You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


Örnek Resim


Opel Reklam
Malatya Haber -

“Herkes Haddini Bilecek”

“Herkes Haddini Bilecek”
  • 27.12.2015

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin bölgedeki etkisi arttıkça büyümeyi çekemeyenlerin olacağını ve farklı yollara başvuranların Türkiye’yi hedef alacaklarını belirterek, “Türkiye üzerinde ameliyat yapılacak bir ülke değildir. Türkiye bunlara boyun eğecek, rotasını değiştirecek bir ülke değildir. Adaletten, hakkaniyetten, insan hak ve özgürlüklerini yüceltmekten başka hiçbir gayemiz yok” dedi. 

Başbakan Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmanın başında Hacı olanları kutladı ve 20. yüzyılın aksiyon ve fikir adamı Aliye İzzetbegoviç’in ölüm yıldönümünü hatırlatarak rahmet diledi. İzzetbegoviç’in baskıya, asimilasyona rağmen çizgisini hiç bozmadığını dile getiren Erdoğan, “Gösterdiği dirayet onu tarihin en büyük devlet adamlarından biri yapmıştı. Kendisini ziyarete gittiğimde bana, ‘Dualarımız sizinle. Bu topraklar Osmanlı bakiyesidir. Bosna’mı koruyun. Bosna’ma sahip çıkan. O size emanet’ demişti. Vefatının 10. Seneyi devriyesinde merhum İzzetbegoviç’in bu vasiyetine sahip çıktığımızı ve her daim de sahip çıkacağımızı hatırlıyor, Saray Bosna’da Bosna şehitlerinin arasında yatan merhum İzzetbegoviç’e Rabbimden tekrar rahmet niyaz ediyorum” şeklinde konuştu.

Lübnan’da kaçırılan ve 71 gün rehine olarak tutulan pilotlarla ilgili de konuşan Başbakan Erdoğan, “Cumartesi günü havalimanında pilotlarımızın ve ailelerin tarifsiz sevincini yaşadık. Pilotlarımızı kaçırıldığı andan itibaren hükümet olarak tüm imkanlarımızla seferber olduk, pilotlarımızın bulunması ve serbest bırakılması için büyük bir gayret gösterdik. Pilotların kurtarılması konusunda çalışmaların gizlice yürütülmesi gerekiyordu. Kimi siyasetçilerin ve kime medya kuruluşlarının sorumsuz tavırlarına rağmen mutlu sonla operasyonu sonlandırdık. Dışişleri Bakanlığımıza MİT Başkanı ve elemanlarına bu hassas ama başarıyla neticelenen çalışmalarından dolayı özellikle teşekkür ediyorum. Lübnan ve Katar devletine bizimle aynı hassasiyeti paylaştıkları ve işbirliği yaptıkları için ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Bize bayram içinde bayram yaşatan iki pilotumuza, sabır ve metanetlerine, ailelerine ve THY’nin bütün çalışanlarına da geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bir daha böyle üzücü hadiselerin yaşanmaması için tedbirlerimizi daha da arttırdığımızı belirtmek istiyorum” ifadelerini kullandı

“MEYVE VEREN AĞAÇ TAŞLANIR”

