Final

Final

Örnek Resim


Arion

Arion

Malatya Haber -

İddianamedeki Hilmioğlu

İddianamedeki Hilmioğlu
  • 27.12.2015

Ergenekon örgütü mensubu olduğu suçlamasıyla geçtiğimiz Nisan ayında yapılan operasyonda gözaltına alınan ve tutuklanan, Çarşamba günü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen 3. Ergenekon Davası iddianamesinde 4’üncü şüpheli olarak yeralan İnönü Üniversitesi eski rektörü Prof.Dr. Fatih Hilmioğlu; silahlı terör örgütü üyesi olmak, TBMM’yi ve hükümeti ortadan kaldırmak, hukuka aykırı veriler kaydetmek vs.’den suçlandı. İddianameye göre, Hilmioğlu’nun 13 Nisan’da gözaltına alınmasından sonra 14 Nisan’da, İnönü Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof.Dr. Salim Cöhçe, savcılığa başvurarak, aleyhte tanıklık yapmış. İddianamede yeralan tanıklardan biri de, İnönü Üniversitesi eski genel sekreter yardımcısı Mehmet Özcan, bir diğeri ne iş yaptığı belirlenemeyen Kaşif Nevzat Tarhan.

İDDİANAMEDEKİ HİLMİOĞLU..

“..4- Şüpheli Fatih HİLMİOĞLU

a-Savunmaları,

Emniyet ifadesi
1954 yılında Elbistan da doğduğunu, ilkokul ve ortaokul 1 ve 2 sınıfı Elbistan’ da okuduğunu, Ankara Cumhuriyet Lisesi ve Hacettepe Tıp Fakültesinin bitirdiğini, 1979 yılında tıp fakültesini bitirmesinin akabinde Batı Almanya’ya giderek İç Hastalıkları ihtisasını yaptığını, daha sonra Türkiye’ ye dönerek bedelli askerliğini takiben bir yıla yakın Elbistan da muayene hekimliği yaptığını, Mart 1987. de Ankara Yüksek İhtisas Hastanesinde Gastroenteroloji Yandal İhtisasına başladığını, 1991 Kasımında doçent olduğunu, 1992 Aralık ayında İnönü Üniversitesinde öğretim üyesi olarak göreve başladığını, 1996-1998 tarihleri arasında İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimliği, 1998-2000 tarihleri arasında İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı, 2000-2008 tarihleri arasında İnönü Üniversitesi rektörlüğü görevlerinde bulunduğunu, Ağustos 2008 de rektörlük görevinin bitmesine takiben emekli olarak çocuklarının da eğitim gördüğü Ankara’ ya yerleştiğini, son 6,5 aydır başkent üniversitesi tıp fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yaptığını,

Atatürkçü Düşünce Derneği Malatya Şubesi kurucu üyelerinden olduğunu, yaklaşık 14-15 sene önce şuan ismini hatırlayamadığı, kendisiyle birlikte toplam 7 kişi ile derneği kurduklarını, bu dernekte herhangi bir görevinin olmadığını, ayrıca ADD genel merkezinde 2 yıl süreyle derneğin yönetim kurulu üyeliğini yaptığını, bu sürenin bitiminde tekrar aday olmadığını, fakat derneğin bilim kurulu üyeliğinde bulunduğunu, bu görevinin halen devam ettiğini, fakat aktif olarak faaliyetlerinde yer almadığını,

Ergenekon silahlı terör örgütü üyesi olmadığını, böyle bir örgütün varlığını ilk olarak medyadan duyduğunu, örgüt içerisinde herhangi bir faaliyette bulunmadığını,

Ümraniye’de ele geçirilen el bombaları hakkında herhangi bir bilgisinin bulunmadığını, yine bu konu ile ilgili haberleri basından duyduğu kadarıyla bildiğini,

Adil Serdar SAÇAN ve Gürbüz ÇAPAN ismini soruşturma kapsamında medyadan duyduğunu, ama bu şahısların hiçbirisini tanımadığını,

Rektörlüğü sürecinde kurum tarafından tahsis edilen (532) 4240106 numaralı telefonu kullandığını, rektörlükten ayrıldıktan sonra da numarasını değiştirmediğini, daha önce kullandığı telefonun numarasını hatırlamadığını, yine rektörlüğü döneminde çalıştığı yerde kullanmakta olduğu telefon numarasının (422) 3410027-28 olduğunu, bu numaranın rektörlüğün özel kalem numarası olduğunu, ayrıca (422) 34100 ile başlayıp sonunu hatırlayamadığı birkaç tane daha numara olduğunu,kullandığı e-mail adresinin [email protected] isimli e-mail adresi olduğunu,
Muzaffer TEKİN, Sedat PEKER ve Alparslan ASLAN ismini medyadan duyduğunu, fakat bu şahısların hiçbirini tanımadığını,

Mehmet Şener ERUYGUR’ u rektörlük yaptığı tam hatırlayamadığı bir zamanda İnönü üniversitesi Senatosu olarak aldıkları bir kararla ilgili şahsın telefonla arayarak tebrik ettiği zaman tanıdığını, Ankara’ya gittiğinde makamında ziyaret ettiğini, daha sonra yeni YÖK tasarısı ile ilgili kaygılarını iletmek üzere bir grup rektör arkadaşla birlikte ziyaret ettiklerini, görevden ayrıldıktan sonra şahsını telefonla arayarak ADD başkanı olması için teklifler geldiğini kabul etmek zorunda kaldığını, şahsından derneğin yönetim kurulunda görev almasını istediğini, kendisinin bu teklifi kabul ettiğini, bundan sonra ADD bünyesinde düzenlenen toplantılarda nadiren buluştuklarını, bir kere kendisini konferans vermesi amacıyla İnönü Üniversitesi’ ne davet ettiğini,

Ahmet Hurşit TOLON’u emekli olduktan sonra Ankara Lions Kulüp tarafından verilen Atatürkçü, Cumhuriyetçi kişiliği ile insanlara verilen ödüllerle ilgili olarak ATO tesislerinde düzenlenen tören de tanıştığını, daha sonra konferans vermek amacıyla davet ettiğini, bu vesile ile tanıdığını,

Birol BAŞARAN ve Adnan TÜRKKAN’ ı Atatürkçü Düşünce Derneği çalışmaları çerçevesinde tanıdığını,

Sinan AYGÜN’ ü daha önceden basından tanıdığını, daha sonra Türkiye Ekonomisiyle ilgili bir konferans vermesi amacıyla İnönü üniversitesine davet ettiğini, bu vesile ile tanıdığını,

Erol MÜTERCİMLER’ i önceden basından tanıdığını, daha sonra konusunu hatırlayamadığı bir konferansla alakalı olarak İnönü Üniversitesi’ne davet ettiğini, Ergün POYRAZ’ ı hakkındaki soruşturma sebebiyle basından tanıdığını, Vedat YENERER’ i bir internet gazetesinin sahibi olarak tanıdığını, kendisinin hatırlamadığı bir tarihte şahsına, Sina AYDIN, Rauf DENKTAŞ ve ismini hatırlayamadığı insanlara da Cumhuriyetçi ve Laik düşüncelerinden dolayı İstanbul’ da düzenlenen bir törende plaket verdiğini,

Emin GÜRSES’ i basından tanıdığını,

Ferit İLSEVER’ i İnönü Üniversitesinde düzenlenen Kıbrıs Paneline konuşmacı olarak katıldığını, burada tanıştıklarını, paneli kendisinin düzenlediğini,

Kemal Yalçın ALEMDAROGLU’ nu Rektörler Komitesi’nde birlikte çalışmalarından dolayı tanıdığını,

Mustafa Ali BALBAY’ ı yine konusunu hatırlayamadığı bir konferansla ilgili olarak İnönü Üniversitesi’ne gelmesi sebebiyle tanıdığını, Ankara’ya geldiği zamanlarda birkaç kez görüştüğünü,

İlhan SELÇUK’ u Ankara da Cumhuriyet Gazetesi yazarlarının katıldığı bir toplantıda tanıdığını, daha sonrada görüşmediğini,

Veli KÜÇÜK, Güler KÖMÜRCÜ, Mustafa ÖZBEK, Sami HOŞTAN, Kemal KERİNÇSİZ, İbrahim ŞAHİN, Yalçın KÜÇÜK’ ü, Ali KALKANCI, Bedrettin DALAN isimli şahısları basından tanıdığını,

Kemal GÜRÜZ’ ü YÖK başkanı olması sebebiyle tanıdığını,

Tuncer KILIÇ’ ı AKP hükümetinin o dönemlerde oluşturduğu acil eylem planı içerisinde yeni YÖK yasa tasarısının da bulunduğunu, bu tasarının üniversitelerin özerkliğini ortadan kaldırdığını o dönemde bütün üniversite rektörlerinin bu yasaya tepki gösterdiklerini, Hükümetle olan ilişkileri koptuğundan dolayı dertlerini sadece TSK’ ya anlatmayı düşündüklerini, ayrıca o dönemde Cumhurbaşkanlığına giden rektörler de olduğunu, kendisiyle birlikte Kemal ALEMDAROGLU, Samsun 19 Mayıs rektörü Rıza Ferit BERNAY, 9 Eylül rektörü Emin ALICI, o dönem ODTÜ Rektörü olan Ural AKBULUT ve ismini hatırlayamadığı birkaç rektör ile birlikte o dönem MGK genel sekreteri olan Tuncer KILIÇ’ la tam olarak hatırlayamadığı bir yerde görüştüklerini, burada tanıştığını, o günden soma yüz yüze görüşmediklerini, bu görüşmedeki amaçlarının, YÖK Yasa Tasarısı ile ilgili kaygıları iletmek olduğunu,

Erol MANİSA’yı öncelikle basından ve kitaplarından daha sonra da İnönü Üniversitesi’nin açılış töreninde açılış dersi vermek üzere şuan hatırlayamadığı bir dönemde davet ettiğinden dolayı tanıdığını,

Mustafa Abbas YURTKURAN’ ı aynı dönem rektörlük yaptığından ve rektörler kurulunda yer aldıklarından dolayı tanıdığını, ayrıca ADD genel merkezi yönetim kurulunda birlikte görev aldıklarını, bu vesileyle tanıdığını,

Rıza Ferit BERNAY’ı Hacettepe Üniversitesi’nde öğrenci iken sınıf arkadaşı olduğu dönemden beri tanıdığını, daha sonra rektör olmasından ve ADD yönetim kurulunda yer almasından dolayı birlikteliklerinin olduğunu,

Osman Metin ÖZTÜRK’ ü yine aynı dönem rektörlük yaptıklarından dolayı tanıdığını,

Mehmet HABERAL’i üniversitede okurken hocası olduğundan dolayı tanıdığını, ayrıca aynı dönemde rektör olmalarından dolayı rektörler komitesinde de görev yaptıklarını, son 6,5 aydır da sahip olduğu Başkent Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalıştığını,

Türkan SAYLAN’ ı Kardelen Projesi ile ilgili konuşmacı olarak İnönü Üniversitesi’ne davet ettiğini ve bu sebeple tanıdığını,

ERGENEKON isimli doküman ve içeriğinde geçen”ORGANİZASYON PLANI”, “MERKEZ YÖNETİM”, “KONTROL DAİRESİ” hakkında herhangi bir bilgisinin olmadığını,

Soruşturma kapsamında bu güne kadar gözaltına alman şüphelilerden Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK, Muzaffer TEKİN, Sevgi ERENEROL, Oktay YILDIRIM, Ümit OĞUZTAN, Doğu PERİNÇEK, Erkut ERSOY gibi şahıslardan da elde edilen LOBİ isimli doküman, Yine bu güne kadar gözaltına alınan şüphelilerden Doğu PERİNÇEK ve Tuncay GÜNEY den elde edilen”DEVLETİN YENİDEN YAPILANMASI ÜZERİNE” isimli doküman ve Kuddusi OKKIR’ dan elde edilen “DEVLETİN YENİDEN YAPILANMASI ÜZERİNE ÖNERİLER” isimli dokümanlar hakkında herhangi bir bilgisinin olmadığını,

ANALİZ” “TELEVİZYON ANALİZ” “DERGİ” “SECURITY A.Ş.” “PROTOKOL A.Ş.” “BİRLEŞİK KOMİN” “ÖZEL GÜVENLİK ŞİRKETİ” “GLADYO SANATÇILAR” “MİT MEDYA AJAN GAZETECİLER” “KEMALİST HAREKET” “DİNAMİK ULUSAL GÜÇ BİRLİĞİ” “DİNAMİK ANTİ/TEZ” isimli dokümanlar hakkında herhangi bir bilgisinin bulunmadığını,

Kuvvayi Milliye Derneği’ ni basından tanıdığını, ÇYDD derneğini Türkan SAYLAN vasıtasıyla ve basından tanıdığını, ÇEV’in de kendisine hatırlayamadığı bir tarihte eğitime katkılarından dolayı İstanbul’ da bir plaket verdiğini, ödüllerin verildiği törene hatırladığı kadarıyla emekli Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı KARADAYI’nın da katıldığını Törende plaket alan diğer şahısları hatırlamadığını,

SARIKIZ, AYIŞIĞI, YAKAMOZ ve ELDİVEN kod adlı darbe planlarını yine basından duyduğunu,

Ergenekon silahlı terör örgütü nün SARIKIZ isimli darbe planı kapsamında Jandarma Genel Komutanlığında, dönemin Jandarma Genel Komutanı Mehmet Şener ERUYGUR başkanlığında, Rektörlerle bir toplantı düzenlendiği, bu toplantıda mevcut hükümetin icraatları ve irtica ile ilgili konuların konuşulduğu, toplantı sırasında 15-20 Rektörün KUBİLAY olmaya hazır olduklarını söylediği ve 25 Ekim günü Rektörler ve öğretim görevlilerinin Anıtkabire gitmesinin kararlaştırıldığının anlaşıldığı toplantılara katılıp katılmadığı şeklinde sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Yukarıda bahsettiği gibi YÖK yasa tasarısından duyduğu rahatsızlıktan ve hükümetle olan irtibat kopukluğundan dolayı çekincelerini anlatmak için kendisi, Kemal ALEMDAROĞLU, Rıza Ferit BERNAY, Dokuz Eylül Rektörü Emin ALICI ve ismini hatırlayamadığı birkaç rektörle birlikte o dönemin Jandarma Genel Komutanı ile birlikte Ankara da Jandarma tesislerinde buluştuklarını, toplantıda ayrıca yaklaşık 8-10 tane jandarmadan generalin bulunduğunu, toplantının rektörlerin talebiyle gerçekleştiğini, bu toplantıda; YÖK yasa tasarısı, hükümetin icraatları, ülkenin genel sorunları özellikle terör, irtica, eğitim ve ekonomi konularının konuşulduğunu, fakat hiçbir rektörün Kubilay olmaya hazırız şeklinde bir beyanda bulunmadığını, ayrıca Anıtkabir’ e yürünülmesi ile ilgili herhangi karar alınmadığını, birlikte yemek yedikten sonra ayrıldıklarını, kendisinin katıldığı tek toplantının bu toplantı olduğunu, bu toplantının da darbe planıyla alakası olmadığını,

19 Eylül 2003 günü yapıldığı anlaşılan bu toplantıda alınan karar gereği, 25 Ekim 2003 günü “Cumhuriyete Saygı Mitingi” adı altında toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemiş ve bu yürüyüşe, değişik illerden gelen rektörler, üniversite öğretim üyeleri, öğrenciler ve binlerce vatandaşın katılarak Anıtkabire yürüdükleri tespit edilmiş, bu toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında bazı üniversite öğrencilerinin “ORDU GÖREVE” pankartları taşıdığı, gösteriye diğer şahısların dosya sanıklarından yanı sıra dönemin İstanbul Üniversitesi rektörü Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU ve YÖK Başkanı Kemal GÜRÜZ’ ün de katıldığı görülmüştür. Bahse konu gösteri yürüyüşlerine ve toplantıların organizasyonuna katılıp katılmadığı,lojistik destek sağlayıp sağlamadığı şeklinde sorulan soruya , bu toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katıldığını, toplantının Ankara Üniversitesi rektöre Nusret ARAS ve ADD öncülüğünde yapıldığını, bu yürüyüşe kendisini kimin davet ettiğini tam olarak hatırlamadığını, ama Nusret ARAS’m kendisini telefonla aramış olabileceğini,kendisiyle birlikte bazı öğretim üyeleri ve öğrencilerin katıldığını, Malatya’ dan yürüyüş için Ankara’ ya otobüslerle gittiklerini, organizeyi rektörlüğün yaptığını, öğrenci topluluk başkanlarını yanına çağırarak böyle bir yürüyüş olduğunu ve katılmak isteyen öğrencilerin mümkün olduğunca kendi giderlerini karşılamak kaydıyla katılabileceklerini masraflarını karşılayamayacak durumda olanların ise öğretim üyeleri ile birlikte bir kısmını finanse edebileceklerini söylediğini ,yürüyüş günü Tandoğan’ da toplandıklarını, birlikte anıtkabir’ i ziyaret ettikten sonra dağıldıklarmı,bu yürüyüş esnasında açılan “Ordu Göreve” pankartlarından rektörler olarak rahatsız olduklarını, bu pankartların kim tarafından getirildiğini ve açıldığını bilmediğini, bu yürüyüşe kendisiyle birlikte hatırlayabildiği kadarıyla; Rıza Ferit BERNAY, ve Mustafâ YURTKURAN’ın da katıldığını,

ADD Genel Merkezinde başkan odasında elde edilen 5 nolu cd içersindeki dosyalar klasörü içersinde rektörler toplantı isimli gizli ibareli yazılarda 19 eylül 2003 tarihinde rektörlerle yapılan toplantıda görüşülen konular başlıklı yazı içersinde; AKÇADAĞ YİBO müdürü Mustafa Selçuk ve PÖTÜRGE YİBO müdürünün Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerine gönülden bağlı ve Atatürkçü düşünce sistemine sahip olmaları nedeniyle görevden alındıkları,

İnönü Üniversitesinde emniyet teşkilatında akademi mezunu olanlara master-doktora programı başlatıldığı, bu şarttan dolayı diğer polislerin rahatsız oldukları ve bunu dile getirdikleri, üniversite öğretim üyeleri içinde irticai düşünce yapısına sahip olanlar hakkında mit emniyet ve jandarmadan hiçbir rapor ve bilgi gelmediği, bu nedenle bunlar hakkında uzaklaştırma işleminin yapılamadığı, bu kapsamda İnönü Üniversitesinde 150, 9 eylül üniversitesinde 142 öğretim üyesinin olduğu, ancak cezai işlem yapılmadığı, Malatya Valisinin 12 yaşından küçük çocukların (minik irticai) kuran kurslarına gidişine göz yumduğu, ayrıca 25 ekim 2003’te öğretim üyelerinin cüppeleriyle Anıtkabir’e yürüyecekleri şeklinde bilgilerin olduğu tespit edilmesi üzerine,bahse konu toplantılara katılıp katılmadığı, şeklinde sorulan soruya ; bahse konu toplantıya katıldığını, fakat katıldığı toplantıda bu hususların kesinlikle konuşulmadığını, genel hatlarıyla Türkiye’ deki üniversitelerde yer yer etnik ve irticai yapılanmalarının olduğunu her yerde dile getirdiği gibi bu toplantıda da dile getirmiş olabileceğini,

Sanık Mehmet Şener ERUYGUR’ un ADD Genel Merkezinde elde edilen 7 nolu CD içerisinde, üniversite rektörleri ile bazı akademisyenleri sürekli kontrol altında tutarak, onları yönlendirmeye çalışmak için 23 kasım 2003 tarihinde oluşturulduğu ve rektörlere gönderildiği anlaşılan mektup başlıklı yazı da, “Kendi aramızda da daha yakın bir iletişim ve işbirliği platformuna ihtiyaç bulunduğunu görüyorum. Sivil Toplum Örgütlerine ve diğer kuruluşlara yönelik etkinliklerin artırılması ve bu etkinliklerle daha geniş halk kitlelerini bilgilendirme ve bilinçlendirme konusundaki ortak ihtiyaçlarımızın, yardımlaşma temelinde daha kolaylıkla karşılanabileceğini düşünüyorum. Vatanın bütünlüğü ve ulusun birlik ve beraberliği, Yüce Atatürk’ün emaneti olan laik cumhuriyetimizin korunması ve kollanmasının her zamankinden daha büyük önem arz ettiği günümüzde, kamuoyunun aydınlatılmasında büyük etkisi olan üniversitelerimizce; Üniversitelerarası ortak açıklama ile rahatsızlıkların dile getirilmesi, Milletvekillerine yönelik bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları yapılması, ayrı ayrı senato kararları alınarak kamuoyuna duyurulması, bilimsel toplantılarla toplumsal tepkinin aktif halde tutulması, öğrencilere yönelik bilgilendirme ve bilinçlendirme faaliyetlerinde bulunulması, Kamu Yönetimi Temel Yasa Tasarısı, içi doldurulmaya çalışılan muhafazakâr demokrasi kavramı, belediye mevzuatı gibi konularla ilgili olarak akademik birikimlerin sonucu olan, alternatif çözümler içeren bilimsel çalışmalar yapılmasında ve bilimsel karşı tezler üretilmesinde fayda mütalaa ettiğimi takdirlerinize sunmak isterim…” Şeklinde ibarelerin olduğu mektubu hatırlamadığını,

