Miram

Final


Opel Combo

ASlan Temizlik

Fuat
Malatya Haber -

Futbol Nedir?!.

Futbol Nedir?!.
  • 27.11.2019

..Yeni Malatyaspor’un uğradığı haksızlık/haksızlıklar elbette çok önemli…

Bülent KORKMAZ Yazdı 
[email protected]

Bu soruya herkes kendine göre bir cevap verebilir. Ansiklopedi maddesi tadında konuşmayı seven biri “on bir kişiden oluşan iki takım arasında oynanan, kaleci hariç tüm oyuncuların kol ve elin dışında vücudun diğer organlarıyla topa dokunabildiği…” diye söze başlayabilir. Oyunu takımı odaklı izlemeyi çok seven biri “futbol bir tutkudur; heyecandır; desteklediğim takım maçı kazanmışsa değmeyin keyfime” diyebilir. Tercihini hem oynamaktan hem izlemekten yana kullanan “izlemesi şahane ama oynaması ondan daha şahane” diye söze girebilir. Sevmeyense “yuvarlak bir topun peşinde yirmi iki kişinin koştuğu, üç hakemin düdük ve bayrakla idare ettiği, tribünde binler, televizyonda milyonlarca kişinin izlediği anlamsız bir hadise” yorumunu yapabilir.

Ancak, işlevi, kuralı, toplumsal etkisi, sosyal boyutu, bütçesi, sonucu ne olursa olsun, futbol bir “oyundur”. Sadece bir oyun! Abartmamak, hayatın merkezine koymamak gerekir. Sizin kadar rakibinizin de iyi oynama ve kazanma hakkı vardır. Galip geldiğinizde sevincini doya doya yaşamalıyız ama kaybettik diye ağlayıp da gözden olmanın âlemi yoktur.

Fanatik duygularla hareket edip futbolu “kin, nefret, düşmanlık, şiddet, küfürle” harman bir noktaya çekmekse, tek kelimeyle, ayıptır.

Söylemeye gerek var mı?

Bu satırları okuduğunuz site Malatya’nın, Malatyalıların sanal ortamdaki haber-yorum sitesi ve şüphesiz şehrin futboldaki markası Yeni Malatyaspor’un başarılı olmasını ister.

Bu satırların yazarı, eski-yeni fark etmez, Malatyaspor taraftarıdır. Takımı o hafta kazandığında veya zor bir maçtan puan çıkardığında, etkisini hafta boyu sürdüren mutluluğa bürünür; günlük yaşamın hayhuyuna karşı kendini daha iyi motive olur, enerji nakil hatları tam doluma geçer.

Mantıklı mıdır? Aşkta mantık aranmaz!

Ancak bizim işbu “irrasyonel” hallerimiz bile fanatik olmamızı, hele rakibin hakkını göz ardı edecek şekilde davranmamızı gerektirmez. Diğer taraftan rakibe saygı “bizim hakkımızı yeseler de ses çıkarmayalım” manasına gelmez.

Bu şerhimizi düşerek hafta sonu oynanan BTCTurk Yeni Malatyaspor – Fenerbahçe maçına dair üç-beş satır karalayalım.

****

Geride kalan maçlara baktığımızda YMS’nin 2019-2020 sezonuna iyi başladığında sanırım hemfikiriz. Göze hoş gelen futbol oynayan, hücum yönü ve mücadele gücü yüksek, oyun disiplinine bağlı, maçın sonucunu her an değiştirebilecek nitelikli oyuncuların yanı sıra görev adamı isimlerden kurulu. Rakibe baskı da kursa, rakip baskı da kursa doksan dakika hep gol arayan ve oyunu asla çirkinleştirmeyen, “dan-dun” oynamamak için kaleci Farnolle’den başlayarak (günümüz futbolunda sadece kaleci değil, eski zamanların liberosu da diyebileceğimiz bir kaleci) ayağa pasla oyun kuran hoş bir takım Yeni Malatyaspor. Benzetmek gibi olsun; bu oyun anlayışını, son 10-12 yıldır izlemekten büyük keyif duyduğum Barcelona stiline benzetiyorum. Tamamen Barcelona gibi değil, olamaz ama YMS’nin oyun anlayışının esası aynı. Oyunu çirkinleştirmek gibi bir düşünce zerre yok; tüm taktik-strateji gol ve goller bulmak adına.

Tabii, “hoca” durur mu, yapıştıracak cevabı!

Sezona erken giriş yapıp zorlu UEFA kupası maçları oynadıktan sonra lige yoğunlaşan sarı-kırmızı-siyahlılar, oynadığı güzel futbolla birlikte başarılı sonuçlar alıp sıralamada iyi bir konuma gelince, Türk futbolunun “kangren” çarkları bir anda aleyhine işlemeye başladı.

