Final

Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Malatya Haber -

‘Eşine Rastlanmaz..’

‘Eşine Rastlanmaz..’
  • 27.12.2015

18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma günü dolayısıyla Malatya’da Sabancı Kültür Merkezi’nde bir anma töreni düzenlendi.

Anma törenine, Vali Ulvi Saran, 2. Ordu Kurmay Başkanı ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Alaeddin Tamer Büyükkantarcıoğlu, Malatya Belediye Başkanı Ahmet Çakır, AKP Malatya Milletvekilleri İhsan Koca ve Mehmet Şahin, Cumhuriyet Başsavcısı Ali Ceyhun Ceylan’ın yanı sıra askeri ve mülki erkan, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve öğrenciler katıldı.

Törende Türkiye Harp Malulleri, Gaziler Şehit Dul Yetimleri Derneği Malatya Şube Başkanı Duran Şahin, günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı. Şahin, yaptığı konuşmada, “Çanakkale Savaşı, dünya harp tarihinde eşine rastlanmayacak bir hadisedir. 20 düşmana karşı her siperde bir asker. Süngüyle çarpışıyor, ölüyor, öldürüyor. İşte bu dünyanın hiçbir askerinde olmayan sadece Türk askerinde olan bir ruhtur” dedi.

Malatya Lisesi Tarih Öğretmeni Erkan Erdoğan ise “Şehitlerimiz” konulu bir sunum yaptı. Erdoğan sunumunda, “18 Mart Zaferi, milli kahramanlığın hayret verici fakat beklenen bir görüntüsü, milli hareketin yüce ve bir o kadarda ortaya çıkışıdır” diye konuştu.

Yapılan konuşmaların ardından Abdülkadir Eriş Anadolu Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi öğrencileri oratoryo sunumu gerçekleştirdi. Çanakkale Destanını, en güzel şekilde anlatan öğrenciler, salonda duygu dolu anların yaşanmasına neden oldu.

Programın son bölümünde Türk bayrağını açan öğrenciler, salonda ayakta alkışlanırken, Vali Ulvi Saran, programı hazırlayan öğretmen ve öğrencileri tebrik etti.

MEVLİD..
Ayrıca, 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma günü dolayısıyla Malatya’da Mevlit okutuldu.

Müftülük’ün organizesi ile Yeni Cami’de ikindi namazından önce okutulan Mevlide, Gaziantep Müftü Yardımcısı iken Malatya Müftü Yardımcılığı’na atanan Cengiz Yağcı da katıldı.

Mevlitten sonra katılımcılara şeker ve gül suyu ikram edildi.

VEKİLLERİN MESAJI..
Bu arada AKP Milletvekili Ömer Faruk Öz, Çanakkale Zaferi’nin yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada şöyle dedi:

““Çanakkale, provası tekrarlansa aynı sonucu veremeyecek bir zaferdir. Bugün uzay çağının, teknolojik harikaların bile karşısında galip gelemeyeceği bir destandır Çanakkale…

Hangi millet bilerek güle güle, koşarak ölüme gider ki? Bizi biz yapan ve bizi özellikli kılan ortak birlerimizdeki ortak değerlerimiz değil mi?

Çanakkale sadece güçlerin değil, gönüllerin de bir araya geldiği mekân ve zamanla ifade edilemeyen erlerin “ya istiklal, ya ölüm” mücadelesidir. Gönül, inanç, vatan, millet, bayrak seferliği ile hürriyete olan düşkünlüğün nefsi müdafaasıdır Çanakkale.

“Asım’ın nesli”nin dirilişidir, yeniden diriliştir, var olmanın tarihin altın sayfalarında silinmez yazılışıdır Çanakkale.

Eskilerin deyimiyle “Melhâme-i Kübra” olarak adlandırılan bu savaşta hangi kınalı kuzular elbiselerini tertemiz yıkayarak ak bir şekilde ölüme koşmadılar ki. Üst rütbeli subaylardan, değişik meslek gruplarından, ülkenin siyasetinde, ekonomisinde, sosyal hayatında etkili olanlardan, öğrencilere kadar, ülkenin her yerinden, Kars’tan, Malatya’dan, Edirne’den kısaca her kesimine kadar nice şehitler verilmedi ki bu uğurda.

