SON DAKİKA
SON DEPREMLER

"DEAŞ da YPG de Eli Kanlı Katil Sürüsü"

0
Güncellendi - 2018-02-26 02:49:49
A- A+ PAYLAŞ

Şanlıurfa'da partisinin 6. İl Olağan kongresinde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dün buralara geldiklerinde yıllarca bu ülkenin ekmeğini yemiş, suyunu içmiş, kimi hainlerin desteğini bulanlar, bugün de benzer şekilde, terör örgütleri ile al takke ver külah ilişkisi içerisindeler" dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa'da düzenlenen partisinin 6. Olağan Genel Kongresinde yaptığı konuşmada, bugün Türkiye'nin karşısında duranların Kurtuluş Savaşı'nda Osmanlı tokadı yediğini belirterek, "Daha önce bugün olduğu gibi alçaklıktan riyakarlıktan, sözlerini tutmama huyundan vazgeçmeyen düşman kuvvetleri ve onların kanatları altında şımaranlar Urfalılardan hak ettikleri Osmanlı tokadını yemişlerdir. Bir yanlışlık yok değil mi? Bunlar da Osmanlı tokadını yedi. Türkiye bugün yine Urfa’nın hemen yanı başında benzer oyunlarla, benzer tezgahlarla karşı karşıyadır. Dün güya müttefiklerin güvenliğini tehdit eden bir durum ortaya çıktığı için bölgeye gelenler, bugün de terör örgütleri bahanesiyle aynı işgalin peşindeler. Dün buralara geldiklerinde yıllarca bu ülkenin ekmeğini yemiş, suyunu içmiş, kimi hainlerin desteğini bulanlar, bugünde benzer şekilde, terör örgütleri ile al takke ver külah ilişkisi içerisindeler. Urfalılar bu haksızlığa dün de razı olmamıştı, bugün de razı olmadı" dedi.

Erdoğan, Ortadoğu'da terör örgütlerinin karşılık bulmadığını ifade ederek, "Ne terör örgütleri ne de onları maske gibi kullananlar bu topraklara karşılık bulmuyor, bulamayacaktır. İnşallah gerektiği anda hemen sefer görev emrini ilan ederiz önce ben, sonra da sizler birlikte Afrin’e yola çıkarız. Hedef kızıl elma, ne demek? İlahi kelimatullah. Oraya doğru ilerliyoruz" şeklinde konuştu.

"Peygamberlerin yaşadığı bu topraklarda teröristler kök salamaz"

Erdoğan, Afrin'de gerçekleştirilen harekat hakkında ise, "Gireceğiz inşallah, bu zaferi de göreceğiz. Nice peygamberin yaşadığı bu güzel topraklarda teröristlerin kök salması mümkün değil. Bunu kabullenemeyiz. Onun için çok çalışacağız, gayret edeceğiz. Bölmek isteyenlere asla müsaade etmeyeceğiz. Urfa’daki kardeşlik manzarası tüm Türkiye'ye örnek olacaktır. Biliyorsunuz önce Fırat Kalkanı Harekatı ile Cerablus, Er-Rai, güneyde El Bab, teröristlerden temizledik. 2 bin kilometrekare temizlendi. Zeytin Dalı harekatı ile Afrin bölgesini temizliyoruz. Şu anda 500 kilometrekare gibi alan temizlendi" dedi.

"Sırada Rasulayn'a kadar Şanlıurfa sınırı var"

Afrin'den sonra, Fırat Nehrin'den Ceylanpınar'a kadar olan bölgeyi de bölücü terör örgütünden temizleneceğini açıklayan Erdoğan, "İnşallah en kısa zamanda da Şanlıurfa’mızın hemen yanı başında olan toprakları da teröristlerden temizleyeceğiz. Fırat sınırından başlayıp, Ceylanpınar’a kadar olan bölgeyi kendimiz ve Suriyeli kardeşlerimiz için güvenli hale getirdiğimizde, buradaki sığınmacılar, gönül huzuru içinde kendi evlerine döneceklerdir" diye konuştu.

