Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Malatya Haber -

Bu Genel Müdür Ne Yapıyor?!

Bu Genel Müdür Ne Yapıyor?!
  • 27.12.2015

Malatya’da yaklaşık 40 yıldır günlük olarak yayın hayatını sürdüren Görüş Gazetesi’nde, Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürlüğü’nün keyfi ve yasal olmayan uygulamalarına ilişkin eleştirel bir yazı yayınlandı. Yazıda;  BİK Genel Müdürü Mehmet Atalay’ın ‘Anadolu Basını’nı hakir görerek aşağılayıcı ve tahrik edici konuşmalarından, kurumun adalete olan güvensizlik içindeki tavırlarına, Anadolu gazetelerinin gelirine haksız olarak ortak olunması ve ağırlaştırırılan şartlarla zarar ettirilmesinden, valiliklerin görev alanlarına giren konularda yasal olmayan kararlar alınmasına, kontrol kurullarının usulüne uygun olmadan oluşturulması ve gazetelerin itiraz haklarının ellerinden alınmasında, Anadolu Basını’nın dürüstlükten ayrılmasına mecbur bırakan uygulamaları konu edildi.

Görüş Gazetesi’nin 21 Mart 2013 Perşembe günkü sayısında yayınlanan yazının tam metni şöyle;

“Basın İlan Kurumu ADALET İÇİN Sakarya’daymış…

Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinde; Sakarya’da bir gazete patronu tarafından öldürülen iki Basın İlan Kurumu görevlisinin davası için otobüs tutularak Sakarya’ya gidileceği, Basın İlan Kurumu personelinin “ADALET İÇİN” İstanbul’dan Sakarya’ya giderek duruşmayı izleyeceklerini ve Sakarya Adalet Sarayı önünde de bir basın açıklaması yapacakları duyuruldu.

Bir kamu kurumunun, personeline otobüs tutarak “ADALET İÇİN” bir şehirden başka bir şehre toplu halde göndererek gövde gösterisi yapması, Türk Adaleti’ne olan güvensizliğin işaretidir. Hiçbir kamu kurumunun yasal olmayan böyle bir eylem yapmaya hakkı yoktur. Şimdi bir jandarma subayı şehit edildi diye askerlerin toplu halde adliye binası önüne giderek basın açıklaması yapması ve yine bir polis şehit edildi diye polis teşkilatının toplanıp adliye önünde basın açıklaması yapması Türkiye’yi nereye götürür?

Geçmiş tarihte Malatya’da Toplum Polisleri hükümet binasında bulunan adliyeye karşı böyle bir eylemde bulunmuşlardı, sonucunu o günleri gören insanlar gayet iyi hatırlar! 

İki Personelin Öldürülmesinde Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü’nün Hiç mi Kusuru Yoktur?

Öncelikle Sakarya’da öldürülen iki Basın İlan Kurumu personeline Allah’tan rahmet, yakınlarına ise başsağlığı dileriz. Hiçbir neden Basın İlan Kurumu’nun personeline yapılan bu saldırıyı meşru kılamaz. Ancak bu sürece gelinmesinde yaşanan bazı durumlara da dikkat çekmek istiyoruz. 

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Sayın Mehmet Atalay’ın bu olaydan önce yaptığı açıklamalara bakın… Her gittiği yerde Anadolu Basını’nı hakir görerek aşağılayıcı ve tahrik edici konuşmalar yaptığını göreceksiniz.

Bir genel müdür Anadolu Basını’na karşı düşmanca tavır alır ve personeline de denetleme için gerekli asgari eğitimi vermezse her an yeni olaylar yaşanabilir. 

Sayın Genel Müdür de yaptıkları yanlışların kısmen de olsa farkına varmış olacak ki geçtiğimiz günlerde Hatay’da yaptığı bir konuşmada “Gazeteler bizi ÖCÜ olarak görmesin.”diyor.