Sadece bu zaferi bizler kutlamıyoruz tabii ki. Dünya, Çanakkale ile bizleri takdir ediyor ve bizi de çok iyi tanıyor artık(!) Bakın Avrupalı siyasî ve tarih yazarları ne diyor Çanakkale için; “Malazgirt Zaferinden beri Türklerin yaptıkları 254 savaşın en büyüğü Çanakkale’dir. Kurtuluş Savaşının tescilidir Çanakkale. Çanakkale sadece bu toprakların değil, bundan sonraki dönemlerde Anzaklar gibi başka milletlerin bizleri anlaması, dostlukların başlamasıdır.

Tarihteki kahramanlıklarımızı, başarılarımızı milli günlerimizle daha anlamlı bir hale getirerek o günleri onurla yaşayarak bu vatanın evlatlarını tarihlerinden haberdar etme fırsatını tanıyoruz bir noktada. Dahası yarınlara hazırlıyoruz nesillerimizi. Ya metrekareye altı bin kurşunun sığdığı, yaklaşık bir yıl süren yüz binlerce şehidin anılarını bir güne sığdırmak bir destanı anlamak için yeterli mi acaba?

Zaferleri kazanmak kadar, zaferleri anlamak ve anlamlı hale getirmek bir o kadar önemli olsa gerek. Çanakkale bir zaferdir, bir destandır. Bir günde kazanılmayan bir savaş, bir günde zor anlaşılır herhalde.

Bu eşsiz zaferde vatan için canlarını feda ederek bu cennet vatanı bizlere hediye eden ecdadımızı, şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum, ruhları şad olsun.”

AKP milletvekili Fuat Ölmeztoprak da mesajında şöyle dedi:

“Mensubu bulunmaktan gurur duyduğumuz Büyük Türk Milletinin şanlı bir geçmişi, bu geçmişini abideleştiren şanlı bir tarihi vardır. Bu şanlı tarihimiz altın sayfaları ve zafer Türküleri ile doludur. İşte bugün bu kahramanlık günlerimizden biri olan Çanakkale zaferimizin 96. yıldönümünde başta Çanakkale savaşlarının muzaffer komutanı Mustafa Kemal Atatürk ve Çanakkale’de vatan için, bayrak için, istiklal ve Hürriyet için hayatlarının baharında toprağın kara bağrına bir gül bahçesine girercesine girmiş, Aziz Şehitlerimizin, gazilerimizi minnetle ve şükranla anıyorum.Bugün Türk milleti olarak gönlümüz bu zaferin Türküleriyle dolu, mutluyuz, gururluyuz, çünkü biz bu günü Türk ve Dünya tarihi yönünden dönüm noktası, Türk mücadelesinin başlangıcı sanıyoruz.

96. yıl önce bugün insanlığın nabzı Çanakkale’de çarpıyor, kıtalar Çanakkale’de birbirine giriyordu. Sonuçta İstiklal Savaşımızın nüvesi oluşturulmuş, Türk Milleti Mustafa Kemal’i tanımış, zafer Türk’ün olmuş Hak, Kuvveti mağlup etmiştir. Bu nedenle,18 Mart, her türlü maddi kuvvetin iman ve irade karşısında iflas ettiği gündür.18 Mart, kan ve ölüm püskürten her çeşit harp vasıtasının, Mehmetçiğin iman dolu göğsünde parçalanarak yok olduğu gündür.18 Mart , Vatan uğruna, Milli şeref ve namus yoluna, binlercesi bir arada, omuz omuza, kucak kucağa can veren, fakat asla mağlup edilemeyen bir ordunun savaşıdır.

Çanakkale Savaşları; Büyük milletimizin vatan ve millet sevgisini, bayrak sevgisini, insan gücünü, feragat ve fedakarlığını, kahramanlığını bir kere daha en üst seviyede bütün dünyaya gösterdiği savaşlardır. Dünya harp tarihinde Çanakkale muharebeleri kadar sebep ve sonuçları itibariyle tarihin seyrini değiştiren pek az olay vardır.Dolayısıyla bu yönü itibariyle Çanakkale bir kez daha büyük önem arz etmektedir.Bu düşüncelerde Çanakkale’de vatanın bağrına düşen şehitlerimizin bir kez daha anıyorum.”

