Final

Final

Örnek Resim


Arion

Arion

Malatya Haber -

Bizim Paramız, Elin Festivali: MUFF

Bizim Paramız, Elin Festivali: MUFF
  • 20.10.2017

Malatya dışından yönetilen, kimi zaman ödülleri bile İstanbul’da verilen bir festival..

Güler HAZAR

Son yıllarda çok sayıda Anadolu kenti, kentin adıyla anılan film festivalleri düzenlemeye başladı. Antalya’nın Altın Portakal’ı, Adana’nın Altın Koza’sı ve İstanbul Film Festivali’nin bir gelenek oluşturmasından sonra, aralarında Ankara’nın da bulunduğu birçok Anadolu kenti kısmen de özentili bir tutumla film festivallerini keşfetti. Ankara, Eskişehir, Bursa, Malatya, Mardin, Elazığ, Van ve birkaç şehir daha…

Dünyanın çeşitli şehirlerinde düzenlenen binlerce film festivalinden uluslararası kimlik ve nitelik kazanan, kalıcılaşan, sinema ve görsel sanatlara dair bir gelenek inşa eden, kendine ait bir özgün konsept yaratan çok az sayıda film festivali var.

Bu yıl 7.’si düzenleniyor olmasına karşın, kent ile film festivali arasında bir bütünsellik duygusu, aidiyet ilişkisi yaratamayan, kent kimliğine değer katma ve görsel sanatlar alanında bir marka yaratma konusunda etkisiz kalan festivallerden biri de Malatya Uluslararası Film Festivali (MUFF).

Çünkü düzenlendiği ilk yıldan itibaren, festivalin organizasyonu kapsayan tüm iş ve eylemler, Malatya kent kimliğine değer katacak düzlemde değil, daha çok, o yıl festival yönetimini elde eden ekibin bireysel ilişkileri, kurumsallaşma karşıtı iş yürütme üslubu, ticarileşme kaygıları ve Malatya’daki yerel yöneticilerin bu türden sanatsal organizasyonların nasıl yapılacağına dair bildikleriyle yürütüldü.

Böyle bir anlayışın bu yıl yaklaşık 3 milyon TL bütçe ile organize ettiği Malatya Film Festivali, 8 yaşında olmasına ve 7’ncisi düzenleniyor olmakla birlikte, kendisini Antalya, Adana ve İstanbul’dan sonra 4.büyük festival olarak konumlandırma çabasının bir hayli uzağında kaldı. Anılan bazı festivallere kıyasla, MUFF elbette genç bir festivaldir ve alınacak bir hayli yol vardır. Ancak konulan hedef ile festival yönetimlerinin iş görme biçimi birlikte analiz edildiğinde, harcanan para bağlamında ‘profesyonel’, ortaya konulan ürün bağlamında ise, ‘taşralı’ bir vizyondan söz edilebilir.

Defalarca yazdık; biz yazarak klavye eskittik, ama Malatya Film Festivali’ni düzenleyen kurumlar ve bu kurumların maaşlı atanmışları asla pes etmedi ve festivalin Malatya’dan kaçırılması, işlerin kapalı kapılar ardında yürütülmesi için takdire şayan! bir çaba gösterdi.

Festivalin yöneticileri, genel koordinatörleri, organizatörleri değişse de, değişmeyen tek şey var: Festivalin Malatya kenti ve Malatya halkından kopuk biçimde yürütülmesi.

Söz konusu gerçeklik bu yıl da değişmedi.

Düzenlendiği ilk yıldan itibaren festivalin organizasyonu kapsayan tüm işler Malatya’da değil, çoğunlukla İstanbul’da, kimi zaman da Ankara’da kotarıldı.