Rektörlük döneminde iktidarların üniversitelere bakış açısını eleştiren senato kararları alındığını, bu kararlarında yayımlandığını,

ADD Genel merkezinde elde edilen dijital verilerde elde edilen “Jandarma Genel Komutanlığı Brifingi” isimli belgede Jandarma Genel Komutanlığında, dönemin Jandarma Genel Komutanı Mehmet Şener ERUYGUR başkanlığında, rektörlerle bir toplantı düzenlendiği, bu toplantıda mevcut hükümetin icraatları ve irtica ile ilgili konuların konuşulduğu, “Katılan Rektörler Başlığı” altında “Malatya Üniversitesi” isminin geçtiği tespit edilmesi üzerine bahse konu toplantılara katılıp katılmadığı, şeklinde sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; bahse konu toplantıya katıldığını, bazı hususların toplantıda konuşulduğunu ve bunlarla ilgili karar alındığını hatırlamadığını

Şüphelinin Ankara İli Çankaya İlçesi Birlik Mahallesi 7.Cadde Yeşil Çankaya Sitesi A Blok No: 15 sayılı adresinde elde edilen dokümanların yapılan incelemesinde; l’den 2’ye kadar numaralandırılan “4223410032-34” ile başlayan “T.ATAÖV” ile biten dokümanın yapılan incelemesinde; Prof Dr. Türkkaya ATAÖV’dan İlhan SELÇUK’ a hitaben yazılmış 04.09.2004 tarihli içeriğinde zaman gazetesinde çıkan ve şüpheliyi hedef alan haberlerin yapılmasının nedeninin şüphelinin lâik yaklaşmalı, ileri düşünceli ve ulusal kimlikli birisi olduğuna ilişkin yazı olduğu ve bu yazının bir örneğinin 312 4672206 numaralı faks numarasından 6 Eylül 2004 tarihinde 4223410032-34 numaralı fakslarla kendisine hitaben fakslandığının tespit edilmesi üzerine, sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Türkkaya ATAÖV ü öncelikle basından tanıdığını, daha sonra İnönü Üniversitesi’nde Sözde Ermeni Soykırımı iddialarını yeniden Avrupa Parlamentoların da gündeme gelmesi ile ilgili bir konferans için davet ettiğini, burada tanıştığını, zaman zaman telefonda görüştüklerini, hatta bir kere daha bir konferans için çağırdığını, bu şekilde samimiyetlerinin olduğunu, medyada çıkan kendisiyle ilgili bir haberi İlhan SELÇUK’ a gönderdiğini, daha sonra bu haberi de kendisine faksladığını, bu olayın bilgisinin dışında geliştiğini,

Şüphelinin Ankara İli Çankaya İlçesi Birlik Mahallesi 7.Cadde Yeşil Çankaya Sitesi A Blok No .T 5 sayılı adresinde elde edilen ve 3’den 6’ya kadar numaralandırılan “tespihin ipi koptu” ile başlayan, “Hüseyin Mümtaz” ile biten dokümanın yapılan incelemesinde; kendisinin akademik yıl açılış töreninde “eğitim birliği yasası 1924 yılında yürürlüğe konmasına karşın daha soma Milli Eğitim Bakanlığı’nda görevli yabancı uzmanların telkinleriyle ulusal eğitim sisteminin yozlaştırıldığını, halkevleri ve köy enstitülerinin kapatıldığını, tamamen siyasi amaçlı ve dine dayalı yeni okullar açıldığı”, “dış güçlerin baskısı altında çıkartılmak istenen kamu yönetimi temel yasa tasarısı ile ülkemiz 81 federe devlete bölünmek isteniyor” şeklinde beyanlarının da bulunduğu Hüseyin MÜMTAZ tarafından yazılmış, tespihin ipi koptu başlıklı www.kibristurkundur.com antetli yazı olduğunun tespit edilmesi üzerine bahse konu doküman hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; bu dokümanı hatırladığını, fakat bunun kendisine kimin tarafından verildiğini hatırlamadığını, bunu bir öğretim görevlisinin internetten indirip kendisine vermiş olabileceğini, bu yazıyı kendisinin çıkartmadığını, Hüseyin MÜMTAZ isimli şahsı tanımadığını,

Şüphelinin Ankara İli Çankaya İlçesi Birlik Mahallesi 7.Cadde Yeşil Çankaya Sitesi A Blok No: 15 sayılı adresinde elde edilen ve 83’den 86’ya kadar numaralandırılan “İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİNDE FİŞLEME GİBİ ANKET ” ile başlayan “ZAMAN” ile biten dokümanın yapılan incelemesinde; İnönü Üniversitesi’nde kayıt yaptıran öğrencilere rektörlük kanalıyla anket adı altında dini inançlarının ve yaşam tarzlarının sorulduğunun anlatıldığı 14.09.2005 tarihinde zaman gazetesinde yayınlanmış habere ait internet çıktıları ile gazete kupürlerinin fotokopilerinin olduğu dokümanlar hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Rektörlüğü döneminde okula kayıt yaptıracak öğrencilere yardımcı olmak amacıyla tren garı, otobüs terminali ve şehrin içinde iki üç yerde stant açıldığını, bu stantlar aracılığı ile öğrencilerin üniversiteye getirilerek kayıt yaptırmalarına yardımcı olunduğunu, bu aşamada öğrencilere sosyoloji bölümü tarafından hazırlanan bir anket yapıldığını, bu ankette öğrencilere ekonomik, ailevi, sosyal durumları ve barınma ile ilgili bazı soruların yer aldığını, buradaki amacın öğrencilerin sosyal durumları ile ilgili bilgi sahibi olmak ve kalacak yer ihtiyacı olanları ilgili yerlere yönlendirmek olduğunu, bu haberin bu konuyla ilgili bir haber olduğunu, fakat çarpıtılmış bir haber olduğunu,

Şüphelinin Ankara İli Çankaya İlçesi Birlik Mahallesi 7.Cadde Yeşil Çankaya Sitesi A Blok No: 15 sayılı adresinde elde edilen ve 87 ile numaralandırılan “İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ CEMAAT EVLERİNE SAVAŞ AÇTI” ile başlayan, “HAKİMİYETİ MİLLİYE .ORG.TR” ile biten dokümanın yapılan incelemesinde; İnönü Üniversitesi’ne kayıt yaptıran öğrencilerin üniversite yönetimi tarafından yapılan çalışma ile cemaat evlerine gitmelerinin önlendiğine ilişkin 14.09.2005 tarihinde hasanl923 rumuzlu şahıs tarafından hakimiyeti milliye .org.tr sitesinde yazılmış yazı hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; bu haberi hatırladığını, fakat kimin tarafından çıktı alındığını bilmediğini,

Şüphelinin Ankara İli Çankaya İlçesi Birlik Mahallesi 7.Cadde Yeşil Çankaya Sitesi A Blok No: 15 sayılı adresinde elde edilen ve 175’den 176’ya kadar numaralandırılan “17.11.2000” İLE BAŞLAYAN “YRD.DOÇ.DR. HAMDİ ÖZCAN İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ-MALATYA” ile biten dokümanın yapılan incelemesinde; Prof.Dr.Arif Hikmet ÇIMRIN tarafından yüksek öğretim kurumuna hitaben yazılmış, doçentlik sınavında İnönü Üniversitesi’nden Hakan GÜNEN’in jüri üyesi olduğunu,14.11.2008 tarihinde şahsının kendisini telefon ile arayarak doçentlik sınavına girecek laik ve Atatürkçü düşünceye bağlı öğretim üyelerine yönelik bir karalama kampanyasının yapıldığı, bu konuşmadan birkaç saat sonra hakan Günen’e ilişkin ekteki yazıyı aldığının anlatıldığı yazı olduğu, ekteki yazının ise Yrd.Doç.Dr.Hamdi ÖZCAN tarafından Prof.Dr.Arif Hikmet ÇIMRIN’a hitaben yazılmış, İnönü Üniversitesi rektörü tarafından İnönü Üniversitesi tıp fakültesinde irtica-pkk -bölücü akımlarla mücadele amacıyla bilgi toplayıp değerlendirmekle görevlendirilen ve rektörlükte statü verilen bir öğretim görevlisi olduğunu, doçentlik sınavına girecek olan Hakan GÜNEN’ in irticai faaliyetler içinde olduğunu ve bunun sınavda göz önünde bulundurulmasını, bu mektubun rektör ve dekan yardımcısı Özcan ERSOY’ un bilgisi dahilinde gönderildiğinin anlatıldığı yazı ve içeriğinde bahsedilen isimler hakkında sorulan sorulara vermiş olduğu cevapta; Hamdi ÖZCAN isimli öğretim görevlisinin İnönü Üniversitesi’nde görev yaptığını, fakat yazılan bu mektubun sahte bir imza ile yazıldığını, mektupta bahsedilen hususların doğru olmadığını, o dönemde yaşadığı bu karalama kampanyası ile ilgili YÖK’ e başvuru yaptığını, YÖK’ün de bu konuyla ilgili gerekli düzenlemeleri yaptığını,

Şüphelinin Ankara İli Çankaya İlçesi Birlik Mahallesi 7.Cadde Yeşil Çankaya Sitesi A Blok No: 15 sayılı adresinde elde edilen ve 177’den 181’e kadar numaralandırılan “sayın yetkili” ile başlayan “saygılarımı sunarım” ile biten dokümanın yapılan incelemesinde; şüphelinin İnönü Üniversitesinde alevi-Kürtçü, aşırı solcu Türk dışı kökene sahip unsurlar ile bölücüler ile kadrolaşma yaptığını, bu faaliyetleri örtmek amacıyla askerler ile özellikle Edip BAŞER ile olan yakınlığını her fırsatta dile getirdiğini, her konuşmasında üniversitenin tehlike altında olduğunu, doçentlik sınavı döneminde alevi olmayan öğretim görevlilerin istikbalini karartmaya çalıştığı, alevi ve kürt olan öğretim görevlilerinin jüri üyelerini arayarak torpil yapmalarını sağladığının anlatıldığı ve şahsı tarafından atanan öğretim üyelerinin adlarının ve dini ve siyasi görüşlerinin yazılı bulunduğu isimsiz ve imzasız doküman hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Rektörlük yaptığı dönemde hakkında farklı makamlara gönderilen ihbar mektuplarından bir tanesi olduğunu, iddiaların tamamen asılsız olduğunu,

Şüphelinin Ankara İli Çankaya İlçesi Birlik Mahallesi 7.Cadde Yeşil Çankaya Sitesi A Blok No:15 sayılı adresinde elde edilen ve 200’den 211 ‘e kadar numaralandırılan “ES-SEYYİD OSMAN EFENDİ VAKFI ” ile başlayan “AYŞE SIDDIKA HANIM YÜKSEK ÖĞRENİM KIZ YURDU ” ile biten dokümanın yapılan incelemesinde; ES-SEYYİD OSMAN EFENDİ VAKFI’nın kuruluşunun, amaçlarının ve hizmetlerinin anlatıldığı doküman hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Darende ilçesinde üniversiteye bağlı ilahiyat fakültesinin bulunduğu, bu fakültenin binasının öğrenci yurtları ve lojmanlarının bu vakfa ait olduğunu, bununda yönetim açısından bazı sorunlar doğurduğunu, YÖK’ ün fakültenin merkez kampuse taşınarak kademeli olarak kapatma kararı aldığını, bu vakıf yöneticileri ile yaptığı görüşmede kendilerinin bu konudan rahatsız olduklarını belirttikleri, Şahsının da kendilerine ilçede fakülte olamayacağını eğer üniversitenin kullanımında olan binaları üniversiteye devrederlerse kendilerine Meslek Yüksek Okulu açacağını söylediğini, bu dokümanın o vakfa ait doküman olduğunu,

Şüphelinin Ankara İli Çankaya İlçesi Birlik Mahallesi 7.Cadde Yeşil Çankaya Sitesi A Blok No:15 sayılı adresinde elde edilen ve 197’den 198’e kadar numaralandırılan “DARENDE İLAHİYAT FAKÜLTESİNE AİT DEĞERLENDİRME BİLGİ NOTU” ile başlayan “olduğu kanaatine varılmıştır” ile biten dokümanın yapılan incelemesinde; DARENDE İLAHİYAT FAKÜLTESİNDE görevli doküman içeriğinde adı soyadı yazılı bulunan 11 şahsın irtica faaliyetlere destek verdikleri, fakültenin yakınında bulunan HULUSİ EFENDİ VAKFININ Nakşibendi Tarikatına yakın olduğu, fakültenin bu vakıf tarafından yaptırılarak hibe edildiği, vakfa bağlı 2 adet kız ve erkek öğrenci yurdu olduğu, yurtların fakülte öğrencilerine karşılıksız hizmet verdiği ve öğrencilerin vakfın amaçları doğrultusunda burada yönlendirildiği, vakfın imkanlarını kendi görüşlerini paylaşan ve görüşleri doğrultusunda hareket eden başta fakülte dekanı olmak üzere ismi geçen görevlilerin hizmetine sunulduğu, sonuç kısmında DARENDE ilçesinin MALATYA ilinin irticai amaçlı vakıf ve derneklerinin faaliyetlerinin en yoğun ilçesi olduğu, fakültenin ilçede olması ve ilçenin de en uzak ilçe olması sebebiyle fakülte faaliyetlerinin kontrol ve denetiminin güçleştiği, fakültenin irticai amaçlı vakıf ve derneklerin etkisinden kurtulabilmesi için il merkezine nakledilmesi gerektiği ve idareci kadrosunun çağdaş yaşama ayak uyduran akademisyenlerden seçilmesinin gerekli ve zorunlu olduğu kanaatine varıldığının anlatıldığı, fişleme niteliğinde yazı hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; bu dokümanın kendisine ait olmadığını, nereden geldiğini bilmediğini,

Şüphelinin Ankara İli Çankaya İlçesi Birlik Mahallesi 7.Cadde Yeşil Çankaya Sitesi A Blok No: 15 sayılı adresinde elde edilen ve 199 ile numaralandırılan ve 212’den 229’e kadar numaralandırılan dokümanın yapılan incelemesinde; dönemin JANDARMA GENEL KOMUTANI ORG.AYTAÇ YALMAN’A hitaben şüpheli tarafından yazılmış, içeriğinde ORG.AYTAÇ YALMAN tarafından şahsından DARENDE İlahiyat Fakültesi ile ilgili telefonla bilgi istediği, fakülte ile ilgili ayrıntılı bilgiler, bu fakültede görevli öğretim görevlilerinin adı soyadı ile unvan, branşları ve emekli sicil numaralarının, ilahiyat fakültesinin il merkezine alınması için yapılan yazışmaların olduğu bilgi ve belge hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Aytaç YALMAN’ ı 2. Ordu komutanı olduğu dönemde tanıdığını,

Darende ilahiyat fakültesinin taşınması gündeme gelip medyaya yansıdığında Aytaç YALMAN’m telefon ile arayarak bu konu ile ilgili bilgi istediğini, kendisine gereken bilgileri göndereceğini söylediğini,daha sonra hazırladığı evrakları kendisine gönderdiğini,bu dokümanların bunlar olduğunu,

Şüphelinin 08.09.2008 tarihinde saat: 14:00’de HÜSEYİN ERSÖZ isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde, Hüseyin E. isimli şahsın kendisine Şener ERUYGUR lehinde tanıklık yapmasını istediği kendisinin Şener ERUYGUR ile beraber zaten yola çıkmıştık kendisiyle ondan sonra yani…(anlaşılmadı) rektör işin içerisindeyiz fakat orda benim ismim geçiyor iddianamede, iddianamede şimdi benim ismim geçince yani iddianamede ismi geçen bi insanın oraya tanık sıfatıyla çıkmasında bir başka sıkıntı doğurabilir” şeklindeki beyanlarda bulunduğu telefon görüşmesi hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; bu görüşmeyi hatırladığını, Şener ERUYGUR’ un avukatı olduğunu söyleyen bir şahsın kendisini arayarak mahkemede şahitlik yapmasını istediğini, ilk iddianame de isminin geçtiğini duyduğundan dolayı avukatı ile görüştükten soma karar vereceğini söylediğini,

Şüphelinin 08.09.2008 tarihinde saat: 15:02′ de ALİ NİHAT Ö. isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesi hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Edip BAŞER’ i 2. ORDU komutanlığı yapması sebebi ile tanıdığını, Ali Nihat ÖZAYRANLI’nın da Kurmay başkanı olduğunu, Sezai Hoca isimli şahsın İnönü üniversitesinde rektör adayı olduğunu, son rektörlük seçimleri ile birlikte eski anlayışın değiştiğine ilişkin söylediği sözler olduğunu,

Şüphelinin 07.05.2008 tarihinde saat: ll:59’da MEHMET ŞENER ERUYGUR’la yapmış olduğu telefon görüşmesinde geçen konular hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Atatürk’ün Samsun’a çıkmasıyla ilgili olarak ADD tarafından Cumhuriyet Konserleri adı altında Samsun, Havza , Erzurum ve Sivas’ta piyano konserleri düzenleneceği, sanatçı olarak ta Bilkent’ ten Hande DALKILIÇ ile anlaşıldığı, görüşmede geçen para konusunun bu piyanonun İstanbul’ dan Samsun’ a taşınması için kira ve taşıma bedellerine ilişkin olduğunu,

Şüphelinin 19.04.2008 tarihinde saat: 16:58’de MEHMET ŞENER ERUYGUR’la yapmış olduğu telefon görüşmesinde geçen konular hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Hande DALKILIÇ ile daha önceden bahsettiği gibi Cumhuriyet konserlerinde piyano çalması için anlaşıldığını, görüşmenin buna ilişkin olduğunu,

Şüphelinin 19.06.2008 tarihinde saat: 13:32′ de M. ŞENER ERUYGUR’la yapmış olduğu telefon görüşmesinde geçen konular hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; ADD yönetim kurulu toplantılarına gidemediğinden dolayı yönetim kurulu üyeliğinden affını istediğini, buna ilişkin bir görüşme olduğunu,

Şüphelinin 01.07.2008 tarihinde saat: 13:37′ de KEMAL GÜRÜZ ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde geçen konular hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Üniversiteler arası kurul kontenjanından YÖK üyeliğine seçilecek bir üyenin seçimi ile ilgili yapılan bir görüşme olduğunu,

Şüphelinin 09.01.2008 tarihinde saat: 12:35′ de KEMAL ALEMDAROĞLU ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde geçen konular hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta;
Bu görüşmenin YÖK de yapılacak olan seçimler ile ilgili bir görüşme olduğunu, görüşmede ismi geçen şahıslarında YÖK de görev alan ve aday olan şahıslar olduğunu,

Soruşturma kapsamında hakkında işlem yapılan Sanık MUSTAFA BALBAY’ın dijital malzemelerine ait inceleme ve değerlendirme raporunda; “bitişte, İLHAN abi neşeliydi, işte bak kaldın iye ettin dedi. iyi ki çok satışlı medyaya gitmedin dedi. sonra kentte rektörlerle öğle yemeği. DOKUZ EYLÜL REKTÖRÜ PROF. E.., SAMSUN 19 MAYIS FERİT BERNAY,
MALATYA İNÖNÜ PROF. FATİH BURSA ULUDAĞ PROF. MUSTAFA YURTKURAN, MALATYA çok heyacanlı bu işi uzatmamak lazım, en kestirme yoldan halletmek lazım, başka türlü zor. böyle örgütlenmeler uzun iş diyor” şeklinde bilgilerin olduğu tespit edilmiştir. MALATYA İNÖNÜ PROF. FATİH olarak bahsedilen şahsın siz olduğu anlaşılmıştır, bahse konu rektörler kimlerdir? bu şahıslarla olan ilişkileriniz nelerdir? MALATYA çok heyecanlı bu işi uzatmamak lazım, en kestirme yoldan halletmek lazım, başka türlü zor. böyle örgütlenmeler uzun iş. şeklinde bahsedilen konu hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; böyle bir toplantıyı hatırlamadığını, böyle beyanlarda da bulunmuş olamayacağını, Mustafa BALBAY’ın neden böyle bir not almış olduğunu bilmediğini,

Soruşturma kapsamında hakkında işlem yapılan Sanık Mustafa BALBAY’ın dijital malzemelerine ait inceleme ve değerlendirme raporunda;

