You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


Örnek Resim
Opel Reklam
Malatya Haber -

Güya Mühürlü!.

Güya Mühürlü!.
  • 27.12.2015

Malatya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin, Organize Sanayi Bölgesi (OSB)’nin arıtma tesisinden çıkan ve yoğun miktarda ağır metal içerdiği tespit edilen atık suyunun DSİ kanallarına verilmemesi için verdiği tedbir kararı ve mühürleme işlemine rağmen, atık su Şahnahan Deresine akıtılmaya devam ediliyor. Mahkemenin mühürü, “göstermelik” olarak vananın üstünde görüntü veriyor, borudan ise atık su akıtılıyor!

HANİ BURASI MÜHÜRLÜYDÜ?
Malatya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin, bilinen çok üzerinde ağır metal içerdiği gerekçesiyle Organize Sanayi Bölgesi’nin arıtma tesisinden çıkan atık suyun DSİ kanallarına verilmemesi için geçtiğimiz yıl verdiği tedbir kararı ve ardından tahliye noktasının çıkışına mühür vurmasına rağmen, zehirli su, Şahnahan Deresi’ne akıtılmaya devam ediyor.

Çevre katliamına yol açan kirlenmenin önüne geçmesi gereken yetkililer, bugüne kadar parmaklarını dahi oynatmazken, Mahkemenin çevre kirliliğine vurduğu bu mühürle kamuoyu kısmen de olsa rahatlamıştı. Ancak, hukukun verdiği karar hiçe sayıldı ve mühre rağmen, atık su borusundan akan zehirli su şimdilerde hem Şahnahan deresini hem de Tohma’yı kirletmeye devam ediyor.

HUKUKU DİNLEYEN DE YOK!
Yetkililerin seyretmekle yetindiği çevre ve insan sağlığı için ölümcül tehdit oluşturan kirlenmeye yönelik tek olumlu haber 2010 yılının Eylül ayında, bir grup vatandaşın, 5 Nisan 2010 günü Malaya Barosu Avukatlarından Fikret Bekiroğlu ile birlikte Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmaları üzerine Malatya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nden geldi.

Suç durusu üzerine açılan dava sonucunda ‘Normalin üzerinde çevre kirliliği yarattığı’ gerekçesiyle “Organize Sanayi Bölgesi Arıtma Tesisi sularının, arıtmanın kendi kanalı dışına verilmemesi için tedbir kararı” verdi. Bunun üzerine 1 Ekim 2010 tarihinde arıtma tesisinden dereye akıtılan su borusunun üzerine mühür vuruldu.

Mühürden sonra Şahnahan deresine tahliyesi durdurulan organizenin atık suları bu kez Malatya’nın en önemli su kaynaklarından biri olan ve dünyanın sayılı “sınır aşan su havzalarından” biri olarak Fırat Nehri’ni besleyen Tohma Çayı’nı kirlettiği, bilimsel raporla belgelendi.

Mahkemenin ihtiyatı tedbir kararının ardından tahliye borusuna mühür vurulması, zehrin Şahnahan ve DSİ kanallarıyla sebze meyve bahçelerine verilmesinin önüne geçilecek olması kamuoyunda memnuniyetle karşılanmıştı.

Söz konusu dava, 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde devam etmesine rağmen, kirlenmenin aktörleri, mahkeme kararı üzerine vurulan mührü hiçe sayarak, organizenin atık sularını Şahnahan deresine akıtmaya devam ediyor. Mühür de “göstermelik” olarak vananın üstünde duruyor!

BİLİRKİŞİ ‘ZEHRİN DOZU KAÇMIŞ’ DEMİŞTİ
Şahnahan’daki vatandaşların suç duyurusunu değerlendiren mahkemenin oluşturduğu bilirkişi heyetinin raporu, bu kirliliğin bugüne kadar bilinenin de üzerinde olduğunu ortaya koymuştu.

Bilirkişi raporunda OSB’nin arıtma tesisinden çıkan sudan alınan numunenin, İnönü Üniversitesi Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Laboratuarında’ analiz ettirildiği ve suyun gerek ağır metaller, gerekse boyar maddeler bakımından limit sınırlarını aşan oranda kirli olduğunun tespit edildiğine yer vermişti.

Raporda “Yapılan incelemeler neticesinde organize sanayi atık suyunun Şahnahan Sulama Kanalına verildiği, suyun koyu gri renginde olup etrafa çok kötü pis kokular yaydığı tespit edilmiştir. Organize Sanayi atık suyundan su numunesi alınarak İnönü Üniversitesi Bilimsel ve Teknoloji Araştırma laboratuarına gönderilerek suyun analizi yaptırılmıştır. Analiz sonucuna göre, bakılan parametreler müsaade edilebilir sınırların üzerinde çıkmıştır. Limit üstü ağır metaller, belediyelerin katı atıklarında, kanalizasyon çamurlarında, baskın ve sel sürüklerinde, endüstri yan ürünlerinde, deniz kıyısı alanlarında görülür. Kırmızı grup metaller (Kadminyum, civa ve kurşun) en tehlikeli olup bunları gri metalar (Krom, bakır, nikel ve çinko) ve arsenik, gümüş gibi elementlerin bulunuş miktarları takip eder. Sanayi kuruluşlarının atıkları arıtılmadan alıcı ortamlara deşarj edilmemeli. İnsan ve çevre üzerindeki etkilerinin minimize edilmesi için uygun bertaraf yöntemi seçilmelidir. Aksi halde bölge halkının sağlığı, çevre ve tarım arazilerinin korunması açısından çok büyük risk içermektedir” ifadeleri yer almıştı.

Aynı Bilirkişi Raporunda, “Bir takım endüstri kuruluşlarının atıkları arıtılmadan akursulara verilecek olursa, bu akarsularda canlıların üremesini olanaksız hale getirebilir. Kimi zaman bu atıkların toprağa gömülmeleri, yağmur suları ve sızıntılarla yeraltı sularının kirlenmesine yol açabilir. Çünkü bu atıkların bir kısmı toksit bileşikler, çözücüler ve tuzları içerebilir. Atık su alıcı ortamda oksijen talebi yaratır. Alıcı ortamda yeterli oksijenin olmaması halinde septik şartlar dolayısıyla koku oluşur” denilmişti.

“UYGULAMAYI TAKİP EDECEĞİZ”
O dönemde davayı takip eden Av. Fikret Bekiroğlu, mahkemenin vermiş olduğu kararın uygulanıp uygulanmadığı konusunu sürekli takip edeceklerini belirtmiş, kararı uygulamayanların ceza alacağını kaydetmişti.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."