SON DAKİKA
SON DEPREMLER

"Darbecilerle Aynı Safta Olsaydım.."

0
Güncellendi - 2018-04-18 03:38:27
A- A+ PAYLAŞ

15 Temmuz Darbe Girişimi sırasında Malatya'da yaşananlara ilişkin görülen davada dönemin 7.Ana Jet Üssü Komutanı tutuklu sanık eski Tuğgeneral Emin Ayık (fotoğraftaki), Düzce T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan SEGBİS ile savunmasını yaptı. Ayık, “Darbe teşebbüsünde F4 uçakları kullanılacak olsaydı ilgili yerlerle mutabakat sağlanması gerekirdi. Uçakların silah yüklü olarak koordinesi, uçuş ekibinin koordine edilmesi uçakların sorunsuz kaldırılıp indirilmesi için uçuk kulesiyle koordine sağlanması gerekirdi. Bununla ilgili bir hazırlık yapılmamıştır” dedi.

Malatya'daki Kalkışma Davası'nın onuncu duruşmasının yedinci oturumunda esas hakkında savunma yapan Ayık, görevde olduğu sürece üs komutanlığının önemli görevler ifa ettiğini ve terörle mücadele çok başarılı olduğunu ifade etti.

“İSMİMİN YAZILI OLMASININ BENİMLE İLGİSİ YOKTUR”

Darbe girişimi gecesinde saat 04.00 sıralarına kadar üslerinde herhangi bir hareketliliğin olmadığını savunan Ayık, "Üssümüze yönlendirilen 7 kargo uçağı, Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi'yle (BHHM) ile koordineli olarak üssümüze indirilmiştir. 7 adet kargo uçağının üsse indirilmesi konusunu hiçbir zaman inkar etmedim. Emir komuta hiyerarşisi içerisinde gerçekleştiğini söyledim. Uçaklar piste inmesinin ardından İl Emniyet Müdür Yardımcısı Mustafa Kamalak ile ortak hareket ederek tüm ekibe gözaltı işlemi yaptırdım ve emniyet güçlerine teslim edildi. Yurtta Sulh Konseyi tarafından 7.Ana Jet Üssü Komutanı olarak devam konusu bu görevlendirme benim dışımda, iznim, onayım ve haberim olmadan gerçekleşmiştir. Kendileriyle temasım olmayan bir görevle suçlanmam hukuki dayanaktan yoksundur. Darbeciler içerisinde yer almış olsaydım daha iyi bir makam ve mevkide değerlendirmeleri gerekiyordu. Mesaj formunda göreve devam diye yer almasının darbecilerle aynı safta bulunmadığımın tek başına ispatıdır. İsmimin yazılı olmasının benimle ilgisi yoktur” diye konuştu.

“RUTİN FAALİYETLERİN DIŞINDA FARKLI BİR DURUM OLMADI”

Darbe girişiminden önce haberi olmadığını, böyle bir durumda vekalet bırakmadan görevinin başında olacağını iddia eden Ayık, savunmasında şunları söyledi:

“Darbe teşebbüsünde F4 uçakları kullanılacak olsaydı ilgili yerlerle mutabakat sağlanması gerekirdi. Uçakların silah yüklü olarak koordinesi, uçuş ekibinin koordine edilmesi uçakların sorunsuz kaldırılıp indirilmesi için uçuk kulesiyle koordine sağlanması gerekirdi. Bununla ilgili bir hazırlık yapılmamıştır. Ben dahil bütün personel 15 Temmuz’da normal olarak mesaiye gelmiştir. Mesai sonunda tüm personelin katılımıyla bayrak merasimi yapılarak tamamlanmıştır. Rutin faaliyetlerin dışında farklı bir durum olmamıştır."