İS- Tabii burada dengeler çok önemli. AB karşımızda ABD karşımızda, ona göre hareket etmek gerekiyor..
SE- Evet onlar karşımızda ama bizim de gücümüz var. Dayandığımız bir güç var. buna inanıyoruz. Bunu harekete geçirmek lazım. Biz kimlerle görüştük, bilgi verelim. Anıl Ç….Yıldırım K…., Malatya, İstanbul, Samsun, 9 Eylül Rektörleri. Onlar çok heyecanlı. Malatya falan bir görseniz, bu işi yarına bırakmayalım diyecek kadar heyecanlı. Buna yeni rektörler de katılabilir. Artık bilen bilir, gören görür, biz yola çıktık..
İS- bu Turgay benin canım ciğerim. Yurtsever, buna inanın… Bakın Gürbüz de öyle. İstanbul gibi bir yerde belediye başkanlığı yapıyorsanız, burası bir de yeni imara açılan bir yerse bazı işleri racon keserek yapmanız gerekir. Ama benim sözümden çıkmaz. Şunu yap derim yapar..
SE- tamam, zaten bizim yeni staretjimiz şu: bölücü olmasın, mürteci olmasın yeter. En geniş katılımı böyle sağlarız… Ama adamın da iyice kire, çamura bulaşmamış olması gerekir..Bir şey yapmamız lazım. Bazen gece birden uyanıyorum ve ne yapmak lazım diye hayıflanıyorum..” Şeklinde bilgilerin olduğu belge hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Şener ERUYGUR’ un hakkında neden böyle beyanlarda bulunduğunu bilmediğini,

Soruşturma kapsamında hakkında işlem yapılan Sanık Doğu PERİNÇEK’ in basın bürosundan elde edilen çağrı genel liste isimli word belgesi içinde bulunan öncüleri partileştirme harekatı görüşülecek şahsiyetler başlığı altında bulunan listede Malatya prof. dr. Fatih HİLMİOĞLU, Malatya İnönü ü. rektörü (b grubu) şeklinde isminin yer aldığı belge hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Doğu PERİNÇEK’ i sadece medyadan tanıdığını, Öncüleri Partileştirme Hareketi ile ilgili herhangi bir bilgisinin bulunmadığını,

Soruşturma kapsamında hakkında işlem yapılan Hatice BAHTİYAR isimli şahıstan elde edilen Seagate marka t34081 seri no Tu harddisk’in içerisinde bulunan protokol listesi isimli word belgesinde isminin yer aldığı şeklinde bilgilerin bulunduğu belge hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Hatice BAHTİYAR isimli şahsı tanımadığını, rektör olduğundan dolayı isminin bu listede olabileceğini,

Soruşturma kapsamında hakkında işlem yapılan Sanık Mehmet Şener ERUYGUR’un ADD Genel Merkezinde elde edilen s00jj20xl50161 seri nolu harddiski içersinde bulunan
ulusal birlik konseyi başlığı altındaki isim listemde ve aynı yerden elde edilen 6 ve 13 nolu cd’ler içersinde isminin yer aldığı şeklinde belge hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Şener ERUYGUR’la ilişkisini yukarıda anlattığını, Ulusal Birlik Konseyi ile ilgili herhangi bir bilgisinin bulunmadığını,

Soruşturma kapsamında hakkında işlem yapılan Sanık Doğu PERİNÇEK’in sekreter odasından elde edilen dijital verilerin içersinde bulunan ADD meclis önerisi isimli word belgesinde bulunan “ADD’ nin kırklar meclisi için öneriler (ölçüt: milli devletin bağımsızlık ve bütünlüğüne Kıbrıs ve Kuzey Irak üzerinden yönelen tehditlere ve batı destekli Cumhuriyet yıkıcılığına karşı halk hareketine önderlik düzeyinde katkıda bulunacak şahıslar)”başlığı altındaki listede üniversiteler bölümünde isminin yer aldığı şeklinde bilgilerin bulunduğu belge hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Doğu PERİNÇEK’ i tanımadığını, Kırklar Meclisi ile ilgili bir yapıdan da haberinin olmadığını,

Soruşturma kapsamında hakkında işlem yapılan Sanık Doğu PERİNÇEK’in Ankara işçi partisi genel merkezinde elde edilen dijital verilerin içersinde “Yüzler meclisi 22 aralık 2003” isimli word belgesinde, “Milli güç birliği toplantısına çağrılacak şahsiyetler” başlığı altında isminin yer aldığı şeklinde bilgilerin bulunduğu belge hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Doğu PERİNÇEK’ i tanımadığını, Milli Güç Birliği toplantısı ve Yüzler Meclisi ile ilgili bir yapıdan da haberinin olmadığını,

Soruşturma kapsamında tanık sıfatı ile 28.02.2008 tarihinde Kaşif Nevzat TARHAN isimli şahsın alınan ifadesinde şüpheli için; “Emekli Jandarma genel komutanı olan Şener ERUYGUR görevde iken Malatya İnönü üniversitesi rektörü Fatih HİLMİOGLU ile bire bir görüşmeler yapıp, üniversitedeki öğretim üyelerini fişlediklerini hatta Malatya’ya geldiğinde adı geçen rektörün genel komutanı alarak üniversiteyi gezdirdiğini bildiği” şeklinde beyanların bulunduğu ifade hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta, Nevzat TARHAN isimli şahsı tanımadığını,

Şener ERUYGUR’un kendisinin rektör olduğu dönemde Malatya’ ya sadece bir konferans ile ilgili geldiğini, öğretim üyelerinin fişlenmesinin kesinlikle doğru olmadığını, böyle bir şeyi kabul etmediğini,

Soruşturma kapsamında İnönü Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı Tanık Mehmet ÖZCAN’ ın Malatya Cumhuriyet Başsavcılığında 14.04.2009 tarihinde vermiş olduğu ifadesinde; 1995-2000 yılları arasında Malatya İl Jandarma Komutanlığında görevli Bestami isminde soyadını hatırlamadığım Binbaşı görev yapıyordu. Ünv. Jandarma Karakolunda Cengiz Astsubay görevliydi. Fatih HİLMİOGLU bu iki kişi ile birlikte irticai faaliyetlerde bulunan kişiler listesini hazırlamıştı. Listedeki kişiler öğrenci olmayıp ünv personeliydi. Liste 86 kişilikti. Bu sırada Fatih Hoca Başhekimdi. Rektör Ömer Şarlak idi. Jandarma bu listeyi Milli Güvenlik Kuruluna göndermiş oradan da YÖK’e intikal etmiş. YÖK bu listeyi üniversitemize bu kişilerin takibi maksadıyla göndermişti, genel sekreter yardımcısı olmam sebebiyle bu listeden haberim oldu…. 2000 yılında Fatih HİLMİOGLU’nun rektör olmasından soma 2005 yılına kadar 5 senelik süre zarfında 86 kişilik listenin sürekli olarak jandarmadan rektörlüğe bildirildiğini gördüm, bu özellikle sicil amirleri için rapor doldurma aşamasında
önemliydi “şeklinde,

İnönü Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Tanık Salim CÖHCE’nin Malatya Cumhuriyet Başsavcılığında 14.04.2009 tarihinde Fatih HİLMİOGLU ile ilgili olarak çeşitli hususlarda açıklama yapmak istediğini, bu açıklamaları 6 başlık altında toplayabileceğini beyan ederek vermiş olduğu ifadesinde;

” Tuncelide 18 askerimizin pusuya düşürülüp şehit edilmesinde sorumlu olarak yargılanan binbaşı yada yarbay Bestami yargılanmasının sürdüğü dönemde Malatya İl Jandarma Komutanlığı emrinde görevlendirilmiş, bu dönemde adı geçen asker Tıp fakültesi dekanı olan Fatih HİLMİOGLU’nun odasını kendi işyeri haline getirmiştir, üniversite bünyesinde görev yapan öğretim elemanlarını çeşitli asılsız iddialarla YÖK’e şikayet edip bunların fişlenmesini sağlamışlar, bu husus 1999 yılı sonlarında açığa çıkınca bir kısım öğretim üyesi dönemin rektörü Ömer Şarlak’a başvurarak şikayette bulunmuş bunun üzerine rektör listelerde adı geçen 60-70 civarındaki öğretim görevlisi hakkında devletin ilgili birimlerinden bilgi istemiş ve bu listelerin adı geçen askerlerle Fatih HİLMİOGLU tarafından hazırlandığı ulusal basında 2000 yılının mart ayında birkaç gazetede yer almış bulunmaktadır.

… Beşinci olay kendi görüşüne uygun hareket etmeyen hükümeti ve kişileri memlekete ihanet etme ve ülkeyi satmakla suçlayan HİLMİOGLU hükümetin icraatlarına karşı ekte belgesi sunulacağı üzere Türk Silahlı Kuvvetlerini göreve çağırarak ihtilal çığırtkanlığı yapmak suretiyle kendisinin üniversitemizde meydana getirdiği tarzda totaliter bir yönetimin ülkemizde de hâkim olmasının özlemini duyduğunu açığa vurgulamaktan çekinmemiştir.

Altıncı olay olarak Fatih HİLMİOGLU ulusal basına verdiği beyanatla Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında Anayasayı hiçe saymış ve Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde yüksek düzeyde oyda alsa indireceğini ifade edebilmiştir” Şeklinde ki beyanlar hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta, Bu şahsı tanımadığını, kendisi rektör olarak görev yaptığı dönemde tarih profesörü olarak görev yaptığını, öğretim üyesi olarak kendisine yakışmayan davranışlarından dolayı üniversitenin talebi YÖK’ ün de kararı üzerine Çanakkale üniversitesine sürüldüğünü, kendisinin de buna ilişkin idare mahkemesine başvuru yaptığını fakat bir sonuç alamadığını, beyanlarının bu husumetten dolayı olduğunu, beyanların hiçbirinin de doğru olmadığını,

Soruşturma kapsamında hakkında işlem yapılan sanık Mustafa Levent GÖKTAŞ’ ın CD ve DVD Terine ait inceleme tutanağında; 51 nolu DVD içeriğinde; “Dinci kamu personeli son” isimli Excel sayfası içerisinde İrticai faaliyette bulunan kamu personeli başlıklı listede Malatya İnönü üniversitesinde çalışan 112 kişinin makamları, görevleri siyasi ve dini görüşleri ile alakalı fişleme amaçlı hazırlanmış isim listesi ve bilgilerin bulunduğu, Kaşif Nevzat TARHAN isimli şahsın tanık ifadesinde bahsettiği, emekli jandarma genel komutanı olan Şener ERUYGUR’un görevde iken Malatya İnönü üniversitesi rektörü Fatih HİLMİOGLU ile bire bir görüşmeler yapıp, üniversitedeki öğretim üyelerini fişlediklerini hatta Malatya’ya geldiğinde adı geçen rektör, genel komutana üniversiteyi gezdirdiği şeklindeki ifadeyle bu bilgilerin örtüştüğü tespit edilmiştir. Bahse konu ifade ve 51 No Tu DVD’den elde edilen bilgilerle alakalı olarak sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Mustafa Levent GÖKTAŞ isimli şahsı tanımadığını, Nevzat TARHAN’m beyanlarının kabul etmediğini, elde edilen belgelerden haberinin bulunmadığını,

Sanık Ahmet Hurşit TOLON’UN Creation marka 13 arl 250903 0004-00267238 seri nolu CD’ sine ait İnceleme ve değerlendirme raporunda; şüpheli tarafından gönderilen bir yazının bulunduğu tespit edilmiştir. Bahse konu yazılı belge hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Hurşit TOLON’ u nasıl tanıdığını yukarıda ayrıntılı olarak anlattığını, CD içerisinde elde edilen belgeden haberi olmadığını,

Tunç AKKOÇ isimli şahsın ikametinde elde edilen 14 nolu cd içerisinde; kongre kararları başlıklı yazı da “Ulusalcı Üniversiteliler Hareketi” isimli bir oluşumun kurulmasına karar verildiği, “katılımcı üniversitelerin adk, adt, fikir kulüpleri ve öğrenci oluşumları” alt başlıklı listede 2İnönü üniversitesi adk” şeklinde rektörlüğünü yapmış olduğu üniversitenin de isminin yer aldığı belge hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Tunç AKKOÇ’ u tanımadığını, bahsedilen konu hakkında bilgisinin bulunmadığını,

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) verilerine göre şüphelinin kullanmış olduğu 0532 424 01 06 numaralı telefon ile soruşturma kapsamında hakkında işlem yapılan KEMAL GÜRÜZ’ün kullanmış olduğu 0532 314 44 53 numaralı telefonun 11.01.2009-21.01.2009 tarihleri arasında (3) adet görüşme kayıtlarının olduğu tespit edilmiştir. Bahse konu görüşme hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Kemal GÜRÜZ’ ü nasıl tanıdığını anlattığını, kendisiyle görüşmüş olabileceğini,

Sanık Mustafa Ali BALBAY’m kullanmış olduğu 0312 419 50 20-0312 442 30 50 numaralı telefonlar ile İnönü üniversitesi adına kayıtlı 0422 341 00 34-0422 341 00 28 telefonlar arasında değişik tarih ve saatlerde (10) adet görüşme kayıtlarının olduğu tespit edilmiştir. Bahse konu görüşme hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Mustafa BALBAY’ ı tanıdığını daha önceden anlattığını, telefonda görüşmüş olabileceğini,

Sanık Mehmet Şener ERUYGUR’un kullanmış olduğu 0533 376 27 01 numaralı telefon ile İnönü üniversitesi adına kayıtlı 0422 341 00 27 numaralı telefonlar arasında değişik tarih ve saatlerde (3) adet görüşme kaydının olduğu; tespit edilmiştir. Bahse konu görüşme hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Mehmet Şener ERUYGUR’ u nasıl tanıdığını anlattığını, görüşmüş olabileceğini,

Ferit İLSEVER’in kullanmış olduğu 0533 277 15 64 numaralı telefon ile İnönü Üniversitesi adına kayıtlı 0422 341 00 28 numaralı telefonlar arasında 04.01.2007 tarihinde (1) adet görüşme yapıldığı tespit edilmiştir. Bahse konu görüşme hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Ferit İLSEVER’in Kıbrıs’ la ilgili üniversitede düzenlenen panele konuşmacı olarak katılan dört kişiden birisi olduğunu, görüşüp görüşmediğini hatırlamadığını,

İşçi Partisinin kullanımındaki 0212 251 99 10 numaralı telefon ile İnönü üniversitesi adına kayıtlı 0422 341 00 28 numaralı telefonlar arasında 12.12.2007 tarihinde (1) adet görüşme yapıldığı tespit edilmiştir. Aydın GERGİN isimli şahıs ve yapılan görüşme hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; bu zamana kadar İşçi partisiyle herhangi bir ilişkisinin olmadığını,

Şüphelinin katıldığı bir yerel televizyon programında, öğrenci ve öğretim görevlilerini 14 nisan 2007 tarihinde Ankara da düzenlenen Cumhuriyet mitingine katılma çağrısında bulunduğunu, öğrencilerin bu mitinge katılabilmeleri için üniversitede sınavları ertelettiği ile ilgili bilgilerin yer aldığı, bahse konu karar, İnönü üniversitesi iktisadi ve idari bilimler fakültesi dekanlığı fakülte yönetim kurulu kararı başlıklı yazı ve 2007-5/1 sayılı karar no örneği ile hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; kimseye Cumhuriyet mitinglerine katılma çağrısında bulunmadığını, Fakülte dekanları aracılığıyla mitinge katılmak isteyenlerin tespit edilmesi ve öğrenci topluluk başkanları aracığıyla katılmak isteyen öğrencilerin tespit edilmesi için girişimlerde bulunduğunu, Üniversite senatosunun sınavların yapılacağı haftaları belirlediği, fakat sınavlara ilişkin detayları fakülte yönetim kurulunun belirlediğini, bazı sınavların çakışmasından dolayı fakülte yönetim kurulunun yeni bir düzenleme yapmış olabileceğini, bu düzenlemeden haberinin olduğunu, bunun sadece bir fakülte tarafından yapılmış bir düzenleme olduğunu,

Şüphelinin rektörü olduğu İnönü Üniversitesi’nde 3 Nisan’da düzenlenen Kıbrıs mitingine katılımın zorunlu olduğunu belirttiği, katılımın az olmasından dolayı öğrencilere e-mail gönderdiği ve mailin içeriğinde mitinge katılımın düşük olmasının eleştirerek, her yıl düzenlenen bahar şenliklerini öğrencilerin hak etmediği düşüncesi ile iptal ettiği yönünde bilgiler olduğu konu hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Bu konudaki haberlerin doğru olduğunu, Kıbrıs gibi Türkiye’nin milli bir davası ile ilgili mitinge katılımın az olması sebebiyle bahar şenliklerini iptal ettiğini, bunu da internet aracılığıyla öğrencilere duyurduğunu, bu kararını da öğrencilerin büyük bir çoğunlukla desteklendiğini,

Şüpheli Osman Metin ÖZTÜRK’ün Giresun Üniversitesi Kampusu Rektörlük Binası sayılı işyeri adresinde yapılan aramada elde edilen 127 ile numaralandırılmış Ankara Cumhuriyet Mitingi 14.04.2007 ibareli CD üzerinde yapılan incelemede; şüphelinin İnönü Üniversitesi Kampusu içerisinde, Ankara da düzenlenecek olan Cumhuriyet Mitingine gidecek olan Öğrenci, Öğretim Görevlisi ve Vatandaş olduğu değerlendirilen kişileri yolculuk öncesi tebrik ettiği ve destek verdiği şeklinde görüntülerin bulunduğu CD olduğu görülmüştür. Bu konular hakkında sorulan sorulara vermiş olduğu cevapta; katılan öğretim üyesi, öğrenci ve vatandaşları tebrik etmiş olabileceğini,

Şüphelinin Ankara İli Çankaya İlçesi Birlik Mahallesi 7. Cadde, Yeşil Çankaya Sitesi A -Blok No: 15 sayılı ikametinde yapılan arama neticesi ele geçen 159 nolu cd’nin incelemesinde; -Çocuk Pornosu olduğu değerlendirilen video görüntülerin bulunduğu tespit ile alakalı olarak; Bu CD’ lerin kendisine ait olmadığını beyan ettiği,

Şüphelinin ikametinde yapılan arama neticesi ele geçen 476 nolu CD’nin incelemesinde; “2005-2006 Marjinal Öğrenci Grupları” isimli klasör içersinde: CEMAATLE BAĞLANTILI ÖĞRENCİLER, ESP-MLK-P, DHKP-C SEMPATİZANI OLAN ÖĞRENCİLER, HİZBULLAH ÜYESİ ÖĞRENCİLER, PKK SEMPATİZANI OLAN ÖĞRENCİLER, ÜLKÜCÜ ÖĞRENCİLER; şeklinde klasörlerin bulunduğu ve bu klasörler içersinde de; öğrencilerin adları, soyadları, açık kimlikleri, ösym numaraları, bağlı bulundukları bölümleri belirtilerek, fotoğraflarıyla birlikte adresleri, arkadaşlarıyla olan bağlantıları,

SÜLEYMANCI, NURCU, TARİKATÇI, PKK’LI, HİZBULLAHÇI şeklinde değerlendirmelerin yapıldığı tespit edilmiştir. Bu konu ile ilgili olarak sorulan sorulara vermiş olduğu cevapta; bu CD içerisindeki bilgilerin rektör olduğu dönemde üniversiteye bağlı olarak çalışan personel tarafından hazırlanarak kendisine de bir nüshasının verildiğini, sık sık değişen güvenlik personelini üniversitede huzuru bozabilecek öğrencilerle ilgili bilgilendirmek amacıyla bu dokümanın hazırlandığını düşündüğünü, bu güvenlikçilerin ismini hatırlamadığını, bu bilgileri herhangi bir yerde kullanmadığını, bu CD’ nin üniversitenin jandarma bölgesi olduğundan dolayı jandarmaya da verilmiş olabileceğini,
Şüphelinin ikametinde yapılan arama neticesi ele geçen 109 nolu cd’nin yapılan incelemesinde; Ergenekon soruşturması kapsamında daha önce hakkında işlem yapılan şahıslardan Kemal ALEMDAROĞLU, Hurşit TOLON, Kemal GÜRÜZ, Mustafa Ali BALBAY, Mehmet Şener ERUYGUR isimli şahısların word belgesi içersinde isim ve telefon numaralarının yer aldığı tespit edilmiştir. Bu konular hakkında sorulan sorulara vermiş olduğu cevapta; bu şahısları tanıdığını yukarıda tanıdığını söylediğini ve ilişkilerini de anlattığını,
Şüphelinin ikametinde yapılan arama neticesi ele geçen 249, 269 nolu CD Terin yapılan incelemesinde; İnönü Üniversitesi’nin tanıtım filminin bulunduğu, yapılan etkinliklerde Kıbrıs Mitingi, Cumhuriyet Fener Alayı görüntülerinin olduğu, 27.10.2004 tarihli Cumhuriyet Fener Alayında çekilen fotoğrafların da yer aldığı resimde soruşturma kapsamında hakkında işlem yapılan şahıslardan olan Durmuş Ali ÖZOGLU’ nun da bulunduğu tespit edilmiştir. Durmuş Ali ÖZOGLU hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; kendisinin böyle bir şahsı tanımadığını,beyan etmiştir.

