Miram

Final


Malatyalife Residence
Malatya Haber -

Büyük Aşklarını Çocukları Ölümsüzleştirdi

Büyük Aşklarını Çocukları Ölümsüzleştirdi
  • 07.07.2019

EŞİ ÖLÜMÜNE DAYANAMADI.. AYNI GÜN TOPRAĞA VERİLDİLER.. Halk Müziğimizin büyük ustası Musa Eroğlu’nun, sözlerinde ifade edilen o duyguyla çalıp söylediği, ayrılığı anlatan o güzel türküsündeki gibi, bir ömür birbirlerini büyük bir aşkla ve ölümüne seven Malatyalı ‘Ülger’ çiftinin, Almanya’da başlayan ve Malatya’da mezar başında biten ayrılığının yürek titreten öyküsü, bu.

Şöyle diyordu, o türküde büyük usta Musa Eroğlu:

Telli turnam selam götür
Sevgilimin diyarına
Üzülmesin ağlamasın
Belki gelirim yarına cananıma

Hasret kimseye kalmasın
Sevdalılar ayrılmasın,ayrılmasın
Ben yandım eller yanmasın
Sevdanın aşkın uğruna can uğruna

Gönüle hasret yazıldı
Sevgiye mezar kazıldı
İki damla yaş süzüldü
Gözlerimin pınarına,pınarına

Hasret kimseye kalmasın
Sevdalılar ayrılmasın,ayrılmasın
Ben yandım eller yanmasın
Sevdanın aşkın uğruna can uğruna.

Sevdalıları ölüm bile ayıramadı, bizim öykümüzde.

O ebedi yolculuğa da birlikte gittiler, Ali Çavuş ve eşi Gülperi Hanım..

Almanya’da yaşayan ve 2018 yılında annesiyle babasını kaybeden Hüseyin Ülger, birbirlerini büyük bir aşkla seven anne ve babasının heykellerini kalp şeklinde yaptırdığı mezarlarının üstüne diktirdi. Ülger, “Her ikisini de aynı gün toprağa verdik. Buraya geldiğimde çok duygulanıyorum. Aynı zamanda da çok mutlu oluyorum. Çünkü onlar artık sanat eseriyle birlikte ölümsüz oldular” dedi.

Malatya’nın Yazıhan ilçesine bağlı Fethiye Mahallesi doğumlu Ülger ailesinin reisi Ali, 1971 yılında çalışmak için Almanya’ya gitti. Ali Ülger’in eşi Gülhan Ülger ise 1980 yılında Almanya’nın yolunu tuttu ve gurbette yaşamaya başladılar.

2016 yılında böbrek rahatsızlığı çeken ve 5 Ocak 2018’de kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Ali Ülger’in cenazesi, eşi ve çocukları tarafından 9 Ocak’ta memleketine getirildi. Eşinin ölümüne dayanamayan Gülhan Ülger’de burada hayatını kaybetti. 8 çocuk, 15 de torun sahibi olan Ülger çifti 9 Ocak’ta yan yana son yolculuklarına uğurlandı.

Anne ve babasının acısını derinden yaşayan oğlu Hüseyin Ülger, onlara kalıcı bir hatıra yaptırmak için daha önceden kalp şeklinde yaptırdığı mezarına onların heykellerini yaptırma kararı aldı. Yaklaşık bir aylık çalışma sonucu ortaya çıkan anne ve babasının heykelini mezara monte ettiren Ülgen, ebeveynlerinin hatırasını ve sevgisini bu yolla yaşatıyor.

Hüseyin Ülger, anne ve babasının mezarı başında gazetecilere yaptığı açıklamada, babasının böbrek rahatsızlığından dolayı diyalize girdiğini ve vücudunun su toplamasından dolayı hastaneye yatırdıklarını söyledi.