“F4’LERİN PARK YERLERİNE DÖNMELERİNİ İKAZ ETTİM”

Kendisinin dört F4 uçağının kalkışına izni verdiği ve bunların iş makineleri nedeniyle kalkamayıp geri döndükleri iddiasının doğru olmadığını ileri süren Ayık, "Kargo uçaklarının indirilip, içindekilerin gözaltına alınması için Kuzey pist başı bölgesine gittim. Uçakların sorunsuz bir şekilde indirilip, içindekilerin gözaltına alınmasıyla uğraşıyordum. Dört F4 uçağının hazır hale getirilmesinden haberim olmadı. Telsizden iki F4 uçağının ruleye çıktığı bildirildi. O sırada bulunduğum noktada telsizle temas kurulamıyordu. İnen kargo uçaklarının kontrolünü tek tek yaptım. Dördüncü uçaktan beşinci uçağa (piste inen kargo uçakları) geçerken uçakları gördüm. F4'lerin park yerlerine dönmelerini ikaz ettim. O esnada pist açıktı. F4 uçaklarının rulede olduğu esnada, kargo uçakları iniş halindeydi. F4 uçakları ana piste gelerek kalkış yapma imkanı vardı” şeklinde savunma yaptı.

“BHMM’Yİ 9 KEZ ARADIM”

Tutuklu sanıklardan dönemin 7. Ana Jet Üs Komutanlığı Harekat Komutanı eski Hava Pilot Kurmay Albay Tayfun Tuna ise savunmasında, “O gece darbeye karşı çok sayıda emir verdim” dedi.

Uçakların BHHM talimatı olmadan kalkış yaptığı iddiasının asılsız olduğunu iddia eden Tuna, şunları söyledi:

"Uçakların hazırlanması ve kalkması emrini BHHM verdi, üs komutanının da talimatıyla ben de bunu Çivilibal'a (dönemin 7. Ana Jet Üs Komutanlığı 171. Filo Komutanı tutuklu sanık eski binbaşı Metin Çivilibal) aktardım. BHHM sadece bize değil, bütün üslere uçak kalkması emrini vermiştir. Eskişehir’den 4 uçak kalkmıştır. İlk 2 uçak yüksüzdür bu uçakların görevi Akıncılardan alçak uçuş yaparak morallerini düşürmek. Bize de aynı kapsamda emir verildi. Görev hazırlığı yapmamız istendi. O durumda yazılı emir gitmedi, yazılı emir sonradan geldi. BHHM böyle bir emir vermediyse, o şartlar altında bizim bunu anlamamız mümkün olamazdı. Kalkma emri varken BHHM talimatını uygulamamız anormal bir durum değildir."

“KALKIŞI İPTAL ETTİM”

Kalkışlar beklettiğini ve BHHM'de birinci ağızla görüşmeye çalıştığını öne süren Tuna, harekat merkezini 3 farklı numarasını 9 kez aradığını ifade etti.

Aramalarına cevap verilmemesine rağmen uçakların kalkış izinlerini iptal ettiğini savunarak, bu süreçte filo komutanıyla da 6 kez görüştüğünü ifade ederek, savunmasını şöyle sürdürdü:

"BHHM telefonlarıma cevap vermeyince, filo komutanına benden haber alana kadar kalkmayın dedim. BHHM’nin bana ulaşmasını istemesem neden böyle bir şey yapayım ki? BHHM’nin beni aramaması üzerine kendilerine ulaşabilmek için 3 ayrı numarasını aradım. BHHM’den telefonlarıma cevap verilmedi. Filo komutanına BHHM’nin telefonlarıma cevap vermediğini, kalkışı iptal ederek geri dönmelerini istedim. Uçaklara kalkış yapmayın talimatını ilk kez veren benim. Kalkın emri versem, kalkabilecek durumdayken, neden BHHM’ye ulaşmaya çalıştım? Darbeci olsam böyle hareket etmem ne kadar mantıklıdır? 05.13’te BHHM beni aradı. Uçaklara geri dönün emrinden sonra."

“BİLGİ VERMEYİN DEDİM”

Darbe girişiminde Şırnak'tan hareket eden 'Murat' isimli kargo isimli bir uçağın Malatya civarında kendilerine 'Ankara Etimesgut'ta son durum nedir" diye bilgi alınmaya çalıştığını ifade eden Tuna, bu uçağa hiç bir şekilde bilgi vermediklerini dile getirdi.

Uçağın içinde daha sonra öğrendiği kadarıyla darbeci general Semih Terzi'nin bulunduğu öne süren Tuna, darbeye destek vermiş olsaydı havadaki uçağa bilgi vereceğini savundu.