Savcılık ifadesi
Emniyette verdiği ifadeyi tekrar ettiğini, özellikle Ergenekon silahlı terör örgütü ne ilişkin dokümanlar ve bu soruşturmaya istinaden gözaltına alınan şahıslar ile ilgili sorulan sorulara emniyetteki ifadesinde detaylı olarak cevap verdiğini, 2000-2008 yılları arasında İnönü Üniversitesi’nde rektör olarak görev yaptığını,

Soruşturma kapsamında elde edilen dijital verilerin incelenmesi neticesinde Cumhuriyet Çalışma Grubunca 2003-2004 döneminde icra edilecek faaliyetler arasında Akademik Faaliyetler ile Üniversite Bilgilendirme Çalışmalarına yönelik faaliyetler içerisine girildiği konusunda, bu çalışmalardan bir bilgisi olmadığını,

Ergenekon silahlı terör örgütü nün SARIKIZ isimli darbe planı kapsamında Jandarma Genel Komutanlığında, dönemin Jandarma Genel Komutanı Mehmet Şener ERUYGUR başkanlığında, rektörlerle bir toplantı düzenlendiği, bu toplantıda mevcut hükümetin icraatları ve irtica ile ilgili konuların konuşulduğu, toplantı sırasında 15-20 Rektörün KUBİLAY olmaya hazır olduklarını söylediği ve 25 Ekim günü rektörler ve öğretim görevlilerinin Anıtkabire gitmesinin kararlaştırıldığı konusu ile ilgili olarak sorulan sorulara vermiş olduğu cevabında; 2003 yılında siyasal iktidarın YÖK yasasındaki değişiklikle ilgili bir çalışması olduğunu, buna karşı çıkan rektör arkadaşları ile çözüm aramaya başladıklarını, bu kapsamda bir kısım arkadaşlar ile birlikte Jandarma Genel Komutanı Şener ERUYGUR’un yanına gittiklerini, diğer arkadaşlarının da bir kısmının diğer Kuvvet Komutanları ile Cumhurbaşkanlığı’na ve MGK Genel Sekreteri’ne gittiklerini, yukarıda belirtilen toplantının buna ilişkin olduğunu, bu toplantı sırasında öncelikle kendilerine bir brifing verildiğini, sonra rektörler olarak sorunlarını ilettiklerini, kendilerinden hiçbir şey istemediklerini, sadece sorunlarını paylaştıklarını, burada hatırladığı kadarı ile Kemal ALEMDAROĞLU ve 9 Eylül Üniversitesi Rektörü’ nün bulunduğunu, diğerlerini hatırlamadığını, Mehmet Şener ERUYGUR tarafından şahsına hitaben yazılmış herhangi bir mektup olmadığını, 19 eylül 2003 günü yapıldığı anlaşılan toplantıda alınan karar gereği, 25 Ekim 2003 günü “Cumhuriyete Saygı Mitingi” adı gösteri yürüyüşü düzenlemiş ve bu yürüyüşe, değişik illerden gelen rektörler, üniversite öğfştim üyeleri, öğrenciler ve binlerce vatandaşın katılarak Anıtkabire yürüdükleri tespit edilmiş bu toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında bazı üniversite öğrencilerinin “ORDU GÖREVE” pankartları taşıdığı, dönemin İstanbul Üniversitesi rektörü Kemal Yalçın ALEMDAROGLU ve YÖK Başkanı Kemal GÜRÜZ’ ün de katıldığı konusu ile ilgili olarak; söz konusu mitinge, siyasal iktidarın özellikle üniversiteler üzerindeki icraatlarını eleştirmek amacı ile diğer rektör arkadaşlarla birlikte katıldığını, burada açılan “Ordu Göreve” pankartının katılımcıları rahatsız eden bir pankart olduğunu, kimse tarafından tasvip edilmediğini,

Yine aynı toplantıda alman kararlar doğrultusunda, bu faaliyetlerin yanı sıra bazı üniversite rektörleri değişik zamanlarda yürütme organı ile ilgili açıklamalar yaptığı ve bu açıklamalarla kamuoyu oluşturarak yapılması planlanan darbe zeminini hedefledikleri açıklamalarla alakalı olarak; bu doğrultuda herhangi bir açıklamada bulunmadığını,

ADD Genel Merkezinde başkan odasında elde edilen 5 nolu cd içersindeki dosyalar klasörü içersinde “rektörler toplantı” isimli gizli ibareli yazılarda “19 Eylül 2003 tarihinde rektörlerle yapılan toplantıda görüşülen konular” başlıklı yazı içersinde; Akçadağ YİBO müdürü Mustafa Selçuk ve Pötürge YİBO müdürünün Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerine gönülden bağlı ve Atatürkçü düşünce sistemine sahip olmaları nedeniyle görevden alındıkları, İnönü Üniversitesinde Emniyet Teşkilatında Akademi mezunu olanlara master-doktora programı başlatıldığı, bu şarttan dolayı diğer polislerin rahatsız oldukları ve bunu dile getirdikleri, üniversite öğretim üyeleri içinde irticai düşünce yapısına sahip olanlar hakkında mit emniyet ve jandarmadan hiçbir rapor ve bilgi gelmediği, bu nedenle bunlar hakkında uzaklaştırma işleminin yapılamadığı, bu kapsamda İnönü Üniversitesinde 150, 9 eylül üniversitesinde 142 öğretim üyesinin olduğu, ancak cezai işlem yapılmadığı, Malatya Valisinin 12 yaşından küçük çocukların (minik irticai) kuran kurslarına gidişine göz yumduğu, ayrıca 25 ekim 2003’te öğretim üyelerinin cüppeleriyle Anıtkabir’e yürüyecekleri şeklindeki bilgiler ile ilgili olarak; böyle bir konuşmayı hatırlamadığını,

Ankara İli Çankaya İlçesi Birlik Mahallesi 7.Cadde Yeşil Çankaya Sitesi A Blok No: 15 Sayılı adresinizde elde edilen dokümanların yapılan incelemesinde; l’den 2’ye kadar numaralandırılan “4223410032-34” ile başlayan “T.ATAÖV” ile biten dokümanın yapılan incelemesinde; Prof.Dr. Türkkaya ATAÖV tarafından İlhan SELÇUK’ a hitaben yazılmış 04.09.2004 tarihli içeriğinde zaman gazetesinde çıkan ve şüpheliyi hedef alan haberlerin yapılmasının nedeninin şüphelinin laik yaklaşımlı, ileri düşünceli ve ulusal kimlikli birisi olduğuna ilişkin yazı olduğu ve bu yazının bir örneğinin 312 4672206 numaralı faks numarasından 6 Eylül 2004 tarihinde 4223410032-34 numaralı fakslara şüpheliye hitaben fakslandığı anlaşılmıştır. Bahse konu dokümanın içeriği ile ilgili olarak sorulan sorulara vermiş olduğu cevapta; Türkkaya ATAÖV’ü öncelikle basından tanıdığını, daha soma İnönü Üniversitesinde Sözde Ermeni Soykırımı iddialarını yeniden Avrupa Parlamentolarında gündeme gelmesi ile ilgili bir konferans ile ilgili davet ettiğini, onunla burada tanıştığını, zaman zaman telefonda görüştüklerini, hatta bir kere daha onu bir konferans için çağırdığını, bu şekilde samimiyetleri olduğunu, medyada çıkan kendisi ile ilgili haberle alakalı bir haberi İlhan SELÇUK’ a göndermiş olduğunu, daha soma gönderdiği bu haberi de kendisine faksladığını, bu olayın bilgisi dışında gerçekleştiğini,

Aynı adreste elde edilen ve 7’den 12’ye kadar numaralandırılan “tespihin ipi koptu” ile başlayıp, “gönderen: hüseyin mümtaz 1 ekim 2004” ile biten 6 sayfalık dokümanın yapılan incelemesinde; içeriğinin 3’den 6’ya kadar numaralandırılan doküman ile aynı olduğu, ilk sayfasında “ERGENEKON TÜRK’ÜN ŞANLI TARİHİ” ibaresinin yer aldığı görülmesi ile ilgili olarak; bu yazıyı okumadığını,

Aynı adreste elde edilen 83’den 86’ya kadar numaralandırılan “İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİNDE FİŞLEME GİBİ ANKET ” ile başlayan “ZAMAN” ile biten dokümanın yapılan incelemesinde; İnönü Üniversitesi’nde kayıt yaptıran öğrencilere rektörlük kanalıyla anket adı altında dini inançlarının ve yaşam,tarhlarının sorulduğunun anlatıldığı, 14.0u.2005 tarihinde zaman gazetesinde yayınlanmış habere ait internet çıktıları ile gazete kupürlerinin fotokopilerinin olduğu görülmüştür.- Bu konu ile ilgili olarak; rektörlüğü döneminde üniversiteye kayıt için gelen öğrenciler ile okulun Sosyoloji Bölümü’ nde görevli öğretim görevlileri tarafından hazırlanan ve akademik yönü olan “Anket” çalışması yaptırdığını ve bunu kayda gelen öğrencilerin durumunu öğrenmek ve onlara daha iyi yardımcı olabilmek ve özellikle sosyal, ekonomik ve ailevi durumlarını daha iyi analiz edip, daha iyi çözümler üretmek amacı ile böyle bir anket yaptıklarını, hatta bu çalışmaların kitap haline getirilip yayımlandığını,
Aynı adreste elde edilen 177’den 18Te kadar numaralandırılan “sayın yetkili” ile başlayan “saygılarımı sunarım” ile biten dokümanın yapılan incelemesinde; Şüphelinin İnönü Üniversitesinde alevi-kürtçü, aşırı solcu türk dışı kökene sahip unsurlar ile bölücüler ile kadrolaşma yaptığını, bu faaliyetlerinizi örtmek amacıyla askerler ile özellikle Edip BAŞER ile olan yakınlığını her fırsatta dile getirdiğini, her konuşmasında üniversitenin tehlike altında olduğunu, doçentlik sınavı döneminde alevi olmayan öğretim görevlilerin istikbalini karartmaya çalıştığını, alevi ve kürt olan öğretim görevlilerinin jüri üyelerini arayarak torpil yapmalarını sağladığının anlatıldığı ve şüpheli tarafından atanan öğretim üyelerinin adlarının ve dini ve siyasi görüşlerinin yazılı bulunduğu isimsiz ve imzasız doküman olduğu görülmüştür. Bahse konu doküman ile ilgili olarak; görev yaptığı 8 yıllık dönemde çağdaş ve bilimsel yapılanmaya önem verdiğini, bu amaçla yaptığı çalışmalardan bir takım insanların rahatsız olduklarını ve aleyhinde değişik karalama kampanyaları başlattıklarını, bunun da onlardan biri olduğunu, görev yaptığı dönem içerisinde kesinlikle kişiler arasında ayırım gözetmediğini, bu şahısların gönderdiği evraklardan biri olduğunu, ayrıca bu dilekçelerin Genelkurmay Başkanlığı’na, YÖK Başkanlığı’na ve diğer kurumlara bu şahıslarca gönderildiğini,

Aynı adreste elde edilen 197’den 198’e kadar numaralandırılan “DARENDE İLAHİYAT FAKÜLTESİNE AİT DEĞERLENDİRME BİLGİ NOTU” ile başlayan “olduğu kanaatine varılmıştır” ile biten dokümanın yapılan incelemesinde; DARENDE İLAHİYAT FAKÜLTESİNDE görevli doküman içeriğinde adı soyadı yazılı bulunan 11 şahsın irtica faaliyetlere destek verdikleri, fakültenin yakınında buluna HULUSİ EFENDİ VAKFININ Nakşibendi Tarikatına yakın olduğu, fakültenin bu vakıf tarafından yaptırılarak hibe edildiği, vakfa bağlı 2 adet kız ve erkek öğrenci yurdu olduğu, yurtların fakülte öğrencilerine karşılıksız hizmet verdiği ve öğrencilerin vakfın amaçları doğrultusunda burada yönlendirildiği, vakfın imkanlarını kendi görüşlerini paylaşan ve görüşleri doğrultusunda hareket eden başta fakülte dekanı olmak üzere ismi geçen görevlilerin hizmetine sunulduğu, sonuç kısmında DARENDE ilçesinin MALATYA ilinin irticai amaçlı vakıf ve derneklerinin faaliyetlerinin en yoğun ilçesi olduğu, fakültenin ilçede olması ve ilçenin de en uzak ilçe olması sebebiyle fakülte faaliyetlerinin kontrol ve denetiminin güçleştiği, fakültenin irticai amaçlı vakıf ve derneklerin etkisinden kurtulabilmesi için il merkezine nakledilmesi gerektiği ve idareci kadrosunun çağdaş yaşama ayak uyduran akademisyenlerden seçilmesinin gerekli ve zorunlu olduğu kanaatine varıldığının anlatıldığı fişleme niteliğinde yazının bulunduğu görülmüştür. Bu doküman ile ilgili olarak; kendisine ait olmadığını ve nereden geldiğini bilmediğini,

Aynı adreste elde edilen “İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ GÜNLÜĞÜ” ile başlayan “web sayfanız(eğer var ise) ” ile biten 5 sayfalık dokümanın yapılan incelemesinde; www.inonu.edu.tr isimli sayfa yayınlanan 14 Nisanda düzenlenen Cumhuriyet mitingine katılan bir öğrenci tarafından yazılan yazı ve bu yazıya yapılan yorumların çıktıları olduğu görülmüştür. Bu konular ile ilgili olarak; Cumhuriyet Mitingleri’ne katılmak isteyen öğrencilere dekanlar ve öğretim görevlileri tarafından gerekli sözlü duyurunun yapılmasını söylediğini, bu mitinglere katılan öğrencilerin üniversitenin sitesine yorum yazabildiğini, bunun bir öğrenci tarafından yazılmış olabileceğini,

Rektörlük yaptığı dönemde senatonun bölücülük, irtica, Kıbrıs meselesi ile ilgili aldığı bir karar olduğunu, bu karar dolayısı ile dönemin Jandarma Genel Komutanı olan ŞENER ERUYGUR’un arayarak tebrik ettiğini, daha sonra kendisine nezaket ziyaretinde bulunduğunu, emekli olduktan sonra ŞENER ERUYGUR’un başkanlığını yapacağı ADD’ nin yönetimine girmesini istediğini, kendisini kırmayarak ADD’ nin yönetimine girdiğini,

ALEMDAROĞLU’ nun “ANKARA ÜNİVERSİTELERİ REKTÖRLERİNİN toplanıp ANKARA’ ya meclise gitmeli, görüşmede önce veya görüşme günü gidip AKP grubuyla da CHP MHP grubuyla da yani topluca bir baskı da orda göstermekte fayda var şeklinde bahsettiği, şüphelinin “bence ok yaydan çıktı” şeklinde cevap verdiği görüşme ile ilgili olarak sorulan sorulara vermiş olduğu cevapta; bu görüşmeyi tam olarak hatırlamadığını,

Soruşturma kapsamında hakkında işlem yapılan ve şu anda tutuklu olarak yargılanan MUSTAFA BALBAY’ın dijital malzemelerine ait inceleme ve değerlendirme raporunda; …” İLHAN abi neşeliydi, işte bak kaldın iye ettin dedi. iyi ki çok satışlı medyaya gitmedin dedi. soma kentte rektörlerle öğle yemeği. DOKUZ EYLÜL REKTÖRÜ PROF. E…A, SAMSUN 19 MAYIS FERİT BERNAY, MALATYA İNÖNÜ PROF. FATİH …, BURSA ULUDAĞ PROF. MUSTAFA YURTKURAN, MALATYA çok heyacanlı bu işi uzatmamak lazım, en
kestirme yoldan halletmek lazım, başka türlü zor. böyle örgütlenmeler uzun iş…” şeklinde bilgilerin olduğu tespit edilmiştir. MALATYA İNÖNÜ PROF. FATİH olarak bahsedilen şahsın kendisi olduğunun tespiti üzerine sorulan soruya verdiği cevabında; Ankara’ ya gittiği bir sırada Kent Otel’e Mustafa BALBAY ve İlhan SELÇUK’ un da geldiğini, hatta Sabih KANADOĞLU’ nun da olduğu bir yemekte toplantıya katıldığını hatırladığını, ancak yukarıda belirtilen şekilde diğer rektörlerin de bulunduğu bir yemeği hatırlamadığını, Mustafa BALBAY’ ı tanıdığını ancak böyle bir beyanda bulunduğunu hatırlamadığını, böyle bir konuşma olmasının mümkün olmadığını,

Mustafa BALBAY’m dijital malzemelerine ait inceleme ve değerlendirme raporunda;

“İS-Tabii burada dengeler çok önemli. AB karşımızda ABD karşımızda, ona göre hareket etmek gerekiyor..
SE-Evet onlar karşımızda ama bizim de gücümüz var. Dayandığımız bir güç var. buna inanıyoruz. Bunu harekete geçirmek lazım. Biz kimlerle görüştük, bilgi verelim. Anıl
Ç…., Yıldırım K , Malatya, İstanbul, Samsun, 9 Eylül Rektörleri. Onlar çok heyecanlı. Malatya falan bir görseniz, bu işi yarma bırakmayalım diyecek kadar heyecanlı. Buna yeni rektörler de katılabilir. Artık bilen bilir, gören görür, biz yola çıktık..
İS-bu Turgay benin canım ciğerim. Yurtsever, buna inanın… Bakın Gürbüz de öyle. İstanbul gibi bir yerde belediye başkanlığı yapıyorsanız, burası bir de yeni imara açılan bir yerse bazı işleri racon keserek yapmanız gerekir. Ama benim sözümden çıkmaz. Şunu yap derim yapar..
SE-Tamam, zaten bizim yeni staretjimiz şu: bölücü olmasın, mürteci olmasın yeter. En geniş katılımı böyle sağlarız… Ama adamın da iyice kire, çamura bulaşmamış olması gerekir..Bir şey yapmamız lazım. Bazen gece birden uyanıyorum ve ne yapmak lazım diye hayıflanıyorum..” şeklindeki ifadeler ile ilgili olarak; Şener ERUYGUR’un hakkında neden böyle beyanlarda bulunduğunu bilmediğini, Anıl Ç…’ in ADD üyesi olduğunu, ŞENER ERUYGUR ile görüşmesinde darbe çalışmaları ile ilgili hiçbir görüşmesi olmadığı gibi bu yönde onları teşvik edici beyanlarının da söz konusu olmadığını,

Ergenekon soruşturması kapsamında hakkında işlem yapılan ve şu anda tutuklu olarak yargılanan Doğu PERİNÇEK’ in basın bürosundan elde edilen “çağrı genel liste” isimli word belgesi içinde bulunan “Öncüleri Partileştirme Harekatı Görüşülecek Şahsiyetler” başlığı altında bulunan listede Malatya prof. dr. Fatih HİLMİOĞLU, Malatya inönü ü. rektörü (b grubu) şeklinde şüphelinin isminin yer alması ile ilgili olarak; Doğu PERİNÇEK’i kesinlikle tanımadığını, hayatında görmediğini, sadece medyadan tanıdığını,

Soruşturma kapsamında tanık olarak 28.02.2008 tarihinde Kaşif Nevzat TARHAN isimli şahsın alman ifadesinde Şüpheli için; “Emekli Jandarma genel komutanı olan Şener ERUYGUR görevde iken Malatya İnönü üniversitesi rektörü Fatih HİLMİOĞLU ile bire bir görüşmeler yapıp, üniversitedeki öğretim üyelerini fişlediklerini hatta Malatya’ya geldiğinde adı geçen rektörün yani şüphelinin genel komutanı alarak üniversiteyi gezdirdiğini biliyorum.” şeklindeki beyanları ile ilgili olarak; Nevzat TARHAN isimli şahsı tanımadığını, Şener ERUYGUR’un rektör olduğu dönemde:Malatya’ ya sadece bir konferans ile ilgili geldiğini, öğretim üyelerinin fişlenmesinin kesinlikle doğru olmadığını, böyle bir şeyi kabul etmediğini,

Ferit İLSEVER’in kullanmış olduğu 0533 277 15 64 numaralı telefon ile İnönü Üniversitesi adına kayıtlı 0422 341 00 28 numaralı telefonlar arasında 04.01.2007 tarihinde (1) adet görüşme yapıldığı tespiti ile ilgili olarak; Ferit İLSEVER’in bir kez Kıbrıs’ la ilgili üniversitede düzenlenen panele konuşmacı olarak katılan dört kişiden birisi olduğunu, yakinen tanımadığını, herhangi bir samimiyetinin olmadığını,

Ankara’da düzenlenen Cumhuriyet Mitinglerine katılım talebinde bulunup bulunmayanların tespiti için Fakülte Dekanlarını yanına çağırarak özellikle Öğretim Elemanlarından ve Öğrenci Topluluk Başkanlarından mitinge katılmak isteyen öğrencilerin tespitine yönelik çalışmalar yapmalarını istediğini, bunun istemesinin sebebinin Ankara’ya göndereceği araç sayısını tespit etmek olduğunu, ancak bu mitinge katılmaları hususunda kimseye telkinde bulunmadığını ve ayrıca bu amaçla üniversitede eğitime ara vermediğini, bu hususta ileri sürülen iddiaların asılsız olduğunu,

