You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


Örnek Resim
Opel Reklam
Malatya Haber -

‘Bunun Adı İlahi Adalet!’

‘Bunun Adı İlahi Adalet!’
  • 27.12.2015

Fenerbahçe’nin, Ziraat Türkiye Kupası’nda geçtiğimiz hafta Yeni Malatya Spor’a 2-1 yenilerek veda etmesi, 28 yıllık kupasızlık dönemini bir kez de Beşiktaş’ın eski futbolcularından Mehmet Ekşi’ye yorumlattı. Ekşi’nin 28 yıl önce bir kart tartışmasına ilişkin ve o dönem Malatya’da astsubay olarak görev yapan maçın hakemi İhsan Türe’nin açıklamaları Habertürk Gazetesi’ndeki haberin konusuydu.

Gazetede “Bunun adı ilahi adalet” başlığıyla yayınlanan haber şöyle:

“Beşiktaş’ın eski futbolcularından Mehmet Ekşi, Fenerbahçe’nin 28 yıldır kupa hasretinin son bulamayışını, “Bunun adı ilahi adalet olsa gerek” şeklinde yorumladı.

Fenerbahçe tam 28 yıldır Türkiye Kupası’na hasret. O yılarda doğan ve Sarı-Lacivertli renklere gönül verenler Fenerbahçe’nin Türkiye Kupası’nı kazandığını hiç göremediler.

Fenerbahçe, liglerde ve Avrupa’da en başarılı olduğu sezonlarda bile Türkiye Kupası’nı müzesine götüremedi.

Fenerbahçeliler bunun nedenini yıllardır birbirlerine sorup duruyorlar. Hatta Fenerbahçe’nin Türkiye Kupası’nı 28 yıl gibi uzun bir süredir kazanamaması üzerine rakip takım taraftarları bir çok espri bile üretti. Fenerbahçe’nin en son Türkiye Kupası’nı kazandığı zaman ile günümüz arasında neler değiştiğine dair taraftar forumlarında ilginç detaylar ortaya konuluyor ve bu örnekler medyada haber olarak yer alıyor.

Peki, Fenerbahçe 28 yıldır Türkiye Kupası’nı neden müzesine götüremiyor?

Bu sorunun cevabı olur mu olmaz mı bilinmez ama en son kupayı aldığı sezon Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan ve o dönem gündemde şok etkisi yaratan bir maç var ki, hâlâ esrarını koruyor diyebiliriz.

KUPA FİNALİNDE YAŞANAN ŞOK!

1982-83 sezonunda Fenerbahçe ile Beşiktaş kupa yarı finalinde birbirlerine rakip olurlar. Hatta futbol kamuoyunda Beşiktaş’ın bir sezon önce son şampiyon olmasından dolayı bu yarı final mücadelesine erken final gözüyle bakılır. İlk maç Kadıköy’de oynanır. İlk yarı Necdet’in attığı golle Beşiktaş’ın 1-0 üstünlüğü ile sona erer. İkinci yarı Selçuk’un penaltıdan attığı golle skorda denge sağlanır ve 90 dakika böyle biter.

Beşiktaşlılar, Kadıköy’de Fenerbahçe ile ilk maçta berabere kalınmasından ve evlerinde oynayacakları müsabaka için avantaj elde edilmesinden dolayı mutludurlar.

ALİ ŞEN SOYUNMA ODASINA İNER…
Fenerbahçe’de ise başkan Ali Şen, hiç üzgün değildir. Maçtan sonra soyunma odasına iner ve futbolculara, “Hepinizi tebrik ederim, finale kaldık” der. Soyunma odasında futbolcuların şaşkın gözlerle izlediği Ali Şen devam eder:

“Beşiktaşlı Mehmet Ekşi çift sarı kart cezalısıydı ama bize karşı oynadı.”

FENERBAHÇE 3-0 HÜKMEN GALİP!
Kimsenin farkında olmadığı ama Ali Şen’in farkına vardığı Mehmet Ekşi’nin çift sarı kartla cezalı duruma düşmesinden ne kendisinin ne Beşiktaş teknik heyetinin ne de yönetiminin haberi vardır. Fenerbahçe, itiraz eder ve federasyon siyah-beyazlıları 3-0 hükmen mağlup ilan eder.