BAŞKANIN MESAJI..
Belediye Başkanı Ahmet Çakır, Çanakkale Zaferi nedeniyle şu bülteni yayınladı:

“Tarihin akışını değiştiren Çanakkale Zaferi’nin 96. yıl dönümünü kutlamanın gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz.

Çanakkale Zaferi; hürriyetini, canı, malı ve kanı ile elde eden bir milletin kahramanlık destanıdır. Eşsiz bir mücadele sonunda kazanılan eşsiz bir zaferdir. Sonucu itibariyle de tarihin akışını değiştiren, daha da önemlisi Türk milletinin kaderini değiştiren çok önemli bir başarıdır.

Çanakkale Zaferi, vatanın bütünlüğü ve ulusun bağımsızlığı söz konusu olduğunda, Türk milletinin neleri başarabileceğinin en güzel kanıtıdır. Çanakkale Savaşları, yüce milletimizin zamanın en güçlü ve donanımlı ordularına karşı inanç, vatan sevgisi, dayanışma, birlik ve beraberlik duyguları ile vermiş olduğu bir savaştır. Çanakkale Savaşları sonuçları sebebiyle dünyaya Türk milletinin yenilmezliğini, Mehmetçiğin azim ve iradesini göstermiştir. Tarihte eşine az rastlanır, çok uluslu bir güce kanları ve canları pahasına dur diyen ve tüm dünyaya ‘Çanakkale Geçilmez’ dedirten büyük Türk Milleti ve onun bağrından çıkan kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri, bugün de aynı güç ve kararlılıktadır.

Bu duygu ve düşüncelerle, tarihe altın harflerle yazılan Çanakkale Deniz Zaferi’nin 96. yıl dönümünde başta Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere kahraman şehitlerimizi şükran ve rahmetle anıyor, milletimizin bu anlamlı gününü kutluyorum.”

AKP İL BAŞKANI..
AKP İl Başkanı Avukat Bülent Tüfenkçi, Çanakkale Zaferi’nin yıldönümü dolayısıyla şu açıklamayı yaptı:

“Bugün, canını ve elindeki her şeyini, canından aziz bilip kutsal saydığı vatanı, milleti, bayrağı ve manevi değerleri için feda eden, geleceğin fidanlarının yeşermesi için al kanlarını oluk oluk akıtarak kutsal vatan toprağını sulayan, hakkı ödenemez, civanmertlik denince akıllara ilk gelen Şehitlerimizi Anma Günü’nü ve 18 Mart Çanakkale Zaferinin 95. yıldönümünü idrak ediyoruz.

Çanakkale Zaferi, milletimizin kahramanlık ve fedakârlık noktasında zirveye çıktığı, kutsal bir destanın ve onurlu bir mücadelenin adıdır. Bu kutsal mücadele, bütün dünyaya, milletimizin bağımsızlığı uğruna, seve seve canını ve her şeyini verebileceğini göstermiştir.

Şehitlerimiz kazanılan bu zaferle, birlik ve beraberlik içerisinde, omuz omuza, el ele olunca en zor durumlarda nelerin yapılabileceğini göstermiştir. Kazanılan bu zafer, milletimize aydınlık ufuklar çizmiş, çağdaş Türkiye’mizin temellerinin oluşmasında ana unsur olmuştur. Şu an üzerinde özgürce yaşadığımız bu güzel vatanımızı bizlere kazandıran, vatanımız için canlarını feda etmiş şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize ve şehitlerimizin bizlere emaneti olan bütün sevdiklerine şükranlarımızı sunuyoruz.”

