Final

Örnek Resim


Arion

Malatya Haber -

‘Deniz Feneri Gibi..’

‘Deniz Feneri Gibi..’
  • 27.12.2015

İnönü Üniversitesi’nin 2007-2008 Akademik yılının başlaması nedeniyle Üniversite Yerleşkesi’ndeki Kongre ve Kültür Merkezi’nde tören düzenlendi.Bu tören öncesinde Yerleşke’deki Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu.

Akademik yılın başlaması törenine; Vali Halil İbrahim Daşöz, 2.Ordu Komutanı Orgeneral Hasan Iğsız, Malatya Belediye Başkanı Cemal Akın, 2.Ordu Kurmay Başkanı ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Alaeddin Örsal, 2.Ordu İdari Kurmay Yarbaşkanı Kurmay Albay Lami Yılmaz, Cumhuriyet Başsavcısı Ali Ceyhun Ceylan,İnönü Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Fatih Hilmioğlu, Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Mustafa Gündüz, akademik personel, bazı belde belediye başkanları, Hürriyet Gazetesi Yazarı Doğan Hızlan, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile öğrenciler katıldı.

Törende açılış konuşmasını rektör Prof.Dr. Fatih Hilmioğlu yaptı. Rektör, uzun konuşmasının ilk bölümünde, üniversitenin kendisinin rektörlük görevine başladığı 2000 yılından önceki 10 yılda öğrenci olaylarının yoğun olarak yaşandığı, öğrenciler arasında derin siyasi ve ideolojik kamplaşmaların olduğu, bunların üniversite içinden ve dışından bazı odaklarca desteklendiği, iki öğrencinin öldürüldüğü, çok sayıda öğrencinin yaralandığı, öğrencilerin birbirleriyle konuşmaktan korktuğu bir dönemi yaşadığını ifade etti.

Üniversiteye bağlı fakülte ve yüksek okullarda 17 bin 280 öğrencinin öğrenim gördüğünü, 428 öğretim üyesinin görev yaptığını, bilimsel yayın sayısının 329’a ulaştığını belirten rektör daha sonra kampusteki yatırımlar hakkında detaylı bilgiler verdi. Turgut Özal Tıp Merkezi’nin sunduğu sağlık hizmetleri hakkında da açıklamalar yapan Prof.Dr. Hilmioğlu, 2008 yılı hedeflerinin Avrupa’nın bir numaralı nakil merkezi haline gelmek olduğunu ifade etti.

Üniversitede önemli etkinlikler gerçekleştirildiğini, önemli konuklar ağırlandığını belirten rektör, öncelikli sorunlarını “1. Kadro Kanunu, 2. Ödenek yetersizliği (mevcut ve yeni projeler için), 3. Arıtma Tesisi, 4. Belediye çöp döküm alanının değiştirilmesi, 5. Yeni yurt binalarının yapılması, 6. Kent kampus arası karayolunun orta refüje bölünmesi ve aydınlatılması, 7. Kent- kampus arasında raylı toplu taşıma sisteminin kurulması” olarak sıraladı.

Rektör Hilmioğlu, 10 yıllık hedeflerini de, şöyle açıkladı:

“-35.000 – 40.000 öğrenci sayısına ulaşmak,
-Yılda 1.000.000 hastaya sağlık hizmeti sunmak,
-Organ nakillerinde uluslararası referans merkezi olmak,
-Sağlıklı bir Üniversite-Sanayi işbirliği gerçekleştirmek,
-Teknopark kurmak,
-Malatya’ya yılda 250-300 milyon $ doğrudan katkı sağlamak,
-Açılması planlanan Ziraat Fak. aracılığıyla başta kayısı olmak üzere meyvecilik sorunlarını çözmek ve meyvecilikten elde edilen katma değeri artırmak (1 milyar $)
-İnönü Üniversitesi Senfoni Orkestrası oluşturmak,
-Öğrenci Sanat Evi yapmak (Projesi hazır),
-Resim – Heykel Sergi Binası yapmak (Projesi hazır),
-Her yıl ‘‘Uluslararası Altın Kayısı Sanat Festivali’’ düzenlemek
-İnönü Üniversitesi Radyo – TV’sini kurmak.

Bu hedeflere ulaşmak için;
1. Kuruluş sürecindeki akademik birimlerin hizmete açılması,
– Diş Hekimliği Fakültesi (Kaynak tahsisi bekleniyor),
– Ziraat Fakültesi (Bakanlar Kurulu onayı bekleniyor),
– Su Ürünleri Fak. (Bakanlar Kurulu onayı bekleniyor),

2. Yeni akademik birimlerin açılması,
3. Toplam 500 yataklı ihtisas hastanelerinin yapılması,
4. 10-15 bin öğrenci kapasiteli örnek MYO yapılması
5. Mevcut ve yeni projeler için yeterli kaynak tahsisi,
6. Mevcut ve yeni açılacak akademik birimler için kadro kanununun çıkarılması, gerekmektedir.”

