You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


Örnek Resim


Opel Reklam
Malatya Haber -

‘Cerrahlar Korksun Artık!.’

‘Cerrahlar Korksun Artık!.’
  • 27.12.2015

TÜRK Kardiyoloji Derneği (TKD) Girişimsel Kardiyoloji Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Ramazan Özdemir, zeytinyağı kullanımı sayesinde Ege’nin kalp krizinde en risksiz bölge olduğunu söyledi. En riskli bölgelerin Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu olduğunu kaydeden Prof.Dr. Özdemir, “Karadeniz’e bakıyorsunuz deniz var, balık tüketimi var. Ama orada farklı olan bir şey var tereyağı kullanımı” dedi.

TKD ve TKD Girişimsel Kardiyoloji Çalışma Grubu tarafından düzenlenen 16’ncı Ulusal Uygulamalı Girişimsel Kardiyoloji Toplantısı, Antalya Kemer’deki Rixos Sungate Otel’de başladı. 1000’e yakın katılımcının yer aldığı 4 gün devam edecek kongrede, Milano, Londra gibi kentlerden uydu bağlantılarıyla canlı ameliyatlar gerçekleştirildi.

`CERRAHLAR KORKSUN ARTIK’
TKD Girişimsel Kardiyoloji Çalışma Grubu Başkanı Prof.Dr. Ramazan Özdemir, basın toplantısında, bu yıl 16’ncısı gerçekleştirilen toplantının en önemli farkının ilk defa yurtdışı anjiyo laboratuvarlarıyla yapılan bağlantılar olduğunu söyledi.

Kardiyolojinin artık kalp cerrahisinin müdahale ettiği birçok alanda tedavi yöntemleri geliştirdiğine dikkat çeken Prof.Dr. Özdemir, “Kalp deliklerinin artık yüzde 90’ı, şemsiye yöntemiyle kardiyologlar tarafından kapatılıyor. Cerrahlar korksun artık, kardiyologlar onları sıkıştırdı. Küçük bir alanları kaldı. Cerrahların alanı son derece kısıtlandı. Bazı hastalar, kalp deliği çok büyük olan hastalar gibi belli bir grup hastalar tabii ki cerrahiye gidiyor. Eskiden `şu şu grup hastalar cerrahiye gider, şu hastaları kardiyologlar damar yoluyla tedavi eder’ durumu ortadan kalktı. Şimdi kardiyologlar herşeyi yapmaya başladı” diye konuştu.

Prof.Dr. Özdemir, bu sözlerinin cerrahları kızdıracağının hatırlatılması üzerine “Kızsınlar diye söylüyoruz” dedi.

STENT FİYATINDA FİYAT UÇURUMU
Kalp hastalığı tedavisinde ilaçlı stent uygulamasının giderek önem kazandığına dikkat çeken Prof. Dr. Özdemir, “İlaçlı stentler ilk çıktığında kurtarıcı olarak girdi. Bütün damarlarda uygulanmaya başlandı. İlaçlı stentlerde yeniden daralma oranı çok daha düşük. Sürekli olarak üstünde durduğumuz şey bu, ama pahalı ve devlet ödemiyor. Çıplak, ilaçsız stentleri devlet ödüyor. Avrupa’da bu kadar pahalı olmadığını görüyorsunuz. Avrupa’da 400- 500 euro civarındayken Türkiye’de 2 bin 500- 3 bin dolar seviyesinde” diye konuştu.

İlk ilaçlı stentler çıktığında dünya genelinde takılan stentlerin yüzde 90’ının ilaçlı stentler olduğunu ama sonrasında bir geri dönüş yaşandığını kaydeden Prof.Dr. Özdemir, “İlaçlı stentlerin kullanım oranı Türkiye’de yüzde 10- 20’ler düzeyinde gerçekleşiyor” dedi. Prof. Dr. Özdemir, bir soru üzerine ilaçlı stent tedavisiyle birlikte uzun süre kan sulandırıcı ilaç kullanıldığı için yakın dönemde cerrahiye gidecek hastada, kanserli bir hastada, kanamalı bir hastada kullanımın dezavantaj olabileceğini kaydetti.

STANDARTLAR DEĞİŞİYOR
Prof. Dr. Özdemir, by-pass cerrahisinin karşısında artık damar yoluyla anjiyo yapılan merkezlerde kalp krizine direkt müdahale şekli uygulandığını kaydetti. “Bu gerçekten hem can kurtarıcı oluyor hem de kalp yetmezliklerini büyük ölçüde engelliyor” diyen Prof.Dr. Özdemir, “Bu bence kardiyolojide gelinen en önemli noktadır. Hasta anjiyo laboratuvarına alınıp 10 MD+BO MD-BO dakika içinde damalarının açılması bence kardiyolojide gelinebilinecek en büyük noktadır” dedi.