“Büyük devlet olmanın, nimet olduğu kadar şüphesiz zaman zaman külfetleri de var. Külfetten korkanlar nimete kavuşamazlar” diyen Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Meyve veren ağaç taşlanır. Türkiye’nin bölgedeki etkisi arttıkça hiç kuşkusuz büyümeyi çekemeyenler, hazmedemeyenler de farklı yollara başvuranlar Türkiye’yi hedef alacaktır. Bu bölgede güçlü bir Türkiye istemeyen, bunu hazmedemeyen, bunu içine sindiremeyen ve bunu engellemek için de her yola başvuran odaklar var. 30 yıldır yaşadığımız kanlı terörün diplomatik boyutunu değerlendirmemiz, uluslararası boyutlarını da analiz etmemiz gerekiyor. Türkiye’nin büyümesini engellemek, Türkiye’nin kalıcı huzur ve istikrara kavuşması önlemek amacıyla içeride olduğu kadar dışarıda da tuzaklar kurulmuş. Dışarıda pişirilen o zehirli aşlar içeride servis edilmiştir. Biz 11 yıldır sadece içerideki karanlık odaklarla mücadele etmiyoruz. Bunun dışında içeride olduğu gibi buna paralel dışarıda da yoğun bir mücadele halindeyiz. Türkiye’ye kasteden, terörü besleyen, çeşitli araçlarla Türkiye içerisinde tahriklere girişen toplum mühendisliği yapan odaklara karşı da hukuk içinde diplomasi kuralları çerçevesinde çok yoğun mücadele veriyoruz. Türkiye üzerinde ameliyat yapılacak bir ülke değildir. Bugüne kadar buna asla müsaade etmedik, bundan sonra da asla müsaade etmeyiz. Malum çevreler özellikle sistemli bir şekilde yürütülen kampanyaları ve onların ardındaki niyetleri bilmediğimizi zannediyorlar. Hepsini biliyoruz. Türkiye bunlara boyun eğecek, rotasını değiştirecek bir ülke değildir. Adaletten, hakkaniyetten, insan hak ve özgürlüklerini yüceltmekten başka hiçbir gayemiz yok.”

“HERKES HADDİNİ BİLECEK”

“Birileri çıkıp da, ‘İmralı’ya kim gider kim gelir’ bunun kararını vermek tamamen hükümete aittir” ifadesini kullanan Erdoğan, “İster gönderir, ister göndermez. Hiçbir zaman şu veya bu nedenle kalkıp da hükümete veya Adalet Bakanlığı’na kimsenin rota çizme yetkisi yoktur. Bu yetki tamamıyla Adalet Bakanlığımızdadır. Yeri gelir gönderilir, yeri gelir gönderilmez. Onun için herkes haddini bilecek. Haddini bilmesi halinde de hukuk içinde bundan istifade edecek. Hiçbir ülkenin içişlerinde bizim bir yetkimiz olmadığını bildiğimiz kadar, Türkiye’de de bizim yetkilerimizin ne olduğunu da çok iyi biliriz. Onun için de bağlantılar bilinmiyor zannedilmesin. Her şey çok iyi biliniyor. Eğer bazı konularda sessiz kalıyorsak, bu sessizliğimiz prim olarak da asla kabul edilmesin, ülkemizin huzuru içindir” şeklinde konuştu.

“BİZİM VİCDANIMIZDAN BU PAYLAŞMA DUYGUSUNU HİÇ KİMSE SÖKÜP ATAMAZ”

