele vermiş, çok yazı yazmıştı. İsmet Paşa’yı kaybettiğimizin haftasında kurduğumuz dernek ile bu üniversitenin kuruluşunu nasıl gerçekleştirebildiğimizin en yakın tanığıyım.
    Hayrettin abi denilince, çantasında kitaplar ve bir de Tecde’deki bahçesinden getirdiği elma gözümün önüne gelir hep…
    Malatya’da değeri bilinmeyen bir büyük değerdi Hayrettin Abi…
    Allah rahmet eylesin.

  11. feyza elgin gūl dedi ki:

    üniversite egitimim suresinde malatyayla ılgili olan araştırma odevlerimde o derin bilgileriyle bana malatyanin güzelliklerini en ince ayrintisina kadar sabirla anlatmisti hayrettin amca.malatya sizin gibi bir cinari yitirdiği için çok üzgünüm. mekaniniz cennet olsun

  12. Dilaver GÜR dedi ki:

    Sayın İsmet YALVAÇ; Malatya sevdalısı bu değerli insanı hiç olmazsa yaşatma anlamında bir Caddeye özellikle Tecde de bir Caddeye Merhum Hayrettin Abacı nın isminin verilmesi için bir girişim yapılması için desteklerinizi bekliyoruz.

  13. Asım Demirkök dedi ki:

    Değerli İsmet Yalvaç kardeşim, her zaman Malatya’mızın önemli kalemlerinden bir olduğunuzu yüzünüze değil ama gıybetinizde her ortamda söylemişimdir. Elinize sağlık. Rahmetli Hayrettin Abacı ağabeyimizin ahiret yolculuğuna uğradığı bu günlerde yazdığınız yazınız güzel bir vefa örneği olmuştur. Gıybetinizde söylemediğim, yüzünüzede söyleyemediğim bir eksikliğinizi buradan dillendirerek kamuoyumuzun bilgisine sunmak itiyorum. Sevgili İsmet günler geçiyor. Yazınızın altına koyduğunuz resimdeki iki yaprak düştü. Ben 79’a, Allah uzun ömürler versin, babanız Celal Yalvaç ağabeyimiz bildiğim kadarıyla kadarıyla 81’e dayandı. Malatya’mızın sizin gibi kıymetli kalemlere ihtiyacı olduğunu kuvvetle söylemek ve vurgulamak istiyorum. Malatya’mızın sorunlarına ve çözüm önerilerine her zamankinden daha çok ihtiyacımızın olduğunun altını önemle çizmek istiyorum. Siyasetin dışından bakarak, Malatya’mızın sorun ve çözüm önerilerine ortak bir ses olmanın sizin gibi güçlü kaleme ihtiyacı olduğunun gereğini buradan bir ağabeyiniz olarak ayrıca belirtmek istedim. Yaşlılığın önemli belirtilerinden birinin de duygusallığınızın her yerinizden dışarı yansıması olarak kendini gösterdiğini zannediyorum. Çerçeveye sığmayanlar kitabımın arkasında dillendirdiğim ve bu anlamda Malatya’mızın ortak sesine ortak olma yolunda yollarınız ve yolumuzun açık gelecek günlerimizin aydınlık olması dileğiyle.
    ‘ Havasını soluduğumuz, kana kana suyunu içtiğimiz, toprağına birlikte basıp, kaldırımlarında omuz omuza yürüdüğümüz güzelim Malatya’mız.
    Kim ister, sokaklarında adım başı avuç açan elleri görmeyi?
    Kim ister, günün her saatinde caddelerinde işsiz insanlarla bir arada olmayı?
    Kim ister, kahveleri tıklım dolu genç insanlarla aynı aynı kentte bulunmayı?
    Kim ister, yazın tozundan, kışın çamurundan geçilmez bir kentte yaşamayı?
    Ve kim ister, birbiriyle barışık olmayan insanlarla bir arada yaşamı sürdürmeyi?
    Ve kim ister, bu sayılanları yarınlara taşımayı.
    Bizler sizler hepimiz bu sayılanları kentimizde ne görmek, ne yaşamak, ne de gördüklerimizi ve yaşadıklarımızı yarınlara bırakmak isteriz.
    Ne senin benim gibi düşünmeni istemek benim hakkım, ne de benim senin gibi düşünmeni istemek senin hakkın.
    Kim istemez her mevsimi bahar gibi dolaşmak ve kardeş gibi bir arada buluşmak. Ve bunlardan daha iyisini birlikte yaşayacak çocuklarımıza ve çocuklarımızın çocuklarına bırakmak.
    İşte bu benim.’
    Yazdığı yazıyla on bir yıl önce Çerçeveye Sığmayanlar kitabımın arka kapağındaki yazımla beni buluşturduğu için ayrıca Malatya Habere ve İsmet Yalvaç kardeşime teşekkürlerimi sunuyorum.
    Malatya Haber ailesinin başarılı çalışmalarının devamını diler, Malatya Haber ailesine sevgi ve saygılarımı iletirim.

