SON DAKİKA
SON DEPREMLER

"Birliğe Fevkalade İhtiyaç Var"

0
Güncellendi - 2015-12-27 19:35:10
A- A+ PAYLAŞ

Malatya Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Merkezi Vakfı tarafından düzenlenen aşure etkinliğinde birlik ve beraberlik mesajları verildi.Aşure Programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından konuşan Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Merkezi Vakfı Başkanı Hasan Meşeli, “Türkiye’mizin bugün milli birlik ve beraberliğe fevkalade ihtiyacı var. Irak, Suriye, Mısır ve daha önce Libya. Her iki taraf birbirini öldürüyor, ‘Tekbir, Allahü Ekber’ diyor. O zaman hangisi günahkar, hangisi mazlum, hangisi masum? Bakın, buna ancak, affınıza sığınıyorum kargalar bile güler. Yüce İslam dinini ne hale getirdiler?” dedi.

Malatya İl Müftüsü Hacı Yusuf Gül de Kerbela olayında herkese düşen vazifenin onu doğru okumak ve doğru anlamak olduğunu söyledi. Kerbela'yı anlamanın yolunun Hz. Hüseyin'i doğru anlamak ve Hüseyince yaşamak olduğunu belirten Meşeli, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün bize düşen böylesi müessif bir hadiseyi kin, nefret, ayrılık-gayrılığa değil, birlik, beraberlik, sevgi, saygı, muhabbet ve hoşgörüye dönüştürmektir. Hüseyni olanların tarafı bellidir. Biz Hz. Hüseyin’in tarafındayız. Ancak üzülerek şahit oluyoruz ki, son yıllarda yaşanan olaylar mezhebi, meşrebi ne olursa olsun İslam toplumunun Kerbela’yı, Hz. Hüseyin ve arkadaşlarının onurlu mücadelesini hâla doğru okumadığını ve doğru anlamadığını ortaya koymaktadır. Onun içindir ki, bugün etrafımızda nice Kerbelalar yaşanıyor. Yeni Kerbelaların yaşanmaması için ortak bir dile ihtiyacımız var. Yüreklerimizi birleştirmeye, gönül kapılarımızı birbirimize sonuna kadar açmaya ihtiyacımız var. İşte bu yüzden Muharrem; bizim için ortak bir hüzün mevsimi olduğu kadar adaleti, hikmeti, merhameti, kardeşliği, dostluğu hatırlatan ibret tablosu olmalıdır” 

Malatya Belediye Başkanı Ahmet Çakır ise, olaylardan ders çıkarmak gerektiğini belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Neticede hepimiz Alevi olsun, Sünni olsun, bir Alevi ne kadar Kerbela da yaşanan olaydan acı duyuyorsa, bir Sünni de aynı acıyı hissediyor. Yezit’e karşı kin, bir Alevi’de neyse, bir Sünni’de de odur. Yine Peygamberimize ve onun Ehli Beytine sevgi neyse, bu hepimizin ortak sevgisidir. Yezit hiçbir Müslümanın ailesinde bugüne kadar olmamıştır. Ama Ali’ler, Fatmalar, Hasanlar, Hüseyinler hepimizin ailesinde var. Bunlar bizim ortak paydamızdır.Suriye’de ne yaşanıyorsa, Irak’da ne yaşanıyorsa, dünyanın hangi noktasında olursa olsun İslam coğrafyasına baktığımız zaman, çok çabuk tefrikaya düşebiliyoruz. İşte bunu ortadan kaldırmamız gerekiyor."

Vali Vasip Şahin de yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Biz, Hz. Ali efendimizi, Hz. Hüseyin ve Hz. Hasan efendimizi sevmede ortağız. Çünkü onlar Peygamberimizin bu ümmete emanetleridir. Ehli Beyt sevgisi noktasında mümin olan herkes ittifak halinde olmak durumundadır. Aksi takdirde müminlik sıfatı hususunda bir takım tereddütler ortaya çıkar. Zaman zaman birtakım Kerbela olayı gibi acı veren, acıtıcı bir takım olaylar olmuştur, ama zamanın insanlarına ya da o zamanın suçlularına aittir. Bir kesimin yanlışı olarak asla ele alınmamalı."

Açılış konuşmalarının ardından davetlilere aşure ikram edildi. Programa Vali Vasip Şahin, Belediye Başkanı Ahmet Çakır, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Cemil Çelik, Malatya Cumhuriyet Başsavcısı Muzaffer Saygın, Düzce Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz, Emniyet Müdürü Mustafa Aygün, İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Hasan Aksoy, Malatya İl Müftüsü Hacı Yusuf Gül, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İrfan Kaya, MESOB Başkanı Şevket Keskin, ilçe ve belde belediye başkanları, belediye başkan aday adayları ile kalabalık bir topluluk katıldı.

UYARI: Sitemizde çoğunlukla muhabir arkadaşlarımızın imzalarıyla ya da mensubu oldukları basın kuruluşları kaynak belirtilerek yayınlanan üstteki haber benzeri araştırmalar, haberler, röportajlar, maalesef “emek hırsızı” –özellikle de biri sürekli olmak üzere- sözde bazı internet yayıncıları tarafından, ya aynen ya da küçük bazı değişiklikler yapılarak, kendi özel araştırmaları ya da haberleriymiş gibi kendi yayın organlarında yayınlanabilmektedir. Haber kaynağıyla ya da araştırmasıyla, istihbaratıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan, sadece gerçek gazetecilerin ‘kamuoyunun bilgisine sunulmuş’ emeğinin üzerine ‘çöküp’, gazetecilik- habercilik yaptıklarını zanneden ve böylece kamuoyunu da aldatanların bulunduğuna bir kez daha dikkat çekerken, söz konusu unsurları da ‘gerçek gazetecilerin emeğini çalmamaları’ konusunda uyarıyoruz.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Yorum yazın

İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
Yorum yazmalısınız