Başbakan Erdoğan, hiçbir ülkenin zararının kar olarak görmediklerini, kaybından, üzüntüsünden çıkar devşirmek gibi süfli çabaların içine de asla girmediklerini belirterek, “11 yıl boyunca hem içerde hem dışarıda sadece ve sadece hakkı savunduk. Bugün de öyle yapıyoruz. Allah’a hamdolsun, yaşanan küçük olumsuzluklara rağmen huzur içinde bir bayram yaşadık. Bayram sabahı Türkiye’nin her köşesinde insanlar camilere akın ettiler. Ardından birçok vatandaşımız kurbanının başına gittik. Kurban ibadetini eda etti. Yurt içinde ve dışında kesilen kurbanlar, yıllar boyunca evine et girmeyen yoksulların mutfağına ulaştı. Onlara bir sevinç vesilesi oldu. Kurban bayramı sadece bizim bayramımız değildir. Bizimle beraber dünyaya yayılmış tüm Müslümanların bayramıdır. Biz burada ailelerimizle bayramı idrak etmeye çalışırken, başka insanlar, başka milletler insanlık dışı zulümlere maruz kalmaya devam ediyor. İşte Myanmar’da anneler köle olarak satılan çocuklarının ardından ağladı. Somali’de insanlar bir avuç pirinç buldularsa şükrettiler. Yine bir bombalı saldırıda 20 masum insanı yitirdiler. Irak’ta sokaklarda masum insanlar kurban kanı değil, insanlık dışı çatışmalarda yitirdiklerinin kanına şahit oldular. Bir mezhep çatışması adına… Mısır’da ilk bayram büyük boşluk ve buruklukla idrak edildi. Suriye’de Şam ve çevresinde çok büyük bir açlıkla imtihan edilen kardeşlerimize, eşek, kedi, köpek etinin yenilebileceğine dair fetvaların verildiği manzaralar yaşanıyor. Bir paket sigarasına hamile kadınların hedef alındığı, hamile kadınların karnındaki bebeklere nişan alındığı bir vahşet manzarası yaşanıyor. Biz Türkiye olarak, bu milletin evlatları olarak Kurban Bayramı’nı huşu ve sevinç içinde eda ederken kalbimizin yarısı da bu geniş coğrafyadaydı. Bizim vicdanımızdan bu paylaşma duygusunu hiç kimse söküp atamaz” İfadelerini kullandı.

Başbakan Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmasında Türkiye’nin bir varil petrol için, bir avuç elmas için, bir çuval altın için, iktidar ve güç hırsı için kardeşini satacak, kardeşini arkadan hançerleyecek ve kardeşine sırtını dönecek bir millet olmadığını ifade etti.

“HİÇKİMSE BU ÜLKE ÜZERİNDE AMELİYAT YAPMAYA KALKMASIN”

Türkiye’nin dostuna dost olduğunu, düşmanlık taslayana gerekeni hiç tereddüt etmeden yapacağını kaydeden Başbakan Erdoğan, “Bu geniş coğrafyada herkes, her ülke, her millet bizim dostluğumuzdan emin olsun. Ama bu coğrafyada herkes bizim her şart altında hakkı savunacağımızı, adaleti savunacağımızı, barışı savunacağımızı da bilsin. Türkiye eski Türkiye değil. Türkiye’nin söyleyecek sözü var, Türkiye’nin hedefleri ve idealleri var. Türkiye’nin önemlisi de tarihten süzülüp bugünlere ulaşan değişmez insani ve vicdani ilkeleri var. Geçmişte zaman zaman kimi iktidarlar döneminde sözünü saklamış olabilir. Türkiye hedeflerinden vazgeçmiş olabilir. Türkiye insani ve vicdani ilkelerini geri plana da atmış olabilir. Ama bugün AK Parti iktidarı yönetiminde Türkiye tarihten ve ecdadından aldığı güçle söyleyecek sözü bir ülke konumuna yükselmiştir. İşte onun için hiç kimse bu ülke üzerinde ameliyat yapmaya özenmesin, yeltenmesin” diye konuştu.

“HİÇ KİMSENİN KARŞISINDA BOYNUMUZU EĞMEYİZ”

“İçeride ve dışarıda koro halinde senkronize şekilde yönetilen kampanyalar yeni Türkiye’ye asla zarar veremez” diyen Başbakan Erdoğan, Hükümet olarak hak için, adalet için, barış için mücadele etmeye ve her ortamda hakkı savunmaya, güçlünün değil haklının yanında durmaya devam edeceklerinin altını çizdi. Erdoğan, “Biz hesabımızı önce Allah’a sonra millete veririz. Farkımız budur. Bu iki makam dışında hiç kimseye hesabımız yok. Hiç kimsenin de karanlık senaryoları karşısında boynumuzu da eğmeyiz bunun da bilinmesi gerekir” dedi.

