Final

Örnek Resim


Malatyalife Residence

Malatya Haber -

Malatyalılar Arasında Fenomen Olan O Şiir ve Öyküsü

Malatyalılar Arasında Fenomen Olan O Şiir ve Öyküsü
  • 04.09.2018

Son günlerde, sanal alemde, sosyal medya ortamında olay olan, dinleyen her Malatyalı’nın kendi çevresine ilettiği- gönderdiği- paylaştığı bir şiir çok konuşuluyor.

Uzun yıllar Malatya dışında yaşayıp, bıraktığı eski Malatya’yı; o güzelim Malatya’yı yaşamamış olanların yönetiminde, duyguları, anıları, kimliğini, yaşanmışlığını silen bir nobranlıkla, güya düzenleme adına yok etmeleri yüzünden, geldiğinde bulamayanların duygularına tercüman ve adeta ‘Malatya’ya Ağıt’ olan,  her Malatyalı’ya değişik duygular yaşatan şiir kaydı şöyle:

(Dinlemek için aşağıdaki çubuğun sol başına tıklayınız)

* * *

GÜZEL MALATYA’MA AĞLA GÖZLERİM

Sılam Malatyadır gurbetim dünya

Çoh seneler önce bitmiş o rüya

Ne dost kalmış geride ne tanıdık sima

Yanarım yanarım ona yanarım

*

İstasyon’dan yürüdüm Dörtyol’a doğru

Gafamda cevapsız yüzlerce soru

Ceget ceget bildiğim eski bir yolu

Aradım da bulamadım ona yanarım

*

Gaybolmuş şıh giyimli beyler zarif hanımlar

O cumbalı gonahlar harmanlar harlar

Doğunun Paris’iydi geçmiş zamanlar

Eskiyi bulamadım ağlar yanarım

*

Nerde yeşillikler o leylak gohusu

Baştan sona değişmiş naturel dohusu

Nerde o toprah yolların tozlu yohuşu

Beydağı’na çıhamadım ona yanarım

*

Elim yüzüm yıhayacah harıh galmamış

Yemenici bazarında çarıh galmamış

Sonradan gelenler murat almamış

Malatyamı tanıyamadım ona yanarım

*

Kimi gelmiş Urfa’dan Adıyaman’dan

Kimi Diyarbakır Gahraman Maraş’tan

Yabancı yetmeler dolmuş her yaştan

Yüreğim yeisten gözlerim yaştan

Gurtulamadı getdi ona yanarım

*

Bahdım ki bu şehir sanki Malatya degil

Haniya nerde Fırat o güzel nehir

Bağını bahçasını talamış ağulu zehir

Nefesim kesildi ona yanarım

*

Ey Necati Güngör’üm cesur kalemim

İşte bu ahvallerden doğdu benim elemim

Ne tanıyanım galmış burda ne de bilenim

Ana yurdumda garip oldum ona yanarım

*

Ben Mehmet Engin’im özüm Malatya

Namerde yol vermem sözüm Malatya

O sonradan gelen  çahmalar var ya

Nerelisin diye sordum, bir de denmez mi Malatya

Bu aslını inkâr eden haramzadelere yanarıım yanarım

*

Engin yazdı bu şiiri oldu bir destan

Ne bağ bahça galmış ne de bir bostan

Bize hayır gelmez yabancı dostan

Dostlarımı bulamadım ona yanarım.

Mehmet Engin

23 Mayıs 2018

‘CANGO MEMET’ VE ÖYKÜSÜ..

Bu şiirin öyküsünü de öğrendik ama öncelikle şiir, Gazeteci Orhan Apaydın tarafından okunurken kayda alındığından habersiz olarak doğaçlama ‘ahhh! vahhh!’ları kayıtta fon olan Ertaç Önal’dan şairin kimliğini ve adeta ‘Malatya’ya Ağıt’ olan şiirini sorduk:

Şiiri kaleme alan Mehmet Engin’in (yandaki fotoğrafta) şairlikle, yazarlıkla ilişkisinin olduğunu bilmediğini söyledi Önal.

