You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

“Dink Cinayeti Devam Ediyor”

“Dink Cinayeti Devam Ediyor”
  • 27.12.2015

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili ve Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Mustafa Balbay, Hrant Dink cinayetinin bugün hala devam ettiğini söyledi. “Dink’in kanı akmaya devam ediyor” diyen Balbay, olayın üzerinden 7 yıl geçmesine rağmen, Dink cinayeti ile ilgili davada yaşanan sürece dikkat çekerek “Olayın ardından yapılan soruşturmada birkaç kez ifadeler değişti, hapse girip çıkanlar oldu, Hrant Dink cinayetini örgüte bağlayıp bağlamamada kararsızlık gösterdiler. Örgüt var dediler, yok dediler ve şimdi de Hrant Dink cinayeti üstünden eskiden sadece biraz sığını biraz derinini bildiğimiz devletin paraleli mi, eş kenarı mı hangisin bağlantısının olmadığının bilinmediği bir süreç içerisinde Hrant Dink cinayeti bu dehlizlerde kaybolmuş durumda” dedi.

CHP Malatya İl teşkilatınca düzenlenen “Uğur Mumcu ve Demokrasi” konulu konferansa katılmak üzere Malatya’ya gelen CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, 2007 yılında Genel Yayın Yönetmeni olduğu Agos Gazetesi’nin bulunduğu Şişli’de uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Gazeteci Hrant Dink’in doğduğu evin de bulunduğu Salköprü Mahallesi’ndeki anma etkinliğine katıldı. 

Sabah saatlerinde başlayan anma törenlerinde ilk olarak Çavuşoğlu Mahallesi’ndeki Ermeni Taşhoran Kilisesi önünde yapılan törene katılan Mustafa Balbay, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin her milletten, her dinden, her etnik kimlikten insanlarla barış içinde yaşamaya büyük özlem duyduğunu belirterek, “Her ne pahasına olursa olsun Hrant Dink’in bu topraklarda yaşam arzusu önünde saygıyla eğiliyorum” dedi. 

“Cinayetlerin aydınlatılmaması, yeni cinayetleri doğurmuştur”

21 yıl önce yine bir suikastla öldürülen Gazeteci Uğur Mumcu cinayetinin bugün hala aydınlatılmamış olmasının Hrant Dink cinayetini doğurduğunu söyleyen Mustafa Balbay, şunları söyledi: “19 Ocak Hrant Dink’in katledilişinin 7. yıl dönümü. Bugün güne Hrant Dink’i anarak başladık, Uğur Mumcu’yu anarak devam edeceğiz. Bu anma günleri de göstermektedir ki, Türkiye’miz yakın geçmişte çok büyük acılar yaşadı. Ama bu acıların yanında şu anda kadınlı erkekli, genç yaşlı hepiniz her şeye rağmen bütün acılara rağmen Türkiye’de insanların barış içinde bir arada yaşayacağını gösterdiniz. Sizi bu nedenle ayrıca kutlamak isterim. Hrant Dink’in cinayetinin ardından yaşanan gelişmelere baktığımızda Sevgili Hrant Dink’in kanı akmaya devam ediyor. Hrant Dink cinayeti devam ediyor. Çünkü olayın ardından yapılan soruşturmada birkaç kez ifadeler değişti, hapse girip çıkanlar oldu, Hrant Dink cinayetini örgüte bağlayıp bağlamamada kararsızlık gösterdiler, örgüt var dediler, yok dediler ve şimdi de Hrant Dink cinayeti üstünden eskiden sadece biraz sığını biraz derinini bildiğimiz devletin paraleli mi, eş kenarı mı hangisin bağlantısının olmadığının bilinmediği bir süreç içerisinde Hrant Dink cinayeti bu dehlizlerde kaybolmuş durumda.”

Uğur Mumcu cinayetinin aydınlatılmamasının Hrant Dink cinayetini doğurduğunu ifade eden Balbay, “Eğer cinayet tam olarak açığa çıkmaz, olay bütün yönleriyle aydınlatılmazsa, söylemeye dilim varmıyor ama böylesi acıları ne yazık ki yaşamaya devam edeceğiz” öngörüsünde bulundu.

“Faili meçhul değil faili meşhur cinayetler”

Mustafa Balbay, gerek Uğur Mumcu, gerekse Hrant Dink ile geçtiğimiz yıl Gezi olayları nedeniyle işlenen cinayetlerin ‘faili meçhul değil faili meşhur’ cinayetler olduğunu belirterek “Bu faili meşhur cinayetlerin faillerinin yakalanıp yakalanmaması, hangi mevsim kime suçun yükleneceğini ne yazık ki sevgili meslektaşlarım da, kamuoyu da takip etmekte zorlanır olmuştur. Toplumda artık böylesi cinayetlerin aydınlatılması ve bir daha olmaması için, devlet yapısının ne idüğü belirsiz, paralel mi, üçgen mi bu tür yapılardan kurtarılması için halkın içinde bir özlem var. Bunu görmek ve bunun gereğini yapmak da bizlerin görevidir” diye konuştu.