“AVRUPA BİRLİĞİ’NİN TEK DERDİ TÜRKİYE’YE Mİ? İLERLEME RAPORU HAZIRLAMAKTIR”

Avrupa Komisyonu’nun yayınladığı 2013 Türkiye İlerle Raporu’na da değinin Başbakan Erdoğan, AB’ye sert eleştirilerde bulundu. Raporu son derece dikkatli bir şekilde incelediklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, raporda yer alan eleştirileri kendisinin ve ilgili makamların büyük samimiyetle not ettiklerini vurguladı. 2013 Türkiye İlerleme Raporu’nun kimi hususlarda eksik ve yanlış bilgilendirme neticesinde doğru olmayan neticeler içerse de geneli itibariyle hükümetlerinin reform kararlılığını teyit eder mahiyette olduğunu sözlerine ekleyen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Bu rapor bizim için elbette bir karne değildir. Türkiye’ye karne verecek yegane merci hiç kuşkusuz milletimizin ta kendisidir. Bizim başka yerden karne beklentimiz yok. Ancak Avrupa Birliği’nin müzakere sürecindeki isteksiz ve oyalayıcı tavrını biz bu raporda görmek isterdik. Kimi hususlarda Türkiye’nin eleştirildiği kadar Avrupa Birliği’nin ve bazı üye ülkelerinde Türkiye’ye yönelik tavırlarının eleştirildiğine bu raporda şahit olmak isterdik. Açıkçası Suriye’de ve Mısır’da yaşanan olaylardan sonra Avrupa Komisyonun aday ülkelerle birlikte üye ülkeler ve Avrupa Birliği içinde bir ilerleme raporu hazırlaması artık kaçınılmaz hale gelmiştir. Avrupa Birliği’nin tek derdi Türkiye’ye mi ilerleme raporu hazırlamaktır. Bunun dışında hiçbir görevi yok mu? Bu görevlerini acaba bu çalışmalar arasına niçin koymazlar diye doğrusu merak ediyorum. Bu kadar önemli hadiselerin olduğu bir bölgede siz kalkıp da Suriye’yle ilgili duyarsız kalamazsınız. İki yıldır devam eden arkasında 110 fazla cansız beden bırakan katliam karşısında hala Avrupa Birliği bir tavır alamamıştır. AB Mısır’da seçilmiş hükümete karşı yapılan askeri darbeye hala ‘darbe’ deme cesareti bile gösterememiştir. Aday ülkeleri eleştirmekte son derece cömert olan AB’nin kendi öz eleştirisini yapmasını, kendi ilerleme raporunu yazmasını samimiyetle bekliyoruz. Önümüze çıkarılan tüm olumuz tavırlara rağmen müktesebata uyum noktasında çalışmalarımızı kararlıkla sürdürüyoruz, sürdürecek ve reform adımlarımızı atmaya devam edeceğiz.”

“150 YILLIK HAYALİ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ”

29 Ekim 2013 tarihinde Cumhuriyetin kuruluşunun 90. Yılını kutlayacaklarını hatırlatan Başbakan Erdoğan, Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında asrın projesi olan çok önemli bir açılış gerçekleştireceklerini ifade etti. Millete olduğu kadar Cumhuriyete de anlamlı bir hizmeti hediye edeceklerini sözlerin ekleye Başbakan Erdoğan, 150 yıllık bir hayali gerçekleştirdiklerinin altını çizdi. Türkiye’nin ve İstanbul’un hayali olan Marmaray projesini hayata geçireceklerini dile getiren Başbakan Erdoğan, projenin tamamlandığını ve Salı günü düzenlenecek törenle açılışını yapacaklarını söyledi. Boğazın 62 metre derinliğinden geçen raylı sistemle dünyada bir örneği ortaya koyduklarını vurgulayan Erdoğan, bununla birlikte İstanbul’daki banliyo ve metro sistemlerini birbirine entegre ederek farklı bir adımı attıklarını belirtti. AK Parti teşkilatı olarak 11 yıl boyunca millete ve Cumhuriyete çok önemli hizmetler üretme bahtiyarlığı içerisinde olduklarını kaydeden Başbakan Erdoğan, bunu hazmedemeyenlerin olduğunun altını çizdi.