Düşünün ki; maliye müfettişleri, SGK müfettişleri, iş müfettişleri her gün denetim yapıyorlar. İcra memurları insanların evine ve işyerine giderek haciz işlemi yaparak mallarını satıyorlar. Bu kurumlar Basın İlan Kurumu’nun 50 yılda yaptığı denetimi bir günde yapıyor. Bunların hangisi öldürülüyor? Ama bir kurumun genel müdürü devlet kesesinden durmadan şehir şehir, ilçe ilçe gezip uluorta konuşup, denetleme yapacak personeline gerekli eğitimi vermezse, personel de genel müdürlerinden aldığı cesaretle her an yeni bir olaya sebep olabilir.

Bu davanın ilk duruşmasında sanık, öldürülen Basın İlan Kurumu Sakarya Şube Müdürü Recep Bolat için “ Çok iyi bir insandı.” diyerek pişmanlığını ifade ediyor. Gazetenin denetlenmesi için İstanbul’dan Sakarya’ya gönderilen Basın İlan Kurumu görevlisi için ise “Beni tahrik etti” diyor. Şimdi burada şu konunun da araştırılması gerekir. Sakarya’daki gazetelerin denetlenmesi için Sakarya’da İl Basın Kontrol Kurulu oluşturuldu mu? Oluşturuldu ise İstanbul’daki kişi hangi gerekçe ile Sakarya’ya gönderilerek karma komisyon oluşturuldu? Bunun gerekçesi gazetelere tebliğ edildi mi?

Şayet yargılama süreci sonunda sanığa verilecek cezada tahrikten indirim yapılırsa, bunun sorumluluğu Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü’ne aittir. Çünkü denetleme yapacak görevlilere gerekli eğitim verilip, uyarılarda bulunulsaydı bu korkunç olay yaşanmayabilirdi.

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Sayın Mehmet Atalay bu menfur olay için “Basın Tarihi İçin Kara Bir Leke” dedi. Aslında bu menfur olay, başında Sayın Mehmet Atalay’ın bulunduğu Basın İlan Kurumu Tarihi’ne  “ Kara Bir Leke” olarak geçecektir.

“Adalet İçin” Personelini Sakarya’ya Gönderen Sayın Genel Müdür,  Önce Kendisi Hukuka Uymalıdır

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü yasalara aykırı olarak şubeler açtırarak, Anadolu gazetelerinin gelirine haksız olarak ortak olmakta ve ağırlaştırdığı şartlar nedeniyle de gazetelerin zararına sebep olmaktadır. Bunun sonucunda iyi gazete değil de, zengin gazete ayakta kalacaktır. Zarar eden ve yeterli maddi gücü olmayan gazeteler ise birbirini şikâyet etmeye ve kavgaya başlayacaklardır. İnşallah bu kavgalar sadece söz düzeyinde kalır ve bir daha acı olayların yaşandığına tanık olmayız.

 195 Sayılı Kanun’un 8’nci maddesine göre bir şehirde Basın İlan Kurumu’nun şubesi açılabilmesi için o şehirdeki gazetelerin miktar ve kalite bakımından Ankara, İstanbul ve İzmir’deki gazetelerin seviyesine ulaşması gerekir.  Ama kanuna uyan, kanunun gereklerini uygulayan kim? Sayın Genel Müdür şehirlerin resmi ilan gelirlerine bakıyor, resmi ilan geliri fazla olan şehirlere şubeler açtırarak haksız olarak her gazeteden % 15 komisyon kesiyor.

Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü’nün Şube Açtırma Yetkisi Yoktur

195 Sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanun’a göre, Basın İlan Kurumu’nun şubesi olmayan yerlerde gazetelerle ilgili her türlü karar alma ve denetleme yetkisi ilgili valiliğe aittir. Bir şehirde Basın İlan Kurumu şubesinin açılması gerekiyorsa, ilgili valiliğin araştırma yapıp Basın İlan Kurumu Genel Kurulu’na teklifte bulunması gerekir. Çünkü yasaya göre valiliklerin görev alanına giren şehirlere Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü’nün müdahale etme yetkisi yoktur. Ama Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü ne yapıyor? Yetkisi olmadığı halde valiliklerin görev alanına giren şehirlere üç personelini göndererek istedikleri gibi rapor hazırlatıp Genel Kurul’a teklifte bulunarak hukuka aykırı şubeler açtırıyor. Bu şekilde hem Anadolu Basını’nın gelirine haksız olarak ortak oluyor, hem de ağırlaşan şartlar nedeniyle yerel gazeteler zarar ediyor.  

İtiraz Hakkı Var… Tebligat Yok!

Basın İlan Kurumu’nun 67 Sayılı Genel Kurul Kararı’nın 38’nci maddesinin ikinci fıkrasına göre; her yıl Ocak ayı başında gazeteleri denetleyecek kontrol kurullarının oluşturulması gerekir. Bu kurulun her şehirde oluşturulması esastır. Hatta aynı Genel Kurul Kararı’nın 65’nci maddesinde; o şehirde yeteri kadar sarı basın kartı taşıyan fikir işçisi yoksa 51’nci maddeye göre basın kartı olmayan fikir işçilerinin de kurulda görev alabileceği belirtilmiştir.  44’ncü maddeye göre de Malatya’da Basın İlan Kurumu Şube açtıktan sonra 2012 ve 2013’ün Ocak aylarında iki defa kontrol kurulu oluşturması gerektiği halde, bugüne kadar hiç kontrol kurulu oluşturulmadı. Genel Müdürlükçe oluşturulan Kontrol Kurullarının usul bakımından teşkiline gazetelerin on gün içerisinde itiraz hakkı vardır. Ama hiçbir gazeteye bugüne kadar bir tebligat yapılmadı.67 Sayılı Genel Kurul Kararı’nın 39’ncu maddesine göre gazetelerin yılda en az bir defa denetlenmesi gerekirken 15 aydır Malatya’da hiçbir gazete denetlenmedi. Daha kontrol kurulu bile oluşturulmadı. Ama görevini yapmayan Genel Müdür’den kim hesap soracak ki?

Malatya’daki yerel gazetelere Ocak ayı başında kimin tarafından hazırlandığı belli olmayan tarihsiz ve imzasız birer yazı gönderilerek, gazetelerin denetleneceği ve denetlemede hazır bulunması gereken belgelerin listesi bildirildi. Bütün gazeteler muhasebecilerine giderek istenilen belgeleri hazırlattılar. Bekle bekle gelen giden yok. KDV beyannamesi verme zamanı gelince muhasebeciler tekrar belgeleri bizlerden istediler. Durmadan muhasebeciye götür getir stresi yaşanıyor. Ne zaman gelecekler diye sorulduğunda “Yakında” cevabını alınıyor. Kurul Sivas’ta… Kurul Ordu’da… Kurul Hatay’da. Sanki yük treni; bir türlü gelmiyor! Mart ayının sonuna doğru gazetelere nereden gönderildiği belli olmayan bir yazı daha geldi. Bu defa istenilen belgelerin listesi değişmiş. Malatya’da Basın İlan Kurumu kurulmadan önce Malatya Valiliği’nce denetlenerek karara bağlanan belgeler de isteniyor. Malatya’da Basın İlan Kurumu Şubesi kurulmadan önce Malatya Valiliği’nce karara bağlanan dönemleri hangi yetki ile Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü tekrar denetlemek istiyor? 

Hesaplarını Sayıştay İncelemelidir

Basın İlan Kurumu’nun resmi ilan ve reklamlardan aldığı komisyonun miktarı yıllık yaklaşık 30 milyon (trilyon) lira civarındadır. Diğer gelirleri hariç… İşin asıl önemli tarafı ise bu paranın devlete dönmüyor oluşudur. İstedikleri gibi harcıyorlar. Şimdi diyecekler ki “Bizim hesaplarımızı Hükümet denetliyor”. Kim kimi denetliyor? Basın İlan Kurumu Genel Kurulu’nda Başbakanlığın 3 temsilcisi, Maliye Bakanlığı’nın, İçişleri Bakanlığı’nın, Adalet Bakanlığı’nın, Milli Savunma Bakanlığı’nın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın üst düzey bürokratları görev yapıyor. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı’nın temsilcisi de var.