Şüphelinin 3 Nisan’da düzenlenen Kıbrıs mitingine destek ve katılımın zorunlu olduğunu belirttiği, katılımın az olmasından dolayı öğrencilere e-mail gönderdiği ve mailin içeriğinde mitinge katılımın düşük olmasını eleştirerek, her yıl düzenlenen bahar şenliklerini öğrencilerin hak etmediği düşüncesi ile iptal ettiği yönünde bilgiler ile ilgili olarak; bu konudaki haberlerin doğru olduğunu, Kıbrıs gibi Türkiye’ nin milli bir davası ile ilgili mitinge katılımın az olması sebebiyle Bahar Şenliklerini iptal ettiğini, bunu da internet aracılığıyla öğrencilere duyurduğunu, bu kararını da öğrencilerin büyük bir çoğunlukla desteklediklerini,

Şüphelinin ikametinde yapılan arama neticesi ele geçen 414 nolu cd’nin incelemesinde; “1.Odada elde edilen ve 197’den 198’e kadar numaralandırılan (2) sayfalık dokümanın yapılan incelemesinde; “Darende İlahiyat Fakültesine Ait Değerlendirme Bilgi Notunun bulunduğu” tespit edilmiş. Bu bilgi notu içersinde; Darende İlahiyat Fakültesinde 36 adet öğretim görevlisi ile 268 adet kız ve erkek öğrencinin bulunduğu, kız öğrenciler ile bayan görevlilerin okula ve derslere türbanla girip çıktıkları ve bu konuda Fakülte idaresince hiçbir önlem alınmadığı şeklinde değerlendirmenin yapıldığı ve bu konuya istinaden Şüphelinin 01.10.2001 tarihinde Darende İlahiyat Fakültesi Öğrencileri ile toplantı yaparak, bu fakülteyi il merkezine taşıyıp daha rahat kontrol altında tutmak istediği şeklinde ikna konuşmalarını içeren video ile ilgili olarak; bunun doğru olduğunu, böyle bir toplantı yapmış olabileceğini, burada özellikle İlahiyat Fakültesi yöneticileri ve öğrencilerine kılık-kıyafet yönetmeliğine uymaları gerektiğini söylediğini,

Şüphelinin ikametinde yapılan arama neticesi ele geçen 476 nolu cd’nin incelemesinde; “2005-2006 marjinal öğrenci grupları” isimli klasör içersinde: “cemaatle bağlantılı öğrenciler, Esp-Mlk-P, Dhkp-C Sempatizanı Olan Öğrenciler, Hizbullah Üyesi Öğrenciler, Pkk Sempatizanı Olan Öğrenciler, Ülkücü Öğrenciler” şeklinde klasörlerin bulunduğu ve bu klasörler içersinde de; öğrencilerin adları, soyadları, açık kimlikleri, ösym numaraları, bağlı bulundukları bölümleri belirtilerek, fotoğraflarıyla birlikte adresleri, arkadaşlarıyla olan bağlantıları, Süleymancı, nurcu, tarikatçı, pkk’lı, Hizbullahçı şeklinde fişlemenin yapıldığı tespit edilmiştir. Bu konular hakkında sorulan sorulara vermiş olduğu cevapta; üniversitede güvenlikten sorumlu kişilerin, üniversitede okuyan öğrencilerden marjinal gruplara mensup olan kişiler ile ilgili bir çalışma yaptıklarını, bunları güvenlikçilerin kendi inisiyatifi ile yaptıklarını, bu yaptığı çalışmalardan bir suretini kendisine verdiklerini, bu bilgileri hiçbir yerde kullanmadığını, CD’de yer alan bilgilerin de buna ilişkin olduğunu,

Hurşit TOLON’u ilk kez yukarıda belirttiği ödül töreninde gördüğünü, daha sonra da emekli olduğu dönemde üniversiteye konferans vermek amacı ile davet ettiğini ve başka bir yakınlığının olmadığını,

Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinden önce basın mensuplarının şüpheliye yönelik olarak; şu anda iktidarda olan siyasi partinin %45 oy ile gelmesi halinde ne olacağını sorduklarında; kendisinin biraz da sinirlenerek aslında söylememesi gereken bir şekilde %95 ile iktidara
gelseler de rejimin değişmeyeceğini, onurlu bir şekilde inmedikleri takdirde onursuzca indirileceklerini söylediğini, ancak bu şekilde yorum yapmasının doğru olmadığını düşündüğünü,

Osman Metin ÖZTÜRK’ ü rektör olduktan soma tanıdığını, özel bir samimiyetinin olmadığını,

Jandarma Genel Komutanlığında rektörler ile düzenlenen toplantıda neler konuşulduğu ile ilgili olarak sorulan sorulara vermiş olduğu cevapta; ilk önce Jandarma bünyesinde üst düzey rütbeliler tarafından kendilerine Jandarmanın çalışmaları ile ilgili brifing verildiğini, daha sonra yemeğe geçtiklerinde toplantıya katılanların ülke meseleleri ile ilgili görüşlerini bildirdiklerini, Türkiye’deki bölücülük ve irticai faaliyetler ile AB’nin ilerleme raporlarında Türkiye’ye dayatılmaya çalışılan hususlar, Kıbrıs sorunu ve sözde Ermeni soykırımının Avrupa Parlamentolarında kabulüne yönelik düşüncelerini bu toplantıda aktardıklarını, ayrıca yukarıda belirttiği şekilde YÖK yasasındaki değişikliğin üniversitelere getireceği olumsuz etkilerin burada konuşulduğunu,

Dönemin Genelkurmay Başkanı HİLMİ ÖZKÖK’ ün Jandarma Genel Komutanı ŞENER ERUYGUR’ u yanına çağırarak 19 Eylül 2003 tarihinde rektörler ile yapılan toplantılardan haberdar olduğunu, TSK bünyesinde kendisinin bilgisinin olmadığını, böyle bir şey yapılamayacağını söylediğine ilişkin olarak sorulan sorulara vermiş olduğu cevapta; bu gelişmelerden haberinin olmadığını, Jandarma Komutanlığı bünyesindeki toplantıdan HİLMİ ÖZKÖK’ ün habersiz olduğundan bilgisinin bulunmadığını,

8 yıllık rektörlük döneminde İnönü Üniversitesi’ni yerleşke ve bilimsel açısından Türkiye’nin ilk 10 Üniversitesi arasına sokmayı başardığını, ayrıca karaciğer naklinde de dünyanın 2 numaralı merkezi haline geldiğini, üniversitede yaptığı kadrolaşmanın da çağdaş ve yüksek nitelikli bilimsel bir üniversite meydana getirmeye yönelik olduğunu, bunların İnönü Üniversitesi’nde başarıldığını, bunların da ötesinde İnönü Üniversitesi olarak bireysel veya kurumsal bazda ülkemize yönelik bölücü ve gerici unsurlar ile ülkemizin varlığını tehdit eden AB İlerleme Raporlarındaki bazı maddelere, Kıbrıs Sorununa, Sözde Ermeni Soykırımı sorununa bu ülkeye sorumluluklarının gereği olarak ulusal bir tavır sergilendiğini, Atatürk İlkelerine ve Laik Cumhuriyet’e bağlı bir kişi olarak yaptığı bu çalışmalardan dolayı her türlü sonuca katlanmaya da hazır olduğunu, ayrıca isnat edilen şekilde Ergenekon silahlı terör örgütü ile veya Darbe Çalışmaları ile hiçbir ilgisi olmadığını beyan etmiştir.

Sorgu ifadesi
Yasadışı örgüt üyesi olmakla suçlandığını, hâlbuki 8 yıl İnönü Üniversitesi rektörlüğü yaptığını, görev yaptığı yerde hem etnik hemse dinsel terör olan Hizbullah’ m faaliyet göstermekte olduğunu, böyle bir yerde görev yaptığını, görev yaptığı sırada bunlarla mücadele ettiğini, her iki terör örgütünün deneme tahtası haline geldiğini, bu tehditler sebebiyle talebinin olmamasına rağmen jandarma ve emniyet tarafından iki ay boyunca koruma altına alındığını, babasının da milletvekilliği ve senatörlük yaptığını ve 1978 yılında aşırı sol örgütler tarafından öldürüldüğünü, bu kadar terörde mağdur olmuş bir ailenin ferdi olarak yasadışı terör örgütün içinde olmasının mümkün olmadığını,

Yine kendisine sorulan Ergenekon silahlı terör örgütü mensubu olduğu iddia edilen yaklaşık 200-250 civarında isimin yüzde 95 ile hayatının hiçbir döneminde karşılaşmadığını ve tanımadığını, bunların isimlerini ilk defa duyduğunu, hiçbirini de tanımadığını, tanıdıklarının ise Şener ERUYGUR ve Mustafa BALBAY isimler gibi görevi gereği konferansa gelmek üzere davet ettiği kişiler olduğunu, bu bağlamda bu kişileri tanıdığını,

Bu örgüt kapsamında yapılanmalarla ilgili, örneğin LOBİ belgesiyle ilgili olarak ilk defa gördüğünü ve duyduğunu, iki dönem rektörlük yaptığını ve göreve atanmadan önce bütün devlet birimleri tarafından hakkında araştırmalar yapılmış olduğunu, bu son 4 yıllık dönem de mi kendisinin terör örgütü üyesi olduğunu, kendisinin 2008 Ağustosuna kadar bu görevi sürdürdüğünü, hakkında bir şüphe olsaydı devletin kendisine bu görevi sürdürmesi için izin vermeyeceğini, niye bu suçlamayla karşılaştığını anlamadığını, eğer kendisine tek tek sorulması halinde hepsine cevabını vereceğini, hatta rektörlük grevini bıraktıktan somada Ankara’ da çalışmaya devam ettiğini ve orada da devlet, makamlarının kendisine koruma verdiklerini, kendisinin 8 yıllık rektörlük süresinde zorunlu, görevi gereği katılması gereken toplantılar dışında tamamını neredeyse Malatya’ da Üniversite’ de çalışmalara ayırdığını, hatta yurtdışı ödeneğini de kullanmayan tek rektörün olduğunu, böyle bir örgüt üyesi olan kişinin sürekli toplantılara katılıp bulunduğu yerden ayrılmasının gerektiğini, belirttiği gibi kendisinin zorunlu görevler dışında Malatya’dan hiç ayrılmadığını, bu nedenle suçlamaları kabul etmediğini, ayrıca şu hususu da belirtmek istediğini kendisinin hekim olarak görev yapmakta olduğunu, özel üniversitede okuyan iki çocuğunun olduğunu, tutuklanması halinde mağduriyetlerinin de söz konusu olacağını, bu hususlarında dikkate alınmasını, ayrıca emniyette ve savcılıkta vermiş olduğu ifadelerinde doğru olduğunu ve tekrar ettiğini beyan etmiştir.

b-Elde Edilen Dokümanlar,
Ankara ili Çankaya ilçesi birlik mahallesi 7. Cadde yeşil çankaya sitesi a blok no 15 sayılı yerde yapılan aramada^
– 1 ‘den 569’a kadar sıralanmış CD içerisinden, 109,159,208,249,298,476 nolu CDTer
– (1) adet Asus marka 1A84NOAS211502161 seri nolu dizüstü bilgisayara ait Seagate marka 5RF085JX seri nolu 160 GB hard disk,
– 3’den 6’ya kadar numaralandırılan üzerinde “Tespihin ipi koptu” ile başlayıp “Hüseyin Mümtaz 1 Ekim 2004” ile biten doküman,
– 7 den 12 ye kadar numaralandırılmış “Tespihin ipi koptu” ile başlayıp GönderemHüseyin Mümtaz 1 Ekim 2004″ ibaresi ile biten doküman
– 83 ten 86 ya kadar numaralandırılmış “İnönü Üniversitesinde fişleme gibi anket” ile başlayıp “Zaman” ile biten doküman
– 87 ile numaralandırılan “İnönü Üniversitesi Cemaat Evlerine Savaş açtı” ile başlayıp “hakimiyeti milliye örgütü.org.tr” ile son bulan doküman,
– 197’den 198’e kadar numaralandırılmış “Darende İlahiyat Fakültesi” ibaresi ile başlayıp “olduğu kanaatine varılmıştır” ibaresi ile son bulan doküman,
– 200’den 211’e kadar numaralandırılmış “Es-Seyid Osman Hulusi Efendi Vakfı” ile başlayıp “Ayşe Sıddıka Hanım Yüksek Öğrenim Kız Öğrenci Yurdu” ile biten doküman,
– (1) adet Nokia marka 6630 cep telefonu,
– (1) adet 0504160431485 seri nolu turkcell hazır kart sim kart,

Ankara ili çankaya ilçesi yukarı bahçelievler semti fevzi çakmak caddesi 5 sokak no:48 sayılı yerde bulunan başkent üniversitesi hastanesi gastroloji polikliniğinde bulunan girişe göre 1. Kat soldan 5. Oda da yapılan aramada; -(1) adet Sagate marka 6RX7A8V7 seri nolu 160 GB Hard disk

c-Telefon Görüşmeleri
Tape: 5571, 08.09.2008 tarihinde Fatih Hilmioğlu ile Hüseyin E. görüşmesinde özetle; Şüphelinin;” Alo” dediği, Hüseyin E.’ nin “İyi günler Fatih HİLMİOĞLU ile mi görüşüyorum ” dediği, Şüphelinin;” Benim ” dediği, Hüseyin E.’ nin “İyi günler hocam avukat Hüseyin ERSÖZ Şener paşanın vekiliyim ben nasılsınız” dediği, Şüphelinin;” İyiyim sağolun sizler nasılsınız” dediği, Hüseyin E.’ nin “Bende iyiyim çok teşekür ederim hocam hocam sizi rahatsız etmemin sebebi şu şimdi mahkeme sürecine yavaş yavaş yaklaşıyor biliyorsunuz” dediği, Şüphelinin;” Evet” dediği, Hüseyin E.’ nin ” Bizde bununla ilgili olarak gerekli çalışmayı yapıyoruz ve bir tanık listesi oluşturuyoruz” dediği, Şüphelinin;” Evet ” dediği, Hüseyin E.’ nin “Bu tanıkların içerisinde eğer sizde uygun görürseniz yer almak isterseniz sizide düşündük kabul edermisinz bu teklifimizi ” dediği, Şüphelinin;” Yani hangi açıdan dediği, Hüseyin E.’ nin “Yani şuan için kesin bişey belli olmamakla birlikte yani Şener paşayı çalışmalarını Şener paşayla birlikte çalıştığınız süre içerisinde ki tutumları davranışları demokrasi yanlısı gerçekleştirmiş olduğu eylemler bu bunlar konusunda tanıklık yapacaksınız hocam bildiğiniz kadarıyla yani” dediği şüphelinin” Anladım hııı anladım ne zaman peki mahkeme ne zaman ” dediği, Hüseyin E.’ nin -“Şimdi mahkemenin tarihi biliyorsunuz ek iddiname henüz hazırlanmadığı için mahkemenin tarihi henüz belli değil ” dediği, Şüphelinin;” Evet” dediği, HüseyimE.’ nin Mahkemenin tarihi kesinleştikten sonra biz tanık listemizi mahkemeye sunacaz mahkeme bigün belirleyecek ve ogünde tanıkları dinleyecek dediği, Şüphelinin;” Evet” dediği, Hüseyin E.’ nin “Şimdi siz aradığım tek kişi değilsiniz” dediği, Şüphelinin;” Evet” dediği, Hüseyin E.’ nin “Aynı zaman da başka isimlerlede şey yapıyoruz konuşuyoruz NUR hocada bunlardan bitanesi prof Dr.Nur SERTER ” dediği, Şüphelinin;” Hı hı” dediği, Hüseyin E.’ nin “Bunun yanında yine şuanda genel yürütme kurulu içerisinde yer alan biraz sonra sizden sonra Mustafa YURTKURAN ı arıyacağım ” dediği, Şüphelinin;” Hııı” dediği, Hüseyin E.’ nin “Sizi öncelikle bi ariyayım dedim siz eğer kabul ederseniz” dediği, Şüphelinin;” Evet evet” dediği, Hüseyin E.’ nin “Sizden bazı sadece ricalarım olacak ” dediği, Şüphelinin;” Tamam ne gibi ricalarınız olacak onu bi söyleyin” dediği, Hüseyin E.’ nin “Sadece sizden bi kimlik fotokopisi istiyorum” dediği, Şüphelinin;” Evet” dediği, Hüseyin E.’ nin “Ben aynı zaman da ADD Kadıköy şubesinde çalışıyorum hocam” dediği, Şüphelinin;” Hı hı hı hı” dediği, Hüseyin E.’ nin “Oranın yazmanıyım ” dediği, Şüphelinin;” Evet” dediği, Hüseyin E.’ nin “Bu kimlik fotokopisinin alt tarafına ev adresiniz ev telefonunuz cep telefonunuz şuan yapmış olduğunuz iş ve e posta adresiniz” dediği, Şüphelinin;” Anladım” dediği, Hüseyin E.’ nin “Avukat Hüseyin ERSÖZün dikkatine yazarak üzerine size vereceğim ADD Kadıköy şubesine faksına fakslamanızı rica edeceğim ” dediği, Şüphelinin;” Hımm ya Şener paşa için bir şey olurmu diye düşünüyorumda o bakımdan yani faydasımı daha fazla olur zararımı daha fazla olur yani o açıdan düşünüyorum da ” dediği, Hüseyin E.’ nin ” Ben zararının olacağını zanetmiyorum hocam yani siz eğer şey yaparsanız uygun görürseniz bu konuda yok hayır ben biraz düşüneyim bu konuyu derseniz o zaman isterseniz daha sonra konuşbiliriz” dediği, Şüphelinin;” Sonra da daha sonrada konuşalım çünkü o iddaname içerisinde benim ismimde geçiyor anlatabiliyor muyum. ” dediği, Hüseyin E.’ nin “Evet ” dediği, Şüphelinin;” Şimdi o iddianame içerisinde benim ismimde geçince düşünüyor başka açıdan sıkıntı yaratabilir diye düşünüyorum ” dediği, Hüseyin E.’ nin “Anladım hocam” dediği, Şüphelinin;” Anlatabiliyor muyum? ” dediği, Hüseyin E.’ nin “Anladım” dediği, Şüphelinin;” Yani ben tabi Şener paşa için düşünüyorum yoksa Şener paşa….(anlaşılmadı) beraber zaten yola çıkmıştık kendisiyle” dediği, Hüseyin E.’ nin “Evet evet ” dediği, Şüphelinin;” Bu ADD de biliyorsun sen” dediği, Hüseyin E.’ nin “Evet ” dediği, Şüphelinin;” Ondan sonra yani… (anlaşılmadı) rektör işin içerisindeyiz fakat orda benim ismim geçiyor iddianamede, iddianamede şimdi benim ismim geçince yani iddianamede ismi geçen bi insanın oraya tanık sıfatıyla çıkmasında bir başka sıkıntı doğurabilir ” dediği, Hüseyin E.’ nin “Anladım” dediği, Şüphelinin;” Anlatabiliyor muyum? ” dediği, Hüseyin E.’ nin “Hocam şimdi” dediği, Şüphelinin;” Yani ben şu işi biraz hani hukuki açıdan değilde mantık açısından yürütmeye çalışıyorum” dediği, Hüseyin E.’ nin “Anladım anladım hocam” dediği, Şüphelinin;” Bunun o zaman yani şeyden çok kardan çok zar arıda olabilir diye düşünüyorum ” dediği, Hüseyin E.’ nin “Anladım hocam ” dediği, Şüphelinin;”…(anlaşılmadı) bu çağrılan insanların zaten iddianamede ayrıca adı geçiyor falan filan dedim ” dediği, Hüseyin E.’ nin “Evet” dediği, Şüphelinin;” Çokta önde olan bir isim olarak benim olduğum için sıkıntıda yaratabilir anlatabiliyor muyum? ” dediği, Hüseyin E.’ nin “Anlıyorum hocam” dediği, Şüphelinin;” Yani bunlar böyle işte bu seferde işte bozacının şeyi nedir şahidi bilmem şıracı falan filan hesabına da çevirirler yani ” dediği, Hüseyin E.’ nin “Anladım hocam” dediği, Şüphelinin;” Onu düşüyo çünkü çok böyle elastiki bi ortam var yani Türkiyede yoksa Şener paşayla ben her yola giderim yani onu kendiside biliyor orda yani çok karşılıklı çok ciddi bi şekilde güvenimizde var da onu düşündüm yani doğrumu yanlışmı olur iddianamede ismi olan bi kişinin ben bide beni benim avukatımla konuşayım bakalım ne diyecek o çünkü idaa… ismim geçiyor bi kaç yerde geçiyor şimdi” dediği, Hüseyin E.’ nin “Evet” dediği, Şüphelinin;” Ee bi kaç yerde ismi geçen bi insanı şimdi kalkıp orada tanık sıfatıyla konuşmasında da sıkıntı olabilir yani” dediği, HÜSEYİN : Anladım anladım hocam ” dediği,