1949 Malatya doğumlu olan Mehmet Engin,1960 lı yıllarda Malatya Halk Eğitm Merkezi Türk Halk Müziği Korosu’nda Selahattin Alpay ile birlikte bulunduğunu, yine o yıllarda İsmet Paşa Parkı  içerisindeki Hürriyet Aile Çay Bahçesi’nde Malatyalı yerel ses ve saz sanatçıları olan İlhan Kızılay, Fahri Özyıldırım, Mehmet Yumrutepe, Osman Kamil Muşul, Selahattin Alpay, Bilgi Şimşeker, Doğan Özkan, Hüseyin Kapıkıran, Nubar Taşı ile birlikte sahne aldığını, bu sanatçıların sahneye sunumlarını da okuduğu şiirler, anlattığı fıkralar ile renklendirerek Orhan Apaydın’ın yaptığını söyledi.

1970’li yılların başlarından itibaren Kapıkule’de gümrük müşavirliği yapan Mehmet Engin, o yıllarda turistik bir gezi için gittiği Almanya’da aristokrat bir ailenin kızı Heidi ile tanışır ve kısa süre sonra evlenirler. Bu evlilikten kızları Meryem dünyaya gelir. Bir taraftan gümrük müşavirliğine devam eden Engin Almanya’da ticarete atılır. Buradaki iş hayatında oldukça başarılı olan hemşerimizin edindiği kumar alışkanlığı hayatının dönüm noktasını oluşturmuş. Öyle ki özel uçak ile gittiği Monte Carlo kumarhanelerinde uçağı alanda bekletip günlerce kalacak kadar.

Sonuç; evlilik hayatının sonu ve çok sevdiği kızı Meryem’den uzaklaştırılmak zorunda bırakılması…

İbre ters dönmeye başlayınca durdurmak kolay olmuyor. Acı içinde kıvranıyor aylar boyu. Bu arada özel bir stüdyoda özel sazlarla okuduğu bir kaset dolduruyor, sadece kendisi için. Kasetin bir yüzündeki parçanın ismi “Kumar” diğer yüzündeki parçanın ismi ise “Meryem”.

Güfte ve bestesi kendisine ait olan bu iki acıklı türkülde adeta feryat edercesine kızına duyduğu özlemi ve kumar alışkanlığına olan pişmanlığını dile getiriyor Mehmet Engin.

Daha fazla ayrılığına dayanamadığı kızını Türkiye’ye kaçırmak isterken hudut çıkışında yakalanıyor. İkinci ve üçüncü kaçırma teşebbüsünden sonra hapse atılıyor. Kaçılması imkânsız denilen Münih hapishanesinden iki kez kaçmayı başarıyor.  Alman basınında “Müthiş Türk” başlığı ile hayat hikâyesi anlatılıyor. Alman basını kendisine, arkadaşları arasında da halen söylenen “Cango” lakabını takıyor ama tam tamına altı yıl hapiste tutuyor Alman adaleti Engin’i.

Hapisten çıktığında boşandığı alman eşinin vefat ettiğini, kızı Meryem’in ise hukuk tahsili yaptığını öğreniyor.

Kızı ile yeniden iletişim kurarken iş hayatına da sıfırdan yeniden başlayıp eski dostlarının da desteği ile eskisi kadar olmasa da ekonomik rahatlığa kavuşuyor. Bu arada kızı Meryem üniversiteyi bitrip Nuremberg (Nurnberg) adliyesinde savcı oluyor. Haksız yere hapis yatırılıp acı çektirildiği savıyla Alman hükümetine açtığı davayı kazanarak oldukça yüklü bir tazminat almaya hak kazanan Mehmet Engin “Müthiş Türk” ünvanını boşa kazanmadığını ispat ediyor adeta.

MALATYA YOLLARINDA

Bunca hayat mücadelesinden sonra vatan, memleket hasreti kor gibi yakmaya başlıyor yüreğini. Binbir heyecen ve özlemle bir şafak vakti geldiği Malatya’da arabasından İstasyon Virajı’nda inip yürümeye başlıyor tozlu yolları koklayarak ve de gözyaşları ile.