CHP İL BAŞKANININ MESAJI..
CHP il başkanı Hüseyin Baştürk, yayınladığı mesajda şöyle dedi:

“Çanakkale, 1914 – 1918 yılları arasında gerçekleşen ve “emperyalist güçlerin dünyayı paylaşım savaşı” olarak nitelendirebileceğimiz 1. Dünya Savaşı’nın öncelikli hedeflerinden birisi olan topraklarımızı paylaşmak, ulusumuzu köleleştirerek, insanımızın canını, kanını, emeğini sömürme amaçlı girişimlerin en önemli duraklarından birisidir.

Dünyanın en gelişmiş, en büyük ve yenilmez armada olarak nitelendirilen donanmalarıyla, tüm acımasızlıkları ve şımarıklıklarıyla saldıran paylaşımcılar, Çanakkale’de, dünya tarihinin tanık olduğu en büyük şamarlardan birisini yemiştir kahraman Türk evlatlarından.

18 Mart 1915’te yurtseverlik ateşi, emperyalizmin sayısal ve teknolojik üstünlüğünü dize getirmiştir.

18 Mart 1915 Çanakkale’ye, Anadolu’nun dört bir yanından gelerek, sömürgecilere ve onların teknolojik-sayısal üstünlüğüne karşı süngüsüyle, kanıyla, canıyla, bedenini ortaya koyarak, onları durdurup yenilgiye uğrattığı ve sonuçta düşmanlarının da saygısını kazanan ulusumuzun kahramanlığının anıtlaştığı yerdir.

Bugün, Çanakkale’de koyun koyuna yatan, Türk coğrafyasının her yanından gelerek toprakları için seve seve can veren şehitlerimiz ulusal bütünlüğümüzün en önemli göstergesidir.

Çanakkale, 1912 Balkan Bozgunu ile ordumuzun ve ulusumuzun üzerine çöken yenilgi psikolojisinin ve utancının sökülüp atıldığı; ulusal özgüvenimizin yeniden kazanıldığı yerdir.

18 Mart 1915, ulusumuzun yaşama ve direnme gücünün tazelendiği gündür.

Çanakkale, Anafartalar Kahramanı Yarbay Mustafa Kemal’in olağan üstü askerlik ve komutanlık yeteneğini birleşik donanmayı şaşkına döndürdüğü yerdir.

18 Mart’lar, olağanüstü özverilerle, kan, gözyaşı ve nice can pahasına ulaşabildiğimiz bağımsızlığımız ve Cumhuriyetimize, çok büyük bedeller ödeyerek elde ettiğimiz kazanımlarımıza sahip çıkma irademizin güçlendiği günlerdir.

CHP olarak, 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitler Haftası’nda, kahramanlık ve özveri destanları yaratan şehitlerimizin kanları, canları pahasına savunup korudukları vatanımıza, bağımsızlık ve onurumuza yönelecek her türlü girişime karşı direnme kararlılığımız ile bu uğurda yaşamlarını feda eden tüm şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz.”

ADD’NİN AÇIKLAMASI..
Atatürkçü Düşünce Derneği Malatya Şube Başkanı Ali Ekber Tunçdemir de, zaferin yıldönümü dolayısıyla şu açıklamayı yaptı:

“Çanakkale savunması Türk milletinin çekiç ile örs arasında kan ve can pahasına edindiği bir zaferdir. Türk milleti, dünya tarihinde emperyalist orduları deniz dökerek tarihin ilk antiemperyalist bağımsızlık savaşını kazanmış, ezilen uluslara, sömürgelere yol göstermiştir.

Kanla, irfanla, devrimle kurulan Türkiye Cumhuriyet’i 1919’dan başlayarak 1938’e kadar Anadolu’da emperyalizm destekli bütün karşıdevrimci ayaklanmaları bastırarak kolay lokma olmadığını dosta düşman herkese göstermiştir.

Emperyalizm ise 2023’ü göstermemek için Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı dâhili ve harici her türlü tertiple üniter ulus devleti yıkmak amacıyla gecesini gündüzüne katarak çalışmaktadır.

Çanakkale Zaferi Türk Kurtuluş Savaşı gibi, bilim ve özgürlük düşüncesine doğrulukla bağlı kalan bir önderlik sayesinde kazanıldığını vurgulamak büyük önem taşımaktadır.

