Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

“Dünyada İki Numarayız”

“Dünyada İki Numarayız”
  • 26.12.2015

 

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesindeki Turgut Özal Tıp Merkezi, Karaciğer Nakli ve Sosyete Anjiosu ile basının gündeminde.

Merkez ve faaliyetlerine ilişkin olarak Hürriyet Gazetesi’nden Vahap Munyar ve Sabah Gazetesi’nden Şelale Kadak, gazetelerindeki köşelerinde şunları yazdılar:

 

HÜRRİYET GAZETESİ

  VAHAP MUNYAR

 

 

MALATYA İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nin yanıbaşında Malatyalı

İşadamları Derneği (MİAD) üyelerinin 3.6 milyon liralık katkısıyla tamamlanan

“Konukevi”nin açılışı sırasında Kenan Işık, yanındaki Prof. Sezai Yılmaz’ı işaret etti:

 

– İ.Ü. Tıp Fakültesi Organ Nakli Başkanı Prof. Sezai Yılmaz, tören sonrası biraz sohbet etmek

istiyor.

Törenden sonra İ.Ü. Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Ramazan Özdemir ve Prof. Sezai Yılmaz’la

Turgut Özal Tıp Merkezi’ne doğru yürürken, mayıs ayı başında Baltimore’da (ABD) Johns

Hopkins Medicine’deki Türk öğretim üyeleriyle sohbetimizi aktardım:

– JHM Karaciğer Nakli Birimi Başkanı Doç. Ahmet Gürakar, fakülteniz ve tıp merkezinizin

karaciğer naklinde dünyada öne çıktığını aktarınca çok mutlu olmuştum. Nitekim Doç.

Gürakar’ın anlattıklarını yazmıştım.

Derken Nuryıldız’ın patronu Şahin Nalbant, Tema Mağazacılık Yönetim Kurulu Başkanı Vahap

Küçük, AK Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık ve Kenan Işık’la birlikte Prof. Sezai Yılmaz’ı

ofisinde dinlemeye koyulduk:

– Sizin o yazınız çıktığında biz Prof. Cüneyt Kayaalp’le birlikte Barcelona’da (İspanya)

karaciğer nakilleriyle (transplantasyon) ilgili uluslararası kongrede sunum yapıyorduk.

Sunumda Malatya’daki merkezimizde yılda 200’ü aşkın karaciğer transplantasyonu yaptığımızı

anlattık.

– Bu sayıyla Türkiye’de bir numarasınız değil mi?

– Dünyada da 2’nci olduk.

– Birinci neresi?

– Seul’de (Güney Kore) bir merkez yılda 320 karaciğer nakline ulaşıyor.

– Bu konudaki başarı sadece nakil sayısıyla mı bağlantılıdır?

– Nakil yapılan hastanın yaşama süresi de en önemli kriterlerden biridir. Hastalarımızın yüzde

85’i nakilden sonra 1 yıl yaşar. Dünyada da yüksek bir orandır bu. 5 yıl yaşama oranı yüzde

65-70’tir.

– 5 yıldan fazla yaşayan oluyor mu?

– Yaşama süresi 5 yılı aştığında sorun kalmıyor zaten. Ayrıca donör ölümlerinin olmaması, en

önemli kriterdir. Karaciğer ameliyatı, en zor ameliyattır. Çok şükür Türkiye’de donör (verici)

kaybı bugüne kadar yaşanmadı.

Prof. Yılmaz, bu noktada İ.Ü. Turgut Özal Tıp Merkezi’nde karaciğer transplantasyonunun ne

zaman başladığını anlattı:

– 2002 yılından itibaren başladı. O zaman kadavradan nakil yapıyorduk. Sonra yavaş yavaş

canlıdan nakillere de geçtik. 2008’den itibaren bu alanda Türkiye’de ilk sıraya oturduk.

Başlangıçtan bugüne 600’ü aşkın karaciğer nakli yapmış durumdayız.

– İnönü Üniversitesi eski Rektörü Prof. Fatih Hilmioğlu’nun karaciğer nakillerinde iddialı

noktaya varmanızda önemli payı var sanırım.

– Prof. Hilmioğlu başlangıçta önümüzü açtı. Şimdiki Rektörümüz Prof. Cemil Çelik de bizi çok

destekledi ve desteklemeyi sürdürüyor.

Ardından konu üzerinde daha da yoğunlaşmalarını sağlayacak bir adımı aktardı:

– Üniversitemiz bünyesinde bir “Karaciğer Nakli Enstitüsü” kurulacak.

– Ekibinizde kaç kişi var?

– 8’i öğretim üyesi, toplam 50 kişilik bir ekibimiz var. Merkezimizin altyapısı da çok iyi.

Türkiye’nin doğusunda, Malatya’da karaciğer naklinde ulaşılan nokta insana gurur veriyor…

Bu işe öncülük eden Prof. Hilmioğlu’nu, şimdiki Rektör Prof. Cemil Çelik’i, İnönü Üniversitesi

Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Ramazan Özdemir’i ve Prof. Sezai Yılmaz başkanlığındaki ekibi

kutlamak gerekiyor.

