Final

Örnek Resim


Arion

Malatya Haber -

”Bu Yasalara Sahip Çıkmalıyız”

”Bu Yasalara Sahip Çıkmalıyız”
  • 26.12.2015

Atatürkçü Düşünce Derneği Malatya Şube Başkanı Ali Ekber Tunçdemir, 3 temel devrim yasasının 3 Mart’ta yürürlüğe girdiğini belirterek, bu yasaların önemine değindi ve herkesi dikkatli olmaya çağırdı.

Tunçdemir, yaptığı yazılı açıklamada şöyle dedi:

“3 Mart, Hilafetin kaldırılması, öğretim birliğinin sağlanması ve Şeriye ve Evkaf Vekaleti’nin kaldırılmasını içeren , üç temel devrim yasasının yürürlüğe girdiği tarihin yıl dönümüdür. 3 Martın önemini, değerini hiçbir zaman unutmamalıyız ve unutturmamalıyız.

Üç Devrim Yasası, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasını, halifeliğin kaldırılmasıyla Anayasanın ulusallaşması yolunda önemli bir adım atılmasını, eğitimde ulusallaşma ve kadın-erkek ayrımının ortadan kaldırılmasını sağlamıştır. Genel bir yaklaşımla da karşı devrimcilerinin dayanağı olan teokratik kurumların tasfiyesi anlamına da gelmektedir. Üç Devrim Yasası , Cumhuriyet tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan ulus devletinin temelini oluşturulmuştur.

Eğitim Birliği ilkesi, uluslaşma sürecimizin temel taşlarından birisidir. Eğitim birliği ilkesiyle Türkiye’nin değişik coğrafyalarından, biri birinden farklı sosyolojik geleneklerin içinden süzülüp gelen, farklı dinsel, mezhepsel tercihler içinde olan, farklı ırk ve etnik kökenlerini taşıyan milyonlarca insanımızın ortak bir eğitim potasından geçirilerek, aynı ulusun değerlerini sahiplenmesi ve bir ulusun vatandaşı haline dönüşmesi süreci bilinçli olarak bu eğitim birliği ilkesinin yürürlüğe konuluşuyla başlatılmıştır.

Mezhep farklılıkları, din farklılıkları, inanç farklılıkları, etnik köken farklılıkları, yöresel anlayış farklılıkları aşılmış, bütün bunların üzerinde, hepimizin ortaklaşa paylaştığı Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşı olmanın bilinci ve sorumluluğu içinde insanların yetiştirilmesini, genç , kuşakların yetiştirilmesini ve Türkiye’yi bugüne taşıyacak olan o büyük sürecin oluşturulmasını sağlayacak çok önemli yasalar geçirilmiştir. Büyük dönüşümler 3 Mart 1924’te gerçekleştirilmiştir ve bugünkü Türkiye’ye giden yol o tarihte açılmıştır.

Bu yıl dönümünde, bu büyük devrimi, dönüşümü gerçekleştiren büyük insanları bir kez daha saygıyla anmak ve Türkiye’nin bugün elde etmiş olduğu bu noktaya nereden nasıl geldiğimizi unutmamak ve Türkiye’nin bugününe yönelik tehlikeleri, tehditleri doğru değerlendirmek gerekir .

Atatürkçü eğitim anlayışı; nabza göre şerbet vermekten, yaban işbirlikçiliğinden, sömürücülükten yana değil halkının kendi kendini gölgesizce kendi yaptığı yasalarla yönetmesinden,kendisini ezdirmemesinden bağımsız yaşamasından yanadır..

Son dönemlerde dünyanın pek çok azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkesi gibi Türkiye’ye de yönelen “sermaye kuşatması”nı, ülkemizin bağımsızlığına, laik yönetim biçimine yönelik olarak, içten ve dıştan adeta örgütlü bir biçimde yürütülen uygulamaları da endişe ile izlemektedir.

Ülkemiz her yeni güne, Türkiye Cumhuriyetinin ulusal kimliğini bozma çabalarına ve Devrim Yasaları’nın ortadan kaldırılmasına heveslenenlerin cüretkâr girişimlere tanıklık ederek başlıyor. Bu girişimlerin etkili olması halinde yurdumuzun ve ulusumuzun büyük bir kargaşaya sürükleneceği açıktır.

3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen Tevhid – i Tedrisat (Öğrenim Birliği) Yasası’nı hiçe sayan, çocuklarımızı adeta uyuşturan uygulamalar yaygınlaşmaktadır. Türkiye’yi tekrar Ortaçağ karanlığına götürmeye, “şeyhler ve meczuplar” coğrafyası haline getirme çabalarına yıllardır göz yumulmuş ve bugünlere gelinmiştir. Bu gün bilerek ya da isteyerek bilimsel eğitimin yerini dinsel eğitimin almasına göz yumuldu. Eğitim sistemimiz kasıtlı olarak dincileştirildi. Böylece dünya görüşleri taban tabana zıt kuşaklar yetiştirilmeye başlandı. Atatürkçü eğitimin “fikri hür vicdanı hür irfanı hür” nesiller yetiştirmek ülküsü yerini “işi zikir, katığı şükür, düşmanı fikir” olan kuşaklar yetiştirmeye,özgüvenini yitirmiş, ürkek, çekingen, büyük ufuklara,hedeflere ve amaçlara yönelmeyecek bir ruh yapısına terk edilmektedir.

Kadınlar; dinimizle hiçbir ilgisi olmayan, çağdaş ve evrensel değerlerle bağdaşmayan yaşam koşullarına itilmekte, Cumhuriyet kazanımlarıyla sahip oldukları olanaklardan, saygın Türk kadını imajından uzaklaştırılmaktadırlar.

Bütünleştirici bir bilinç olan Türkiye Cumhuriyeti çatısı altında “Yurttaşlık” kimliğini bir arada tutma yaklaşımını görmezden gelinmektedir. Ulusumuzun temelini oluşturan insanlarımız; Kürt, Laz, Çerkez, Süryani, Alevi, Sünni, azınlık, çoğunluk vs. olarak bölünmek istenmektedir.

Biliyoruz ki; ulusal kimliklerini yitirmiş toplumların, dış dayatmaların etkisi ile ulusal bilinci kirlenmektedir. Atatürk Cumhuriyeti’nin ve Devrim Yasaları’nın değiştirilmesi çabası asla başarılı olamayacaktır. Türkiye Cumhuriyeti, gençlerimizin duyarlı ve coşkulu ellerinde, çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkma andının tutkusu içinde yeni başarılara ulaşacaktır.

Devrim yasalarının en can alıcısı olan Öğretim Birliği Yasası’nı işlevsiz kılarak genç kuşakların bağımlı bireylere dönüştürülmesi akıllardan bile geçirilmemelidir.

Cumhuriyete ve devrim yasalarına sahip çıkmak ya da çıkmamak; GELECEĞİMİZİ BELİRLEYECEKTİR.

İçinde bulunduğumuz zor koşullarda tüm yurttaşlarımızı yeni ve güçlü bir adım için birlikte olmaya; Eğitimcileri , anne babaları , gençlerimize, sahip çıkmaya, kapıya dayanan tehlike karşısında dik durmaya, dayanışmaya çağırıyoruz.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."