Ama yıllar önce ayrıldığı ve özlemi ile yanıp tutuştuğu Malatya’sında bir tuhaflık vardır. Hani mensucat fabrikası (Sümerbank), usta evleri, ya Sıtmapınarı!.. Sokak aralarında koşmaya başlıyor Engin, bir şeyler arıyor, kaybetmeyi kabullenemeyeceği bir şeyleri. Bir yumruk oturuyor gırtlağına, nefes almakta zorlanıyor. Hani Dörtyol, Renkli Sinema, asri fırın, belediye binası nerede? Arasa, Kasap Pazarı, ganere nereye taşınmış? ‘Aman Allahım, yolu şaşırıp yanlış bir yere mi geldim’ diye söyleniyor. Koşarcasına yürüyor Engin, soluklanmadan Kernek’e doğru. O da ne? havuzlu gazinonun yerinde beton zemin oturtulmuş bir yel değirmeni var! ‘Bari Don Kişot ile uşağı Sancho Panza’nın da birer heykelini koysalardı’ diye söyleniyor içi yanarak: ‘Ya o şelalenin tepesine oturtulan ve bir çirkinlik abidesi çok katlı binanı yapımına izin verenleri özellikle mi seçip göndermişler Malatya’ma…’

Hiç kalamadan ayrılıyor Malatya’dan gözleri yaşararak. İstanbul’a döndüğünde okul arkadaşı “Annem Babam Malatya” kitabının yazarı Necati Güngör’ün facebooktaki Kadim Malatyalılar sayfasında 21 Mayıs 2018 tarihinde yazdığı “Öz Yurdunda Bir Yabancı Gibi” yazısını okuyunca patlayan duygularını kalemi aracılığı ile 23 Mayıs 2018 günü kâğıtlara döküyor.

Bir- iki ay sonra iki eski dostu Ertaç Önal ve Orhan Apaydın’ın Gelibolu Saroz Körfezi’ndeki bir yazlıkta buluştuklarını duyunca ver elini Saroz diyor Mehmet Engin.

Eski dostlar ve onların dostları Malatyalılar uzakta, gurbette bir arada olunca Malatya konuşulmaz mı? Malatya konuşulur,  Malatya’nın türküleri, elbette de ‘Fırat kenarında yüzen kayıklar’ türküsü (Yıldız Tezcan’dan dinlemek için aşağıdaki çubuğun sol başına tıklayınız) söylenir- dinlenir, anılar duygular sel olur da bu şiir ortama gelmez mi?

Fırın yemeklerindeki ustalığını rahatlıkla sergilese de yazdığı şiiri okuması için kadim dostu Orhan Apaydın’a veriyor. O okurken Ertaç Önal’ın yapılan ses kaydından habersiz doğaçlama ‘ahh, vahh ve de öfff öfff’leri eşliğinde gizlice kayda alıyor.

Akabinde sosyal medyada yapılan paylaşımlar kendi memleketinde bile garip kalmış Malatyalılarda bir duygu patlaması ile yayılıyor da yayılıyor..“Malatya’ma Ağla Gözlerim”

malatyahaber.com- ÖZEL

___________________________________

FOTOĞRAFLAR:

‘Malatya’ma Ağla Gözlerim..’ şiirinin okunduğu, kaydedildiği ortam (soldan sağa) Ertaç Önal, Mehmet Engin ve Orhan Apaydın

Ertaç Önal (soldaki) ve şiirin şairi Mehmet Engin

Dostlardan, Malatyalılardan gelen tepki telefonlarını dinleyen Malatya 4’lüsü (soldan sağa) Osman Güler, Mehmet Engin, Orhan Apaydın (ayaktaki) ve Ertaç Önal

ARŞİVDEN

1950’li yıllarda Malatya Hükümet Meydanı ve İnönü Caddesi

1960’ların ilk yarısında Fuzuli Caddesi açılırken

Malatya Mensucat (Sümerbank) Fabrikası..

Etiketler: / /

Yorumlar
  1. Mehmet Özerdem dedi ki:

    1950 de yaşayan bilir ırkcılık ayrımcılık sinemalarda izlediğimiz kovboy filimlerinda bilirdik esnafın %50-60 ı bildiğin kışla kanal boyu turların da selam vermekten elini cebine koyamadığın dönmler. Delilerimize aile ferdi gibi baktığın zamanı geldiğinde kızdırıp bağırtığın dönemler.Daha içerikli anlamanız için Atilla Kantarcı Malatyam 1 ve 2 okumak ve anlamanız gerekli M.Engin gardaşla mektebimiz aynı olması nedeniyle selam ve saygılar Malatyalı olmak özelliktir ayrıcalık değil gurbete bir Malatyalı.