Hastanede babalarını 5 Ocak 2018’de kaybettiklerini ve cenazeyi alarak memleketlerine geldiklerini anlatan Ülger, “Biz ailecek Almanya’da yaşıyoruz. Annem, kardeşlerim, çocuklarım 40’a yakın akrabayla buraya geldik. Evimizin önüne kadar annem bizimle birlikteydi, evin önünde cenazenin başında annem fenalaştı ve kaybettik. Onlar birbirlerini çok severlerdi. Her ikisini de aynı gün toprağa verdik. Annemde hiçbir rahatsızlığı yoktu. Babamın rahatsızlığı olmasına rağmen annem sapasağlamdı. O acıya annem dayanamadı.” diye konuştu.

Ülger, daha önce de anne ve babasıyla mezarlıklarla ilgili sohbet ettiğini ve kendisinin daha güzel bir eser bırakmak istediğini belirterek, şunları söyledi:

“Bunu anlatırken, annem ‘Oğlum çok pahalıya mal olur, senin çocukların var, bize bir taş olsa yeter’ dedi ama babam çok mutlu bir şekilde gülümseyerek, kabullendi. Sanki aramızda bir sözleşme gibi bir şey oldu. Ben o gün, babam rahatsız olduğundan dolayı ‘Babamı kaybedersem mutlaka farklı bir şey yaptırırım’ diye düşünmüştüm. Heykel fikri sonra bende oluştu ve bunu da yaptırdığımdan dolayı oldukça mutluyum.”

Mezara geldiğinde çok duygulandığını ve hemşerilerinden de çok güzel tepkiler aldığını ifade eden Ülger, “Buraya geldiğimde çok duygulanıyorum. Aynı zamanda da çok mutlu oluyorum. Çünkü onlar artık sanat eseriyle birlikte ölümsüz oldular. İsimleri, doğum ve ölüm tarihlerini kalp olarak yaptırdım. Her geldiğimde onları kalplerinden öpüyorum” dedi.

Çiftin kalp şeklindeki mezar taşının üzerinde ise “Biz sevgiyi ektik, siz barışı yaşayın.. Yolların yorgunu Ali Çavuş ve yol arkadaşı Gülperi burada yatıyor” yazıyor.

Heykeltıraş ve seramik sanatçısı Emrullah Güler ise “Bize projeler geliyor ve biz bunları değerlendiriyoruz. Genelde tarih süreci ve dekorasyon anlamında çalışmalarımız oldu. Hüseyin Bey böyle bir teklifle geldiği için, şaşırdık tabi ki değişik bir şeydi. Biz bu konuyla alakalı araştırma yaptık, Fethi’ye bölgesine geldik, ziyaretlerde bulunduk, insanlarla görüştük. Onların bu çiftle alakalı duygu ve düşüncelerini aldık. Çünkü heykeli, modelajını yapmak bir yerde ama bunun devamında da o ruhu kendi içimizde yaşamamız gerekiyordu. Ön hazırlık olarak bu ruhu önce kendi içimizde yaşadık. Hüseyin Bey Almanya’daydı, kendisi bizimle telefonda konuşarak, annesi ve babasıyla ilgili duygularını bize ifade etti. Bizde modelajımıza bu duyguyla başladık. O görseli biz veriyoruz ama duyguyu da vermemiz gerekiyordu. O duyguyu da verdiğimiz Hüseyin Bey tarafından onaylandı” dedi.

Eşiyle birlikte bir ay boyunca çalıştıklarını ve duygusal anlar yaşadıklarını kaydeden Güler, “Biz bir duygusallık yaşadık. Bir ay boyunca bununla alakalı çalıştık ama o duyguyu içimizde yaşıyoruz. O yüce sevgiyi, ruhu dışa vurmak gerçekten kolay bir şey değildi. Bu şekilde çalıştık, güzel de oldu.

Aynı zamanda meslektaşım da olan eşim Yeliz Güler ile bir çocuğumuz var. Çocuğumuza bakması için kayınvalidemizi çağırdık. Çocuğumuza baktılar. Bizde eşimle gece gündüz çalıştık. Neredeyse hiç uyumadık diyebilirim. Kısa zamanda yapmamız gerekiyordu. Eve uyumaya gittiğimiz zamanda eşimle hala istişareler yapıyorduk çünkü bu sevgiyi, aşkı en iyi bir şekilde yaşatabilmek için evimizin içinde hep bu konu oldu. Başka hiçbir gündemimiz olmadı, bu şekilde çalıştık” ifadelerini kullandı.

