Final

Final

Örnek Resim


Arion

Arion

Malatya Haber -

”Hizmet Yok, Suçlama Var..”

”Hizmet Yok, Suçlama Var..”
  • 26.12.2015

CHP Malatya Milletvekili Muharrem Kılıç, 15 yeni üniversitenin kurulması ile ilgili teklifin görüşüldüğü TBMM’de yaptığı konuşmada, Malatya İnönü Üniversitesi ve bünyesindeki Turgut Özal Tıp Merkezi’nin sorunlarını dile getirdi. Hükümetin, Malatya’daki üniversiteye bir katkı sağlamadığını, daha iyi hizmet sunulması için olanak vermediğini, ancak buna karşın iktidar partisinden suçlamalar yöneltildiğini öne süren Kılıç, bu durumun “pes doğrusu” dedirttiğini kaydetti.

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ UNUTULDU..
Kılıç, TBMM’de şunları söyledi:
“Yeni açılan üniversiteler için mutluluk duyduğumu belirttim. Ancak, mevcut üniversitelerin konumunu da irdelememizde yarar olduğunu düşünüyorum. Hükümet, ne yazık ki, mevcut üniversitelerin sorunlarına duyarlı yaklaşmıyor. Bu bağlamda, özellikle, Malatya İnönü Üniversitesi âdeta unutulmuştur.

Malatya İnönü Üniversitesi 1975 yılında kurulmuş olup, 1976-1977 öğretim yılında eğitime başlamıştır. Şu anda 9 fakültesi, 3 enstitüsü, 2 yüksekokulu, 10 meslek yüksekokulu, 11 araştırma merkezi ve 5 bölüm başkanlığıyla, ülkemizin önde gelen üniversitelerinden birisidir, 19 000 öğrencisi bulunmaktadır. Ancak, kadro sıkıntısı nedeniyle büyümede zorlanmaktadır.

Bakanlar Kurulunun 2001’e 3249 sayılı kararıyla, eczacılık, güzel sanatlar ve diş hekimliği fakültelerinin kurulması kararlaştırılmış olmasına rağmen, kadro sıkıntısı nedeniyle diş hekimliği fakültemiz henüz açılamamıştır.”

ÖZAL’IN GİRİŞİMİYLE AÇILDI AMA..
“İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi 1996 yılında açılmıştır. Bu merkez, rahmetli Turgut Özal’ın girişimiyle, Ortadoğu’nun en modern hastanesi olarak planlandı; 2005 yılı fiyatlarıyla 372 trilyon harcama yapıldı. Bugün, belki ilk planlandığı konumda olmasa bile, yine de bir bölge hastanesi konumundadır.

Bu merkezde, Malatya, Adıyaman, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Bingöl, Elazığ ve Sivas İllerinden gelen hastalara hizmet verilmektedir. 100’ü yoğun bakım olmak üzere 850 yatak kapasitesine sahip olup, 715 yatak hizmete açılmış, 135 yatak ise kaynak yetersizliğinden hizmete girememiştir. Projesinde 26 ameliyathane olmasına rağmen, 16’sı faal olup, kaynak yetersizliğinden 10 ameliyathane hizmete açılamamıştır. Bu noksanlıklara rağmen, 2005 yılında 23 837 kişi yatarak, 178 439 kişi ayakta tedavi görmüş, 10 606 hastaya da ameliyat yapılmıştır. Bu merkezde, karaciğer nakli dahil, organ nakilleri yapılabilmektedir. Bu haliyle, Turgut Özal Tıp Merkezi, Türkiye’de ilk 10 sağlık kuruluşu arasında yer almaktadır.”

KADRO SORUNU ÜLKE İÇİN AYIP..
“Malatya ve bölgemiz için bu kadar öneme haiz Turgut Özal Tıp Merkezinin 1996’dan bu yana, hâlâ, kadro kanunu çıkarılmamıştır; bu, ülkemiz adına bir ayıptır. Bu ayıbı ortadan kaldırmak üzere, Turgut Özal Tıp Merkezinin ihtiyacı olan 1.128 kadro için hazırladığımız yasa teklifimiz, Plan Bütçe Komisyonunda 700 kadro olarak kabul edildi. Tüm çabalarımıza rağmen, bu yasa teklifi, her nedense bir türlü Meclis gündemine getirilmiyor; hatta, dün, Sayın Eyüp Fatsa’ya tekrar bu dileğimizi ilettik; yarın üniversitelerin kanunu geliyor, bu kadro kanunumuz da gelsin, görüşelim, bu Turgut Özal Tıp Merkezine kadroyu sağlayalım dedik; ancak, yine bu taleplerimiz yerine gelmedi.

Turgut Özal Tıp Merkezindeki sağlık hizmetleri, ne yazık ki, temizlik işçisi kadrosunda çalışır görünen hemşire, laborant, sağlık memuru ve diğer sağlık görevlilerince sürdürülmektedir. Halen, bu konumda 962 kişinin ücretleri, döner sermaye bütçesinden karşılanmaktadır. Böylece, tıp merkezinin daha iyi işlemesi için kullanılacak kaynaklar personel giderlerine harcanmaktadır.”

