You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

Deprem Konferansı ve Malatya

Deprem Konferansı ve Malatya
  • 26.12.2015

Afet İşleri Genel Müdürlüğü Sismoloji Şube Müdürü Dr. Ramazan Demirtaş, Bingöl Karlıova’da meydana gelen deprem sonrası çok büyük çığların düştüğünü gözlemlediklerini belirterek, “Bu bölgelerde yerleşim merkezleri olsaydı, felaket olabilirdi” dedi.

Demirtaş, Kahramanmaraş’ta düzenlenen “Deprem” konulu konferansta yaptığı konuşmada, Doğu Anadolu Fay Hattı’nın 200-500 yıldır deprem üretmeyen parçaları bulunduğunu belirterek, “Bir fay ne kadar suskun kalırsa deprem üretme potansiyeli o kadar yüksek oluyor” diye konuştu.
Kahramanmaraş’ı etkileyecek fay hattının toplam uzunluğunun 140 kilometre olduğunu açıklayan Demirtaş, “Burada en son 1114 ile 1513 yıllarında deprem olmuş. Bazı veriler de bunu destekliyor. Yaklaşık 500 yıl gibi bir süre geçmiş. Dolayısıyla bu yeterli bir süre. Şunu söyleme şansımız yok. ‘Bu deprem ne zaman olacak?’ Ancak yüksek bir risk taşıyor” şeklinde konuştu.

Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından Kahramanmaraş, Adıyaman, Elazığ ve Malatya illerini kapsayacak bir deprem senaryosu hazırlandığını ifade eden Demirtaş, şunları kaydetti: “Deprem en çok kırsal bölgelerde etkili oluyor. Çünkü bu bölgelerdeki konutlar depreme dayanıksız. Kırsal konutları teker teker saydık. Bu 4 ili göz önüne alırsak kırsal kesimde yıkılabilecek konut sayısı 150 bin civarındadır. Biz bu konutları yıkıp yerine yenisini yapalım diyoruz. Sonuçta 2.5 milyar dolarlık bir krediye ihtiyacımız var.”

“DEPREMİN İKİNCİL ETKİLERİNİ DE DİKKATE ALMAK GEREKİR”
Karlıova’da meydana gelen deprem sonrası bölgede çalışma yaptıklarını anlatan Demirtaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Karlıova depremini insanlar uzaktan konuşuyor. İstanbul’dan veya Ankara’dan o bölgeye gelmeden fay hakkında konuşmak doğru değil. Yaptığımız çalışmalarda deprem 10 kilometre kırık boyunca etkili olmuş. Burada depremin en büyük ikincil etkisi çığ şeklinde olmuştur. Çok büyük çığlar gelmiş durumda. Sugözü heyelanına çok benzeyen veya orada bir yerleşim yeri olsaydı, felaket olabilirdi. Deprem o sarsıntı ile birlikte heyelanı da bir kayayı da bir çığı da harekete geçirebilir. Kahramanmaraş’ta da aynı tehlike söz konusu. Bugün Türkoğlu veya Gölbaşı’nda olabilecek bir depremde kayalar da killi olduğu için heyelanlar çok fazla olacak. Köylerdeki yerleşim yerleri de bu heyelanların üzerinde bulunuyor. Buralarda ciddi şekilde ikincil etkileri düşünmek gerekir. Bunları önceden görebilme şansımız var.”

“YAPI SAĞLAM DEĞİLSE HİÇBİR ŞEY DEĞİŞMEZ”
Amaçlarının okullara giderek depremden korunma yöntemlerini anlatmak olmadığını dile getiren Demirtaş, “Ülke depreme hazır değil. Neden hazır değil. Bugün medyada görüyoruz Maalesef değişik tatbikatlar yapılıyor. Bu ancak Japon standartlarına göre geliştirilmiş yöntemlerdir. Bugün masanın altına da girseniz sıranın altına da girseniz yapı sağlam değilse hiçbir şey değişmez. Ülkeyi bu şekilde yönlendirmeye çalışırsak gerçekten yanlış yaparız” diye konuştu.
Önümüzdeki günlerde Gölbaşı-Türkoğlu fay hattı üzerinde bir çalışma yapacaklarını ifade eden Demirtaş, “Bizim 3 bin yıllık deprem kayıtlarımız var. Ancak depremin nerede etkili olduğuna dair kesin bilgiler bulunmuyor. Onun için fay kazıları yaparak onları görmemiz gerekiyor. 10 tane fay kazısı yaptıktan sonra bunu söyleyebiliriz” dedi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."