Ferdi DURDU, Yeni Malatya Gazetesi- malatyahaber.com

Etiketler: / / / /

Yorumlar
  1. MALATYAM dedi ki:

    Battalgazi Rumuzlu kardeşim;belliki sen o beynini boş ardı astarı olmayan hoca kılıklı islamı bilmeyen uydurma hadislerle milletin parasını yiyenleri dinlemişsin.sen romalıların inancından ne anlarsın sen önce kendi dinini öğren ve dinimizdeki sevginin ne anlama geldiğini öğren ve bu mükemmel insanlara dil uzatma senin içinde böyle sevgiler oladığından anlamanı beklemiyorumlakin susmasını bil ve eleştirmeden önce kendi dinini bir öğren yani oku anlatılanlarla değil okuduklarınla kendini yargıla

  2. Bedrettin Hikmet dedi ki:

    Biz millet olarak mangalda kül bırakmayız. “Bizim herkesin inancına, düşüncesine saygımız var” paralelinde sözleri sıklıkla duyarız. Yukarıda yorumları okuyunca doğrusu yaşadığım toplum adına üzüldüm. Yukarıdaki haberi okuyunca çok duygulandım. Bir aşk hikayesi ve hayırlı bir evladın anne babasına olan vefası… Herkes sizinle aynı inanca, düşünceye sahip olmayabilir. Başkaların fikirleri, inançlarına ve düşüncelerine saygılı olalım. Hoşgörü bizi ileriye götürür.

  3. Ziya dedi ki:

    Allah rahmet eylesin şimdiki genç çiftlere de ders olsun…
    Ben bu haberde sevgiyi ,saygıyı ,birlik beraberliği, aile duygusunu ve samimiyeti gördüm. Son zamanlarda aile kurumuna karşı yapılan yıpratma çalışmalarına karşı en iyi savunma bu haber olmuş..bence …Rabbim rahmetiyle yargılasın inşallah…

  4. zibetra dedi ki:

    Canların mekânları Cennet olsun.
    Nur içinde yatsınlar..

  5. TURGUT ÖZMÜŞ dedi ki:

    Muhteşem, Işıklar içinde olsunlar.

  6. malatyalı dedi ki:

    herkes düşüncesinde ve inancında özgür olmalı .değer yargılarımız aynı olamaz.kime ve neye göre karar doğru ya da yanlıştır.şahsen kendi mezarımın ismin yazacağı bir mermer levha dışında birşey istemem zeminle düz sadece çim olsun derim.kefen üzeride sadece toprakla doldrulsun beton bloklar neden olsun. insanların değişik fikirlerine de saygı duyarım.

  7. Kemal dedi ki:

    Ne güzel sizleri yetiştiren o anneye ve babaya allah rahmet eylesin.Ellerinize sağlık.

  8. behlül dedi ki:

    allah rahmet eylesin güzel olmuş..

  9. Malatyalı44 dedi ki:

    Alkışlıyorum…

  10. MALATYALI ROJDA dedi ki:

    Bizim inancımıza ters.Neredeyse heykelinin önünde secdeye varacak adam. Bunlar ölmüş insana fayda vermez mezar taşına el fatihaya yazdiraydin da iki sevap alırdı hem okuyan hemde yatan

    1. Mustafa dedi ki:

      Sen yaptırma o zaman. Azıcık insan olun, saygılı olun, senin inancını soran yok

    2. Yusuf dedi ki:

      Sana ne kardeşim Sen kendininkini dediğin gibi yap. Başkasına karışma hakkını sana kim veriyor Bana göre adamlar çok güzel bir iş yapmışlar. İlla başında el fatiha yazması mı gerek? Yazılmadı diye okunmuyor mu sanıyorsun, ne boş beleş bir yorum.

    3. sait dedi ki:

      Sana ne be? Senin inancına tersmiş, bana ne. Bir ölümsüz sevgiyi, aşkı ne güzel ifade etmişler. Tamamen insani, tamamen duygulandıran bir iş yapılan. Bunu yapan evladı kutluyorum.