Festivalin bu yıl son toplantısı, valisinden belediye başkanlarına kadar tam kadro katılımı ile yine İstanbul’da yapıldı. Bir yandan, Büyükşehir Belediyesi bir yılda Güneş Enerjisi Santralinden 2.5 milyon TL kazanacağız diye sevinirken, diğer yandan aynı kurumca Malatya’nın 3 milyon TL parasının harcanmasının planlandığı Film Festivali’nin basın toplantısının İstanbul’da yapıldığını, Malatya halkı ancak yerel medyaya akşam saatlerinde gönderilen bir bültenle öğrendi. Yani bir yabancı gibi dışarıdan öğrendi.

Çünkü bu kentin adıyla ve bu halkın vergileri ile finanse edilen, toplam 268 bin TL tutarında ödül verileceği açıklanan festivalin yöneticileri, ‘Yerel kodlardan’ söz edip, kendi kentine yabancı muamelesi yapmak konusunda pek yaratıcı! işler çıkarmayı başardı..

Bu tuhaflıklar için yapılan eleştirilere verilen yanıtlardaki gerekçe ise hep aynı… “Yaygın medya kuruluşlarını Malatya’ya getiremiyoruz. Ulusal ve uluslararası arenada daha görünür olabilmek için işleri İstanbul’da yürütüyoruz” oldu.

Şayet siz, festivali bir şehir ile bütünleştirmek, sinemaya destek verirken, sanatsal araçlarla şehrin tanıtımına katkı vermek istiyorsanız ve bu konuda bir başarınız var ise, sözünü ettiğiniz medya kuruluşlarının temsilci ve araçlarını Malatya’ya getirebilmelisiniz. Bunu beceremiyorsanız zaten, festivalde yerinizin ve görevinizin olmaması gerekir.

Diğer açıdan bakıldığında ise, hadi diyelim ki yaygın medyanın ayağına gidiyorsunuz ve tüm işleri bu nedenle İstanbul’da yürütüyorsunuz. Bir an için hak verelim bu gerekçeye. Bu gerekçe haklı ise, işin çıktılarının yapılan işi değerli hale getirmesi gerekmez mi? Örneğin, festivale ilişkin ulusal medyada gündem oluşturabiliyor musunuz? Birkaç ‘esnaf’ eleştirmen dışında festivalinizi layıkıyla değerlendiren, sizi hesaba alan, buradan film izleyip eleştiri, yazı, yorum yapan, bu vesile ile Malatya’yı da gündeme taşıyan kaç yazı gösterebilirsiniz?

Daha düne kadar Malatyalı iş adamının sahibi olduğu televizyonu-kanalı olmasa, festivalin ödül töreni bile yayınlanmayacak iken, hangi medya ilişkilerinden bahsediyorsunuz?

Festival yöneticileri her festival sonrası, Malatya’nın tanıtımına çok büyük katkı sunduklarını söyleyerek avuttular bu kenti.

Bir istatistik verelim. Bu festivalin olmadığı yıllarda, örneğin 1980’li yıllarda Malatya’ya gelen yabancı turist sayısı resmi rakamlara ortalama 50 – 60 bin civarında.90’lı yıllarda 50 bin civarında. Yol, otel, konaklama gibi alt yapı hizmetlerinin standartlarının yükselmesine, iletişim çağında tanıtım araç ve organizasyonlarının artmasına karşın bugün bir yılda Malatya’ya gelen turist sayısı 300-500 (yazı ile üçyüz-beşyüz) kişi arasında…

MUFF başladı, Malatya’ya turist gelmemeye başladı anlamına gelmiyor elbette. Ama MUFF yöneticilerinin iddia ettiği gibi MUFF’un Malatya’nın dünya ölçeğinde tanıtımına büyük katkı sunduğu anlamına da gelmez herhalde. MUFF yöneticilerinin internet üzerindeki arama sayfalarında imal ettiği tanıtım iddialarının gerçekte bir karşılığı olsaydı, dünya ülkelerinin kültür ekonomisi üzerinde yükselmeye başladığı bir dönemde Malatya’nın turist sayısı sıfıra yakın olmazdı.