  2. BARAN dedi ki:

    Düpedüz ırkçılık yapılmış dizelerde şair gençliğini özlemiş onu dillendirmis misralarin da ayrıca ülkenin birçok yerinde Malatyalılar yaşıyor o sehirdekiler de acaba böyle düşünüyorlar mıdır

    1. KENAN kılıç dedi ki:

      Irkçılığın ne olduğunu biliyomusun sen ya boş konusuyisun ırkçılık yapılmamış ırk bir milletin tamamıdır ırkçılık yok burda türk.illerinden bahsetmiş o yüzden ırklık olmuyo şiir on numara

  3. Mehmet engin dedi ki:

    Sevgili Malatyalılar… ve sonradan göç ederek Malatya’ya
    Yerleşip orda yaşayan fahri Malatyalılar…..
    Ben şiiri yazıp kaleme alan kişiyim.her yoruma açığım. .
    Ama bakıyorum bazı hemşerilerim beni ırkçılık lâ suçluyorlarlar….. bu bir insana yapılan en büyük zulümdür… 40 yıl Alman topraklarında ırkçılık lâ mücadele vermiş bir insanım…. beni tanıyan… bilen bilir..onlarca genç kız..erkek…din..dil ırk ayırmasın talebe çocuklara burs verdim ve halada veriyorum… helal hoş olsun…. bir şiir yazdım anadan doğduğumà pişman oldum…. önce üstüne basa basa söyleyeyim. ..
    BEN IRKÇI DEĞİLİM…. sadece şiirin sonunda kullandığım kelime anlamının biraz dışına taşmış olabilir. .. ama mademki Malatya’da yaşamaya ..ve kalmaya karar verdin se… bence geldiğin şehrin özbe öz kültürünü. ..örf ve annelerini birlikte nasıl getirdin se sen öyle yaşa… kimsenin sana bir sözü olmaz … ama Mademki Malatya’da yaşamaya karar verdin se bu topraklarda doğmuş büyümüş insanların hasret ve acılarla yazmış olduğu bir şiirde biraz hoş görülü olun…. böylece birbirimizi daha iyi anlar ve birbirimize daha çok saygı ve sevgi besleriz. …. Irkçı kelimesi biraz ağır kaçmış…
    Genede her şey gönlünüzce olsun ve baki selam ve dualarımla. .. NOT. eğer beni daha iyi tanımak isterseniz
    Facebook sayfadan Mehmet engin olarak tanıyabilirsiniz….

    1. Erkan dedi ki:

      Baba ağzına, yüreğine sağlık, duygularımıza tercüman olmuşsun. MALATYA’LI OLUNMAZ, MALATYA’LI DOĞULUR.

      1. Ramazan Doğan dedi ki:

        ben cok begendim.baska sehirlerde daha irkcilik var.gene en misafirperver malatya

    2. Özgür Bozkurt dedi ki:

      Merhaba Mehmet Bey,
      sizinle mutlaka tanismam gerekiyor.
      Mail adresim: [email protected]
      Mutlaka yazin.
      Tesekkürler
      Özgür Bozkurt

    3. selim s ö dedi ki:

      Yabancı yetmeler dolmuş her yaştan !
      O sonradan gelen cahmalar !

      Almanlar size diyor ya ne işiniz var Avrupa’da, ya buranın kurallarına uyun, yaşamına ayak uydurun yada defolun gidin. Demiyorlar mı ?
      Avrupa’ da EMPATİ öğrenemediniz mi? Çok seviyordunuz ” gaçmayaydınız ” Malatya’dan derler..
      Malatya’ ya göç eden insanlar geçim derdinden göçüyor, aynı sizin Gavur topraklarına göçtüğünüz gibi ama buradakiler Malatya topraklarına yani müslüman kardeş topraklarına göçtü sizden farklı biraz..
      Almanya’ da kazandığınız EURO’lar bugünlerde buralarda çok değer kazandı 50.000 EURO’ya güzel bir ev alınabiliyor artık. Yoksa sizin burayı çok seveceğinizi de sanmıyorum.
      Vel hasıl kelam: ” Almanya’nın Adıyamanlı’sı siz gurbetçilersiniz ”

  4. Ali dedi ki:

    Malatya da adam gibi doğru dürüst her kim varsa baş tacıdır ..kaldı ki toplum kültürü değişir önemli olan olumlu değişmesidir..belediyelerin yaştığı yanlışlıklar var planlı kentleşme üzerine kent kimliği çok önemli