      1. Battalgazi44 dedi ki:

        Bırakın bu işleri kardeşim. Bizim inancımız da mezara heykel yapılmaz. Mezarlar sade olmalıdır. Bunun yerine Ana ve baba adına bir okul, cami veya çeşme yapılsaydı hem ana, baba hem de yaptıran büyük sevap alırdı.

    4. Reşit dedi ki:

      Nasıl bir kafanız var anlamadım, imamın biri cenazeyi toprağa verirken, ölen birazdan yerinden kalkacak, kafasını sal taşlarına vuracak vay ben ölmüşüm diyecek, oda aslında aramızda ammaaa öldüğünün farkına varacak diyor.
      Bir diğeri; ölen yakınlarınızın ruhları sürekli sizi mezarlarında bekliyor, mezarları ziyaret etmek çok sevap der.
      Başkası, Fatiha Suresi Kur’an da Yaşayanlar için gelmiştir. Ölüye bir faydası yok der.

      Adam orada ölmüşlerine saygı ve sevgisinden eğilmiş mezarını öpüyor. Sen kalkmış Bizim inancımıza ters diyorsun. Senin inancın şekil inancı mı?

      Sonrada bu memleket de Adnan hocalar, cübbeliler, devasa tapınakları yapılmış şeyhler neden türer varın siz düşünün !

      İslam öncelikle Sevgi ve Hoşgörü dinidir. Şekil-şemal dini değildir!

    5. zibetra dedi ki:

      “Bizim” derken sen kendi inancına göre (-ki o da yanlış) yorum yapıyorsun. Bu insanların Türk Alevi-Bektaşî olduğunu eminim birçok kişi anlamıştır ancak demek ki en anlamamışsın! Biz Alevilerde ve Türklerde bu gelenek (mezartaşı) taa Şamanizm’e kadar dayanır. Hun ve Göktürklerde buna “Balbal” denilir.
      Sen şimdi benim kullandığım takma ada (nick) “Zibetra” bir yorum yaparsın diye onu da açıklayayım. Ben Doğanşehirliyim, Zibetra’da eski bir Roma kenti olan Doğanşehirin o dönemindeki adıdır.

      1. Battalgazi44 dedi ki:

        Bu roma merakı nereden geliyor? biz türküz kardeşim. Doğanşehir neyine yetmiyor?

        1. zibetra dedi ki:

          Arkadaşım sen iyi misin? Merak değil, Doğanşehir eski bir Roma kenti. Siz neyin kafasındasınız!
          Burada iki satır yazacağına bir zahmet araştırsaydınız! Kalbiniz ferah olsun ben sizden daha çok ülkemi, Türkleri hatta tüm insanları ve inançları seviyorum.

  11. Hakan dedi ki:

    Allah Rahmet Eylesin.

  12. Battalgazi44 dedi ki:

    Bizim inancımız ve geleneğimizde böyle şeyler yok. Hatta bizi bırakın Amerika ve Avrupaya gidin mezarlıkları bizimkilerden çok daha sade.

    1. zibetra dedi ki:

      “Bizim” derken sen kendi inancına göre (-ki o da yanlış) yorum yapıyorsun. Bu insanların Türk Alevi-Bektaşî olduğunu eminim birçok kişi anlamıştır ancak demek ki en anlamamışsın! Biz Alevilerde ve Türklerde bu gelenek (mezartaşı) taa Şamanizm’e kadar dayanır. Hun ve Göktürklerde buna “Balbal” denilir.
      Sen şimdi benim kullandığım takma ada (nick) “Zibetra” bir yorum yaparsın diye onu da açıklayayım. Ben Doğanşehirliyim, Zibetra’da eski bir Roma kenti olan Doğanşehirin o dönemindeki adıdır.

  13. 44malatya dedi ki:

    Allah.birbirini.sevenleri.ayirmaz.allah.rahmet.
    Etsin.mekanlari.cennet.olsun

  14. Kerem dedi ki:

    Ya vallahi her gün trafik kazası, kurşunlama, bıçaklama haberlerini görmekten bizar düşmüştük. Ferdi Bey sağol bir nefes aldık, sevgiye, aşka, duyguya dair bir haber okuduk. Nefes aldık, soluklandık.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."