Damar yoluyla anjiyonun artık standart haline geldiğini belirten Prof.Dr. Özdemir, “Anjiyo laboratuvarı olan her yerde artık standart tedavi haline geliyor. Kalp krizi geçiren hastalar direkt olarak yönlendirilsin, damarları açılsın. Önümüzdeki bir dönemde alınacak kararlarla hastalar o yerlere yönlendirilecek. Şimdi Avrupa Birliği çerçevesinde bu konuda başlayan bir çalışma var. Anjiyo laboratuvarı olan yerlere hastaların yönlendirilmesi can kurtarıcı olur” diye konuştu. Türkiye’nin her yerinde anjiyo laboratuarı bulunduğunu kaydeden Prof.Dr. Özdemir, İstanbul’da ulaşıma bağlı olarak zorluklar yaşanabilceğinin altını çizdi.

EN RİSKSİZ BÖLGE EGE
Prof. Dr. Ramazan Özdemir, bir soru üzerine Türkiye’de kalp hastalıkları bakımından en risksiz bölgenin Ege olduğunu kaydetti. Ege’nin zeytinyağı kullanımı sayesinde kalp krizinde en risksiz bölge olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özdemir, en riskli bölgelerin Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu olduğunu kaydetti. Karadeniz’de tereyağı kullanım alışkanlığının yüksek olması nedeniyle yüksek risk sınıfına girdiğini kaydeden Prof. Dr. Özdemir, “Ama Ege de, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan gelen göçle değişiyor” dedi.

YUMURTA KONUSU
Tartışmalı yumurta konusuna da değinen Prof. Dr. Özdemir, “Yumurta hiç yemeyin demek doğru değil. Haşlanmış yumurtada sıkıntı olacağını sanmıyorum. Günde yenilen 1- 2 yumurtanın zararı olduğunu düşünmüyoruz. Kolesterolü olan kroner arter hastaları bile hafta üç gün yumurta yiyebilir” dedi.

İLAÇLI STENT KULLANIMI HER ÜLKEDE FARKLI
Avrupa Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Jean Fajadet ise Avrupa’da ilaçlı stendlerin kullanımının, geri ödemelere bağlı olarak değiştiğini kaydetti. Fransa’da ilaç salınımlı stentlerin kullanım oranının yüzde 55, Almanya’da yüzde 35, İsviçre’de ise yüzde 80’in üzerinde olduğunu kaydeden Prof. Dr. Fajadet, “Bu durum tamamen geri ödeme durumlarıyla bağlantılı olarak ortaya çıkıyor. Geri ödeme koşulları arttığı takdirde ilaç salınımlı stent uygulaması yaygınlaşacaktır” dedi.

GENÇLERDE KALP HASTALIKLARI ARTIYOR
Prof.Dr. Jean Fajadet, bir soru üzerine kalp damar hastalıklarının genç nüfusta daha sıklıkla görülmeye başladığını belirtti. Buna karşı genç nüfusun cerrahi operasyonlardan kaçındığını kaydeden Prof.Dr. Fajadet, “Ama ikinci bir husus yaşlı hastalar. Şu an tedavi ettiğimiz hastaların yüzde 20’sinden fazlasını 80 yaşın üzerindeki hastalar teşkil etmekte. Bu tür hastalarda yapılması gereken şey disiplinler arası bir yaklaşımı benimsemek olmalıdır” dedi. Genç nüfusta kalp hastalıkları riskinin artmasının nedenleri arasında sigara içme eğilimi, her geçen yıl diyabetik olan hasta sayısında artış, kolestrol ve hipertansiyonu sayan Prof. Dr. Jean Fajadet, kroner kalp rahatsızlığı olan diyabetik hasta sayısı yüzde 20’den düşükken, son yıllarda bu oranın yüzde 30’larda seyrettiğini kaydetti. Prof. Dr. Fajadet, “Amerika’da bu oran yüzde 33’e kadar çıkabiliyor” dedi.

İtalya, Fransa, Hollanda’da halka açık alanlarda sigara içilmesinin yasaklanmasının ardından akut kroner sendromlarda yüzde 20’lik bir düşüş kaydedildiğini açıklayan Prof. Dr. Jean Fajadet, “Sigarayla mücadelede akciğer kanseri gibi bütün hastalıkları göz önünde bulundurarak mücadele etmemiz gerekiyor” dedi. Türkiye’de tartışmalara neden olan kolestrol ve yumurta konusundaki soruları da yanıtlayan Prof. Dr. Fajadet, “Yumurtanın protein açısından alımı önemli, kolestrolü artırıcı özelliği var” dedi. Prof. Dr. Jean Fajadet, kalp hastalıklarına karşı düşük yağ tüketimi ve fiziksel egzersiz önerdi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."