    1. malatyalı dedi ki:

      Asım abi…Kirvem M.Hayrettin Abacı’nın ilk ölüm haberini ben aldım.Ve ilk aklıma gelen kişi siz oldunuz.Telefonunuz olmadığı için Vahap Güner’i aradım.Özellikle Asım abi’ye haber ver dedim.Çünkü her Tecde’ye geldiğinizde Abacı’yı anmadan geçmediniz…Evet kıymetini bilemedik..Şunu çok iyi biliyorum ki,çocukları da artık Tecde’ye gelmezler..Başımız sağolsun..

  14. Mehmet Yılmaz dedi ki:

    Allah rahmet eylesin.Mekanı cennet olsun.
    Malatyanın ve Tecdenin yetiştirdiği,dürüst,beyefendi ,saygıdeğer Mehmet Abi Tecdede bahçe komşumuzdu.
    Bahçeleri ,yeşili,doğayı,ağaçları , özellikle kiraz ağaçlarını çok severdi.
    Malatya sevdalısı dürüstlüğün,açık sözlülüğün,araştırmacılığın, hukukun, avukatlığın, sanatın, edebiyatın ve özellikle ‘Malatyalılık’ın seçkin kişilerindendi.
    Maltya Sevdalısı olan Rahmetlinin ,Malatya ya defnedilmesini Malatyalı ve Tecdeli hemşerisi olarak çok isterdim.Ayrıca Eşi olan ve İlkokul öğretmenim Halide Hocamın da Başı sağolsun.
    Malatya’nın sorunlarını yazan, kayısının tanıtımı için verdiği emek herkes tarafından bilinmektedir.Kayısı Üreticileri için Birlik kurulmasını yazılı ve görsel basında her fırsatta dile getirmiştir.
    İnönü Üniversitesinin kurulmasında Ankara ile Malatya arasında mekik dakuyarak çok emek harcamıştır.
    Rahmetlinin de Tecde de çok bahçesi ,arazisizi olmasına rağmen,hiçbirzaman şahsi düşünmemiş,Geleceğimiz için,çoçuklarımız için,Malatyanın Oksijen deposu olan TECDE nin o güzelim bahçelerinin, bitki örtüsünün, suların, derelerin, harıkların yeşil alanların yok olmaması ,betonlaşmaması için çok çaba harcamıştır.Tecdenin yeşil dokusunun korunması için imar çalışmasının yüksek binalar yerine yeşilin % 80 ninin korunması amacıyla “Villlalık arsalar” halinde yapılmasını ısrarla dile getirmiştir.Zaman gelecek toprak çok kıymetli olacak demişti.
    Onun kıymeti ileride anlaşılacaktır.Toprağı bol olsun.

  15. aff dedi ki:

