You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


Örnek Resim
Opel Reklam

Dugun
Malatya Haber -

‘Hiç Aklımıza Gelmemişti!..’

‘Hiç Aklımıza Gelmemişti!..’
  • 28.12.2015

AKP Malatya Milletvekili Taha Özhan, “Tedhiş eylemleri ile terör eylemleri ile Türkiye’ye istikamet belirlenmeye çalışılıyor. Tabi bu söz konusu değil, mümkün değil” dedi.

Özhan, beraberindeki partililerle birlikte Yeni  Malatya Gazetesi’ni ziyaret etti.

“TERÖR EYLEMLERİNİ AMACI TÜRKİYE’YE İSTİKAMET VERMEK”

Ziyareti sırasında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Milletvekili Özhan, Ankara’da meydan gelen bombalı saldırı ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Bu kadar büyük bir saldırı olduğunda iki tane dinamik çok sert harekete geçiyor. Bir tanesi devletin ciddiyetle ne olup ne bittiğini anlayıp, vahim bir hata yapmamak için sakin durmaya çalışması, onun için her şeyin biranda durdurup, yavaşlatıp, bir şeyin karartılmasını engellemeye çalışması. Bu genelde yanlış anlaşılır. Hep böyledir. İkincisi de bilip bilmeden, o dakika bütün oradaki meseleyi mucizevi bir şekilde çözmeye çalışan ve olabildiğince sorumsuz ve ciddiyetsiz bir şekilde en tahrik edici, en ilgi çekici açıklamaları yapmaya çalışan odaklar. Maalesef bu seferde bu vahim bir şekilde hayata geçti. Bomba patlamış, onlarca insan hayatını kaybetmiş, tam bir vahşet manzarası, 7-8 dakika içerisinde faili bulan, katili ilan eden, devleti suçlayan, hakaret eden, akla gelebilecek bütün dezenformatif teorileri ortaya atan sorumsuz bir tavır ortaya çıktı. Türkiye zor bir dönemden geçiyor. Türkiye’nin kara ve deniz sınırı olan şuanda 7 ülkede ya darbe var, ya iç savaş var, ya fiilen devlet yok. bu kadar zor bir dönemden geçiyoruz. Bu ateşin buraya sıçradığı sahneler oluyor. Bu sahneleri ya biz olgunlukla yöneteceğiz, sorumluk binici ile altından kalmaya çalışacağız, yada bu sahneleri, bu ateşi buraya ulaştıranlar kadar sorumsuz provokatif bir şekilde bizde aynı dezenformasyonun bir parçası olacağız. Devlet açısında ikincisinin olması mümkün değil. Doğrudur, bu meselede terör odakları gelip, birçok şeyi atlayıp bu eylemi yapmışlardır. Ama bu ilk kez Türkiye’de olan bir şey değil. Türkiye 1996 yılından beri intihar saldırıları ile muzdarip., diğer terör eylemlerini de saymıyorum. Onlarca intihar saldırıları oldu, bunların yüzde 90’ı PKK tarafından yapılan saldırılardır. DHKP-C vardır, 2003’te El-Kaide yapmıştır, daha sonra yine PKK devam etmiştir. En son hatırlamanız lazım, buna çok benzeyen katliam 2008 yılında Güngören’de, yine 2 tane bomba 10 dakika ara ile PKK tarafından patlatıldı ve 20’ye yakın içerisinde çocuk, hamile kadınında olduğu bir şekilde katledildi ve hayatını kaybetti. Dolayısıyla Türkiye bu vahşet manzaralarına yeterince alışık. Buna rağmen bu şekilde tedhiş eylemleri ile terör eylemleri ile Türkiye’ye istikamet belirlenmeye çalışılıyor. Tabi bu söz konusu değil, mümkün değil” ifadelerini kaydetti.

“ANA AKIM MEDYA SORUMLU DAVRANMALIYDI”

Milletvekili Özhan şunları söyledi:

