You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


Örnek Resim
Opel Reklam

Dugun
Malatya Haber -

‘Her Geçen Gün Güçleniyor’

‘Her Geçen Gün Güçleniyor’
  • 27.12.2015

Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkının Verilişi’nin 76. yıldönümü dolayısıyla Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf’ın başkanlığındaki heyetin Anıtkabir ziyaretine katılan AKP Malatya Milletvekili Öznur Çalık, bunun anlamının her geçen gün daha fazla hissedildiğini bildirdi. Atatürkçü Düşünce Derneği Şube Başkanı Ali Ekber Tunçdemir de bir açıklama yaptı.

ANITKABİR’DE..
Çalık’ın TBMM’deki sekreteryasından konuya ilişkin gönderilen bülten şöyle:

“Malatya Milletvekili ve MKYK üyesi Öznur Çalık, Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf’ın başkanlığında Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı Verilişinin 76. Yıl Dönümü dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti. Kavaf başkanlığındaki heyet, Anıtkabir’e gelerek Atatürk’ün mozolesine çelenk bıraktı.

Törenin ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Türk toplumunda kadının saygın bir yeri olduğunu belirten Öznur Çalık, seçme seçilme hakkını kadınlarına bir hak olarak tanıyan ilk devletlerden biri olmanın gururunu yaşadığını söyledi. Çalık, Türkiye’de ailenin çağdaş hukuk anlayışına uygun olarak medenî kanun esaslarına göre kurulduğunu böylece, kadın ve erkeğin eşit haklardan yararlanabilmesi için en uygun koşulların yaratıldığını kaydetmesinin ardından, kadın ve erkekler için eşit fırsatlar sağlanmasının, toplumsal uzlaşmanın en önemli şartlarından biri olduğunu belirtti. TBMM Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’nda da üyeliği bulunan Öznur Çalık, sözlerini şöyle sürdürdü :

“1934 yılında, Türk kadının seçme ve seçilme hakkını kazanmasını ve Parlamentoda yüzde 4.6 lık bir oranla temsil edilmesini sağlayan Mustafa Kemal’in bu kıymetli ülküsünü sürdürmek yolunda, Hükümetimiz, Sayın Başbakanımızın öncülüğünde, Türk kadınının daha yüksek hayat standartlarında ve erkeklerle olabildiğince eşit koşullarda yaşayabilmesini mümkün kılmak için çok önemli çalışmalar gerçekleştirmiştir. Parlamentodaki kadın temsil oranı 9.1’e yükselen Türkiye’de, kadın–erkek eşitliği ilkesi, Anayasa’nın 41’inci ve 66’ıncı maddelerinde 2001 yılında, 10’uncu ve 90’ıncı maddelerinde 2004 yılında yapılan değişikliklerle güçlendirilmiştir. 12 Eylül Referandumu ile kabul edilen yeni Anayasa değişiklik paketi, Anayasanın 10. Maddesini düzenleyerek; kadınlara, eğitim, istihdam, sağlık, siyaset ve kamu yaşamında ‘pozitif ayırımcılık’ olanağı sağlamıştır.

Böylece pek çok konuda dezavantajlı bulunan kadınlarımız; durumlarını avantajlı hale çevirebilmek ve fırsatlarını genişletebilmek için bir öncelik edinmiştir. Bu vesileyle Ak Partili bir kadın milletvekili olarak, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilişinin 76. Yıldönümünün anlamını daha büyük bir coşkuyla hissediyor, her geçen gün daha da güçlenen bütün kadınlarımızı yürekten kutluyorum.”

ADD’NİN AÇIKLAMASI..
Bu arada Atatürkçü Düşünce Derneği Malatya Şube Başkanı Ali Ekber Tunçdemir de şu açıklamayı yaptı:

“5 Aralık 1934’te kadınlara Milletvekili Seçme ve Seçilme hakkı verilmesinin 76.yılını kutluyoruz.