Organ Nakli Koordinatörlüğü’ne ilahiyat mezunlarını bekliyoruz

İNÖNÜ Üniversitesi Tıp Fakültesi Organ Nakli Bölümü Başkanı Prof. Sezai Yılmaz, Türkiye’de

kadavradan karaciğer nakli düzeyinin milyonda 4 olduğunu belirtti:

– Bu sayı AB ve ABD’de milyonda 25 dolayında. İspanya’da milyonda 40’ı buluyor. Bizde de

kadavradan nakil olayının yükselmesi gerekiyor.

– Bunun için Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan yardım isteseniz, belki organ bağışı konusunda

destek verecek “Cuma Hutbesi” düşünülebilir.

– Merkezimizde “Organ Nakli Koordinatörlüğü” oluşturuluyor. Bunun için özel eğitim verilecek.

Biz lisansüstü olacak bu eğitime ilahiyat fakültesi mezunlarını da bekliyoruz.

– Neden?

– İlahiyat mezunları, beyin ölümü gerçekleşen hastaların yakınlarını organ bağışı konusunda

daha etkili şekilde ikna edebilir.

5 dakikada ‘sosyete anjiyosu’ yapıyoruz, hastamız 15 dakika sonra yürüyerek çıkıp

gidiyor

İNÖNÜ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı ve Türk Kardiyoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi

Prof. Ramazan Özdemir, anjiyo operasyonlarında tekniğin çok ilerlediğini vurguladı:

– Biz artık genellikle “sosyete anjiyosu” yapıyoruz.

– “Sosyete anjiyosu” ne demek?

– Bilekten girip, anjiyo işlemini yapıyoruz.

– Neden “sosyete anjiyosu” diyorsunuz?

– Biz öyle bir ismin ilgi çekeceğini düşündük.

– Peki ne fark var?

– Bilekten girince işlem 5 dakika sürüyor. Hasta 15 dakika sonra yürüyerek hastaneden

çıkıyor.

– Normal anjiyoda nasıl oluyor?

– Kasık bölgesinden girilip işlem yapılıyor. Sonra da bir süre kum torbası baskısı uyguluyoruz.

Hasta bu işlemde biraz sıkıntı çekiyor.

– Öyleyse hep “sosyete anjiyosu” yapılsa daha iyi değil mi?

– Biz genellikle öyle yapıyoruz. Bilekte damar bulmakta güçlük çektiğimizde kasıktan girmek

zorunda kalıyoruz.

– Günde kaç anjiyo yapıyorsunuz?

– 30 anjiyo alıyoruz, çoğunu “sosyete” yapıyoruz.

Prof. Özdemir, kalp ameliyatlarındaki ilerleme düzeyine bir örnek verdi:

– Kalpteki deliği 3 dakikada şemsiye ile kapatıyoruz.

Ardından İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin başarısına da dikkat çekti:

– Tıp Uzmanlık Sınavı’nda (TUS) birinci bizden çıktı. Genellikle üst sıralardayız.

Öyle görülüyor ki, Turgut Özal Tıp Merkezi, “sosyete anjiyosu”yla da ön plana çıkacak…

Beyin ölümü gerçekleşen hastayı bildirmeye pek yanaşmayan doktorlar var

PROF. Sezai Yılmaz, yeri gelmişken meslektaşlarını eleştirdi, Sağlık Bakanlığı’ndan destek

istedi:

– Ülkemizde organ bağışının yaygınlaşmaması sadece dini inanıştan değil, bazı

meslektaşlarımızın vurdum duymaz tutumundan da kaynaklanıyor.

– Ne anlamda?

– Hastanın beyin ölümünün gerçekleştiğini doktorların tespit etmesi gerekiyor. Ancak kimi

meslektaşlarımız buna özen göstermiyor.

– Neden?

– Uğraşmak istemiyorlar.

– Ne yapmak gerekiyor?

– Aslında Sağlık Bakanlığımız organ bağışı konusunda önemli çabalar harcıyor. Bu işe özen

göstermeyen doktorlara yaptırım uygulanması gündeme gelebilir.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın bu konuya titizlikle eğileceğini düşünüyorum.

  SABAH GAZETESİ

  ŞELALE KADAK

Hastalarını bırakmamak için koltukta uyuyan doktorlar

tanıdım!

Karaciğer naklinde dünya 2’ncisi merkez Malatya’da!

Dünyada en çok karaciğer nakli yapılan hastanenin Malatya’daki Turgut Özal Tıp Merkezi olduğunu biliyor

muydunuz?

Evet yanlış duymadınız. Malatya’daki bu hastanede senede 200’ün üzerinde karaciğer nakli yapılıyor ve 2008‘den itibaren

karaciğer naklinde Türkiye birinciliği bu hastanenin oluyor. Dünyada yılda yaklaşık 320 adetle en çok karaciğer nakli yapan

ülke Güney Kore.