Şimdi soruyoruz: Hükümetin hangi denetim elemanı, amirlerinin içinde bulunduğu bir kurumun hesaplarını sağlıklı bir şekilde inceleyebilir? Bu yüzden bu kurumun hesaplarının incelenmesi Sayıştay’a devredilmelidir. 

195 Sayılı Kanun’a göre Basın İlan Kurumu’nun görevi, gazete ve dergilere eşit şekilde resmi ilan ve reklam dağıtmak ve bununla ilgili kararlar almakla sınırlıdır. Televizyon, radyo ve internet medyasının sorunları Basın İlan Kurumu’nun görev alanı dışındadır. Bunların sorunlarıyla ilgilenmek Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’ne düşer.

Görevi ve sorumluluk alanında olmadığı halde Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü geçtiğimiz yıl Rize’de internet medyasının sorunlarıyla ilgili bir konferans düzenledi.  Konferans öncesi Basın İlan Kurumu’nun internet sitesinde bu toplantıya Ankara, Artvin, Bayburt, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Rize, Samsun ve Trabzon illerinin milletvekillerinin, valilerinin ve belediye başkanlarının çağrılacağı duyuruldu. Sonradan Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç bu kişilerin çağrılmasını gereksiz görmüş olacak ki, davet edilmelerinden vazgeçildi. Basın İlan Kurumu Genel Müdürü’ne göre çok önemli olan konferansa, basınla ilgili Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç katılmadığı gibi, 36 kişiden oluşan Genel Kurul Üyelerinden sadece ikisi katıldı.

Bu toplantının Rize’de düzenlenmesinin amacı ne? Cevabı bizce gayet basit… Rize, Sayın Başbakan’ın memleketi… Bu toplantıya milletvekilleri, valiler, belediye başkanları katılırsa Sayın Başbakan da katılabilir. Ev sahibi olarak Sayın Başbakan’a yaklaşma imkanı bularak kendimizi gösterirsek belki ileride…

Eğer Basın İlan Kurumu’nun hesaplarını Sayıştay incelemiş olsaydı, bu toplantıda harcanan paraları Genel Müdür’e zimmet çıkartırdı.

Genel Müdür Makamında  Ayda Kaç Gün Oturuyor?

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Sayın Mehmet Atalay’ın görev yeri İstanbul’da, evi ise Ankara’da. İnternet haber sitelerindeki haberlere göre her gün bir yere görev gezisi yapıyor. Maşallah dur durak bilmiyor… Alanya’ya gidiyor görev gezisi… İskenderun’a gidiyor görev gezisi… Elazığspor’un şampiyonluk maçını izlemeye gidiyor adı görev gezisi… Bu gezilerde valilere, belediye başkanlarına uğramayı da hiç ihmal etmiyor ve uluorta konuşuyor.

Sayın Mehmet Atalay geçtiğimiz yıl Sayın Ömer Dinçer Milli Eğitim Bakanı iken görev gezisi için Balıkesir’e gittiğinde bakın neler söylüyor: “Ömer Dinçer bu ülkenin en güçlü adamlarından biri. 10 yıldır bu ülkede bana göre Başbakandan sonra belki sistemin başındaki en önemli isimlerden biri, Başbakan Müsteşarı olarak. Benim tanıdığım en iyi yöneticilerinden biridir, kül yutmaz. BİK yönetim kurulu başkanlığını yaptı. Başbakan bütün işleri ona bırakır, Ömer Dinçer bir adamın atanmasına karşı çıkıyorsa herhangi bir Bakan o adamı genel müdür veya müsteşar olarak atayamaz.“

Bu sözleri söylemek Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Sayın Mehmet Atalay’a düşer mi? Eğer devletin bir bakanı Ömer Dinçer’e danışmadan müsteşarını, genel müdürünü atayamıyorsa o makamda oturmamalı. Eğer bu sözler gerçek değilse, devletin bakanlarını küçük düşürücü açıklamalarda bulanan Mehmet Atalay görevinden istifa etmelidir.