“GERİ DÖNÜN EMRİYLE GERİ DÖNDÜK”

Dönemin 7. Ana Jet Üs Komutanlığı 171. Filo Komutanı tutuklu sanık eski Binbaşı Metin Çivilibal ise tutuklu bulunduğu Bolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan SEGBİS aracılığıyla yaptığı savunmada, darbe gecesinde yıllık izinde, yurt dışında, şehir dışında olanlar haricinde filoda uçabilecek tüm pilotları arayarak göreve çağırdığını söyledi.

Askerlikte son emrin geçerli olduğunu ve BHHM'nin emirleri doğrultusunda kalkışların, inişlerin ve uçuş iptallerinin yapıldığını söyleyen Çivilibal, kendisinin kulenin ikazlarına cevap vermediği iddiasının da asılsız olduğunu ileri sürdü. Çivilibal, "Hazırlanan raporda da bu yer almıştır. Uçak içindeyken hareket komutanını cep telefonu ile aramak için kaskı çıkardım. Bu sırada kask çıkarıldığı için kuleden gelen çağrıları duyamamış olabilirim. Zaten sonrasında da Tayfun Tuna’nın 'geri dönün' emri ile de geri döndük” savunmasını yaptı.

Darbe girişiminde pistlerinin açık olduğunu söyleyen Çivilibal, kalkışmaya destek vermiş olsalardı kalkabileceklerini iddia etti.

F-4 uçaklarının büyükşehir üzerinde alçak uçuş yaptırılacağı iddiasını da kabul etmeyen Çivilibal, şöyle konuştu:

"Bu iddia gerçeği yansıtmıyor. Çünkü F-4 uçakları gece alçak uçuş yapma kabiliyetine sahip değil. Evet, akşamları yüksekten uçabilir ancak alçak uçuş kesinlikle yapamaz. Son olarak ele geçirilen 1 dolarla ilgili iddia da doğru değildir. Bu paranın asla örgütle irtibatı yoktur ve olmadığı gibi benimde bu örgütle hiçbir bağlantım bulunmamaktadır. Kanuna aykırı olmayan emirleri yetkili sicil amirlerinden aldık. Bu nedenle davadan beraatımı talep ediyorum."

“SORUMLULUK ALANIMLA İLGİLİ HİÇBİR OLAY YAŞANMAMIŞTIR”

7. Ana Jet Üs Komutanlığı'nda Destek Grup Komutanı olarak görev yapan tutuksuz sanık yarbay Mahmut Sağır ise “Üssümüzde hiçbir olay yaşanmamıştır. Bizim birlikte tek bir mermi bile patlamamıştır. Devlet Hava Meydanları, emniyet ve vatandaşlarla karşı karşıya kalınmamıştır. Sorumluluk alanımla ilgili hiçbir olay yaşanmamıştır. Aleyhime bir tek tanık ifadesi yoktur. Büyük mağduriyetler yaşadım. Suç yoktur, kastımda yoktur. Beraatımı talep ediyorum” dedi.

Ferdi DURDU, Yeni Malatya Gazetesi- malatyahaber.com

UYARI: Sitemizde çoğunlukla muhabir arkadaşlarımızın imzalarıyla ya da mensubu oldukları basın kuruluşları kaynak belirtilerek yayınlanan üstteki haber benzeri araştırmalar, haberler, röportajlar, maalesef “emek hırsızı” –özellikle de biri sürekli olmak üzere- sözde bazı internet yayıncıları tarafından, ya aynen ya da küçük bazı değişiklikler yapılarak, kendi özel araştırmaları ya da haberleriymiş gibi kendi yayın organlarında yayınlanabilmektedir. Haber kaynağıyla ya da araştırmasıyla, istihbaratıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan, sadece gerçek gazetecilerin ‘kamuoyunun bilgisine sunulmuş’ emeğinin üzerine ‘çöküp’, gazetecilik- habercilik yaptıklarını zanneden ve böylece kamuoyunu da aldatanların bulunduğuna bir kez daha dikkat çekerken, söz konusu unsurları da ‘gerçek gazetecilerin emeğini çalmamaları’ konusunda uyarıyoruz.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Yorum yazın

İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
Yorum yazmalısınız