Malatya’daki doktorların şu andaki tek hedefi Seul’u geçmek! Malatya’da yapılan başarılı organ nakillerini, iki ay önce

Baltimore’daki Johns Hopkins Hastanesi’ne yaptığımız bir ziyarette, karaciğer naklinin dünyaca ünlü Türk ismi Prof. Dr.

Ahmet Gürakar’dan da duymuştum. Düşünün ki dünya tıp camiası, en başarılı örnek diye Malatya’daki bu hastaneyi ve

Türk doktorlarını konuşuyor.

İşte bu yüzden Malatya’da İnönü Üniversitesi içinde yeni yapılan konukevinin açılışı sırasında en çok Organ Nakli

Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sezai Yılmaz ile tanışmak istedim.

Nitekim Ünönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemil Çelik, sohbetimiz sırasında arka sırada töreni izleyen Sezai

Yılmaz’ı gösterdi bana. Akabinde de gazeteci arkadaşlarım, işadamı Şahin Nalbant, Vahap Küçük, tiyatro sanatçısı

Kenan Işık ve Malatya milletvekili Öznur Çalık’la birlikte Yılmaz’ın odasında buluştuk.

Tıp Fakültesi Dekanı Kalp Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Özdemir ve Yılmaz’ın en yakın çalışma arkadaşı Prof. Dr.

Cüneyt Kayaalp ile sohbetimiz, parmak ısırtan başarının sebeplerini daha yakından görmemizi de sağladı.

Düşünün ki Prof. Yılmaz’ın odasında üstüne çarşaf örtülmüş, bir adet koltuk var. Yılmaz, evine gidecek vakti bulamadığı için

değil, dünyanın en zor ameliyatı olarak bilinen karaciğer naklini gerçekleştirdiği hastalarını bırakamadığı için çoğu gecesini

burada geçiriyor. İşte insan böylesine cefakar doktorlarla karşılaştığında bir garip oluyor.

Sohbet sırasında Yılmaz’ın sözünü Özdemir, Özdemir’inkini Yılmaz tamamlıyor:

Hastanemizin alt yapısı süper. En modern anfiler burada. 600 öğrencimiz var. Adıyaman Tıp Fakültesi de

eğitimini burada alıyor. TUS sınavlarında Türkiye 1’incisi Malatya’dan çıktı, çok gururlandık, öğrencimize

otomobil hediye ettik.

Karaciğer naklinin Türkiye’deki en başarılı isimlerinden Yılmaz’a, ‘Burada çalışmak sizi tatmin ediyor mu’ diye soruyorum.

Malatya dışında hiçbir hastanenin tatmin etmesinin mümkün olmadığını söylüyor.

Karaciğer nakli Malatya’da 2002 yılında başlamış. Dünyanın en zor ameliyatı. Çünkü organ verenlerin ölüm riski var.

Dünyada canlıdan canlıya nakil yerine genelde kadavradan nakil yapılıyor.

Tek dert organ bağışı!

Ne yazık ki beyin ölümü gerçekleşen hastaların doktorları da yakınlarını uyarmadığı, teşvik etmediği için, hasta yakınları da

organ bağışına sıcak bakmadığı için genelde Türkiye’de kadavra yerine canlıdan canlıya organ nakli yapılıyor. Bu çok daha

zor ama Malatya başarısıyla rekor kırıyor. Yılmaz’dan öğreniyoruz ki bugüne kadar 600’ün üzerinde nakil yapılmış ve

yüzde 80’i canlıdan canlıya. Organ verenlerde ölüm oranı ise sıfır.

İlahiyat mezunu istiyoruz

En çok Güneydoğulu çocuklar için sevindim. Prof. Yılmaz, çat pat yediği için karaciğer komasına giren çocukların orduya ait

helikopterlerle yarım saat içinde Malatya’ya getirildiğini ve çocukları kaybetmemek için 1.5 saat içinde büyük bir hızla nakil

yaptıklarını öğrendik.

Bu arada ABD’de yılda 200 civarı karaciğer nakli yapılıyor. Ama hemen hemen tamamı kadavradan oluyor. Malatya’daki

karaciğer nakli bir enstitüye dönüşmek üzere. Organ bağışının önünü açmak için yeni bir projeleri var. Prof. Yılmaz, ilahiyat

fakültesi mezunlarına enstitüde yüksek lisans yaptırtmak istediklerini söylüyor. Böylece halkı organ bağışına ikna görevini bu

kişilere verebilecekler.

***

Aynı zamanda çok iyi anlaşan 3 muhteşem doktor! Sol başta Organ Nakli Bölüm Başkanı Prof.

Dr. Sezai Yılmaz, ortada Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Özdemir ve onun yanında

Yılmaz’la birlikte nakil ameliyatları yapan Prof. Dr. Cüneyt Kayaalp.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."