You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


Örnek Resim
Opel Reklam
Malatya Haber -

“Hepimizin İçinde ‘Öteki’ Var”

“Hepimizin İçinde ‘Öteki’ Var”
  • 26.12.2015

 
9. Uluslararası Arguvan Türkü Festivali kapsamında bir araya gelen şair ve yazarlar halk kültürünün şiir üzerine yansımalarını tartıştı. Şair Yazar Haydar Ergülen, şiirin hiçbir zaman bitmeyeceğini belirterek, “Şiir, yaşadığımız coğrafyadaki barışa hizmet edecek en önemli söylemlerden birisidir” dedi.
 
Bu yıl 9’uncusu düzenlenen Uluslararası Arguvan Türkü Festivali kapsamında şair ve yazarlar bir araya geldi. Ahmet Telli, Arife Kalender, Betül Tarıman ve Haydar Ergülen’in katılımları ile ‘Halk Kültürü’nün Çağdaş Şiire Yansımaları ve Örnekleri’ konu başlığı altında bir buluşma gerçekleştirildi. Etkinliğe İnönü Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Cemil Çelik’in yanı sıra, Arguvan Kaymakamı Mehmet Maraşlı, Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Sezai Yılmaz, Kültür ve Turizm İl Müdür Vekili Mehmet Kazancı ile birlikte çok sayıda vatandaş ve şiire gönül verenler katıldı.
 
Programın açılış konuşmasını yapan Şair Yazar Arife Kalender, şiirin insan özünün özsuyu olduğunu söyledi. Kalender; “Şiir yaşamda var olma göstergesidir. Bugün hala büyükşehirlerde, metropollerde özümüze ait olan türküler mırıldanabiliyorsa, bir varoluş mücadelesi devam ediyor demektir” ifadelerini kullandı.
 
“HALK KÜLTÜRÜ BAŞLI BAŞINA BİR ALAN OLARAK KABUL EDİLMELİ”
Şair yazar Ahmet Telli, ‘Önemli olan var olan insanlık kültürüne bizim kültürümüzü katabilmek olmalıdır’ diyerek, “50 yıldır yazıp çiziyorum. Karşınızda parmak kaldırarak konuşma hakkını kendimde bulduğum için buradayım ve konuşuyorum. Bugüne kadar 11 şiir kitabımla birlikte 14 yayılanmış kitabım var. Şiir ona ihtiyaç duyanındır. Halk kültürü başlı başına bir alan olarak kabul edilmelidir. Bir yerin yiyecek içeceklerinden, giydiklerine kadar her şey bir halk kültürüdür. Bu nedenle halk kültürünü başlı başına bir kültür olarak kabul etmeliyiz” şeklinde konuştu.
 
“ANADOLU FARKLI BİR COĞRAFYADIR”
Yine şair ve yazar olan ayrıca çeşitli gazete ve dergilerde şiirleri yayınlanan Betül Tarıman ise, Türklerin İslamiyet öncesi ve sonrasındaki kültürleri hakkında bir makalesini sundu. Anadolu’nun çeşitli bölgelerini gezme imkanı bulduğunu ve bu gezdiği yerlerin kendi üzerinde bir takım etkiler bıraktığını belirterek; “Bunlar benim yaşantıma ve şiirlerime yansımıştır. 1992 yılında ilk şiirimi yayınladım. Anadolu çok renkli bir coğrafya. Bizden önce bu topraklarda birçok insan yaşadı. Kendinden birşey, bir iz bıraktı. Bu nedenle bizden önce bu topraklarda yaşayan insanların bıraktıkları ve bu bırakılanlara rastlamak, onları korumak ve yaşamak çok önemli. Türk edebiyatından örneklerle bunu açıklamak istiyorum. İnsan binlerce yıldır yazıyor ve çiziyor. Duyguları ve düşünceleri harf harf dökülüyor kağıtlara. Kimi zaman belki içinden geldiği gibi, kimi zaman da otoritenin karşısında yada ona riayet ederek. Öyle yada böyle yazıyor yazan kendi coğrafyasının kendisine hissettirdiklerini. Belli ki yaşadığı coğrafyanın kendisi üzerinde belli etkileri olmuş. Türklerin İslamiyet’i kabul ettikleri 9. yüzyıldan, tanzimata geçen süreçte ortaya koyulan eserlerin en önemli özellikleri dini karakter taşımazlar. Anadolu farklı bir coğrafyadır. Türklerin İslamiyet’i kabul ettikleri 9. yüzyıldan itibaren İslamiyet’in etkisinde yeni bir edebiyat oluşturmuş, bunu oluştururken de eski sözlü gelenekten gelen bir takım unsurları da korumuşlardır” ifadelerini kullandı.
 
“HER ALEVİ’NİN HER SÜNNİ’NİN İÇERİSİNDE BİR ÖTEKİ VARDIR”
Son olarak konuşan Haydar Ergülen ise şiirin yaşanan coğrafyadaki barışa hizmet eden bir söylem olduğunu ve her insanın içerisinde bir öteki olduğunu vurgulayarak; “Bana bir zamanlar neden şiir yazıyorsun diye sordular ben de bilmiyorum dedim. Ama şiiri sevdirmeye çalışıyorum diye cevap verdim. Halk kültürü ve halk şiiri dendiği zaman aklımıza ister istemez biraz küçümseme geliyor. Geride kalmış, ilkel, geri, gibi şeyler akla geliyor ve aşınmış gibi görünüyor. Ama ben bunun tam tersini düşünüyorum. İlkel olana ilke ulaşmak için anonim olarak nasıl şiir yazılıyormuş diye düşünmek lazım. Bana şiirle öğretilen ilk şey ilk olana dönmek ve buna göre hareket etmektir. Sorulan sorulara en sonunda bir cevap buldum. Bana anlatılan, duyduklarım ve hissettiklerim gibi sadece bir nefes yazabilirsem cevaba ulaşabilirim diye düşündüm. Şiir bitmez, şiirde son yoktur hep devam eder. Şiir insana kendisinden başkalarının da olduğunu öğretir. Şiire bir yarış olarak bakmam ben. Her Alevi’nin her Sünni’nin içerisinde bir öteki olduğunu düşünüyorum. Ben öyle olması gerektiğini de savunanlardanım. Hepimizin içerisinde bir öteki vardır diye düşünüyorum. Biz Dünya’nın doğuyuz bir doğu topluluğuyuz. Yaşadığımız coğrafya olan Türkiye’de birbirimizin kültürlerinden çok esinlendiğimizi düşünüyorum.  Yoğun olarak beslendiğimizi düşünüyorum. Yazılan şiirler ve yazılanların etkilerini hemen görmek mümkün değil. Ben bile kendi kültürüme dayanarak yazdığım şiirlerin daha yeni yeni son 10 yıldır anlaşıldığını düşünüyorum. Şiirin yaşadığımız coğrafyadaki barışa hizmet edecek en önemli söylemlerden birisi olduğuna inanıyorum” dedi.
 
Yapılan sunum ve konuşmaların ardından şairler tarafından kendi seslerinden mini şiir dinletisinden sonra program sona erdi. 
 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."