Tape: 5572, 08.09.2008 tarihinde Fatih Hilmioğlu ile Ali Nihat Ö. görüşmesinde özetle; Şüphelinin; ” Hakkaten yani elimizde kolumuz bağlı vaziyette hiç olmazsa daha önce üniversiteler biraz böyle yüksek sesle konuşuyorlardı rektörleri konuşuyordu senato kararları vardı YÖK konuşuyordu ünüversitesi .’kurulu konuşuyordu rektörler komitesi konuşuyordu Türkiye ‘nin bir şekilde çarpık gidişine belli ölçüde dur diyebiliyordu ama artık o güç o kalede gitti düştü yani” dediği, Ali Nihat Ö.’ nün ” Evet evet ” dediği, Şüphelinin;” Evet ama o kalenin ” dediği, Ali Nihat Ö.’ nün ” Çarpık gidişine dur diyemiyorduda ” dediği, Şüphelinin;” Evet” dediği, Ali Nihat Ö.’ nün ” En azında yüksek sesle dile getiriyordu ” dediği, Şüphelinin; ” Tabi hayır tabi oda önemliydi yani yani ” dediği, Ali Nihat Ö.’ nün ” Evet evet oda çok önemliydi ” dediği, Şüphelinin;” Tabi çok önemliydi mesela yani YÖK başkanı TEZİÇ in meziçin o çok önemli Anayasa Hukuku profesörüydü açıklamaları çok ses getiriyordu sonunda …(anlaşılmadı) ” dediği, Ali Nihat Ö.’ nün ” Evet” dediği, Şüphelinin;” E birde mevki makam vardı YÖK başkanı olarak Cumhurbaşkanlığı seçiminde bilmem ne seçiminde bir noktada erken bir noktada erken seçime götürülmesinde falan çok etkili oldu dediği, Ali Nihat Ö.’ nün ” Evet evet” dediği, Şüphelinin;” Olmadı değil yani müspet bu anlamda sonuçları alındı yani düşünceleri bir şekilde bir hayata da belli oranda geçme olanağı buldu ama tabi oda demokrasi engeline takıldı bir şekilde öyle demek lazım yani fakat halk farklı bir şekilde tavır gösterince önada bir şey demlemedi tabi ” dediği,

Tape: 5573, 09.09.2008 tarihinde Fatih Hilmioğlu ile Halil görüşmesinde özetle; , Halil’ in ” Ne yaptın iş işle ilgili ben bir andan burda senle konuşuyorumda” dediği, Şüphelinin;” Ha ” dediği, Halil’ in “Amerikanda olabilir ya Amerikana ulaşmanın yolu neymiş biliyormusun ” dediği, Şüphelinin;” Ha neymiş ” dediği, Halil’ in ” Çağdaş yaşamcılar varya ” dediği, Şüphelinin;” Kim ” dediği, Halil’ in ” Çağdaş yaşam derneği” dediği, Şüphelinin;” Ha anladım ” dediği, Halil’ in ” Onlar KOÇ a yakınmış ” dediği, Şüphelinin;” Ha anladım anladım tamam teşekkürler” dediği, Halil’ in ” Sen KOÇ tan birilerini tanıyormusun ” dediği, Şüphelinin;” Ha yok tanımıyorum da ” dediği, Halil’ in ” Çağdaş yaşamdan” dediği, Şüphelinin;” Ha tanıyorum ” dediği, Halil’ in ” Ha ordan ordan girsin diyorlar” dediği, Şüphelinin;” Anladım” dediği,

Tape: 5574, 12.10.2008 tarihinde Fatih Hilmioğlu ile Erdoğan T. görüşmesinde özetle; Şüphelinin;” Kalmadı hocam kalmadı, yani bide üstelik şimdi bu ekonomik krizde Türkiye nin bi sürü gerçeğini bir taraftan ekonomik açıdan açığa çıkarıyor, ama ekonomi dışındaki sorunları da Terör ve irtica gibi bunların üzerini örtüyor, yani. ” dediği, Erdoğan T.’ nin ” Tabi,tabi,tabi bravo bravo,her olay birinin ötekinin üstünü örtüyor” dediği, Şüphelinin; “Atanan rektörlerin hepsi yobaz” dediği, Erdoğan T.’ nin ” Evet,evet,evet” dediği, Şüphelinin;” Yeni atananların,e şeye bak,bakın ben bak… ” dediği, Erdoğan T.’ nin ” Bakanlar maşallah şeyde,Ankara da orda burda oh oh” dediği, Şüphelinin;” Evet,evet. Ben biliyorsunuz Batman ve Mardin de şeyini yürütüyordum rektörlüğünü, oraya atanan benim iki tanede rektör yardımcısı atamıştık, adaylarımızda onlardı biliyorsunuz, ” dediği, Erdoğan T.’ nin ” Hı” dediği, Şüphelinin;” Ama tabi kadro ilanı için izin vermediği için bu başkan dokuz ay öncesinden orada seçim yapamadık hatırlarsanız. ” dediği, Erdoğan T.’ nin ” Evet biliyorum, biliyorum” dediği, Şüphelinin;” Dolayısıyla, onlarda seçimi durdurdu adam on yedi üniversite de, şimdi mesela o Batman, Mardin ve Siirt oralardan bilgiler geldi üçü de şey tam sakallı” dediği, Erdoğan T.’ nin ” Maşallah maşallah” dediği, Şüphelinin;” Aynen böyle hocam yani, yani bütün şimdi terördü, krizdi, yolsuzluk, yoksullukla bu büyük inanılmaz kötü gidişin ve hocam bütün bu tehditler varya bütün bunların hepsini toplayın bir milyonla çarpın eşit irticadır, ben size söyleyim. ” dediği, Şüphelinin;” Şimdi onunda tabi onunda komutanı yani yeni gelen şey Başbuğ basına diyor işte bu benim işte sizinle son toplantım bidaha beni böyle görmeyeceksiniz ayak üstü. Ya bu memlekette Genel Kurmay başkanı konuşmayacakta kim konuşacak ya,boyacı badanacı mı konuşacak arkadaş ya,böyle bişeyi imamlar mı konuşacak ya?Elbette ki yeri ve zamanı geldiği zaman küt diye konuşursun ya,konuşmakta zorundasın ya” dediği, Erdoğan T.’ nin ” Adamların eline bütün şeyler verildi bitti” dediği, Şüphelinin;” Evet aynen öyle hocam ya. ” dediği, Erdoğan T.’ nin ” Öteki giderken yaptı yapacağını anahtarı aldı, arabanın anahtarını, gitti..” dediği, Şüphelinin;” Ve ne kadar ayıp bişey hocam ne kadar ayıp bişey,ne kadar” dediği, Erdoğan T.’ nin ” Sanki bizler şeyiz çamurdan insanız hepimizin güvenliği vâr ya hepimizin, hiçbirimizde umursamıyoruz bunu ya. ” dediği, Şüphelinin;” Hocam bir başka”konu var yani,sen ne yaptın ki sana karşı bişey olsun
toplumda bir tepki olsun. ” dediği,Erdoğan T.5 nin ” Hayır işte fasulye gibi nimetten sayıyor kendini. ” dediği, Şüphelinin;” Tabi yani ne yaptın ki sen Allah aşkına ya.Yani bizim gibi anadoluda bir takım rektörler gibi göğsünü siper ederek bu şeye,adamlarla savaştın mı yani,böyle bişey mi yaptın sen,Allah Allah ya ne hayret bişey hocam ya,bide böyle” dediği, tespit edilmiştir.

d-Örgütsel irtibatlar
SORUŞTURMA KAPSAMINDA DAHA ÖNCE YAPILAN ARAMALARDA HAKKINDA ELDE EDİLEN DELİLLER:
Ahmet Hurşit TOLON ve Mehmet Şener ERUYGUR’dan ele geçirilen dijital verilerde, “Rektörlerle Toplanti.pdf isimli 5 sayfadan oluşan “pdf’ dosyasında, 19 Eylül 2003 tarihinde Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığında rektörlerle yapılan toplantıda konuşulan konuların yazdığı, söz konusu toplantıda, üniversiteler, Kredi Yurtlar Kurumu, Özel Yurtlar, Eğitim Kurumlarındaki irticai yapılanmalar, 28 ŞubatTn öneminin tekrar kavranması, bazı Polis okulları, İmam Hatip Liseleri, Türban, bazı Valiler, Sivil Toplum Kuruluşları, Hükümetin icraatları, Jandarma’nm görevlerini daha etkin uygulaması konularının konuşulduğu, bunların yanı sıra REKTÖRLER’den 15-20’SİNİN “KUBİLAY” olmaya hazır olduğunu söyledikleri ve ayrıca 25 Ekim 2003’de öğretim üyelerinin cüppeleriyle Anıtkabir’e yürüyeceklerini ifade ettikleri anlaşılmıştır.
Mehmet Şener ERUYGUR’un Genel Başkanlığı yaptığı ADD Genel Merkezinde ele geçirilen (7) nolu CD içersinde, “JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞININ BÎRÎFÎNGÎ.doc” isimli dosyada, “JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞININ BRİFİNGİ” başlığı altında, toplantıya katılanlar ve toplantıya katılan rektörler tarafından gündeme getirilen konuların yazdığı görülmüştür.

“Katılan rektörler ” başlığı altında, İstanbul Üniversitesi, 9 Eylül Üniversitesi, Erzurum Üniversitesi, Malatya Üniversitesi, Trabzon Üniversitesi, Samsun Üniversitesi” ibarelerinin bulunduğu, dolayısıyla yapılan bu toplantıya diğer rektörlerle birlikte dönemin Malatya Üniversitesi Rektörü olan Fatih HİLMİOĞLU da katılmıştır.
Aynı belgede “Yemekte rektörler tarafından gündeme getirilen konular” başlığı altında

özetle;
“Jandarma olarak 3000 öğrenciye burs temin ediyorsunuz ve onları Atatürk izcileri yapmışsınız, ancak Türkiye de 15 milyon öğrenci var ve karşı görüş milyonlar çapında etkili”

“Maalesef her yerde en iyi yurtlar ve binalar gericilere ve tarikatlara ait. şimdi de yatılı ilköğretim bölge okulları ile parasız yatılı okullarda kadrolar hızla değiştiriliyor ve gerici örgütlenme had safhada devam ediyor.”

“28 şubat kararlarına ne oldu. Tam bir kaos var. Niye geri adım atıldı. Şimdi yeni zihniyet hükümetin yanlış uygulamalarını takip edelim ikaz edelim şeklinde. 28 şubat sonrası çıkarılan kararlar var 18 civarında, sadece 8 yıllık öğretim uygulanıyor onu da kadük etmeye çalışıyorlar. Neden o kararların üzerine gidilmiyor.”

“Bir insan 12 yaşına kadar temel karakter ve bilinç sahibi oluyor. Doğayı ve çevresini sorgulamayı, sebep sonuç ilişkisi kurabilmeyi öğreniyor. O nedenle kuran kursu yaşının 12 üzerinde olması çok önemli. Kaçak kuran kurslarında 7 yaşında çocuklar var.

“Yeni ve önemli bir döneme giriyoruz. Üniversiteler acılıyor. Bu dönemde gözümüzü karartmalıyız. Bu sene İstanbul Üniversitesine 11 bin başvuru oldu 170 tane de türbanlı başvurdu”

“Üniversiteler ve Ordu gibi zinde ve Atatürkçü kurum ve kuruluşlar bir araya gelmeli ve ciddi bir çalışma programı yaparak birleşmeli ve planlı faaliyetleri uygulamalıyız”
“3 kuvvet komutanı, Jandarma ve Genelkurmay Başkanı büyük bir güç. Atatürkçü Düşünce Derneği ile bazı sivil toplum örgütlânrfiazî’şeyler yapmalı.”

“Biz Atatürkçü devrimci rektörle? olarak mücadeleye hazırız. Bu mücadelede herkesin ışığı önemli. Eğer idari yapı bu şekilde’devam ederse sonumuz kötü.”

‘Türk halkı kadar dedikodudan ve günlük olaylardan etkilenen bir halk dünyada yok. Örneğin İsveç de dışişleri bakanı öldürüldü ve bizim köşe yazarları İsveç Euro ya geçer, zira öldürülen bakan euroyu savunuyordu dediler. Ama halk euroya geçmedi. Türk halkı değişik güce tapıyor.”

“Bizim gözümüz kara. Ordu bir güç. Üniversiteler bir güç. Birbirimizi korumalı ve CHP yı ne olursa olsun yanımıza çekmeliyiz. Türkiye’nin geleceğini beraber çizmeli ve müttefiklerimizin adedini arttırmalıyız. Basın CHP’yi duyurmuyor. Onlar ne yapsın.”

“25 Ekimde Rektörler ve öğretim üyeleri anıtkabire geleceğiz. Bizlerle beraber, bize destek veren kurumlar da gelmeli. TSK ile beraber olalım.”

“YSK kararı çok önemli. Eğer yerel seçimleri de bunlar çoğunlukla (60 ve üzeri) alırsa sonumuz İran olur.

“Ayrıca 12 ekim de AKP kongresi var. Milli görüşçüler ile yol ayırımındalar. AKP de yönetimden rahatsız olan kesim var. Neticede hepsi dinci. Milli görüşçüler de teslimiyetçi ve tavizci olmaktan çok rahatsızlar. 200 kişiye varan rahatsız bir kesim tahmin ediliyor. Ama iktidar eldeyken bunların kolay kolay çözülmeleri beklenmemeli. YSK kararı dincilerin aleyhine olursa o zaman meclis aritmetiği çok değişecektir. 66 vekil önemli değişiklik yapabilir. Yeni seçimlere gitmektense bu en iyi seçenek. Zira halka güven olmaz. Yeni seçimlerde daha büyük bir başarıyla iktidara gelebilirler.”

“En önemli konu caydırma ve korku yaratmak. Kapı kapı dolaşıp bu gidişin tehlikelerini anlatmamız lazım.” şeklinde alman kararlarda şüphelinin de yer aldığı görülmüştür.

Yine Mehmet Şener ERUYGUR’dan elde edilen dijital verilerden, dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden ÖRNEK’e ait olduğu anlaşılan günlükler üzerinden yapılan incelemede;

16 Mart 2004 günü yapılanların anlatıldığı günlükte “10:45 am – 11:45 am – sayın genelkurmay başkaninı ziyaret” alt başlığı altında dönemin Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Hilmi ÖZKÖK’ün Mehmet Şener ERUYGUR ile ilgili olarak “…Bütün belgeler elimde, bunları devletin arşivlerine geçireceğim, bu tarihi bir görevdir. Şener ‘in yaptıkları yetkisini aşmaktır. Kendi tesislerinde eski meclis başkanı ve rektörler ile görüşme yapmış bunları nasıl yapar… ” şeklinde beyanlarının olduğundan bahsedilmektedir. Bu kararların alınmasından sonra hemen uygulamaya konulduğu, zira ilk eylem olarak, 25 Ekim 2003 tarihinde Ankara ilinde Cumhuriyetin 80. yılı kutlamaları çerçevesinde düzenlenen gösteri, yürüyüş ve miting ile ilgili belgeler ve görüntülerin temin edildiği,

Söz konusu belgelerin yapılan incelemesinde; 25 Ekim 2003 tarihinde Ankara Üniversitesi rektörü başkanlığında 7 kişiden oluşan düzenleme kurulu tarafından Cumhuriyetin 80. yılı kutlamaları kapsamında gösteri, yürüyüş ve miting düzenlendiği, bu mitinge çeşitli üniversite ve sivil toplum kuruluşlarına mensup şahısların katıldığı, kalabalığın Celal Bayar Bulvarı üzerinde toplanıp, Tandoğan Meydanı ve Anıt Caddesini takiben Anıtkabir’e kadar yürüdüğü,

Bu yürüyüşte “ORDU GÖREVE, ATATÜRK GENÇLİĞİ” yazan pankart ve dövizlerin taşındığı, gösteriye diğer şahısların yanı sıra dönemin Malatya İnönü Üniversitesi Rektörü Fatih HİLMİOĞLU’nun da katıldığı tespit edilmiştir.

Mehmet Şener ERUYGUR’dan elde edilen ve 23 kasım 2003 tarihinde oluşturulduğu ve rektörlere gönderildiği anlaşılan mektup başlıklı yazı da, Kendi aramızda da daha yakın bir iletişim ve işbirliği platformuna ihtiyaç bulunduğunu görüyorum. Sivil Toplum Örgütlerine ve diğer kuruluşlara yönelik etkinliklerin artırılması ve bu etkinliklerle daha geniş halk kitlelerini bilgilendirme ve bilinçlendirme konusundaki ortak ihtiyaçlarımızın, yardımlaşma temelinde daha kolaylıkla karşılanabileceğini düşünüyorum. Vatanın bütünlüğü ve ulusun birlik ve beraberliği, Yüce Atatürk’ün emaneti olan laik cumhuriyetimizin korunması ve kollanmasının her ^zamankinden daha büyük önem arz ettiği günümüzde, kamuoyunun aydınlatılmasında büyük etkisi olan üniversitelerimizce; Üniversitelerarası ortak açıklama ile rahatsızlıkların dile getirilmesi,
– Milletvekillerine yönelik bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları yapılması,
– Ayrı ayrı senato kararları alınarak kamuoyuna duyurulması, Bilimsel toplantılarla toplumsal tepkinin aktif halde tutulması,
Öğrencilere yönelik bilgilendirme ve bilinçlendirme faaliyetlerinde bulunulması,
– Kamu Yönetimi Temel Yasa Tasarısı, içi doldurulmaya çalışılan muhafazakar demokrasi kavramı, belediye mevzuatı gibi konularla ilgili olarak akademik birikimlerin sonucu olan, alternatif çözümler içeren bilimsel çalışmalar yapılmasında ve bilimsel karşı tezler üretilmesinde fayda mütalaa ettiğimi takdirlerinize sunmak isterim…” şeklinde ibarelerin olduğu görülmüştür.

Yine Mehmet Şener ERUYGUR’dan ele geçirilen 13 nolu CD içersinde, “üniversiteler inönü ve dokuz eylül çıkışları” isimli power point dosyasında, Ege Üniversitesi ve İnönü Üniversitesinin laiklik ve bazı AKP’li milletvekilleri ile ilgili yaptıkları açıklama metinlerinin senato kararı şeklinde hazırlanmış olduğu görülmüştür. Neticede Mehmet Şener ERUYGUR’un rektörlere göndermiş olduğu bahse konu mektupta verilen talimatların dönemin İnönü Üniversitesi Rektörü Fatih HİLMİOGLU tarafından da sistematik olarak yerine getirildiği anlaşılmıştır.

Rektörler ve bazı akademisyenler tarafından yapılan eylemlere örgütün MEDYA YAPILANMASI da büyük destek vermiştir ve bilhassa 25.Ekim.2003 tarihinde düzenlenen ve ORDU GÖREVE pankartlarının açıldığı yürüyüşle alakalı olarak planlı yazılar yazılarak kamuoyu desteği sağlanmaya çalışılmıştır.

Atatürkçü Düşünce Derneği organizasyonunda Ankara’da gerçekleştirilecek olan ve rektörlerinde cüppeleri ile katılarak hükümeti protesto edecekleri toplantıya taraftar toplamak isteyen rektörlerin, üniversitelerin bünyesindeki öğretim üyelerini baskı altına almaya başladıkları, bu çerçevede “yürüyüşe katılın” çağrısı yapan rektörlerin e-mail ve mektup ile öğretim üyelerini yürüyüşe katılmaya zorladıklarının belirtildiğine ilişkin haberlerin günlük gazetelerde yayınlanmaya başladığı,

26.10.2003 tarihli Milliyet Gazetesinde, “ON BİNLER AYAKTA” başlıklı haberde, Atatürkçü Düşünce Derneği ve Ankara Üniversitesince düzenlenen “Cumhuriyet’e Saygı” yürüyüşünde “ORDU GÖREVE” pankartlarını taşıdığına dair görüntülere,

10.10.2003 tarihli Cumhuriyet gazetesinde, “REKTÖRLER YİNE UYARDI”şeklindeki başlıklı habere,

12.10.2003 tarihli Cumhuriyet gazetesinde, “LAİKLİKTEN ÖDÜN YOK’ başlıklı haberde, bir rektörün beyanatına,

26.10.2003 tarihli Cumhuriyet gazetesinde, “ONBİNLERİN YÜRÜYÜŞÜn başlıklı
haberde, “hükümetin uygulamalarına karşı Atatürk ilkelerine sahip çıkan rektörler ve on binlerce yurttaş Anıtkabir’e akın etti” şeklinde ifadelere,

29.04.2004 tarihli Cumhuriyet gazetesinde, “REKTÖRLERDEN İSYAN” ve “REKTÖRLERDEN İSTİFA UYARISI” şeklinde değerlendirmeye, yer verildiği görülmüştür.