  5. Ebu bekir dedi ki:

    Kardas sizde memleketineze sahip cikaydinizda adiyamanlilara kaptirmasayniz

  6. Murat Bey dedi ki:

    Maalesef malatya da suan da uretim yapan doğru düzgün fabrika yok…o donemlerde

    Malatya Seker Fabrikasi
    Sumerbank
    Malatya Tekel Fabrikasi

    gibi belli başlı fabrikalar vardi…bunlarin icinde bir seker kaldı onda da suan 100-200 kisi calisiyor, firsatini bulsalar ozellstirecekler, arazisi zaten yağmalanıyor…

    eger o donemdeki malatya nüfusu ile bu fabrikalarda calisan insan sayisini oranlarsak halkin para kazandigini, ondan dolayı da Malatyanin gelişkin bir sehir oldugunu anlayabiliriz.

  7. Kılıçarslan dedi ki:

    NE MUTLU MALATYALIYIM DİYENE…………….

  8. MUSTAFA OĞUZ dedi ki:

    ERTAÇ HEPİMİZ BİRER MEHMET ELGİNİZ.ELLERİNE SAĞLIK

  9. Özgur dedi ki:

    NE GÜZEL BİR SEVGİ.
    NE GÜZEL DOSTLUK VE ARKADAŞLIK.
    CANIM MALATYA’YI EN GÜZEL DUYGULARLA YAŞAMIŞLAR.
    ORHAN ABİM NE GÜZEL OKUMUŞ.
    ERTAÇ ABİM BENİM GİBİ BİNLERCE MALATYALININ KAYBALAN GÜZELİM MALATYA ÖZLEMİNİ ÇEKENLERİN YERİNE “AHHH VAHHHLAR”ÇEKİYOR.
    MEHMET ABİM NE GÜZEL YAZMIŞSIN.
    BEN HERGÜN SITMAPUNARINDAN ÇARŞIYA ŞİMDİKİ MALATYA YA BAKMIYORUM.70 Lİ YILLARIN MALATYASINI HAYAL EDEREK YÜRÜYORUM.
    SİZLERDEN TEK İSTEĞİM GELİBOLU’DAN GELİN HEP BERABER İSTASYONDAN ÇARŞIYA GİDELİM.60 VE 70 Lİ YILLARIN ANILARINI HEP BERABER YAŞAYALIM.
    GÖZ YAŞLARIMA ENGEL OLAMIYORUM.

  10. zekai akyol dedi ki:

    memleketi bırakıp gidin.sonra da canınız sıkılınca gelin.siz giderken geride kalanlara da siz aynen kalın diyin.yok öyle bir dünya.siz gidince yerinize başkaları göç etti.kalıp memleketinize sahip çıksaydınız.
    saygılarımla

  11. murat dedi ki:

    öz be öz malatyalıyım ama son kıtanın bir öncesinde malatyalı olmadığı halde malatyalıyım diyenleri haramzade ilan eden şairi kınıyorum. bu şehre uyum sağlayıp şehrin değerlerini benimseyen herkes malatyalıdır. aksini düşünmek ırkçılıktır. ırkçılık hem haram hem de insanlık suçudur. şair aslını bir araştırsa belki malatya’ya sonradan gelmiştir. büyük konuşmayacaksın.

  12. Vahap dedi ki:

    Bağîra bağîra ağlayacam yanîmda almanlar var yapamadım Boğazıma bir hîçkırîk düğümlendi gözyaşlarîmî gizlemeye çalışsamda içerim malatya Sevgili hasretiyle cayîr hayır yandîğînı belirtmek isterim Hemşerilerime Gurbetden hasret dolusu selamlar

  13. Ali dedi ki:

    Şair aslında Malatya’nın o eski halinden çok,kendi gençlik yıllarına olan özlemine atıfta bulunmuş.Yaşlanmış kişilerin en büyük özelliği gençlik yıllarını özlemesidir.Malatyanın eski tozlu yollarını bugün kimler isteyebilir.Hangi gencimize çarık giydirebilirsiniz.Zamanı durdurabilmek mümkün olsa şairin özlemini çektiği şeyleri görebilirdik.Fakat her şehir gibi Malatya’mızda değişime mecbur.Yeni gelen nesiller farklı şeyler talep ediyor.Bu şiir üzerine farklı anlamlar yüklemek doğru değil.Malatyamızın geçmişini anlatması bakımından ise güzel bir şiir olmuş.Şairin kalemine sağlık.