"Sağlam Osmanlı tokadı yedinden sonra kendilerine gelebilecekler"

Türkiye'yi yaklaşık 100 yıl önce teslim alamayanların yeni bir hayale kapıldığını belirten Erdoğan, bu hayali kuranların ise sağlam bir Osmanlı tokadı yedikten sonra kendilerine gelebileceğini söyleyerek, "Türkiye bir asır önce, çok zor şartlar altında emperyalist güçlere teslim olmamış, kimi yerde düzenli ordusu ile kimi yerde Urfa’da olduğu gibi bizatihi milletimizin kendi gücüyle mücadelesini vermiştir. Bir asır önce başaramadıklarını şimdi gerçekleştirebilecekleri hayaline kapılanların olduğunu görüyoruz. Bunların kendilerine ancak şöyle sağlam bir tokadı yedikten sonra gelebilecekleri anlaşılıyor. En sıkıntılı, en sancılı döneminde, ezanına, bayrağına, toprağına, kardeşliğine, geleceğine sahip çıkan bu millet bugün mü teslim olacak" ifadelerini kullandı.

"Gereken cevabı vermeye başladık"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayallere kapılanlara da gerekli cevabın verilmeye başlandığını söyleyerek, şöyle devam etti:

"3-5 teröristi giydirip, kuşatıp, silahlandırarak, bunu başarabileceklerini sananlara gereken cevabı vermeye başladık. Biz, sabreden kimse ulaşacaktır. Hep sabırla kararlılıkla hareket ettik. Bugün de sağlam adımlarla operasyonlarımızı yürütüyoruz. Hedeflerimize doğru mesafe kat ettikçe, hem harekat kabiliyetimiz artıyor hem de daha çabuk neticeye ulaşma imkanı buluyoruz. Yani sizin bu heyecanınız, bu coşkunuz olduktan sonra o cephedeki Mehmetçiklerin arkasında siz olduktan sonra zafer yakındır. Yıllar boyunca sınır güvenliğimizi ve kardeşlerimizin huzurlu geleceğini tesis etmesini beklediklerimizin, bunun yerine tam tersine burnumuzun dibinde bir terör koridorunu oluşturmasını her halde seyredecek değiliz" diye konuştu.

"DEAŞ da, YPG de eli kanlı katil sürüsü"

Erdoğan, DEAŞ ve YPG terör örgütleri arasında hiç bir farkın bulunmadığını yineleyerek, "Suruç’un hemen karşısında bir yerde DEAŞ bahanesiyle ortalığı ayağa kaldırıp, bölücü örgüte zemin kazandırdılar. O bölgeden ülkemize, çoğunluğu Kürt kardeşlerimizden oluşan yüzbinlerce kişi geldi, misafirimiz oldu. Şimdi orada DEAŞ var mı? Yok. Ama bu gelen kardeşlerimizin çok büyük bir bölümü halen ülkemizde yaşamaya devam ediyor. Niçin? Çünkü, dünkü DEAŞ ile bugün orada bulunan PYD arasında hiçbir fark yok. İkisi de terör örgütü. Her ikisi de eli kanlı katil sürüsü. Biri aziz dinimiz İslam’ı istismar ediyor. Diğeri Kürt kardeşlerimizi istismar ediyor. Hangisinin üstündeki yaldızı kazırsanız kazıyın altından aynı surat, aynı kirli senaryo çıkıyor. Hatta Dün DEAŞ saflarında savaşanların bugün bölücü terör örgütü kimliği ile karşımıza çıktığını biliyoruz" diye konuştu.

Bombalı tuzaklar kurulup terk edilen köylüler

Afrin'de teröristlerin bombalı tuzaklarla terk edilen köylülerle ilgili de konuşan Erdoğan, "Afrin’in bir köyünde bölücü teröristler, yaşları 65 ile 90 arasında değişen 4 masum köylüyü ellerini kollarını bağlayıp, çevrelerine bombalı tuzaklar kurarak, bırakıp gittiler. Askerlerimiz tarafından bulunan bu kardeşlerimiz, güvenli bir şekilde oradan çıkartıldı ve her türlü ihtiyaçları karşılanıyor" dedi.