“ÖNÜNDE CAMİ BİLE OLSA EĞER YOL ORADAN GEÇECEKSE BİZ O CAMİYİ YIKARIZ”

İstanbul’da yapımı devam eden 3. Boğaz körpesinin temellerini attıklarını anımsatan Başbakan Erdoğan, “Bakıyorsunuz birileri çıkıyor ‘yok şu kadar ağaç kesildi’, ‘’yok bu kadar ağaç söküldü…’ Arkadaşlar biz ammeye hizmet veriyoruz dikkat edin bireye değil. Bireye hizmet söz konusu olsa biz bu dediğinizi kaile alırız. Ama biz burada ammeye bir hizmet veriyoruz, kamuya bir hizmet veriyoruz. İstanbul halkına değil tüm insanlık bu üçüncü köprüden istifade edecek. Oradan 200 bin 300 bin ağaç sökersin, kesersin bunun yerine gelirsin 3 milyon, 4 milyon, 5 milyon ağaç dikersin. Bizim yaptığımız bu. Ama bizim Türkiye’de şuana kadar ne kadar ağaç diktiğimizi bilmeyenler, bunu takip edemeyen, bu yarışı kovalamayanlar şimdi nasıl olurda bir yerden bir şey engeller ortaya koyarız… Dünyaya sizin gözünüz kör. Dünyada neyin nasıl yapıldığından sizin haberiniz yok. En ileri ülkelere git ormanların içerisinden nasıl bu yolların geçtiğini görürsünüz. Yol uğruna her şey feda edilir çünkü yol medeniyettir. Ama bu medeni olmayanlar yolun kıymetini bilmezler, anlamazlar. Bizim değerlerimizde yol engel tanımaz. Önünde cami bile olsa eğer yol oradan geçecekse biz o camiyi yıkarız gideriz biz o camiyi başka yerde inşa ederiz. Bu işin aslı budur. Onun için bundan nasibini almayanlar bakıyorsunuz İstanbul’da birileri bunun önüne geçmek istiyor. Birilerini farklı şekilde destek vermek istiyor.”

“GEÇMİŞTE YOLU EŞKIYALAR KESERDİ, ŞİMDİDE MODERN EŞKIYALAR YAPIYOR”

ÖDTÜ ormanı içerisinden geçek yolun yapımı sırasında çıkan olaylara da değinen Başbakan Erdoğan, sert eleştirilerde bulurdu. Belediyelerin planı yaparak uygulamaya soktuğuna dikkati çeken Erdoğan, “Şuanda burada bakıyorsunuz birileri çıkıyor bu yolu kesmek ve engellemek istiyor. Kim? ‘bütün yolsuzlukların mimarı olan CHP.’ Çünkü onların anlayışında yol yok. Onların anlayışında yolsuzluk var. Biz yol yaparız onlar yolsuzluk yapar. Fark bu. Yine yapmaya devam edeceğiz ve şuanda Ankara Büyükşehir Belediyemiz kararlılıkla yolu yapmaya devam ediyor. Niye bu sıkıntıların aşılması için, yarın doğa bilecek tıkanıkların aşılabilmesi için bunların yapılması lazım. Birileri ön kesiyor diye biz duramayız. Kimlerin ön kestiği bellidir. Geçmişte bu işi eşkıyalar yapardı. Şimdide modern eşkıyalar. Onlar yapıyor. Kararlıyız, adımlarımızı atmaya devam ediyoruz ve yolumuza devam edeceğiz. Kim yolumuzu kesmeye çalışırsa bizim o çelik irademizi görecektir. Bu yola devam edeceğiz ve Türkiye’yi böyle büyüteceğiz. Başka türlü büyümez” şeklinde konuştu.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."