  14. Raif dedi ki:

    Vıcık vıcık Irkçılık kokan ve ötekileştirici bir şiir. Yazarım diye geçinen aydın münevver bir kişiye yakıştıramadım.Malatya değil yerküre kocaman bir köye dönüşmüşken, il dışından gelenlere hakaret etmek hiç yakışmamış.Kaldı ki, Malatya yı Malatya yapan, İl dışından gelen çalışkan, üreten bu garibanlarıdır. Her zaman her yerde istisnalar kaideyi bozmaz.Almanya yı Almanya yapan nasıl ki göçmenlerse, aynı şekilde Malatyayı da Malatya yapan İl dışından gelen, üreten çalışan bu insanlardır.Senin tasavvur ettiğin Malatya büyük bir köydür.

    1. Erkan dedi ki:

      hadi ordan…

  15. Şaban Serezli dedi ki:

    Nedir bu yabancı düşmanlığı? Siz oraya buraya Almanyalara gidin, iş kurun zenginleşin ama Malatyaya kimse gelmesin, herşey öylece kalsın! Oldu beyim…

    1. mustafa BULUT dedi ki:

      ŞABAN SEREZLİ KARDEŞİM; MEHMET ENGİN BEYİN YAZMIŞ OLDUĞU O DUYGULU MISRALARI BİR BÜTÜN HALİNDE ALSA İDİNİZ, NE YABANCI DÜŞMANLIĞI, NE DE IRKÇILIĞIN SÖZ KONUSU OLMADIĞINI GÖRECEKTİNİZ. ŞAİRİN, ŞEHİRDE ÇARPIK KENTLEŞMENİN SONUCU, BAZI SEMT VE YAPILARIN YANİ HATIRALARIN YOK OLDUĞUNU VE HATTA ŞEHRİN TALANININ DEVAM ETTİĞİNİ VURGULARKEN, MALATYA’YA DIŞARIDAN GELİP YERLEŞMİŞ KENDİNİ MALATYALI OLARAK GÖRENLERİN ESASEN MALATYA KÜLTÜRÜ İLE YOĞRULAMADIĞIN’DAN DOLAYI, GERÇEK MALATYA KÜLTÜRÜNÜN YOK OLDUĞUNU, ŞEHRİ YÖNETENLERİN DAHİL ARTIK MALATYALI OLMADIĞINDAN YAKINIYOR. BEN DE DIŞARIDAN MALATYA’YA 1955’LERDE YERLEŞMİŞ BİR AİLENİN ÇOCUĞUYUM.BUGÜN MALATYA’DA YAŞAMIYORUM AMA, MALATYA’YA GELDİĞİMDE ŞAİRİN DUYGULARININ BENZERİ BENDE VE YAKIN ÇEVREMDE DE OLUŞUYOR VE ÇOK ÜZÜLÜYORUZ. İNSANLAR SU GİBİDİR. BİR ŞEKİLDE EKMEK İÇİN, İDEALLERİ İÇİN YURDUNDAN AYRILIR. AMA SADECE BEDENLERİ AYRILIR. SANMAYINIZ Kİ GURBETTE TEK BİR GÜNÜN SILA HASRETİ İLE GEÇMEDİĞİNİ. BİR GÜN SİZDE BEL Kİ MALATYA’DAN BAŞKA DİYARLARA GİDECEKSİNİZ. SİZ GİTMESENİZ DE; OĞLUNUZ, KIZINIZ, KARDEŞİNİZ, AKRABANIZ GİDECEKTİR. GİDENLER BELKİ ZENGİNLEŞECEK YADA PERİŞAN OLACAKLARDIR. YANİ KISACASI, SILADAN UZAKLAŞMAK ONLARI MEMLEKET AŞKINDAN ASLA SOĞUTMAYACAKTIR VE ELEŞTİRME VEYA ÖVME HAKLARI HER DAİM BAKİ KALACAKTIR.SEVGİ İLE KALIN KARDEŞİM.

  16. VATANSEVER dedi ki:

    YÜREGİNE SAĞLIK ÇOK DOĞRU SÖYLEMİŞ SANKİ BUGÜNÜ ANLATMIŞ

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."