Mustafa Ali BALBAY’dan elde edilen dijital verilerin şifrelerinin çözümlenmesi sonucu elde edilen ve Mustafa Ali BALBAY’ın yaşadığı olaylarla alakalı tuttuğu günlükler olduğu anlaşılan belgelerde; “18.2.04… Meclisin karşısındal0.30-12.0

ŞE- Evet onlar karşımızda ama bizim de gücümüz var. Dayandığımız bir güç var. buna inanıyoruz. Bunu harekete geçirmek lazım.,Biz kimlerle görüştük, bilgi verelim. Anıl Ç.., Yıldırım K…, Malatya, İstanbul, Samsun, 9 Eylül Rektörleri. Onlar çok heyecanlı. Malatya falan bir görseniz, bu işi yarına bırakmayalım diyecek kadar heyecanlı. Buna yeni rektörler de katılabilir. Artık bilen bilir, gören görür, biz yola çıktık. * •
İS- bu Turgay benin canım ciğerim. Yurtsever, buna inanın… Bakın Gürbüz de öyle. İstanbul gibi bir yerde belediye başkanlığı yapıyorsanız, burası bir de yeni imara açılan bir yerse bazı işleri racon keserek yapmanız gerekir. Ama benim sözümden çıkmaz. Şunu yap derim yapar..
SE- tamam, zaten bizim yeni staretjimiz şu: bölücü olmasın, mürteci olmasın yeter. En geniş katılımı böyle sağlarız… Ama adamın da iyice kire, çamura bulaşmamış olması gerekir..Bir şey yapmamız lazım. Bazen gece birden uyanıyorum ve ne yapmak lazım diye hayıflanıyorum.. ” şeklinde ibarelerin bulunduğu görülmüştür.

Mehmet Şener ERUYGUR’un rektörlerle ilgili bir toplantıyla alakalı olarak söylemiş olduğu “Biz kimlerle görüştük, bilgi verelim Malatya falan bir görseniz, bu işi
yarma bırakmayalım diyecek kadar heyecanlı. Buna yeni rektörler de katılabilir. Artık bilen bilir, gören görür, biz yola çıktık.” şeklindeki beyanlarından dönemin Malatya İnönü Üniversitesi Rektörü Fatih HÎLMÎOĞLU’ndan bahsettiği anlaşılmaktadır.

Yine aynı günlüklerde “3 MAR” tarihli bölümde;
“Dışarı çıktım, İP’li gençler… ve orta ve üst yaştan insanlar vardı. ADD’den yoğun katılım.. Bitişte, İlhan abi neşeliydi. İşte bak kaldın iyi ettin dedi, iyi ki çok satışlı medyaya gitmedin dedi. Sonra kentte rektörlerle öğle yemeği. Dokuz Eylül Rektörü Prof. Emin ALICI, Samsun 19 Mayıs Ferit BERNAY, Malatya İnönü Prof Fatih.., Bursa Uludağ Prof. Mustafa YURTKURAN, Malatya çok heyecanlı…bu işi uzatmamak lazım, en kestirme yoldan halletmek lazım. Başka türlü zor. Böyle örgütlenmeler uzun iş…’ ADD’nin sekreteryasmm güçlendirilmesi görüşü benimsendi…” şeklinde ibarelerinden, dönemin Malatya İnönü Üniversitesi Rektörü Fatih HİLMİOĞLU’nun bahsedilen yemekli toplantıya katıldığı ve bu toplantıda heyecanını da göstererek “bu işi uzatmamak lazım, en kestirme yoldan halletmek lazım. Başka türlü zor. Böyle örgütlenmeler uzun iş…” şeklinde sözlerle askeri müdahalenin gerçekleşmesi yönündeki çalışmalara katılanlar içerisinde en gayretli kişinin şüphelinin olduğu anlaşılmaktadır.

Fatih HİLMİOĞLU ile ilgili olarak ayrıca; Tunç AKKOÇ’ tan elde edilen hard diskte bulunan telefon defterinde, Fatih HİLMİOĞLU’nun adının ve telefon numarasının geçtiği, ayrıca ATATÜRK GEÇLİĞİ BİRLEŞİYOR isimli word belgesinde şahsın yaptığı konuşmadan alıntıların yer aldığı, bu konuşmanın içeriğinde çağrılar yapıldığı,

Hatice BAHTİYAR’ dan elde edilen hard diskte ki “PROTOKOL LİSTESİ” isimli word belgesinde bulunan protokol listesinde,

Mehmet Şener ERUYGUR’un Genel Başkanlığını yaptığı ADD Genel Merkezinden elde edilen hard diskte bulunan word belgesinde ULUSAL BİRLİK KONSEYİ başlığı altındaki listede,
Mehmet Şener ERUYGUR’un Genel Başkanlığını yaptığı ADD Genel Merkezinden elde edilen 13 Nolu CD’ de bulunan ULUSALCILAR isimli Excel belgesindeki listede,
Mehmet Şener ERUYGUR’un Genel Başkanlığını yaptığı ADD Genel Merkezinden elde edilen 6 Nolu CD’ de bulunan “OCAK2004” isimli word belgesindeki aylık programda, Mehmet Şener ERUYGUR’un Genel Başkanlığını yaptığı ADD Genel Merkezinden elde edilen 6 Nolu CD’ de ki “Eylül 2003” isimli word belgesinde bulunan Aylık Faaliyet Programı başlığı altında hazırlanan çizelgede,
Mehmet Şener ERUYGUR’un Genel Başkanlığını yaptığı ADD Genel Merkezinden elde edilen harddiskte bulunan “FİLİ3851” isimli word belgesinde bulunan ULUSAL BİRLİK KONGRESİ’başlığı altındaki listede, Doğu PERİNÇEK’ den elde edilen laptopda bulunan “KOMİTE LİSTESİ” isimli excel dosyasında, Avrasya Türkiye Milli Komitesi İçin Öneriler başlığı altındaki listede şahsın adının geçtiği, aynı yerde bulunan “060000 02.GÖRÜŞÜLECEK GENEL” isimli word belgesinde ÖNCÜLERİ PARTİLEŞTİRME’HAREKATI Görüşülecek Şahsiyetler başlığı altında İşçi Partisi Basın Bürosundan elde edilen “MİLLİ CEPHEYE KATILANLAR abece” isimli word belgesinde MİLLİ CEPHE TOPLANTISI KATILIMCILARI başlığı altında bulunan listede, İşçi Partisi Basın Bürosundan elde edilen “ÇAĞRI GENEL LİSTE” isimli word belgesinde bulunan ÖNCÜLERİPARTİLEŞTİRME HAREKATI Görüşülecek Şahsiyetler başlığı altında bulunan listede, İşçi Partisi Basın Bürosundan elde edilen “Milli Cephe Katılımcılar” isimli word belgesinde MİLLİ CEPHEYE ÇAĞIRILANLAR başlığı altında bulunan listede, İşçi Partisi Basın Bürosundan elde edilen “ÖNCÜLERİ PARTİLEŞTİRME HAREKÂTF isimli word belgesinde bulunan ÖNCÜLERİ PARTİLEŞTİRME HAREKATI Görüşülecek Şahsiyetler başlığı altındaki listede , Doğu PERİNÇEK’ ten elde edilen Laptop da bulunan “060000 03 GÖREV BÖLÜŞÜMÜ’ isimli word belgesinde GÖREVBÖLÜŞÜMÜ’başlığı altında bulunan listede,
İşçi Partisi Basın Bürosundan elde edilen “İmzacılar Genelge 1” isimli word belgesinde “Dikkat bu listeler GENEL MERKEZ VE İSTANBUL YETKİLİLERİ DIŞINDA KİMSEYE VERİLMEYECEK VE ORTALIKTA DOLAŞMAYACAK” İbaresiyle başlayan ve ÖNCÜLERİ PARTİLEŞTİRME HAREKATI Görüşülecek Şahsiyetler başlığı altında bulunan listede , Fatih HİLMİOĞLU’nun da adının geçtiği tespit edilmiştir.

DOKÜMAN İNCELEME SONUÇLARI:
Fatih HİLMİOGLU ‘nun Ankara ili Çankaya İlçesi Birlik Mahallesi 7.Cadde Yeşil Çankaya Sitesi A Blok No: 15 sayılı adresinde elde edilen l’den 229’a kadar numaralandırılan dokümanların yapılan incelemesinde;

(-)3’den 6’ya kadar numaralandırılan “tespihin ipi koptu” ile başlayan , “Hüseyin MÜMTAZ” ile biten dokümanın yapılan incelemesinde; İçeriğinde Fatih HİLMİOĞLU’nun Akademik yıl açılış töreninde ” Eğitim Birliği Yasası 1924 yılında yürürlüğe konmasına karşın daha soma Milli Eğitim Bakanlığı’nda görevli yabancı uzmanların telkinleriyle ulusal eğitim sisteminin yozlaştırıldığını,halkevleri ve Köy Enstitülerinin kapatıldığını,tamamen siyasi amaçlı ve dine dayalı yeni okullar açıldığı” ,”Dış güçlerin baskısı altında çıkartılmak istenen Kamu Yönetimi Temel Yasa Tasarısı ile ülkemiz 81 federe devlete bölünmek isteniyor” şeklinde beyanlarının da bulunduğu Hüseyin MÜMTAZ tarafından yazılmış, TESPİHİN İPİ KOPTU başlıklı www.KibrisTurkundur.com antetli yazı olduğu,

(-)7’den 12’ye kadar numaralandırılan “tespihin ipi koptu” ile başlayıp , “Gönderen : Hüseyin MÜMTAZ 1 Ekim 2004” ile biten 6 sayfalık dokümanın yapılan incelemesinde; içeriğinin 3’den 6’ya kadar numaralandırılan doküman ile aynı olduğu, ilk sayfasında “ERGENEKON TÜRK’ÜN ŞANLI TARİHİ” ibaresinin yer aldığı,

(-)177’den 181 ‘e kadar numaralandırılan “Sayın Yetkili” ile başlayan “Saygılarımı Sunarım” ile biten dokümanın yapılan incelemesinde; Fatih HİLMİOĞLU’nun İnönü Üniversitesinde Alevi-Kürtçü, aşırı solcu Türk dışı kökene sahip unsurlar ile bölücüler ile kadrolaşma yaptığmı,bu faaliyetlerini askerler ile özellikle Edip BAŞER ile olan yakınlığını her fırsatta dile getirdiğini,her konuşmasında üniversitenin tehlike altında olduğunu , doçentlik sınavı döneminde alevi olmayan öğretim görevlilerin istikbalini karartmaya çalıştığını, alevi ve Kürt olan öğretim görevlilerinin jüri üyelerini arayarak torpil yapmalarını sağladığının anlatıldığı ve Fatih HİLMİOGLU tarafından atanan öğretim üyelerinin adlarının ve dini ve siyasi görüşlerinin yazılı bulunduğu isimsiz ve imzasız doküman olduğu,

(-)197’den 198’e kadar numaralandırılan “Darende İlahiyat Fakültesine Ait Değerlendirme Bilgi Notu” ile başlayan “Olduğu kanaatine varılmıştır” ile biten dokümanın yapılan incelemesinde;

Darende İlahiyat Fakültesinde görevli doküman içeriğinde adı soyadı yazılı bulunan 11 şahsın irtica faaliyetlere destek verdikleri, fakültenin yakınında buluna Hulusi Efendi Vakfının Nakşibendi tarikatına yakın olduğu, fakültenin bu vakıf tarafından yaptırılarak hibe edildiği,Vakfa bağlı 2 adet kız ve erkek öğrenci yurdu olduğu , yurtların fakülte öğrencilerine karşılıksız hizmet verdiği ve öğrencilerin vakfın amaçları doğrultusunda burada yönlendirildiği,vakfın imkanlarını kendi görüşlerini paylaşan ve görüşleri doğrultusunda hareket eden başta fakülte dekanı olmak üzere görevlilerin hizmetine sunulduğu, sonuç kısmında Darende ilçesinin Malatya ilinin irticai amaçlı vakıf ve derneklerinin faaliyetlerinin en yoğun ilçesi olduğu,fakültenin ilçede olması ve ilçenin de en uzak ilçe olması sebebiyle fakülte faaliyetlerinin kontrol ve denetiminin güçleştiği, fakültenin irticai amaçlı vakıf ve derneklerin etkisinden kurtulabilmesi için il merkezine nakledilmesi gerektiği ve idareci kadrosunun çağdaş yaşama ayak uyduran akademisyenlerden seçilmesinin gerekli ve zorunlu olduğu kanaatine varıldığının anlatıldığı yazının bulunduğu,

(-) 199 ile numaralandırılan ve 212’den 229’e kadar numaralandırılan dokümanın yapılan incelemesinde; Dönemin Jandarma Genel Komutanı Org.Aytaç YALMAN’a hitaben Fatih HİLMİOGLU tarafından yazılmış, Org.Aytaç YALMAN tarafından Fatih HİLMİOGLU’ndan Darende İlahiyat Fakültesi ile ilgili telefonla istediği, fakülte ile ilgili ayrıntılı bilgiler, bu fakültede görevli öğretim görevlilerinin adı soyadı ile unvan, branşları ve emekli sicil numaralarının , İlahiyat Fakültesinin İl merkezine alınması için yapılan yazışmaların olduğu,

(-) “İnönü Üniversitesi Günlüğü” ile başlayan “Web sayfanız(eğer var ise) ” ile biten 5 sayfalık dokümanın yapılan incelemesinde; www.inonu.edu.tr isimli sayfa yayınlanan 14 Nisanda düzenlenen Cumhuriyet Mitingine katılan bir öğrenci tarafından yazılan yazı ve bu yazıya yapılan yorumların çıktıları olduğu,

Ayrıca şahıstan elde edilen diğer dokümanların yapılan incelemesinde soruşturma dosyası ile ilişkilendirilebilecek herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmamış olup; düzenlenen inceleme tutanağı dosya içerisine konulmuştur. DİJİTAL İNCELEME SONUCU CD-DVD LER
Fatih HİLMİOĞLU’nun Ankara ili Çankaya ilçesi Birlik mah. 448. cad. (Eski 7. cad) Yeşil Çankaya sitesi D Blok No: 15 sayılı ikametinden elde edilen ; 109 NOLU DVD’NİN İNCELENMESİNDE: Ergenekon soruşturması kapsamında daha önce hakkında işlem yapılan şahıslardan Kemal ALEMDAROĞLU, Hurşit TOLON, Kemal GÜRÜZ, Mustafa BALBAY, Şener ERUYGURisimli şahısların word belgesi içersinde isim ve telefon numaralarının yer aldığı.

159 NOLU DVD’NİN İNCELENMESİNDE: Çocuk Pornosu olduğu anlaşılan video görüntülerinin bulunduğu görülmüş,buna ilişkin evrak tefrik edilerek suç yeri itibarıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.

208 NOLU CD’NİN İNCELENMESİNDE: Mail klasöründe:” Destekliyorum” isimli mail dosyası içersinde: Ersin KAFTAR isimli şahıs tarafından 09 Nisan 2004 tarihinde [email protected] e mailine “Hocam bu kararınızdan dolayı sizi kutluyorum.Bende böyle hayati bir konuya karşı duyarsız kalan bir üniversite gençliğinin eğlenmeye hakki olmadığını düşünüyorum. Her konser her parti tıklım tıklım geçerken bu mitinge katilimin olmayışı çok acı verici. Bu olay ne kadar bilgisiz ve duyarsız olduğumuzun bir göstergesidir. Mitinge katılan diğer arkadaşlarda dahil bu kararınızı yerinde buluyor ve destekliyoruz. Bu organizasyondan dolayı size ne kadar teşekkür etsek azdır…” şeklinde yazının bulunduğu,

“No subjecfisimli mail dosyası içersinde: [email protected] adresinden 07 Nisan 2004 tarihinde Fatih Hilmioğlu’na; “MERHABA, Ben kimya bölümü 3 sınıf ikinci öğretim öğrencisi yasemin Özdemir, bahar şenliklerini iptal ettiğiniz için size teşekkür etmek istedim, gerektiği yerde tepkisini gösteremeyen öğrencilerin eğlenmeye hakkı olduğunu düşünmüyorum ben o mitingde yer alan Öğrencilerden biriyim, bugün yine böyle bir şey olsa büyük bir onurla katılırım size de böyle bir miting düzenlediğiniz için teşekkür etmek istiyorum” şeklinde e mailin yazılı bulunduğu,

“Adıyaman M YO’ da bulunan mescit hakkında “isimli mail dosyası içersinde: Şevket FIRAT tarafından 7 Ekim 2004 tarihinde [email protected] adresine Sayın Rektörüm Okulumuzun eski idarecilerinden Öğr Grv. İsa Tekin döneminde okulumuzda açılmış olan mescit somaki idarecilerce de açık olarak tutulmuş ve bir hafta öncesine kadar açık olarak kalmıştır. Konunun hassasiyeti düşünülerek kapatmak için uygun bir zemin beklenilmiş ve bu durumun ortaya çıktığı düşünülerek bir hafta önce tarafımdan kapatılmıştır. Bu yeni durum: okulumuz arşiv bölümünün yetersizliği konusunda personelimizden gelen talep somasında mescidin arşiv bölümü ile bitişik olmasından da yararlanarak mescit olarak kullanılan bölümün artık arşiv olarak kullanılacağı ve okulda mescit olarak kullanılabilecek başkaca bir yer olmadığı açıklanarak mescidin kapatılması yoluna gidilmiştir. Konunun hassasiyeti nedeniyle şahsınızı konu hakkında bilgilendirme gereği duydum. Saygılarımla Öğr.Grv. Tahsin GEÇKİL Adıyaman M YO. Müdür vekili” şeklinde e mailin yazılı bulunduğu,

“Biz her zaman arkanızdaydık” isimli mail dosyası içersinde: Hatice AKBULUT tarafından 15 Nisan 2004 tarihin de [email protected] adresine: Öğrencilerin yapılan mitinge katılmamalarından dolayı yapılacak olan bahar şenliklerinin iptali şeklinde bütün öğrencilere ceza verildiğinin ve bu cezanın haksız olduğu şeklinde yazıların bulunduğu tespit edilmiştir.

Şüpheliye ait 208 ile numaralandırılmış CRATİON marka CD içerisinde yapılan incelemede; “Gönderilmiş Öğeler. Dbx” isimli bir e-posta arşiv dosyasında yer alan “Haberal 44” tarafından 24. Nisan. 2005 tarihinde şüpheli FATİH HİLMİOĞLU’na gönderilen e-postada “Sayın Rektörüm; Üniversitenize yapacağınız idari atamalarda dikkatli olmalısınız. Eski yönetimlerle diyalogu olan personellerin atamalarının şube müdürlüğüne yapılması için çalışmalar yapıldığına dair duyumlar aldım. Bu atanacak kişilerin zihniyeti ve fikirleri bellidir. Üniversitemizin gelişmesine faydalı olacak aydın ve demokrat personellerin görevlere getirilmesinde fayda vardır. Bu kişileri araştırmadan ve soruşturmadan işlem yapmayınız. Görevinizde başarılar diliyorum.” şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür. Söz konusu elektronik posta yolu ile gönderilen bu iletinin MEHMET HABERAL tarafından gönderildiği değerlendirilmektedir.

249 NOLU CD’NİN İNCELENMESİNDE: İnönü üniversitesinin tanıtım filminin bulunduğu CD’ de film içeriğinde yapılan etkinliklerden olan Kıbrıs Mitingi, Cumhuriyet Fener Alayının görüntülerinin olduğu, 27.10.2004 tarihli Cumhuriyet Fener Alayında çekilen fotoğrafların da yer aldığı resimde soruşturma kapsamında hakkında işlem yapılan şahıslardan olan Durmuş Ali ÖZOGLU’ nun da olduğu,

298 NOLU CD’NİN İNCELENMESİNDE: CD içersinde; CD açıldığında ekran çıktısı aşağıdaki gibi olduğu görülmüş olup;”l 1 04 2005 Denktaş ve Ulausal çalıştay ADD ÇALIŞT” isimli klasör içersindeki 11 04 2005 kurultay isimli klasör içersinde; Ergenekon soruşturması kapsamında hakkında işlem yapılan Şener ERUYGUR ile aynı ortamlarda görüntülerinin olduğu ,

476 NOLU CD’NİN İNCELENMESİNDE: “2005-2006 Marjinal Öğrenci Grupları” isimli klasör içersinde: CEMAATLE BAĞLANTILI ÖĞRENCİLER, ESP-MLK-P, DHKP-C SEMPATİZANI OLAN ÖĞRENCİLER, HİZBULLAH ÜYESİ ÖĞRENCİLER, PKK SEMPATİZANI OLAN ÖĞRENCİLER, ÜLKÜCÜ ÖĞRENCİLER, şeklinde klasörlerin bulunduğu ve bu klasörler içersinde de: Öğrencilerin ADLARI, SOYADLARI, AÇIK KİMLİKLERİ, ÖSYM NUMARALARI, BAĞLI BULUNDUKLARI BÖLÜMLERİ belirtilerek FOTOĞRAFLARIYLA BİRLİKTE, Süleymancı, nurcu, tarikatçı, esp li, pkk’lı vb şekilde kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedildiği belgelerin bulunduğu ,tespit edilmiştir.

Kişisel verilerin yer aldığı dijital malzemeler adli emanete aldırılmıştır.

