Final

Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

Cinayet Tanığını Tehdit İddiası

Cinayet Tanığını Tehdit İddiası
  • 28.12.2015

Malatya’da Eylül 2014’te işlenen cinayetin görülen davasında bazı tanıklar daha önce polise ve savcılığa verdikleri ifadelerini reddederken, bir tanık ise duruşmada ifade vermemesi için tehdit edildiğini ileri sürdü.

Olay, 12 Eylül 2014 tarihinde merkez Çevreyolu Dilek Otobüs Durağı’na yakın mevkide yaşanmıştı. Olayda, Salköprü Mahallesi Muhtarı Mehmet Dönmez’in oğlu olan 33 yaşındaki Serkan Dönmez (küçük fotoğrafta)  işine gitmek üzere evinden çıktıktan bir süre sonra, silahlı saldırıya uğramıştı. Ağır yaralanan Serkan Dönmez, kaldırıldığı Turgut Özal Tıp Merkezi’nde hayatını kaybetmişti.

Olaydan sonra motosiklet ile cinayetti işleyen tetikçi şüpheliyi kaçıran motosiklet sürücüsü Selçuk G. (29) yakalanmış ve ardından tutuklanmıştı. Olaydan 7 ay sonra Asayiş Şubesi ekiplerince yapılan çalışma sonucunda olayın tetikçisi olduğu iddia edilen Ahmet B. (20) ile olayın azmettiricileri oldukları iddia edilen Ali H. (39) ve Mehmet Kaya A. (28) yakalanmış ve ardından tutuklanmıştı.

Cinayetle ilgili olarak Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanıklar Ahmet B. ve Selçuk G. “Tasarlayarak Kasten Öldürme”, sanıklar Ali H. ve Mehmet Kaya A’da, “Tasarlayarak Kasten Öldürmeye Azmettirme” suçlarından ceza talep edilen davanın ilk duruşması yapıldı.

Davada tutuklu olarak yargılanan sanıklar Ahmet B., Selçuk G., Ali H. ve Mehmet Kaya A. mahkemede verdikleri ifadelerinde olayla ilgilerinin bulunmadığını söyleyerek, haklarındaki suçlamaları red ettiler.

“OLAYDAN 2-3 GÜN ÖNCE EVİMİN ÖNÜNDE GÖRDÜM…”

Öldürülen Serkan Dönmez’in babası Mehmet Dönmez mahkemede verdiği ifadesinde, “Olay tarihinden yaklaşık 15 gün önce oğlumun tedirgin ve gergin olduğunu fark ettim kendisine  ‘Hayırdır bir sıkıntın mı var’diye sordum, bana ‘baba sen muhtarsın bir tabanca alalım’ dedi, bende kendisine ‘bizim tabancayla işimiz olmaz ne gelecekse Allahtan gelir’  deyip onu geçiştirdim, oğlum normalde gece geç saatlerde eve gelir, 2 tane fırınımız vardır, kendisi genelde diğer fırında yemekte

yapmayı sevdiği için akşam orda yemek yapıp daha sonra eve gelir, olaydan yaklaşık 10 gün öce eve erken geldi, bende sevindim, bana tekrar ‘baba tabanca alalım’ deyince ben bu kez ısrar ettim, ‘hayırdır ne var’ diye sordum, bana kendisini takip ettiklerini söyledi, ‘takip edenler kim’ diye sordum, ‘Aslanlar’ diye söyledi, ancak direk şahıs ismi vermedi, olayın olduğu gün sabah eşime Serkan’ı sordum, eğer çıkmadıysa eve gönderip kahvaltı yapmasını istedim. Ancak eşim bana Serkan’ın çıktığını söyledi, kısa bir süre sonra Nuri isimli bir bisikletçi beni aradı, Serkan’ın vurulduğunu söyledi. Olaydan 2-3 gün kadar önce evimin önünde 2 kişi gördüm, birisi uzun boylu zayıf yapılı, diğeri kısa boylu normal kiloda bir şahıstı, ancak benim kendilerine doğru baktığımı görünce yüzlerini benden çevirip markete doğru döndüler, evin orası orada durak olduğu için ben önemsemedim, huzurdaki sanıklardan hiçbirisini yüz olarak bu şekilde teşhis edemem, çünkü gördüğüm şahısların yüzlerini net olarak görmedim, sadece fiziksel olarak gördüm, huzurdaki sanıklardan Ahmet B. ile Selçuk G., fiziki özellikleri olarak bu şahıslara benzemektedir, ancak kesin bu şahıslardır diyemem, ben sanıkların hiçbirisini tanımam, olay öncesinde oğlumun herhangi birisiyle alacak verecek meselesine ilişkin bir konuşma aramızda olmadı, biraz önce belirttiğim gibi sadece kendisinin takip edildiğini ve bu kişilerin aslanlar olduğunu söyledi, ben sanıklardan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum” dedi.