MEHMET EKŞİ’NİN ÇİFT SARI KARTI!
Mehmet Ekşi, Fenerbahçe ile oynanan yarı final öncesinde Boluspor’la karşılaştıkları ilk maçta sarı kart görmüştür. İkinci karşılaşmada maçın hakemi İhsan Türe’dir. Beşiktaş’tan Rıza Çalımbay, rakibine faul yapar ve İhsan Türe sarı kartını çıkartır. Ancak hakem İhsan Türe sarı kartını kime göstermiştir?

Maçtan sonra çıkan gazetelerde Mehmet Ekşi’nin sarı kart gördüğüne dair hiçbir not olmadığı gibi, sarı kart gören oyuncu olarak gazetelerde Rıza adı yazar.

FEDERASYON RAPORU BEŞİKTAŞ KULÜBÜ’NE YOLLADIK DER AMA…
Beşiktaş karışır. Siyah-Beyazlı yönetim kendilerine bir rapor gelmediğini duyurur. Ama karar alınmıştır. Beşiktaş, Fenerbahçe ile ikinci maçı oynar, 2-1 kazanır ama finale Sarı-Lacivertliler çıkar.

ALİ ŞEN’E SORARLAR: “NEREDEN BİLİYORDUN?”
CEVAP VERİR: “GAZETECİLER YAZDI”
Kimsenin farkında olmadığı Mehmet Ekşi’nin çift sarı kartlı oluşunu nereden bildiği sorulan Ali şen, “Sekreterim her maçtan önce, maçlarda olan biteni anlatan bir rapor getiriyordu. Beşiktaş maçından önce de rapor elimdeydi. Rapora göre Beşiktaşlı Mehmet Ekşi sarı kart cezalısı görünüyordu. Ancak Mehmet bize karşı forma giydi. Maç 1-1 bitti. Maçtan sonra soyunma odasına indim, futbolcuların yüzünden düşen bin parça… Beraberliğe rağmen futbolcularımı tebrik ettim, finale kaldığımızı söyledim. Şaşkınlardı. Maçı hükmen kazanacağımızı biliyordum ancak Beşiktaşlı dostlarımı federasyona nasıl şikâyet edeceğimi bilemiyordum. Soyunma odasındaki gazeteciler beni bu yükten kurtardılar ve ertesi gün gazetelerde Mehmet’in cezalı olduğu halde oynatıldığını yazdılar. Federasyon da hükmen galibiyetimizi ilan etti” der.

Ama ilginçtir, Mehmet Ekşi’nin Boluspor’la oynanan ikinci maçta sarı kart gördüğüne dair gazetelerde hiç haber yer almamıştır.

İHSAN TÜRE ÖNCE “RIZA’YA GÖSTERDİM” DER SONRA FARKLI KONUŞUR!
Beşiktaş’ın Boluspor’la oynadığı ikinci maçı yöneten hakem İhsan Türe, karşılaşmadan sonra kendisine sorulduğunda gazetecilere, “Ben sarı kartımı Beşiktaş’tan Rıza’ya gösterdim. Mehmet Ekşi’ye kart göstermedim, Raporumda bu doğrultuda bilgi verdim” der.

Ancak ilginçtir aynı İhsan Türe tarafından federasyona verilen raporda, “İkinci yarıda rakibine sert hareketlerde bulunduğundan dolayı Mehmet Ekşi’ye sarı kart gösterdim” yazmaktadır.

ÇELİŞKİLER ÇELİŞKİLER…
İhsan Türe’nin açıklaması ile federasyona gönderdiği rapordaki çelişkiler… Federasyonun, raporu Beşiktaş kulübüne gönderdik demesine rağmen siyah-beyazlıların böyle bir raporun kendilerine gelmediğini söylemesi…
Ali Şen’in, gazeteler yazdı demesine rağmen, Mehmet Ekşi’nin sarı kart gördüğüne dair hiç haber çıkmaması…
Ekşi’nin böyle bir sarı karttan haberinin bile olmaması…
Bu ve bunun gibi çelişkilerle dolu bir çift sarı kart macerasından sonra, Mehmet Ekşi adeta hedef haline gelir ve Beşiktaş’tan resmen gönderilir.