    allah rahmet eylesin,değerli bir şahsiyetti

  16. Serdar Ari dedi ki:

    Merhumu bir Hemsehrisi olarak tanimiyordum vede tanima firsatina eremedim.Allah gani gani Rahmet eylesin,Mekani Cennet olsun.Ne güzel,ne temiz,kaliteli biriymiski bir kac gündür Malatyahaberi okuyorum ve Merhumun arkasindan cok güzel seyler yazilip ciziliyor.Ülkemizin kutuplastigi,ayristigi su günlerde malesef insanligini adamligini ve kalitesini yitirmis bir Topluma sahip oluk.Ecdadinin arkasindan,Ülkesini,Memlelketini kurtaran Rahmetli M.K.Atatürkün ve Silah Arkadasi Hemsehrimiz Ismet Inönünün arkasindan iki Ayasvs gibi cirkin Laflar eden bir Topum sahibi olduk.Su Malatyamizin haline bakin,kendi öz evladinin arkasindan bir kac güzel Laf edecek kac kisi vcikar.Allah askina gercekleri yazip cizsinler,söylesinler.Ama nerde o Toplum,Malatyanin ÄÜnüversite,yada Devlet erkani?Yazik.Inanin cok yazik.Gidisat hicte hos degil.Malatyanin kalitesi bu kadar dibe vurmamisti.Hos görü,Sevgi,Saygi denen bir sey kalmamis.Tahammülsüzlük ileri safhada.Ülkeyi yönetenler Ülkemizi malesef BOP a bulastirdi.Isbirlikci ve emperyalistllerin pesine takilarak Ülkeyi bir kaosa dogru sürüklüyor.17,25 Aralik ortda iken üstü kapatildi.Yargi yok,Ordu yipratildi,Egitim bitirildi.Buna ragmen ,bunlar ortada iken malesef Ülkeynin bir Mukalefet Partisi CHP yapmis gibi sabah Aksam CHP ye satasarak günlerini gecistiriyorlar.Mewrhum Abimizde Sygin bir CHPliydi.Ilk önce kendi Illerine güzel Hizmetler ettiler.Malatyayi peskes cekmeden,Talan etmeden gelecek nesillere güzel bir Malatya birakmak icin yarisip durdular.Kendisin önünde saygiyla egilip bir Malatyali Hemsehrisi olarak böyle temiz,düzgün,Namuslu ve Serefli bir Hemsehrimizin olmasindan büyük gurur duydum.Allah Rahmet eylesin.Malatya Mebuslarininda bu güzel Agabeyimize,Hemsehrimize karsin bir Vefa borcu olarak bir kac kelime etmelerini bekliyoruz!

  17. Vaizoğlu dedi ki:

    Merhum üstadımızı hocamızı ben de yakınen tanıyordum. Üniversitede öğrenci iken bizim Hukuk derslerimize girerdi. Ticaret Hukuku hocamızdı. Kendisi çok nazik kibar ve ince düşünceli bir insandı kimseyi kırmazdı! Allah rahmet etsin mekanı cennet olsun. Sevenlerinin başı sağ olsun…

  18. Bayram Murat Asma dedi ki:

    Teşekkürler İsmet Bey. Hayrettin Amca’nın ardından güzel düşünen, söyleyen herkese teşekkürler. Allah Rahmet Eylesin, Mekanı Cennet Olsun..

  19. Dilaver GÜR dedi ki:

    Bu Malatya sevdalısı güzel insan için bir Başsağlığı mesajı yayınlamayan Belediye; İnönü Üniversitesi ve STK ları kınıyorum. Eski Belediye Başkanımız sayın Mehmet Yaşar ÇERÇİ yi gösterdiği incelikten dolayı kutluyorum. Her şeyi kendi menfaatleri üzerinde tutan Malatya Evladına Allah tan rahmet diliyorum. Mekanı Cennet olsun.
    Dilaver GÜR
    İnş. Mühendisi

  20. M.Kadıoğlu dedi ki:

    İsmet bey söyleneceklerin sadece bir kısmını yazmışsınız sizde Malatya nın yetişmiş bir çınarısınız , biliyoruz ki yazacağınız daha çok şey var; bu memleketin sizin gibi insanlara çok ihtiyacı var lütfen bu birikimlerinizi bu nesil den esirgemeyiniz. Mehmet Hayrettin ağabey de nur içinde yatsın mekanı cennet olsun o mükemmel bir insandı çok iyi bir komşu idi onu bir Tecde li bir Malatya lı olarak hiç unutmayacağız ve de unutturmayacağız.

  21. M.kaleli dedi ki:

    Allah rahmet eylesin

  22. Bahadır Altaş dedi ki:

    Malatya Sevdalıları birer birer gidiyor babalar ölür çocuklar sahipsiz kalır evlatlar ölür şehirler sahipsiz kalır Malatya bir evladını daha yitirdi . Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun

  23. ABDULLAH DOĞDU dedi ki:

    ALLAH RAHMET ETSİN MEKANI CENNET OLSUN geride kalanlara sabırlar diliyorum

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."