Rektör, üniversitenin kurulduğundan bu yana geçen 32 yıllık süreç içerisinde en büyük yardımı son 7 yıl içerisinde 2. Ordu’dan gördüğünü, 25 milyon YTL’yi bulan doğrudan maddi katkının yanı sıra 2. Ordu’yu her zaman yanlarında hissettiklerini, ayrıca gelişmeye katkı sağlayan Valiliğe, il müdürlerine, il ve ilçe belediye başkanlarına, siyasetçilere, Arapgir MYO binasını yapan işadamlarına, üniversite müteahhitlerine ve yardım gördükleri kişi ve kuruluşlara teşekkür ettiklerini bildirdi.

Rektör Hilmioğlu, konuşmasının son bölümünde siyasal değerlendirmeler de yaparak, “son 5 yılda siyasal iktidarların üniversiteler üzerindeki baskılarının Cumhuriyet tarihi boyunca eşi benzeri olmayan boyutlara ulaştığını, üniversite yönetimlerine adeta savaş açıldığını, küçük düşürmeye çalışıldığını, ödeneklerin azaltıldığını, mecliste oluşturulan araştırma komisyonlarının yasa dışı soruşturma komisyonlarına çevrildiğini” öne sürdü ve daha sonra siyasi iktidarın ekonomide, uluslar arası siyasette, Kıbrıs ve Kuzey Irak konularında, terörle mücadelede, tarım ve sanayi sektöründe, yolsuzluk ve yoksullukla mücadelede başarısız olduğu iddiasında bulundu.

Rektör, anayasa değişikliği tartışmalarına da değinerek, yaşanan sorunların hiçbirinin mevcut anayasadan kaynaklanmadığını, buna rağmen anayasa değişikliği ile toplumun gündeminin gereksiz yere işgal edildiğini öne sürerek, “Özgürlükçü Anayasa yapıyoruz diyorlar ama rektörler komitesinin açıklamasına bile tahammül ediyorlar. En temel insan hakları ve özgürlükler çerçevesinde düşüncelerimizi açıkladığımızda, tepki gösterip ‘rektörler işlerine baksınlar’ diyorlar. Böylesine bir anlayışa sahip siyasilerden özgürlükçü bir Anayasa beklenebilir mi?” diye konuştu ve sözlerini şöyle tamamladı:

“Herkesin bilmesi gerekir ki, başta Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesine, üniter devlet ve toplum yapımıza ve Atatürk İlke ve Devrimlerine yönelik tehditler başta olmak üzere, ülkemizi ve ulusumuzu ilgilendiren ulusal ve uluslararası her konu üniversitelerimizin doğal ilgi alanıdır ve bu sorunlara yönelik olarak düşüncelerimizi söylemek sadece sorumluluklarımızın değil, varlığımızın da bir gereğidir. Üniversiteler bir topluma ışık tutan ve yol gösteren deniz fenerleri gibidir. Bu fenerleri izlemezseniz, bu fenerleri dikkate almazsanız geminizin, gemiciklerinizin karaya oturması kaçınılmazdır.”

“AKP YALNIZ BIRAKILMALI..”
Rektörün konuşmasından sonra, Anayasa Hukuku uzmanlarından, Galatasaray Üniversitesi Öğretim üyesi Prof.Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu “Anayasaların Önemi ve Değişikliğine İlişkin Tartışmalar” konulu bir konferans verdi.

Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu, AKP’nin yeni Anayasa konusunda yalnız bırakılması çağrısında bulunarak, “İzlenmesi gereken yol bu noktada AKP’yi yalnız bırakmaktır. Bu günaha ortak olmamaktır. Bunu tartışmak bile onların bu süreci devam ettirmesine katkı sağlıyor. Hazırlanan her metin ne manaya geliyor? ‘Bakın Barolar Birliği de hazırladı, TÜSİAD da hazırladı, üniversiteler de hazırladı. Onlar da bir metin hazırladığına göre demek ki Türkiye’nin buna ihtiyacı var’ diyecekler. Bu, onların tezini güçlendiriyor. Madem kendi başlarına yola çıkmışlar, bu sürecin başka türlü kesilme yolu yoktur. AKP kendisi ile yalnız bırakılmalıdır. O da bunu fark edip bundan vazgeçmelidir” diye konuştu.

Prof. Dr.Yüzbaşıoğlu, konuşması esnasında 27 Mayıs darbesini oluşturan şartların bugün de oluşabileceği iddiasını ileri sürerek, “Seçimlerden gelen ‘çoğunluk her istediğini yapar’ anlayışına yakın bir anlayış. Bu anlayışın bizi 27 Mayıs’a götürdüğünü gördük. Gözümüz o kadar kara. Bu kadar tecrübeyi saf dışı bırakabiliyoruz. Tarihten ders almıyoruz diye düşünüyorum” ifadelerini ileri sürdü.

HABER-FOTO: Selahattin GÖKATALAY

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."