“Ben 11 Eylül’ü böyle gözleriyle bizzat görmüş, yaşamış,  ardından ertesi gün merakla ‘Nasıl ele alınacak’ diye gazetelere koşmuş birisiyim. İnanılmaz bir sükunetle yönettiler. Değil böyle spekülatif, dezenformatif haber çıkması, tek bir fotoğraf karesi bile yayınlanamadı. Tam bir otokontrol sağlandı, tartışmalara gömmek yerine, olayın hakikatinin ne olduğu anlaşılmaya çalışıldı. Ama orada bile böyle dezenformasyon yapan unsurlar oldu. Burada bizim sorunumuz; bunun ana akım medya tarafından çok rahatlıkla yapılabiliyor olması. Yoksa her ülkede marjinal odaklar buna benzer dezenformatif haberler yaparlar, soruşturmanın etkisini etkilemeye çalışırlar. Bazen de başarılı olurlar. Ama ana akım medya dediğimiz medya daha sorumlu davranır, daha ciddi davranır, çünkü o herkese hitap ediyordur, Türkiye’de zaman zaman biz bu tür hadiseler karşısında böyle bir sorumluluğu maalesef göremiyoruz.  Hatırlarsanız, savcı kardeşimiz şehit edildiğinde de, 2 tane terörist olabilecek en ahlaksız şekilde silahsız bir insanın kafasına, silah dayayıp ardından orada katlediyorlar. Bunun fotoğrafları çok basit şekilde basıldı. Medyamızda bir sürü dezenformatif haber yapıldı. Yada canlı bomba olduğu iddiasıyla gözaltına alınan kişiler televizyon televizyon, gazetede gazete dolaştırılıp olabilecek en manipülatif şekilde haberler yapıldı. Canlı yayınlara çıkartıldı, ardından o kişiler canlı bomba olarak eylem yaptılar. Güvenlik güçleri üzerinde inanılmaz bir şekilde, toplumsal yapı üzerinde baskı oluşturan manipülatif medya refleksleri var. Hepsi böyle değil medyamızın, ama ana akımda bu damarı taşıyan unsurlar var. Bu ideolojik eğilimden, dünya görüşünden bağımsız bir şey. Bu mesleğin ciddiyetiyle ilgili bir sorun. Maalesef bunun yer yer yansımalarını görüyoruz. “

“CHP’NİN ÖNERİSİ ÇOK KOMİK”

Özhan çözüm süreci ile ilgili olarak da yapılan eleştiriler hakkında da  konuşarak, “Bu eleştirileri biz ciddiye alamıyoruz. İki şeyden dolayı alamıyoruz, AK Parti’nin Kürt Meselesinin çözümünde, terörün bitirilmesinde izlemiş olduğu yol, yöntem eleştirilebilinir. Bunda bir sorun yok. Ama bu eleştiriyi yaptıktan sonra adama sorarlar,; sen ne söylüyorsun? Sen bu işe nasıl müdahil olacaksın?  CHP, yine müthiş formülünü açıklamış; 3 tane komisyon kuracakmış,  Vallahi doğrusu hiç bizim aklımıza gelmemişti, çözüm komisyonu kurmak, müzakere komisyonu kurmak, bunlar hiç bizim aklımıza gelmemişti. Bütün o karşı çıktıkları şeyin ardından yaptıkları şey komisyon kurmakmış. Bu tipik, bu onlarında bir alışkanlığı. Ama daha komik olanı şu; Meclis’te bir çözüm süreci komisyonu anayasal olarak kurulsun diye uğraşıldığında bu partiler üye vermemişlerdi. Birde böyle bir vahamet var ortada. Bu iş komisyon kurma, bu iş artık anlama işi değil, burada gerçekten siz bütün siyasi riskleri ve toplumsal fay hatlarında oluşabilecek sıkıntıları göze alarak, bunları yönetme cesareti göstererek elinizi taşın altına sokabiliyormusunuz, sokamıyormusunuz? Yani resmin bu işin ismi konulup 10 Kasım 2009’da ilk kez Meclis’te bu görüşmeler başladığı andan itibaren bu eleştiri getirenlerin tamamının tavırları ortadadır. AK Parti ilk kez Cumhuriyet tarihinde asırlık soruna bir müdahale arayışı içerisinde oldu öncelikle nerde nasıl müdahale edebilirim. Hem de eldeki cari sistemin bütün yasal sıkıntılarına rağmen bir noktaya geldik. Şu gösterilmiş oldu en azından; devlet, hükümet ve millet, çünkü çözüm sürecine destek yüzde 70’le ulaşmıştı,  ‘Eğer terör örgütü kan akıtmakta vazgeçerse, bu işin suhuletle bitmesi için hazır.’ Bizim siyasi yapımızda ve toplumsal yapımızda bu işi suhuletle bitirmek istiyor, akan kanın durmasını istiyor. Ama maalesef eğer namlu uzatılırsa  da bununda sonuna kadar güvenlik güçlerinin mücadele etmesi gerekiyor. Tamda ondan dolayı bizde beyannamemize; ‘Akan kan duruncaya kadar terörle mücadeleye,  huzur, kardeşlik ve hukuk tesis edilinceye kadar da çözüm süreci anlayışımızı korumaya devam edeceğiz’ diye çok net bir ifade koyduk. Hale aynı yerdeyiz. Bu eleştirilerin kendisini ‘Ancak ne yapılmamışta da yapılırsa iyi olurduyu’ görürsek ciddiye alabiliriz. Onu fazlaca göremiyoruz. İnşallah yeni dönemde siyasi partilerimiz de daha pozitif ve kurucu eleştiri getirme kabiliyetine sahip olurlar. Daha kurucu inşa edici çözüm yolları önerme kabiliyetine sahip olurlar. Ama hiç bunlar olmuyorsa bile akan kanın durması için daha katkı sağlayacağı bir yerden bu işe destek vermek” şeklinde konuştu.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."