SON DAKİKA
SON DEPREMLER

FETÖ Şehirleri de Kodlamış

0
Güncellendi - 2016-10-18 05:16:34
FETÖ Şehirleri de Kodlamış
A- A+ PAYLAŞ

FETÖ/PDY terör örgütünün eğitim alanına özellikle üç temel fonksiyon için büyük önem verdiği ve eğitim alanını ‘ara yüz’ olarak kullandığı ayrıca yurtlarında kalan öğrencilere ‘kod’ isim verdikleri ortaya çıktı. Örgüt ayrıca şehirleri de 9 bölgeye ayırarak, kodlandırmış. Malatya'nın da dahil olduğu 4 ilden oluşan bölgenin kodunun SD olduğu belirtildi.

Şüphelilerin savunması, ifade tutanakları, mevcut tutanak ve belgeler ile tüm evrak kapsamında savcılığın hazırladığı FETÖ/PDY iddianamesindeki itiraflara göre; örgütün önemli bir ayağını ‘öğrenciler’ oluşturmuş.

YÖNETİCİ SINIFI OLUŞTURMAK İSTİYORLARMIŞ

Fethullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) açtıkları okullar sayesinde Türkiye’de ve çevre ülkelerde bir yönetici sınıfı oluşturmak istediği ortaya çıktı.

Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Malatya E Tipi Cezaevi'nde görevli iken hakkında soruşturma başlatılan sanık gardiyan için hazırladığı iddianamede, “Dershaneler, PDY evleri (Işık evleri) ve öğrenci yurtları örgütün önemli bir ayağını ‘öğrenciler’ oluşturmaktadır. Bu öğrenciler, toplumun çeşitli kesimlerinden özellikle de kırsal bölgelerden şehirlere gelen fakir aile çocuklarından oluşmaktadır. Örgütün, okul ve dershanelere yönelmesinin temel amacı PDY’ye öncülük edebilecek ve zamanla kadrolarında yer alabilecek zeki kişileri yetiştirmektir. Bugün gelinen noktada; yıllardır her dile getirildiğinde reddedilmeye çalışılan ve tepki gösterilen “Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) lideri Fethullah Gülen ve örgütünün amacının, açtıkları okulları sayesinde Türkiye’de ve çevre ülkelerde bir yönetici sınıfı oluşturmak” iddiasının doğrulandığı görülmüştür” ifadeleri yer aldı.

DERSANELERDE ÇOCUKLAR VE AİLELERİ HAKKINDAKİ BİLGİLERİ DEPOLAMIŞLAR

Örgüt evleri, yurt ve dershanelerinden yetişerek kendilerine değişik görev, sorumluluk ve misyon yüklenmiş kişilerin kamuoyuna yansımış açıklamalarından sistemin işleyişine ilişkin çarpıcı bazı tespitlerde iddianamede yer aldı.

O tespitler şöyle:

1-Örgütle ilk karşılaşmalar genellikle dershanelerde ya da benzeri eğitim kurumlarında olmaktadır.

2-Temas sağlanan öğrenciler, abilerin sorumlu oldukları evlere dağıtılmaktadır.

3-Öğrenciler belirli bir okula yerleştirilmek isteniyorsa, sınavlara birkaç ay kala gruplar halinde farklı yurtlara çıkarılmaktadır. Bu gruplar, daha sonra daha küçük gruplara ayrılmaktadır.

4-Her öğrenciye ‘kod’ adı verilmektedir. ‘Paralel Devlet’ dediğimiz yapılanma içerisinde, aslında bölgesinden birimlere kadar herkes ‘kod’ isim kullanmıştır.

5-Mülki idare, emniyet, TSK ve yargı gibi stratejik kurumlar için hazırlanacak öğrenciler, daha özel şartlarda seçilip, özel şartlarda hazırlanmaktadır. Bunlar özellikle ‘dörder kişilik gruplar’ halinde hazırlanmakta ve bunların mümkün olduğunca diğerleriyle teması sınırlandırılmaktadır. Bunlara ‘hücre tipi’ yapılanma modeli uygulanmakta; askeri okullara, Polis Akademisi ve Polis Kolejine sokulacak öğrenciler, kesinlikle kendi dershanelerine gerçek isimleri ile kayıt edilmemektedir. Bu öğrencilere sınav soruları sınavlardan önce verilir. Buna örgüt jargonunda ‘Fetih okutmak’ denir. ‘Fetih okutmak’, ‘sınavda çıkacak soruların öğrencilere okutulup ezberletilmesi’ demektir.

6-Özellikle hukuk fakültelerinde okuyan öğrencilere top sakal bıraktırıp, küpe taktırarak, girecekleri ortamda kimliklerini gizlemeleri için ‘stil çalışması’ yaptırdıkları bilinmektedir.

7-Dershaneler, örgütün adeta vesayet araçlarıdır. Çocukların ve ailelerin bilgilerinin depolandığı bir veri tabanıdır. Bu yapının her ilde en az bir okulu olmakla birlikte, aileler çocuklarının etkilenmesini istemediği için pek fazla göndermemektedir. Fakat dershaneler için bu ihtimal daha az olduğundan, dershanelerine daha fazla öğrenci gitmekte ve aileleri de bu yapının içine çekebilmektedir. Dolayısıyla konunun sadece eğitim olmadığı, PDY’nin dershaneler üzerinden çocuklara, ailelere, il ve ilçelere, köylere ulaştığı ve kontrol ettiği anlaşılmaktadır.