Kendimce bunun nedenlerini bir önceki yazımda geniş biçimde ele aldığımdan tekrara girmeyeceğim.

Fenerbahçe maçı aslında, Kasımpaşa maçı kadar yoğun şiddette olmasa da, bu oyunun, Malatyaspor aleyhine olacak şekilde, devamı niteliğindeydi.

Bence Fenerbahçe maçının hakkı beraberlikti; Yeni Malatyaspor kadar İstanbul ekibinin önemli pozisyonları vardı; her iki taraf da bu fırsatları gole dönüştüremedi.

Ancak futbolda bazen öyle kritik anlar vardır ki, taraflardan biri golü bulabilse, oyun çok farklı bir mecraya akabilir, avantajı ele geçiren hiç beklenmedik bir skora ulaşabilir. Elbette, futboldur bu, tersi de mümkün; ama geçen Pazar oynanan maçta bana göre ikinci değil birinci olasılık çok daha yüksekti. Daha açık ifadeyle, Malatyaspor’un maçı koparıp götürebileceği bir pozisyon yaşadık.

Fenerbahçe, YMS’nin öncelikle kanattan, sonra göbekten hızlı akacak oyuncularına pek kaçış imkânı vermiyor, blokları kapalı tutuyordu ama Yeni Malatyaspor yine de gole yakın olan taraftı. Fenerbahçe oynatmıyor gözükse de savunması hata yapmaya meyilliydi; yaptı da. Nitekim maçın başında Guilherme çok iyi götürdüğü topu gol yapabilse öne geçecekti.

YMS’nin gol bulduktan sonra farka koşmak gibi bir özelliği var; benzeri olabilirdi.

(Bu arada Kasımpaşa ve Göztepe maçlarında geriden gelip puan alarak seviye atladıklarını anımsatalım; neredeyse üç sezondur pek olmayan bir şey).

İlk yarının sonlarına doğru, Altay’ın elinden sekip veya kaçırıp, Mina’nın attığı ve Jahovic’in kaleciye faul yaptığı gerekçesiyle sayılmayan golün “stratejik önemini” bu kapsamda, yani oyunun Malatyaspor lehine kırılma anı anlamında, değerlendiriyorum. Kasımpaşa maçında Robin Yalçın’ın atılmasına eşdeğer bir “hakem yorumu” golü yedi.

Pozisyonla ilgili futbol programlarında yapılan yorumları izlemişsinizdir. Erman Toroğlu ve arkadaşları “net gol” derken; TRT Spor yorumcusu Bünyamin Gezer “faul” diyor. Ayrıca A Spor Heyeti “Fenerbahçe’nin penaltısı doğru; son dakikalarda Acquah’a yapılan penaltı değil” derken, Bünyamin Hoca, Acquah’a yapılan penaltı diyor. Ömer Üründül Malatyaspor’un hakkının yendiği yönde yorum yapıyor; hatta penaltının penaltı olmadığını söyleyenler var. Pozisyon penaltı olsa bile VAR protokolüne aykırı karar verdiğini hem Gezer hem Üründül söylüyor. İki yorumcu Malatyaspor’dan Mina’nın atılması gerektiği yönünde düşünce belirtiyor. Hıncal Uluç, hakemin iki “gri” kritik pozisyonda (sayılmayan gol ve FB’ye verilen penaltı) Fenerbahçe’yi tutarak, Malatyaspor’u doğradığı görüşünde.

Neresinden bakarsanız bakın Yeni Malatyaspor, adalet terazisinde, “bir sıfır önde”.

Bana sorarsanız: Eğer YMS’nin attığı gol iptal edilecekse herhangi ligde her sezon ortalama yirmi küsur golü iptal etmek gerekecektir. Futbol bu, basketbol değil! Her dokunmaya, perdelemeye faul veremezsiniz.

Lafı uzatmaya gerek yok.

Malatyaspor’un golü nizami miydi değil miydi sorusunun cevabını şu soruyu sorarak bulabiliyoruz:

Malum pozisyon Altay ve Jahovic arasında değil de Farnolle ve Nabil Dirar arasında olsa, seken topa yetişen Tolga Ciğerci vurup golü atsa, bu gol iptal edilebilir miydi?

Kesinlikle iptal edilemezdi.

***

YMS’nin verilmeyen golü kadar vahim olansa hakem kararlarına inanç kalmamasıdır. Hakeme bu pozisyonda VAR’dan uyarı gelmemesi veya kendisinin VAR’a gitme gereği hissetmemesi; birkaç dakika sonra yaşanan pozisyon sonrası VAR’a gidip Fenerbahçe’ye verdiği (bence haklı) penaltı kararına karşı güvenirliliğini yitirmiş; tribünlerde binler, ekran başında milyonlar “hakem ne yapıp edip bu maçı Fener’e verecek” hissiyatına sürüklenmiştir.