Tüm bunlara rağmen, ‘Malatya’da iyi şeyler de oluyor’ diyebilmek adına yıllarca bu festivalin devamını istedik. Yine istiyoruz, ama Malatya ile duygudaşlık, empati, ilişki ve aidiyet kuran, festivalin niceliğin değil niteliğini besleyen, itibarı olan bir festival istiyoruz.

Her şeyi, Malatya dışında yönetilen, hatta kimi zaman ödülleri bile İstanbul’da verilen, festival profesyonllerinin!, festival esnafının yönettiği, sadece günün konjonktürüne uygun söyleme sahip olanların varlık gösterebildiği bir festival değil…

Etiketler: /

Yorumlar
  1. Kagan dedi ki:

    Söylenecek söz yok güler hnm özetlemiş.7.Malatya film festivali malatyalı isimler yok lütfen bu konuyu güncemden düşürmeyin

  2. AKINCILAR dedi ki:

    Ne kadar meraklıyız hava atmaya bizimde sinema günlerimiz muff var, bizim paramız çok o halkın parasını ona buna dağıtanlar var ya öbür tarafta ne yapacaklar bur da bizleri kandırdıklarını zannetsinler diğer tarafta kimi kandıracaklar .

  3. malatyalı dedi ki:

    10 üzerinden 10 gitti trilyonlar..Gitmesine gitti de bari bir faydası olsaydı..

  4. Şüle dedi ki:

    MUFF Malatya’ya mal edilemedi umarım eksikler giderilir gerçek bir festival gibi olur.

  5. Çetin dedi ki:

    Güler hanım Malatya Film Festivali’nin geçmişini çok güzel irdelemiş. Bu yazı bir daha gösteriyor ki, festival maalesef Malatya halkı ile bütünlük kuramamış. Halbuki yazıdaki eleştiriler dikkate alınsa şehir ile festival arasında kopukluk olmaz, halk festivale sahip çıkardı. Şimdiki durumda, zorlama ile gidiyor görüntüsü var. Bu meseleleri çok güzel özetleyen yazı için malatyahaber’e ve Güler hanıma teşekkür..

  6. denizhan dedi ki:

    Güler hanım az lafla 7 yıldır kapalı kapılar ardında nasıl festival yapıldığını özetlemiş. Yani demek istemiş ki Uluslar arası dost beni pazarda görsün malatya film festivali.

    1. Gizem dedi ki:

      3 milyon para da güzelmiş. Kebap gibi. Kendin pişir kendin ye malatya film festivali de olablir

  7. Cenk dedi ki:

    Çok bilmişlere kapak olacak bir yazı! Hele de şehrin eski üst düzey yöneticilerine! Malatya’ ya film festivali Bayburt’ta opera gibidir. Malatya Malatya olalı böyle zulüm görmedi. Şehrin kimliğini zorlamayla tepeden dizayn etmek beyhude bir çabadır.

  8. ilyas dedi ki:

    Olması gereken ve tespitler çok güzel . Ellerinize sağlık…Tebrik ederim.
    İlgililere duyrulur…

  9. M.Kadıoğlu dedi ki:

    Bu festivali organize edenlerin birazcık anlama ve algılama yetenekleri varsa lütfen Güler hanımefendinin bu yazısını birkaç defa okusunlar; bu yazı bu konuda sözün bittiği yerdir.

  10. Dr. Murat dedi ki:

    MUFF özetle UFF ya da ÜFF olmuş. Güler hanım siir gibi bir yazı yazmış. Şehri yönetenlere KRAL CIPLAK diye haykırmış. Anlayana. Kayısı ağaçları üvey evlat muamelesine dayanamayıp kahrindan kurumaya başladı. Yine de kimsenin umurunda değil Aynı hassasiyeti, parayı kayisı tanitimina harcansaydi hem ulke döviz kazanırdı hem de çiftçinin yüzü gulerdi.