Dink’in doğduğu yeri ziyaret etti

Mustafa Balbay, Taşhoran Kilisesi önündeki anma etkiliğinin ardından kilisenin bitişiğindeki Salköprü Mahallesi’nde Hrant Dink’in doğduğu ancak şimdi sadece moloz yığınlarından ibaret olan evine gitti. Bugün artık yıkılan ve geriye moloz yığınlarını kaldığı evin arsası üzerinde bir açıklama yapan Balbay, gördüğü manzaradan büyük üzüntü duyduğunu ifade etti.

“Diliyoruz ki, Hrant Dink cinayetinin ardından yaşanan manzaralar, bu moloz yığınları gibi olmasın” diyen Balbay, “Hrant Dink’in evinin önündeyiz. Ortada bir temel var. Türkiye’de genel anlamda yakın tarihimize ve kentlerin dokusuna nasıl baktığımızın bir haritası bence.  Şu anda bir moloz yığınının önündeyiz. Gönül isterdi ki bu bina sapasağlam dursun, burası müze olsun, burada yaşayan insanlar sevgili Hrant Dink’in yaşam öyküsünden kesitler bulsun ve aldığı dersle birlikte de yeni kuşaklara gerçekleri anlatsın. Başkalarında farklı bir şekilde bunu öğrenmesin. Viyana’da gölün etrafını çevirmişlerdi. Bu nedir dedim, ‘Kral Şarlken’in atının geçtiği yer’ dediler. Tarihlerine bu kadar saygılı ve bağlılar.  Bazı insanlar tarihten aldıkları derslerle yeni yüzyıllara daha bilinçli geliyorlar” dedi. 

“Faillerin ifadeleri cinayetten daha vahim”

Dink davasındaki faillerin, ‘Devlette bize bu konuda söz verenler oldu, bu sözler tutulmuyor’ şeklinde açıklamalar yaptığını hatırlatan Mustafa Balbay “ 21 yıl önce Uğur Mumcu katledilmiş, yakın tarihe bakıyorsunuz Hrant Dink katledilmiş. Bugünlerde Gezi olaylarında yaşamlarını yitirenlerin davalarının seyri ile ilgili tartışmalar devam ediyor. Türkiye’de yaşanan olaylar nedeniyle bir acı var, bir de maalesef olayların ardından devletin yaşattığı acı var. Bu acı şu anda devam ediyor. Hrant Dink cinayetiyle ilgili davada failler, yargılanan kişiler şunu söylüyorlar. ‘Devlette bize bu konuda söz verenler oldu, bu sözler tutulmuyor.’ Bu cinayet kadar vahimdir arkadaşlar. İşte bunlar aydınlanmadığı için Türkiye yeni acılara gebe halindedir. Hüzün verici bir tablo” ifadelerini kullandı.

“Görevden almalar meslek cinayeti”

Mustafa Balbay, 17 Aralık’ta başlayan yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının ardından emniyette, yargıda ve çeşitli kamu kurumlarında yaşanan görevden almalarla ilgili bir soruyu da yanıtladı.  Yaşananları ‘meslek kıyımı’ olarak değerlendiren Balbay “Ankara’da söylenen rakam şu. Son bir ayda 25 bin polis, hakim, savcı, kamu görevlisi yerinden edilmiş. 

Bir sürgün yaşanıyor. Bence sürgünlere de bir meslek cinayeti olarak bakmak lazım. Arasında kim var kim yok belli değil. Keşke bu konuda gösterilen hassasiyetler Hrant Dink cinayeti için de gösterilmiş olsaydı. Eli kalem tutan bir milletvekili olarak bunların gizli kalmaması için bu konuda mücadelemi sürdüreceğim. Bu anma günleri de göstermektedir ki, Türkiye’miz yakın geçmişte çok büyük acılar yaşadı. Ama bu acıların yanında şu anda kadınlı erkekli, genç yaşlı hepiniz her şeye rağmen, bütün acılara rağmen Türkiye’de insanların barış içinde bir arada yaşayacağını gösterdiniz” dedi.

Hrant Dink’i anma etkinliğinde CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba da Hrant Dink’in doğduğu Çavuşoğlu Mahallesi’nin her zaman barış, demokrasi ve özgürlüğün yanında yer aldığını belirterek, bugüne kadar özgürlük ve barış mücadelesi vermiş Mustafa Balbay’ı Çavuşoğlu Mahallesi halkıyla buluşturmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. 

HABER: malatyahaber.com- Güler Hazar, yenimalatya.com.tr

FOTO: yenimalatya.com.tr- iha

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."