Gazeteler Resmi İlan İçin  Çıkmamalıymış…

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Sayın Mehmet Atalay “Gazeteler resmi ilan için çıkmamalı.”diyor. Resmi ilan almayan hangi yerel gazete yaşayabilir? Devlet bunu bilerek yerel gazetelere resmi ilan vermiyor mu? Resmi ilan için çıkmayan yerel gazeteler ya para babalarının kucağına oturur, ya da örgütlerin emrine girer. Devlet bunu bildiği için gazetelere resmi ilan veriyor. Yoksa bir kanunla resmi ilanları tamamen kaldırabilir. Bugün Kamu İhale Kurumu’nun, bütün valiliklerin, bütün belediyelerin ve tüm kamu kuruluşlarının internet siteleri var. Devlet resmi ilanları bu kurumların internet sitelerinde yayınlatarak en büyük payı Basın İlan Kurumu’nun aldığı resmi ilanları kesebilir.

Basın İlan Kurumu  Kanunu Değişmelidir

Günümüzde artık hükmünü kaybetmiş olan 195 Sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanun değişmelidir.  36 üyeden oluşan genel kurul üyeleri 3 ayda bir toplanıyor. Bu kurulda görev alan kişilerin asli görevlerini bırakarak Basın İlan Kurumu’nun meseleleriyle ilgilenmeleri çok zor. Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Sayın Mehmet Atalay, üç ayda bir toplanan bu kurulun alacağı kararları -kurul üyesi olmadığı halde- önceden açıklıyor. Bir Genel Müdür, Basın İlan Kurumu Genel Kurulu’nun alacağı kararları önceden nasıl bilebilir ki? Demek ki bu Kurul önüne gelen kararları iyice tartışmadan kabul ediyor.

Bundan 40 yıl önce Türkiye’nin 6 şehrinde bayilerde fiili satış şartı vardı. 61 şehirde ise fiili satış şartı yoktu. 40 yıl önce Adana ve Konya’da bayide günlük fiili satış şartı 1000 idi. Bursa’nınki ise 750 idi. 40 yıl sonra Adana, Konya ve Bursa’da bayi satış şartı 250’ye düşürüldü, Malatya gibi Basın İlan Kurumu’nun şubesi olan yerlerde ise 250’ye çıkartıldı. Şimdi biz, bu kararı alan Sayın Basın İlan Kurumu Genel Kurul Üyeleri’ne şunu sormak istiyoruz: Acaba Adana, Konya ve Bursa da yayınlanan gazetelerin kalitesi mi düştü; yoksa Malatya, Ordu, Sakarya, Sivas gibi şehirlerde yayınlanan gazetelerin kalitesi mi yükseldi?

Basın İlan Kurumu’nun haksız olarak aldığı bu kararlar Anadolu Basını’nı dürüstlükten ayrılmaya mecbur ederek itibarsızlaştırıyor. Herkes kendi gazetesini bayilerden toplatarak asgari fiili satış şartını tutturmaya çalışıyor. Gereksiz biçimde artırılan kadro sayısını sağlamak için ahlaki olmayan yollara başvurmak zorunda kalıyor.

En önemlisi de ağırlaşan şartlar karşısında zarar ediyor. Buna karşılık bir türlü yerel gazetelerden haksız olarak aldığı komisyonlardan doymayan Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü ise bu gerçekleri bildiği halde, şubelerini kapatmayarak gazetelerin üzerine gidiyor.

Sonu hayırlı olur İnşallah… 

GÖRÜŞ”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."