Bu büyük zafer:

Türk ulusunu yok olmaktan kurtarmıştır!

Anadolu’nun Türk yurdu olmaktan çıkarılmasını engellemiş, Türkiye’yi haritadan silinmekten kurtarmış olan Birinci Kurtuluş Zaferimizdir!

İstanbul’un Türk olmaktan çıkarılması yıkımını önleyen zaferdir!

Anadolu halkının, “Türk ulusluğu” bilincinde kaynaşmasını sağlayan direniş zaferidir!

Bu “kurtuluş” ise, “Özgürlük ve bağımsızlığı karakter edinen, özgürlük düzeninin gerektirdiği gibi davranan” bir önderlik sayesinde başarılabilmiştir!

Çanakkale Zaferi’nin, yıldönümlerinde vurgulanmayan, bilinçlere yerleşmesi istenmeyen yaşamsal önemi, işte bu ölçüde büyüktür! Aslında Atatürk’le uğraşanların derdi; Türk milletinin varlığı ve onun teşkilatlanmış bir şekli olan Türk devletidir. Hiç bir savaş komutansız kazanılamayacağına göre, Çanakkale zaferinin de bir komutanı olmalı değil mi? Bu komutanın Alman Liman von Sanders değil, Mustafa Kemal olduğu, Çanakkale’yi geçilmez kılan etkenin Mustafa Kemal’in sergilediği komutanlık dehası olduğu, Düşman Donanması Başkomutanı İngiliz General Hamilton tarafından bile teslim edilmiştir. Oysa bu gerçeği, o gün de ulusumuz üzerindeki baskıcı, sömürgen, gerici güçler saklamaya çalışmışlardı; bugün de yine aynı nitelikteki güçler saklamaya çalışıyorlar. Çünkü Çanakkale Zaferinin hem dış, hem iç sömürgeciliği önleyici özünün ve sonucunun anlaşılması istenmemiştir, istenmemektedir!

Bugün de ABD ve AB’nin güdümünde, AB ve bazı yıkıcı fon paralarıyla kalem oynatan, sözde belgesel filmler hazırlayan… Gerici ve çıkarcı işbirlikçi türediler, Çanakkale Zaferinin yaşamsal önemini yadsımakla, Mustafa Kemal’i gölgelemekle, hatta yoksamakla, Atatürk Cumhuriyeti’nin ilke ve kurumlarına saldırmakla, gerçekte ulusal bağımsızlığımızı, birliğimizi, yurt bütünlüğümüzü, laik hukuk devletimizi, ileri teknolojiye dayalı üretken ekonomi sahibi olma projemizi, kısacası bütünüyle sömürgeciliği yenerek kurulmuş olan Atatürk Türkiye’sini yıkmaya çalışmaktadırlar.

Çanakkale Zaferi’nin doğru anlamıyla kavranması, bu hain sömürgeci saldırısını caydıracak bir ulusal bilinç oluşturur. Bu nedenle Çanakkale Zaferini de, Türk Kurtuluş Savaşı’nı da, Türk Demokrasi Devrimini de, hiç yılmadan, bıkıp usanmadan iç ve dış sömürgeciyi caydırmak, maskelerinin inmesini sağlayarak sindirmek için anlatmak ödevimizi aksatmadan yerine getireceğiz. Onbinlerce vatanseverimiz gözlerini kırpmadan girdikleri mücadelelerde canlarını vererek şehit olmuşlardır. Bu gözü pek ve kalbi ülke sevgisi ile dolu yurtseverlerimizi rahmet ve minnetle anarken, bu savanlarda yaralanarak bizlere ulus sevgisi için canlı örnek teşkil eden gazilerimizi de unutmayalım.

Bağımsızlık onu hak edenlerindir.

İşte bizler, 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin yıldönümünü karatma günlerinde idrak etmek zorundayız. Cahit Külebi’nin güzel dizesinde belirttiği gibi “Bin kez yurdumuzu kurtaran” Mustafa Kemal Atatürk’ün ve tüm Çanakkale şehit ve gazilerinin anıları önünde saygıyla eğiliyoruz.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."