PES DOĞRUSU DEDİRTİYOR..
“Sanki, bu temizlik işleri kadrosunda sağlık görevlisi çalıştırma uygulaması İnönü Üniversitesinin, Rektörün kusuruymuş gibi, AKP Malatya Milletvekili bir arkadaşımız, 37 AKP’li milletvekiliyle, İnönü Üniversitesi Rektörü hakkında, bu konuda suçlamada bulunuyor ve araştırma önergesi veriyorlar. Önergenin gerekçesinin bir bölümünü okumak istiyorum. Önergenin gerekçesinde “‘temizlik ve ilaçlama ihalesi’ adı altında çalıştırılacak işçilerin, temizlik ve ilaçlama işlerinde çalıştırılmayıp, büyük çoğunluğunun, hemşire, laborant, şoför, teknisyen, sekreter, garson, aşçı, güvenlik görevlisi olarak, yardımcı sağlık işlerinde çalıştırıldığı, bu durumun Maliye Bakanlığının tebliğlerine uygun olmadığı” belirtiliyor araştırma önergesinde.

Bu suçlamaya “pes doğrusu” demek gerekiyor. Halk arasında “yavuz hırsız ev sahibini bastırır” derler. Bir taraftan Turgut Özal Tıp Merkezinin kadro kanununun çıkmasını engelleyeceksiniz, diğer taraftan, usulüne uygun personel niye çalıştırmıyorsun diyeceksin; tipik bir AKP zihniyeti ve takıyye örneği.”

ULAŞMADIĞIMIZ KİMSE KALMADI AMA..
“Gerçek bu; yani, bir yıldır, ulaşmadığımız kimse kalmadı, sayın bakanlarına ulaştık, grup başkan vekillerine ulaştık. Bir taraftan kadro vermeyeceksiniz, bir taraftan da, niye, bu temizlik şirketinde çalışan işçileri hemşire olarak çalıştırıyorsunuz, laborant olarak çalıştırıyorsunuz diyeceksiniz; böyle bir terslik olamaz.

Sorun, sadece kadro yetersizliğinden de ibaret değildir. Bu tıp merkezinin yüzde 93’ü tamamlanmıştır. 10 ameliyathane, 135 yatak hizmete girmemiştir. Böyle olunca da, hastalar, yatak ve ameliyat için sıra beklemektedirler. Tıp merkezinin tamamlanması için kaynak da verilmemektedir. Maliye Bakanlığının bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülürken, kaynak sağlanamadığı için, söz alarak talepte bulunduk. CHP’li komisyon üyeleri, Tıp Merkezinin ödeneğinin artırılması için önerge verdiler; ancak, bu talepler ve öneriler dikkate alınmadı.”

15 ÜNİVERSİTEYE SEVİNDİK DE..
“Tıp Merkezinin yarım kalan inşaatları için 2006 bütçesine konulan ödenek 40 000 YTL. Sizlere soruyorum, bu parayla hangi noksanlıklar giderilebilir? 2006 yılı için, hiç olmazsa 6 000 000 YTL kaynak ayrılmış olsaydı, yarım kalmış ameliyathaneler bitirilebilecekti.

AKP İktidarı, üniversiteleri, kadro ve kaynak olarak rahatlatıcı olanaklar sağlamıyor. Gün geçmiyor ki, üniversitelerle ve YÖK’le polemiğe girilmesin. Bunlara rağmen, bir de bakıyoruz ki, 15 yeni üniversite kurulması için kanun tasarısı hazırlanmış. Gerekçesi ne olursa olsun, biz bu karara sevindik; ancak, bir taraftan da merak ediyoruz, AKP’de üniversitelere yönelik yeni bir aşk mı doğdu, üniversitelerle kavgaya son mu veriliyor, yoksa, üniversiteleri kendi anlayışlarına göre şekillendirmenin ilk adımları mı atılıyor?!

Bunun işaretlerini yasa tasarısının geçici 1 inci maddesinde görüyoruz. Bu yasa tasarısının geçici 1 inci maddesine baktığımızda, yeni kurulacak üniversitelerin rektörlerinin Millî Eğitim Bakanı ve Başbakan tarafından önerileceğini görüyoruz. Rektörlerin bu şekilde belirlenmesi, üniversitelerin idarî ve bilimsel özerkliğini tehdit edecektir. Bu nedenle, bu anlayıştan vazgeçilmesini öneriyoruz.

Halen üniversitelerin rektörleri, o üniversitedeki öğretim elemanlarının seçtiği kişiler arasından belirlenmektedir. Aynı anlayışı burada da koruyalım. Yeni kurulacak üniversitelerde akademik kadro yeterli değilse, rektör adayları, YÖK veya Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenmelidir.

Üniversiteler ülkemizin aydınlık yüzüdür, geleceğimizin güvencesi gençlerimiz oralarda yetişiyor. Bu üniversitelerimize siyasetin gölgesini düşürmeyelim. Politikanın okullara, camilere ve kışlaya girmesi ülkemize iyilik getirmez.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."