İşte bu ülkede profesyonel ligler kurulduğundan beri futbolu yönetenlerin, etkililerin ve etkilemek için sabah akşam basın açıklaması yapanların anlamadığı veya anlamamakta ısrar ettiği bam teli burası. Bu “ürünü” bu kadar yozlaştırarak kimseye satamaz; hiçbir kulübü borç batağından (en başta Fenerbahçe) kurtaramazsınız.

Yeni Malatyaspor’un uğradığı haksızlık/haksızlıklar elbette çok önemli. Bu takımın fazladan dört puanı daha olabilir; puan sıralamasında Sivasspor’un ardından ikinciliğe yerleşebilirdi. Bu kayıp profesyonel seviyede milyonlarca lira maddi kayba tekabül ediyor.

Tribünde ve ekran başında takımının başarılı olmasını canı gönülden isteyen birçok Malatyaspor taraftarı için yaşanan hayal kırıklığını, manevi kaybı tazmin edecek parayı ise henüz hiçbir ülkenin merkez bankası basamadı; basamaz.

Tüm bunlardan daha vahim olmak üzere…

Kendim dâhil, çevremdeki neredeyse Malatyaspor taraftarlarının tamamı, o gol verilmedikten, ardından penaltıya hükmedildikten ve imkânı olanlar görüntüleri bir şekilde izledikten sonra “buz” kestiler; “burada birileri bir tiyatro oynuyor. Bize de gerçekmiş gibi izlettiriyorlar” diye düşünmeye başladılar.

İşin içine elektronik sistemler girdi; halen adaleti sağlayamıyor, futbol gibi keyif vermesi gereken bir oyunda insanları sinir küpü ediyorsunuz. Maç oynanmadan bile adamı komplo teorisyeni kıvamına sokuyorsunuz. Mesela ben bu hafta Malatyaspor ve/veya Sivasspor maçları nasıl geçecek diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Belki hiçbir şey olmayacak; tertemiz bir maç olacak ama siz insanların kalbine bu güvensizlik tohumunu ektiniz bir kere.

Sadece bu maç için söylemiyorum, rakip kim olursa olsun, çıkıp hakkıyla benim desteklediğim takıma on gol atıp gitse bu kadar üzülmem.

Mavi gökyüzünün altında, bu kadim topraklardan karnını doyuran, suyunu içen, ağaçlarından nefes alan, Anadolu’muzun bereketli pınarlarından susuzluğunu gideren insanlarız.

Bir diğerimizin hakkını aleni bir şekilde yiyerek varacağımız yer, kör bir kuyudan başkası olmayacak.

Etiketler: /

Yorumlar
  1. hüseyin yapar dedi ki:

    Ben şahsen hakemlerimizin spor müsabakalarını kendilerine verilen talimatlara göre en iyi şekilde yönettiklerini düşünmekteyim çünkü ülkemizde her şeyin bir standardı varken elbette maç yönetimininde bir standartı olması gerekmez mi her ne kadar taraftarlarımız avrupa standatlarına göre bir yönetim bekleselerde yanlış bize en uygun olan ortadoğu kriteridir zaten hakemlerimizde bunu en iyi şekilde ugulamaktadırlar.

  2. Kral Çıplak dedi ki:

    Bu yazıyı onlarda görüp okuyabilseler.

  3. erol dedi ki:

    Üç büyük takımın yüzlerce milyon lira borçlarını bankalar yapılandırdı. Üç büyükler ilk beşe giremeyince bu borçları bankalara nasıl ödeyecekler,Malatya ve Sivas ın önü hakemlerce kesilecek

  4. yms'li dedi ki:

    Borc batagindan cikamiyorlar diye malatyaspordanmi faydalanmak istiyorlar onlar borc icinde bizde kasayi doldurmak istiyoruz yazik bizim puanlara ama kolayi var gonderelim feneri ikinci lige birinci lige oradakileri yensin belki borclari odeyebilirler

  5. Ahmet dedi ki:

    Hocam emin olun satır başında belirttiğiniz gibi ansiklopedi tadında bir tespit makalesi okudum,ağzınıza sağlık.Lakin gel gelelimki futbolun içindeki tabiri caiz mankurtlar bu kaleme aldığınız tesbitlerden bir şeyler alıp cebine koymayacaktır,. Zira onların ceplerine koyacağı tek şey paradır.. Saygılarımla

  6. Neco dedi ki:

    Hakemlerin yanli tutumu olmasa şuan liderdik tabi takimi korkak oynatan murat şahin

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."