  11. gürhan dedi ki:

    Yeri geldiği zaman Malatya bir örnek şehir, Malatya bir metropol, Malatya Doğu’nun başkenti diyenlere sormak lazım..peki bu kadar gelişmiş bir kent olgusu üzerinde bahsediyorsunuz da, “neden medyayı Malatya’ya getiremediğiniz” yalanını uyduruyorsunuz. şuna açıkça “buna dış mihraklar izin vermiyor, bir şeyleri yapmak için çeşitli kişilere mevkilerin dediğini yapmak zorundayız” demiyorsunuz.
    Medya Malatya’ya gelmiyor, siz ayaklarına gidiyorsanız demek ki Malatya ne metropol ne de Doğu’nun başkenti. bu kadar basit..
    Yazık harcanan o kadar paraya..
    Bu yazıyı kaleme alan Güler Hazar arkadaşımıza çok teşekkür ederim. gerçekten okuyan yerel yöneticilerin ibret ve ders alması gereken bir yazı olmuş..

  12. Öz Malatyalı dedi ki:

    Sinemaya, sanata bakış açıları ortada olan bu kafalardan festival mestival çıkmaz

  13. Erhan dedi ki:

    BU film festivalinin adı altın kayısı film festivali olmadığı gün tamamen ölü doğdu

  14. KML dedi ki:

    Çok güzel bir yazı, tanıtım gunlerine ne demeli peki. Birileri milletin parasıyla keyif yapıyor sonra çok verimli oldu diyorlar. Nasıl hemen sonuç almislarsa

  15. Nedim dedi ki:

    Sn.Hazar’a teşekkür ediyor,eline ve yüreğine sağlık diyorum,güzel bir yazı ve haklı bir eleştiri,umarım mesaj alınır ve değerlendirilir.
    Belediyenin festival,fuar vb. organizasyonlarında şu uluslararası takıntısından, kompleksinden kurtulması lazım,büyük hedefleriniz olsun tamam ancak önce ulusal olanı en iyi şekilde yapabilirseniz arkasından daha iyisi de başarılabilir.Lütfen bu “uluslararası” kompleksinden kurtulup daha özgün ve ekonomik işlere yoğunlaşalım…

  16. kadir dedi ki:

    Kesinlikle yazı başlığı çok doğru. İçeriği de…

  17. Ozan dedi ki:

    Sırf iktidar yalakası diye Hülya Koçyiğit’i bu organizasyona dahil etmesi adamı yiyor, bitiriyor. Hülya Koçyiğit sanatsal filmden veya kısa filmden ne anlar! Kendi oynadığı filimlerde bile oyunculuğu çok kötü idi.

  18. ömer dedi ki:

    yazıda eksik kalan, (madem ulusal basın için İstanbul’da yapıldığına göre) basın toplantısının ulusalda ne kadar yer aldığı…

  19. Mustafa dedi ki:

    Adamalar Sivas ın refah seviyesini artırmak için Hasan çelebi madenlerini Sivas a taşımamız lazım diye karar almışlar.
    Malatya da ki yöneticiler de uyuyor. Bir adam gibi adam da çıkıp demiyor ki, Malatya nın refah seviyesinin yükseltilmesi önemsiz mi?
    Malatya nın bakanı, milletvekili, belediye başkanı utanın, ayıp ayıp.
    Adamlar 1000 kişilik istihdamı adeta Malatya dan çalıyor. Siz gözlerinizi kapatıyorsunuz.
    Bu ayıp ta size yeter. Hiç mi gurur yok, onur yok.

  20. Has Malatyalı dedi ki:

    Ne kadar duru, isabetli ve taşları gediğine koyan bir yazı olmuş… Kaleminize sağlık.

    1. RAŞİT KISACIK dedi ki:

      Ellerinize sağlık. Yıllardır dile getirmeye çalıştığımız bir soruna değinmeniz nedeniyle gerçekten yürekten teşekkürler. Keşke İstanbul veya Ankara’da oturup Malatya ismiyle sözde faaliyet gösterenleri isimleriyle teşhir etseydiniz.
      Yine de teşekkürler

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."