"Karşımızda, Nebbaslar Güruhu var"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Karşımızda işte böylesine insanlıktan nasibini almamış, masumların hayatların üzerinden kendilerine çıkar sağlamaya çalışan bir Nebbaslar güruhu var. Buna rağmen Batı medyasının teröristleri bırakıp, Türkiye’yi hedef alması da ayrı bir garabettir. Ne yapsalar boş. Kaderin üstünde bir kader vardır. Onun için bu iş ya olacak, ya da olacaktır. Oyunu görüyorsunuz değil mi? Bir terör örgütünü ortaya salıyorsunuz, sonra başka bir terör örgütüyle güya onu kovuyorsunuz. Ama aynı vahşet, aynı baskı, aynı zulüm devam ediyor. Bu arada olan Suriye’nin gerçek sahibi olan Araplara, Kürtlere ve Türkmenlere oluyor. Terör örgütlerinin ve rejimin cenderesi altında can veren, zulüm gören bu insanlara kimsenin baktığı yok" dedi.

Salih Müslim'in yakalanması

Erdoğan, PYD'nin Çekya'da yakalanan eski eş başkanı Salih Müslim ile ilgili ise, "Buyrun, bir tane sözde başları var ya. Çekya’da şimdi, tutuklandı. Temenni ederim ki, Çekya bunu bize teslim eder. Teslim ettikten sonra adaletin nasıl tecelli ettiği görülür" şeklinde konuştu.

Zeytin Dalı Harekatı'na eleştiriler

Erdoğan, Zeytin Dalı Harekatı'nı eleştirenlere de tepki göstererek, "Dikkat ediniz, her gün dünyanın pek çok yerinde Zeytin Dalı harekatımız konuluyor, eleştiriliyor. Bir günden bir güne gelip de samimi olarak, Urfa’daki, Antep’teki, Hatay’daki, diğer şehirlerdeki Suriyeli kardeşlerimizin halini hatırını soran yok. Hatta AB ülkemizdeki Suriyeli kardeşlerimiz için kullanılması için bize 6 milyar Euro vaat etti. Bu mali yardımın şuana kadar 6’da birini dahi yerine getirmedi. Dünyanın diğer ülkelerinden ve kurumlarından gelen yardımların toplamı 600 milyon doları dahi bulmuyor. Türkiye 7 yılını bırakmak üzere olduğu bu sıkıntılı dönemde ne harcadık biliyor musunuz? 30 milyar dolar. Verirler vermezler, hiç önemli değil. At denize, balık bilmezse halık bilir. Bizim derdimiz bu. Veren el alan elden üstündür. Bizden başka bu fedakarlığı gösterebilen bir ülke yok. Batılı yardım kuruluşlarının dünyanın çeşitli yerlerinde yürüttükleri yardım operasyonları, orada yaşanan rezaletleri de çok iyi biliyoruz" şeklinde konuştu.

"Yardımda Türkiye bir numara"

Mültecilere yardım eden ülkeler arasında Türkiye'nin milli gelire oranla en fazla yardım eden ülke olduğunun altını çizen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Şu anda dünyada yardım eden ülkeler arasında normalde bir numara ABD. İki numara biziz. Fakat şuna dikkat edin. Milli gelire oranla baktığımız zaman bir numara Türkiye, ondan sonra ABD. Türkiye bu. Eşrefi mahlukat, Allah’ın yarattığı en şerefli varlık olarak gördüğümüz insana hizmete asli vazifemiz olarak kabul ediyoruz."

"Üzüntü ve sevinçleri paylaşırken gönül sınırlarımıza bakarız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üzüntü ve sevinçleri paylaşırken, resmi sınırlara değil gönül sınırlarına baktığını belirterek, "Dikkat ederseniz Suriye’den ülkemize gelenleri genellikle misafirlerimiz olarak ifade ediyoruz. Bizim gönül sınırlarımız, dikenli tellerle, ne duvarlarla, ne gümrük kapılarla sınırlarıdır. Onlar sadece ülkemizin resmi sınırlarıdır. Gönül sınırlarımızın ufku bunların çok ötesindedir. Üzüntülerimizi ve sevinçlerimizi paylaşırken, resmi sınırlarımıza değil gönül sınırlarımıza bakarız.

Suriye’deki kardeşlerimizin can güvenliği yokken, onuru ve namusu tehdit altındayken, biz burada nasıl hiçbir şey olmamış gibi davranabiliriz. Kardeşlerimiz zulüm altında inim inim inlerken, biz burada başımızı yastığa nasıl koyup, rahatça uyuyabiliriz. Ne inancımız, ne de ecdadımızdan temarrüs ettiğimiz değerler bize böyle bir hakkı vermiyor. Onun için El-Bab’dayız. Onun için Afrin’e doğru ilerliyoruz. Onun için Münbiç’i teröristlerden temizleyeceğiz. Onun için tüm sınırlarımız boyunca tek bir terörist kalmayıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.