Mahkemede tanık olarak dinlenen  A.E.E., “Devlet Hastanesi’nde Ben ‘Serkan’a ne olduğunu’ sorduğumda bana ‘Kirve ben sana daha önce söylemedim mi Kayalar, Aslanlar beni vurduracaklar, bir şey yapacaklar’ şeklinde sözler söyledi ve ‘yaptılar’ dedi, odaya alındığı sırada polis memuru arkadaşlar geldi, onların yanında da Serkan benzer şeyleri memurlara söyledi, daha sonra memurlar bizi dışarı çıkardılar, odada Serkan memurlara bunları söylerken Mehmet Uçkun da odadaydı, daha sonra Serkan’ı odadan röntgen ve filmlerinin çekilmesi için sedyeyle çıkardılar, bu esnada yine ben ve Mehmet ve Serkan’ın akrabaları olduğunu tahmin ettiğim birkaç şahıs daha vardı, bu sırada yine Serkan’la görüşme fırsatımız oldu, Serkan bu sefer bana Aliş lakaplı şahısla birlikte Selçuk ve Ergül isimli şahısların yaptığını söyledi,  ‘Aliş kim’ diye sorduğumda Ali A. olduğunu söyledi, daha sonra  Serkan’ı araştırma hastanesine sevk ettiler” dedi.

“TANIKLIK İÇİN TEHDİT ETTİLER”

Tanık A.E.E., “Olay sonrasında benim ifadelerimden sonra yargılama aşamasında beyanda bulunmamam için beni tanıdığını iddia eden ancak benim tanımadığım bir şahıs Emeksiz Açıl İş Merkezi önünde bana gelip bu olayla ilgili kendilerinin alakasının olmadığını benim yönlendirildiğimi söyledi, bende verdiğim bilgilerin Serkan’dan duyduğum şeyler olduğunu, olayın nasıl olduğunu görmediğimi söyledim, bana ayrıca ‘mahkemeye gidip beyanda bulunma, bulunursan sıkıntı yaşayabilirsin’ şeklinde üstü kapalı tehditlerde bulundular, bunu yapan tek kişiydi, şahsı görsem tanırım, ancak kim olduğunu bilmiyorum, bu konuyla ilgili herhangi bir suç duyurusunda bulunmadım”  dedi

“SERKAN KİMİN YAPTIRDIĞINI SÖYLEDİ”

Tanık  M.U., “Ben olay yerine vardığımda ambulans yola çıkmıştı, peşinden hastaneye aracımla gittim, gittiğimde Serkan ambulanstan çıkarılmış sedyeye indirilmiş vaziyetteydi, yanında Engin ermişi gördüm, ancak o taşkalada başka kim vardı, bilemiyorum: Serkan’ın yanına vardım ‘ne oldu’ diye sordum, ‘yapacaklarını yaptılar’ dedi. Bana, ‘Alişin yanında gezen Selçuk isimli şahsın olduğunu yanında da çıkaramadığı bir şahsın olduğunu vuran şahsında bu şahıs olduğunu ancak çıkaramadığını’ söyledi, bana, ‘Aslanlar yaptırdı’ dedi, bilinci açık durumdaydı. Sizi daha sonra yanına almadılar, polisler bizi dışarıya çıkardılar. Daha sonra Serkan’ı üniversiteye sevk ettiler. Ben bu esnada önce olay yerine gittim, orda simsarlara sordum, bana oradakiler birinin Selçuk diğerinin de Ergül olduğunu söylediler. Bende polisleri arayıp telefonda bu bilgiyi verdim” ifadelerini ileri sürdü.

Daha önce polise ve savcılığa verdikleri ifadelerinde olayla ilgili olarak cinayeti işleyen sanıkları gördüklerini belirten tanıklar T.A., Y.K., B.K., A.Y., ise polis ve savcılıktaki ifadelerini reddederek, ‘bir şey görmediklerini” ileri sürdüler. 

Mağdur ailenin avukatı Av. Bayram Özcan, “Özellikle tanıklardan T.A. ve Y.K.  motosiklet sürücüsünün yüzünün görmediklerini belirtmelerine karşın kamera kayıtlarında motosiklet sürücüsünün yüzünün açık olduğu ve bu tanıklar tarafından görüldüğü açıktır, ilk ifadede de olayı sıcağı sıcağına anlatıp teşhiste bu şekilde yapılmıştır, ‘görmedim’ dedikleri husus en azından kamera kayıtları ile doğru olmadığı açıktır. Soruşturma aşamasında alınan HTS kayıtları ve kamera  kayıtlarına göre olaydan önce olay gününün sabahı ve yine olaydan bir gün önce bir arada oldukları görüntü ve HTS kayıtlarında net olarak bellidir. Sanıkların 20 14 yılının 8. ayından itibaren tüm telefonların baz istasyon bilgileri de istenilmek suretiyle TİB den istenerek aralarındaki görüşme trafiklerinin ortaya çıkarılmasını talep ediyoruz” dedi.

Sanık avukatları ise müvekkillerinin suçsuz olduğunu iddia ettiler.  

Mahkeme dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileriki bir tarihe erteledi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."