MEHMET EKŞİ: “İLAHİ ADALET”
Olayın baş kahramanı Mehmet Ekşi, yıllar sonra HTSPOR.COM’a yaptığı açıklama bakın neler söyledi:

“Doğrusunu kimse bilmiyor. İhsan Türe bana kart gösteriyor ama Türkiye’de hiçbir gazete yazmıyor. Hakem raporu var mı yok mu? Hakem raporu varsa hakem raporu kime veriliyor? Federasyona yolluyor. Ayrıca kulüplere de gidiyor. Peki kulüplerde bu işlerden kim mesul? Genel kaptan. Madem rapor kulübe gitmiş deniliyor, neden işlememiş. Hiçbir gazete nasıl yazmaz. Enteresan değil mi? Ayrıca Fenerbahçe ile Beşiktaş maç yapıyor, Beşiktaş’ın kaptanı ve en iyi oyuncularından biri, bu hafta Fenerbahçe’ye karşı oynamayacak ve bunu hiçbir gazete yazmıyor. Mümkün mü? O zaman burada bir komplo var. Komplo derken, atıyorum, bak hakem raporu yok, raporu veriyor mu, bu kulübe gidiyor mu, kulüp yetkilileri bunu ne yapıyor, mahsus vermiyorlar mı? Vermedikleri için basın da mı yazmıyor? Veya basın niye yazmıyor bunu? Galatasaray’la Fenerbahçe bu hafta maç yapıyor, Arda sarı kartlı oynamıyor. Yazar değil mi gazeteler? Peki bende niye yazmadı? Böyle bir rapor kulübe geldi mi, gelmedi mi, işlendi mi, işlenmedi mi? Bunlar da bilinmiyor. Ben bu konuda Fenerbahçe’yi asla suçlamadım. Ama bu bir ilahi adalet olabilir. O zaman bildiğim kadarıyla bilgisayar da yok. O kadar hengâmenin içerisinde kim biliyor acaba? Ali Şen nasıl biliyor bunu? Yani sorular o kadar çok ki ama ilahlar kurban istedi, yazdılar çizdiler, gönderdiler. Ondan sonra da başıma gelmedik kalmadı. Karagümrük’e kiralık gittim. Sonra Antalya’ya satıldım. Konya’ya gittim. Ondan sonra seyyah oldum alemi gezdim.

İşin ilginç tarafı ne biliyor musun? Herkes beni suçlamaya başladı. En çokta koyan bu oldu. Fenerbahçe maçına çıkarken benim ismimi tahtaya kim yazdı ya? Hoca yazıyor, hocanın yanında yardımcısı yok mu? Genel kaptan yok mu? Demek ki kimse tarafından bilinmiyor. Benim bu işi bilerek yaptığımı diyenler de oldu ya.

Türkiye’de bir insan bin türlü haksızlığa uğradı, bir Allah’ın kulu çıkıp da demedi ki “Ya beyler ne yapıyorsunuz?” Ve ben başımı eğip gittim.

Hoca Rıza’ya kartı gösterdi, ben gittim araya girdim. Ben de takım kaptanıyım, “Bunda birşey yok hocam ya, ne var bunda” dedim. Sarı kartlık hareket değil anlamında araya girdim, o arada sarı kartı bana göstermiş gibi oldu. İhsan Türe’ye sonra sordular, önce göstermedim dedi. Sonra raporumda ne yazılıysa o doğrudur dedi. O da bir muamma. Yani sorular o kadar çok ki.

Peki, beni niye gönderdiler? Benim ismimi tahtaya hoca yazdı, o zaman hocanın gitmesi lazım, beni niye gönderiyorlar. Günah keçisi oldum.

Ondan sonra da Fenerbahçe Türkiye Kupası’nı alamadı. Bunun adı ilahi adalet olsa gerek.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."