1934 yılında Malatya Milletvekili İsmet İnönü ve 191 arkadaşının verdikleri bir yasa değişikliği teklifiyle Türk kadını milletvekili seçilme hakkını kazandı. O tarihlerde Avrupa ve Amerika’da kadınların böylesine çağdaş hakları henüz yoktu. İtalya’da kadınlar 1948’de, Japonya’da ise ancak 1950’de seçme hakkını kazandı. Türkiye’nin Medeni Kanunu aldığı İsviçre’de ise, kadınlar seçme ve seçilme hakkını 1971’e kadar alamadı. Diğer birçok Avrupa ülkesinde de durum farklı değildi. Türk kadını, Atatürk hayattayken yapılan son seçimde (1935) ilk kez seçilme hakkını kullandı ve TBMM’ye 18 milletvekiliyle girdi. Kadına milletvekili seçme ve seçilme hakkının verilmesinden önce de 1926’da Büyük Millet Meclisi onayıyla Medeni Kanun yürürlüğe girdi ve kadını Şeriat’tan kurtararak, haklarını iade etti. TBMM tarafından 3 Nisan 1930’da kabul edilen bir başka yasa ile kadına belediye seçimlerine katılma hakkı tanındı. 26 Ekim 1932’de ise kadına muhtar, köy ihtiyar kurulu üyeliğine seçilme ve seçme hakkı getirildi. 8 Ekim 1934’de kabul edilen ve 5 Aralık 1934’de yürürlüğe giren son yasayla da, kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanındı.

Ancak 18 kadının ilk kez parlamentoya girdiği 1935 seçimlerinde kadın temsil oranı yüzde 4,5 idi. Atatürk’ün önderliğinde kadınların elde ettikleri öncü rolüne rağmen Türkiye’nin kadınların seçme ve seçilme oranı açısından günümüzdeki durumu pek de iç açıcı değildir. İstatistikler incelendiğinde, günümüzde nüfusun yarısını oluşturan kadınların Meclis’teki temsil oranı yok denecek kadar az. Kadın milletvekili sayısı, erkek milletvekillerinin sadece yüzde 4,2’si oranında kalmıştır

Türk kadınlarının ekonomik hayata katılımı, elde edebildiği ya da onlara sunulabilen olanaklar, eğitim ve sağlık olanaklarına erişim, politikada temsil açısından, dünya toplumsal cinsiyet eşitliği endeksinde 123. sırasında da yer almış olması Türk kadının insan hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanında ne kadar gerilere götürüldüğünün göstergesidir.

Türkiye’de Atatürk devrimlerinin doğal sonucu olarak tanınan kadın hakları, özellikle son yıllarda hızla gerilemiştir. Sosyal, ekonomik ve siyasal alanın dışına itilmiş, ortaçağ kafesinin ardına kapatılmış, sadaka ve ianeye muhtaç bir kadın profili yaratma özlemi içinde olanların kadın hakları konusundaki tutumunu, Cumhuriyet devriminin kadına 1930 yılında seçimlerde oy verme hakkını tanımasıyla kıyaslarsanız, Türkiye’de kadın hakları yalnız gerilemekle kalmamış, bizzat kadınlar tarafından, kadın örgütleri tarafından korunamaz bir hale indirgenmiştir..

Bu ülkenin Bağımsızlık kavgasında erkeği ile omuz omuza mücadele veren Türk kadını kaybettiği, kaybetmekte olduğu haklarını koruyamayacak kadar korkak, aciz ve beceriksiz değildir. Onların bu hakları tam olarak kullanabilmeleri ve statülerini yükseltmeleri Aydınlanma Devrimi yolunda ilerlemekle ve kadınların ekonomik özgürlüklerinin sağlanmasıyla olanaklıdır. Çözümü başka yerlerde aramak yanıltıcıdır. Şimdiye değin başarılı olmamıştır. Tersine toplumca yıkımlarımıza neden olmuştur…

Bunun için Kemalizm’e yeniden ve sıkıca sarılmamız gerekmektedir. Yüce Atatürk’ün Türk kadını için söylediği “Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde taşınmaya layıksın” sözüne bağlı kalarak, kadın aydınlanması için gerekli çalışmaları hep yaptık, yapmaya da devam ediyoruz

Türk kadını Atatürk’ten aldığı bilinç ve kararlılıkla, kendini boğmaya kalkışan karanlığa karşı mücadelesini sürdürecektir.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."