8-PDY abilik’ ve ‘ablalık’ müessesiyle çocukları adeta ailelerinden daha iyi tanır hale gelmekte, gelişimini takip etmekte ve bu çocuklar bahanesiyle ailelerinin evlerine gelip, bilgi toplayıp, not etmektedir. Aileni dini, siyasi, ekonomik, demografik, eğitim, kültürel, etnik durumu o defterlere kayıtlı olup, adeta aileler fişlenmektedir. Bu şekilde F. Gülen örgütünün elinde ‘geniş bir demografik arşivin olduğu’ bilinmektedir.

İddianamede, örgütün eğitim yapılanmasına ilişkin sonuç bölümünde, “Sonuçta ‘eğitim alanı’, örgüt için adeta bir ‘ara yüz’ konumundadır. Zira ‘eğitim alanı’, örgüt açısından ‘üç temel’ fonksiyon görmektedir. Her şeyden önce ‘insan’ kaynağı sağlamakta; ikinci olarak ekonomik kaynak temin etmekte ve üçüncü olarak ise belki her şeyin ötesinde, hareketin meşru gibi gösterilmesini sağlamaktadır. Üçüncü fonksiyon diğer ikisinden daha önemlidir çünkü eğitim faaliyetleri, diğer gayri meşru faaliyetleri kamufle etmektedir” ifadelerine yer verildi.

ŞEHİRLER BÖLGELERE AYRILIP KODLANMIŞ

İddianamede ayrıca ETÖ’nün illeri bölgelere ayırıp, kod verdikleri ortaya çıktı.

4 Ağustos 2002’de Elazığ ili Sivrice İlçesi Merkez Camii avlusunda A.Ş.’ye ait olduğu belirlenen şüpheli çantada yapılan incelemede ilginç dokümanlara rastlandı.

“Kurumsal Açılım” ve “İşadamları, toplum önderleri, etkili nüfuz sahiplerine açılım ilişkileri” başlıkları altında 6 dokumanın bulunduğu çantada, dördüncü dokümanın illeri kodlara ayırdığı belirlendi.

Dördüncü dokümanda, 4 sayfalık beyaz iki adet dosya kâğıdının her iki tarafından adı, soyadı, sicili, rütbesi, görev yeri, atandığı yer, BL, açıklama yazılı gizlilik dereceli olan ve sadece EGM Personel Dairesi Başkanlığı bilgisayarlarından ulaşılabileceği değerlendirilen 164 emniyet mensubunun yeni ve eski görev yerlerini içeren listede isimlerinin karşısına tükenmez kalemle ‘Ehli dünya, zeki fırsat bulursa zarar verir, bizi biliyor, zararsız’ gibi ibareler yazıldığı ortaya çıktı. Ayrıca bu isimlerin karşılarına ‘AKF, FT, HL, KN, SLÇ, TR, AH, CN, SD, KM’ gibi kodlama sisteminin yapıldığı, bu kodlamanın amacının ise örgüt adına faaliyet gösterilen bölgelerin kodlandığı ortaya çıktı.

Türkiye’nin 9 bölgeye ayrıldığı görülen illere verilen harf kodları

AH: İstanbul, Kırklareli, Edirne

FT: Bursa, Çanakkale, Balıkesir, Kütahya, Bilecik

HL: Manisa, İzmir, Aydın, Muğla, Antalya, Afyonkarahisar, Uşak, Denizli

SLÇ: Ankara, Eskişehir, Kırıkkale, Bolu, Çankırı

SLM: Adana, Hatay, Mersin

TR: Konya, Karaman, Isparta

KN: Kayseri, Niğde, Aksaray, Nevşehir, Kırşehir, Yozgat

SD: Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli

AKF: Trabzon, Ordu, Giresun, Gümüşhane, Bayburt, Rize, Artvin.

Ferdi DURDU, Yeni Malatya Gazetesi- malatyahaber.com

UYARI: Sitemizde çoğunlukla muhabir arkadaşlarımızın imzalarıyla ya da mensubu oldukları basın kuruluşları kaynak belirtilerek yayınlanan üstteki haber benzeri araştırmalar, haberler, röportajlar, maalesef “emek hırsızı” –özellikle de biri sürekli olmak üzere- sözde bazı internet yayıncıları tarafından, ya aynen ya da küçük bazı değişiklikler yapılarak, kendi özel araştırmaları ya da haberleriymiş gibi kendi yayın organlarında yayınlanabilmektedir. Haber kaynağıyla ya da araştırmasıyla, istihbaratıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan, sadece gerçek gazetecilerin ‘kamuoyunun bilgisine sunulmuş’ emeğinin üzerine ‘çöküp’, gazetecilik- habercilik yaptıklarını zanneden ve böylece kamuoyunu da aldatanların bulunduğuna bir kez daha dikkat çekerken, söz konusu unsurları da ‘gerçek gazetecilerin emeğini çalmamaları’ konusunda uyarıyoruz.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Yorum yazın

İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
Yorum yazmalısınız