Urfa Türküsü ile gönderme

Erdoğan, Urfa türküsünün sözlerini hatırlatarak, "Urfa türküsünde 'Evlerin önü dardır geçilmez, suları soğuktur bir tas içilmez. Anadan geçilir, yardan geçilmez' diyor. Evet bizim millet olarak, en büyük yarimiz ezanımızdır, bayrağımızdır, vatanımızdır, kendimizden asla ayrı görmediğimiz kardeşlerimizdir" diye konuştu.

Türkiye'yi 15 yılda 4 kat büyüktük

Erdoğan, Türkiye'nin son 15 yılda 4 kat büyüdüğünü ve bu büyümeden Şanlıurfa'nın da payını aldığını kaydederek, "Geçtiğimiz 15 yılda Türkiye’yi 4 kata yakın büyüttük. Şanlıurfa buradan nasibini en iyi şekilde alan illerimizden oldu. Yapılan Kamu yatırımlarının toplamı 36 kat trilyonu buldu. Çok önemli bir meblağ tekabül eden bu parayla Şanlıurfa’mızın her alandaki eksikliklerini tamamlamanın, sorunlarını çözmenin gayreti içerisinde olduk" dedi.

Şehir hastanesi yapımında işi geciktiren firmaya son şans

Şanlıurfa'ya yapılması gereken şehir hastanesinde biraz gecikme olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu gecikmenin ise firmadan kaynaklandığını ifade etti. Firma yetkililerini de uyaran Erdoğan, "Şehir hastanelerimizden biri de Şanlıurfa’da inşa edilecek. Bu proje firmadan kaynaklanan sebeplerden dolayı biraz gecikecek. Şimdi bu firmaya son bir şans verdik. Kimsenin eften püften sebeplerle milletimizi de devletimizi de, oyalamasına göz yumamayız. Şayet süratle projeye başlayıp, en geç 2021 yılında Urfalı kardeşlerimizi bu hizmetle buluşturamazlarsa, hiç kusura bakmasınlar biz başımızın çaresine bakar, başka bir yolla bu işi hallederiz" diye konuştu.

İlçelerin il olma talepleri

Erdoğan, Şanlıurfa'nın ilçelerinin il olma talebi ile ilgili ise şunları söyledi: "Gençler birilerinin size söylediği gibi, 'Siverek il olsun,

Suruç il olsun, Viranşehir il olsun, Ceylanpınar olsun’ laflarını bırakın. Bırakın bunları, Şanlıurfa Şanlıurfa olsun, diğerlerinin hepsi gaz. Hep beraber, tüm mesele Şanlıurfa’mızı Şanlıurfa yaptık mı yapıyor muyuz. Buna bakalım, bakıyorsa birileri gaz veriyor. Bu gazlara gelmeyin, bırakın bunları. Tarihinde yapılmayan yatırımları yaptık mı? Yaptık. Daha güzel şeyler olacak."

Şanlıurfa, iha

UYARI: Sitemizde çoğunlukla muhabir arkadaşlarımızın imzalarıyla ya da mensubu oldukları basın kuruluşları kaynak belirtilerek yayınlanan üstteki haber benzeri araştırmalar, haberler, röportajlar, maalesef “emek hırsızı” –özellikle de biri sürekli olmak üzere- sözde bazı internet yayıncıları tarafından, ya aynen ya da küçük bazı değişiklikler yapılarak, kendi özel araştırmaları ya da haberleriymiş gibi kendi yayın organlarında yayınlanabilmektedir. Haber kaynağıyla ya da araştırmasıyla, istihbaratıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan, sadece gerçek gazetecilerin ‘kamuoyunun bilgisine sunulmuş’ emeğinin üzerine ‘çöküp’, gazetecilik- habercilik yaptıklarını zanneden ve böylece kamuoyunu da aldatanların bulunduğuna bir kez daha dikkat çekerken, söz konusu unsurları da ‘gerçek gazetecilerin emeğini çalmamaları’ konusunda uyarıyoruz.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Yorum yazın

İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
Yorum yazmalısınız