Şüpheli Fatih HİLMİOĞLU’nun telefon irtibatları ile ilgili yapılan çalışmalar sonucunda,
1 Kemal Yalçın ALEMDAROĞLÜ 22
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14

Osman Metin ÖZTÜRK Mehmet HABERAL Mustafa Ali BALBAY Rıza Ferit BERNAY Merdan YANARDAĞ Mehmet ÜLGER Mustafa Namık Kemal BOYA Doğu PERİNÇEK Birol BAŞARAN Ahmet Hurşit TOLON Mehmet Şener ERUYGUR Halil Kemal GÜRÜZ Ferit İLSEVER

6
24
80
1
1
2
1
2
11
64
98
2

kez görüştüğü tespit

edilmiştir.

e-Delillerin Ve Hukuki Durumunun Değerlendirilmesi:

Şüpheli Fatih Hilmioğlu’nun, Ergenekon silahlı terör örgütü nün planladığı askeri müdahaleye zemin oluşturma kapsamında Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde dönemin Jandarma Genel Komutanı MEHMET ŞENER ERUYGUR’un başkanlığında yapılan ve bir kısmı örgüt üyeleri olan dönemin üniversite rektörleri MUSTAFA ABBAS YURTKURAN, FERİT BERNAY ve KEMAL ALEMDAROĞLU ile birlikte 19 Eylül 2003 tarihindeki gizli toplantıya katıldığı, dönemin Genelkurmay Başkanı HİLMİ ÖZKÖK’ün bu durumdan haberdar olmamasından toplantının TSK’nın bilgisi dışında GİZLİ olarak düzenlendiğini açıkça ortaya koyduğu, bu toplantıda özellikle mevcut hükümetin icraatlarının ve irtica ile ilgili konuların görüşüldüğü, toplantıya katılan bazı rektörlerin “Kubilay olmaya hazır olduklarını” söylediği, burada alınan tüm kararların ve bu kapsamda rektörlerin beklentilerinin gizli bir toplantı tutanağına bağlandığı ve bu tutanakların daha sonra MEHMET ŞENER ERUYGUR’un adresinde yapılan aramalarda ele geçirildiği anlaşılmıştır.

19 Eylül 2003 tarihinde Jandarma Genel Komutanlığında yapılan gizli toplantıda alman karar uyarınca ,askeri müdahaleye zemin oluşturmak ve üniversitelerin sokağa dökülmesini sağlamak amacıyla , 25 Ekim 2003 tarihinde düzenlenen ve “Ordu göreve” pankartlarının asıldığı “Cumhuriyet’e Saygı Mitingi”ne katıldığı tespit edilmiştir.

CÇG tarafından planlanan darbe çalışmaları kapsamında, İnönü Üniversitesi’nde yaptığı faaliyetler ve karşılaştığı sorunlar ile ilgili düzenli bilgiler verdiği ve bunların CÇG’nin haftalık ve aylık raporlarına yansıdığı görülmüştür.

Sanık Mehmet Şener Eruygur’dan ele geçirilen belgede,rektörlerle yapılan toplantıda görüşülen konuların not edildiği ve bu notlarda özetle;

“Jandarma olarak 3000 öğrenciye burs temin ediyorsunuz ve onları Atatürk izcileri yapmışsınız, ancak Türkiye de 15 milyon öğrenci var ve karşı görüş milyonlar çapında etkili” ,

“Maalesef her yerde en iyi yurtlar ve binalar gericilere ve tarikatlara ait.Şimdi de yatılı ilköğretim bölge okulları ile parasız yatılı okullarda kadrolar hızla değiştiriliyor ve gerici örgütlenme had safhada devam ediyor.”,

“28 şubat kararlarına ne oldu. Tam bir kaos var. Niye geri adım atıldı. Şimdi yeni zihniyet hükümetin yanlış uygulamalarını takip edelim ikaz edelim şeklinde. 28 şubat sonrası çıkarılan kararlar var 18 civarında, sadece 8 yıllık öğretim uygulanıyor onu da kadük etmeye çalışıyorlar. Neden o kararların üzerine gidilmiyor.”,

“Bir insan 12 yaşına kadar temel karakter ve bilinç sahibi oluyor. Doğayı ve çevresini sorgulamayı, sebep sonuç ilişkisi kurabilmeyi öğreniyor. O nedenle kuran kursu yaşının 12 üzerinde olması çok önemli. Kaçak kuran kurslarında 7 yaşında çocuklar var. “,

“Yeni ve önemli bir döneme giriyoruz. Üniversiteler acılıyor. Bu dönemde gözümüzü karartmalıyız. Bu sene istanbul Üniversitesine 11 bin başvuru oldu 170 tane de türbanlı başvurdu”,

“Üniversiteler ve Ordu gibi zinde ve Atatürkçü kurum ve kuruluşlar bir araya gelmeli ve ciddi bir çalışma programı yaparak birleşmeli ve planlı faaliyetleri uygulamalıyız”,
“3 kuvvet komutanı, Jandarma ve Genelkurmay Başkanı büyük bir güç. Atatürkçü Düşünce Derneği ile bazı sivil toplum örgütleri bazı şeyler yapmalı.”,

“Biz Atatürkçü devrimci rektörler olarak mücadeleye hazırız. Bu mücadelede herkesin ışığı önemli. Eğer idari yapı bu şekilde devam ederse sonumuz kötü.”,

“Türk halkı kadar dedikodudan ve günlük olaylardan etkilenen bir halk dünyada yok. Örneğin İsveç de dışişleri bakanı öldürüldü ve bizim köşe yazarları İsveç Euro ya geçer, zira öldürülen bakan euroyu savunuyordu dediler. Ama halk euroya geçmedi. Türk halkı değişik güce tapıyor.”,

“Bizim gözümüz kara. Ordu bir güç. Üniversiteler bir güç. Birbirimizi korumalı ve CHP yı ne olursa olsun yanımıza çekmeliyiz. Türkiye’nin geleceğini beraber çizmeli ve müttefiklerimizin adedini arttırmalıyız. Basın CHP’yi duyurmuyor. Onlar ne yapsın.”,

“25 Ekimde Rektörler ve öğretim üyeleri anıtkabire geleceğiz. Bizlerle beraber, bize destek veren kurumlar da gelmeli. TSK ile beraber olalım.”,

“YSK kararı çok önemli. Eğer yerel seçimleri de bunlar çoğunlukla (60 ve üzeri) alırsa sonumuz İran olur.”,

“Ayrıca 12 Ekim de AKP kongresi var. Milli görüşçüler ile yol ayırımındalar. AKP de yönetimden rahatsız olan kesim var. Neticede hepsi dinci. Milli görüşçüler de teslimiyetçi ve tavizci olmaktan çok rahatsızlar. 200 kişiye varan rahatsız bir kesim tahmin ediliyor. Ama iktidar eldeyken bunların kolay kolay çözülmeleri beklenmemeli. YSK kararı dincilerin aleyhine olursa o zaman meclis aritmetiği çok değişecektir. 66 vekil önemli değişiklik yapabilir. Yeni seçimlere gitmektense bu en iyi seçenek. Zira halka güven olmaz. Yeni seçimlerde daha büyük bir başarıyla iktidara gelebilirler.” ,

“En önemli konu caydırma ve korku yaratmak. Kapı kapı dolaşıp bu gidişin tehlikelerini anlatmamız lazım.” şeklinde kararlar alındığı tespit edilmiştir.
Görüşülen bu konular ve alman kararlar bir bütün olarak incelendiğinde,şüphelinin de aralarında bulunduğu rektörler ile askerlerden oluşan C.Ç.G’nin,her türlü riski gözönüne aldıkları,birlikte yapacakları ortak çalışma ile halk ve iktidarda bulunan siyasi partiyi korkutup sindirerek, zorla iktidardan uzaklaştırmaları hususunda karalı olduklarını açıkça ortaya koymaktadır.

MEHMET ŞENER ERUYGUR’dan ele geçirilen 7 nolu CD’de yer alan üniversite rektörleri ile bazı akademisyenleri sürekli kontrol altında tutarak, onları yönlendirmeye çalışmak için 23 kasım 2003 tarihinde C.Ç.G tarafından oluşturulduğu ve rektörlere gönderildiği anlaşılan mektup başlıklı yazı da, Kendi aramızda da daha yakın bir iletişim ve işbirliği platformuna ihtiyaç bulunduğunu görüyorum. Sivil Toplum Örgütlerine ve diğer kuruluşlara yönelik etkinliklerin artırılması ve bu etkinliklerle daha geniş halk kitlelerini bilgilendirme ve bilinçlendirme konusundaki ortak ihtiyaçlarımızın, yardımlaşma temelinde daha kolaylıkla karşılanabileceğini düşünüyorum.

Vatanın bütünlüğü ve ulusun birlik ve beraberliği, Yüce Atatürk’ün emaneti olan laik cumhuriyetimizin korunması ve kollanmasının her zamankinden daha büyük önem arz ettiği günümüzde, kamuoyunun aydınlatılmasında büyük etkisi olan üniversitelerimizce;
– Üniversitelerarası ortak açıklama ile rahatsızlıkların dile getirilmesi,
– Milletvekillerine yönelik bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları yapılması,
– Ayrı ayrı senato kararları alınarak kamuoyuna duyurulması,
– Bilimsel toplantılarla toplumsal tepkinin aktif halde tutulması,
Öğrencilere yönelik bilgilendirme ve bilinçlendirme faaliyetlerinde bulunulması,

– Kamu Yönetimi Temel Yasa Tasarısı, içi doldurulmaya çalışılan muhafazakar demokrasi kavramı, belediye mevzuatı gibi konularla ilgili olarak akademik birikimlerin sonucu olan, alternatif çözümler içeren bilimsel çalışmalar yapılmasında ve bilimsel karşı tezler üretilmesinde fayda mütalaa ettiğimi takdirlerinize sunmak isterim…”, Şeklinde ifadelerin yer aldığı görülmüştür.

Askeri müdahaleye zemin hazırlama çalışmaları kapsamında C.Ç.G tarafından belirlenen yukarıdaki örgütün talimatlarına uygun olarak,şüphelinin rektörlüğünü yaptığı üniversitenin senatosundan iktidarda bulunan siyasi parti ve ona mensup milletvekilleri hakkında (İnönü Üniversitesi senato kararı 02.01.2004 gün ve 2004/1-1 sayılı kararı) toplantı tarihi ve laiklik konusunda kararlar alarak kamuoyuna açıklamalar yaptığı ve ayrıca örgütün organize ettiği Cumhuriyet Mitinglerine katılımı arttırmak amacıyla İnönü Üniversitesinde okuyan öğrenciler üzerinde baskı kurmak amacıyla mitinge katılmayanların kimliklerini belirlediği tespit edilmiştir.

Cumhuriyet Çalışma Grubu tarafından planlanan darbe çalışmaları kapsamında 28 Ocak 2004 tarihli faaliyet raporunda yer alan “YF:01 100.000 Mektup Çalışması ” başlığı altında;

Kamu Yönetimi Temel Kanunu ve Belediye mevzuatında yapılmasına çalışılan değişikliklerle Jandarmanın pasifıze edilmek istenmesine ve Cumhuriyet kazanımlarına zarar verecek diğer girişimlere karşı üniversiteleri birlikte hareket etmeye davet kapsamında (2) farklı mahiyette mektup hazırlanması çalışmalarımız devam etmektedir.
Güvenilir 6 rektöre sayın komutanımızın imzası ile diğer rektörlere de Cumhuriyet Platformu imzası ile gönderilmesi uygun değerlendirilmektedir.

Şeklinde ibarelerin yer aldığı,

30 Ocak 2004 tarihli “Sayın Kuvvet Komutanlarına Takdim Sonuçlarının Değerlendirilmesi” başlığı altında;
Konu : Uluslararası Muhafazakarlık ve Demokrasi Sempozyumu
Sonuç : AKP’nin muhafazakarlık ve demokrasi kavramının içini doldurmasına karşı anti tezler geliştirilecektir.

Yapılacak Faaliyetler:
AKP ‘nin muhafazakarlık ve demokrasi kavramının içini doldurmasına karşı anti tezler üretilmesi konusu güvenilir rektörlere bildirilecek,
AKP tarafından organize edilen bu faaliyetin başarısızlığı kamuoyuna deşifre edilecektir. Şeklinde yer verildiği,

Cumhuriyet Çalışma Grubu Devre Raporu -12 19 Şubat 2004 tarihli raporun C(GF:02 Basınla irtibat ve Bilgilendirme Çalışması” başlığı altında; Bu çalışma kapsamında;
Prof. Dr. Erol MANÎSALI’ya 12 Şubat 2004 günü İstanbul Harbiye Orduevinde, (6) üniversite Rektörüne 18 Şubat 2004 Bakanlıklar Komuta Katı Toplantı salonunda Cumhuriyet Çalışma Grubu raporu arz edilmiştir. Şeklinde ibarelerin yer aldığı, tespit edilmiştir.

Cumhuriyet Çalışma Grubunun yukarıda belirtien dönem raporları ,sanık Mustafa Balbay’dan ele geçirilen günlüklerde yer alan bilgilerle örtüştüğü,şüpheli Fatih Hilmioğlu’nun da güvenilir rektörler arasında sayıldığı ve darbe çalışmalarının şüphelinin de içinde yer aldığı 6 rektöre anlatıldığı ve uygulanan planlar çerçevesinde kendisine verilen görevleri yerine getirdiği anlaşılmıştır.
Mustafa Ali BALBAY’dan elde edilen dijital verilerin şifrelerinin çözümlenmesi sonucu elde edilen ve Mustafa Ali BALBAY’m yaşadığı olaylarla alakalı tuttuğu günlükler
olduğu anlaşılan belgelerde; “18.2.04… Meclisin karşısında 10.30-12.0 –
SE- Evet onlar karşımızda ama bizim de gücümüz var. Dayandığımız bir güç var. buna inanıyoruz. Bunu harekete geçirmek lazım. Biz kimlerle görüştük, bilgi verelim. Anıl ÇEÇEN, Yıldırım KOÇ, Malatya, İstanbul, Samsun, 9 Eylül Rektörleri. Onlar çok heyecanlı. Malatya falan bir görseniz, bu işi yarına bırakmayalım diyecek kadar heyecanlı. Buna yeni rektörler de katılabilir. Artık bilen bilir, gören görür, biz yola çıktık.
İS- bu Turgay benim canım ciğerim. Yurtsever, buna inanın… Bakın Gürbüz de öyle. İstanbul gibi bir yerde belediye başkanlığı yapıyorsanız, burası bir de yeni imara açılan bir yerse bazı işleri racon keserek yapmanız gerekir. Ama benim sözümden çıkmaz. Şunu yap derim yapar..
SE- tamam, zaten bizim yeni staretjimiz şu: bölücü olmasın, mürteci olmasın yeter. En geniş katılımı böyle sağlarız… Ama adamın da iyice kire, çamura bulaşmamış olması gerekir..Bir şey yapmamız lazım. Bazen gece birden uyanıyorum ve ne yapmak lazım diye hayıflanıyorum.. ” şeklinde ibarelerin bulunduğu tespit edilmiştir. Örgüt yöneticileri MEHMET ŞENER ERUYGUR ile İLHAN SELÇUK arasında yapılan görüşmenin içeriğinin yer aldığı yukarıdaki notlardan , şüpheli FATİH HİLMİOGLU’nun da içerisinde yer aldığı bazı rektörlerin, darbe planlarını yapan CÇG’nin o dönem başında bulunan ŞENER ERUYGUR ile birlikte hareket ettikleri, bu kapsamda çalışmalar yaptıkları anlaşılmıştır.

Yine aynı günlüklerde “3 MART’ tarihli bölümde;
“Dışarı çıktım, İP’li gençler… ve orta ve üst yaştan insanlar vardı. ADD’den yoğun katılım.. Bitişte, İlhan abi neşeliydi. İşte bak kaldın iyi ettin dedi, iyi ki çok satışlı medyaya gitmedin dedi. Sonra kentte rektörlerle öğle yemeği. Dokuz Eylül Rektörü Prof. Emin ALICI, Samsun 19 Mayıs Ferit BERNAY, Malatya İnönü Prof Fatih.., Bursa Uludağ Prof. Mustafa YURTKURAN, Mersin Üni. Rektörü Prof. Uğur ORAL, Trakya rektörü Prof. Osman İNCİ… Çukurova rektörü,.. Malatya çok heyecanlı…bu işi uzatmamak lazım, en kestirme yoldan halletmek lazım. Başka türlü zor. Böyle örgütlenmeler uzun iş…’ şeklindeki ifadenin yer aldığı görülmüştür.

Yukarıda belirtilen notlarda yer alan ifadelerden de anlaşılacağı üzere, şüpheli FATİH HİLMİOGLU’nun askeri müdahaleye zemin hazırlamak çerçevesinde örgüt yöneticisi İLHAN SELÇUK’un organizasyonda rektörlere yönelik olarak KENT OTEL’de yapılan toplantıya iştirak ettiği ve burada bir an önce askeri müdahalenin gerçekleştirilmesi, örgütlenmelerin uzun bir yol olduğunun belirtilerek harekete geçilmesi yönündeki görüş ve kanaatini açıkladığı, bu sözlerinden de darbe çalışmalarının bizzat aktif olarak içerisinde olduğu anlaşılmaktadır.

Tanık sıfatı ile ifadesine başvurulan KAŞİF NEVZAT TARHAN’ın, Emekli Jandarma Genel Komutanı ŞENER ERUYGUR’un görevdeyken FATİH HİLMİOĞLU ile birebir görüşmeler yaptığını, üniversitedeki öğretim üyelerini fişlediğini ve Malatya’ya geldiğinde ŞENER ERUYGUR’a üniversiteyi gezdirdiğini beyan etmiştir.

Ayrıca, ŞENER ERUYGUR’dan ele geçirilen 6 nolu CD içerisinde yer alan randevu defterinin 2003 Eylül ve 2004 Ocak aylarına ait kısımlarında 2 kez şüpheli FATİH HİLMİOĞLU ile makamında görüşme yaptığı anlaşılmıştır.
Şüpheliden ele geçirilen 476 nolu CD’de yer alan; “2005-2006 Marjinal Öğrenci Grupları” isimli klasör içerisinde; cemaatle bağlantılı öğrenciler, esp-mlk-p, dhkp-c sempatizanı olan öğrenciler, hizbullah üyesi öğrenciler, pkk sempatizanı olan öğrenciler, ülkücü öğrenciler, şeklinde klasörlerin bulunduğu ve bu klasörler içersinde de: öğrencilerin ADLARI, SOYADLARI, FOTOĞRAFLARI,AÇIK KİMLİKLERİ, ÖSYM NUMARALARI, BAĞLI BULUNDUKLARI BÖLÜMLERİNİN yer aldığı dosya incelendiğinde,

Şüphelinin,mensubu olduğu örgütün talimatıyla,rektörlüğünü yaptığı İnönü Üniversitesinde okuyan öğrenciler hakkında araştırına yaparak,bu kişileri Süleymancı, nurcu, tarikatçı, esp Ti, pkk’h şeklinde, dini inançlarına ve siyasi düşüncelerine göre kişisel verilerini hukuka aykırı olarak kaydettiği ve buna ilişkin belgeleri örgütün arşivine konulmak üzere örgütün ilgili birimlerine aktardığı ,özelikle Mustafa Levent Göktaş’tan ele geçirilen 51 Nolu DVD ‘de yer alan İnönü Üniversitesinde görevli bazı öğretim görevlileri ile ilgili fişlemelerden anlaşılmıştır.

Ergenekon silahlı terör örgütü nün,sivil toplum kuruluşlarını yönetme ve yönlendirme çalışmaları kapsamında ADD yönetimini ele geçirmeye çalıştığı,bu çerçevede şüphelinin de diğer örgüt üyeleri Mehmet Şener Eruygur, Mustafa Abbas Yurtkuran, Rıza Ferit Bernay ile derneğin yönetimine girdiği,bu faaliyetlerini tamamen örgütün talimatları ile gerçekleştirdiği belirlenmiştir.
Yine,örgütün üniversite yönetimlerini ele geçirme stratejilerine uygun olarak , şüphelinin örgüt üyeleri Halil Kemal Gürüz,Rıza Ferit Bernay,Kemal Alemdaroğlu ve Mustafa Abbas Yurkuran ile irtibatlı olarak,rektörlük seçimlerine müdahale ettikleri ve örgütün kullanabileceği kişlerin seçilmelerini sağlamak amacıyla diğer rektör adayları hakkında asılsız iddialarla bu kişileri karalamaya çalıştıklar anlaşılmıştır.

Şüphelinin,Mehmet Şener Eruygur, Mustafa Abbas Yurtkuran, Rıza Ferit Bernay, Kemal Alemdaroğlu, Tuncer Kılmç, Mustafa Balbay ile örgütsel irtibatının bulunduğu görülmüştür.

Ayrıca,şüphelinin terör örgütünün talimatı ile o dönemde iktidarda bulunan siyasal partinin %95 oy ile dahi iktidara gelemeyeceğini, iktidara geldiği takdirde onurluca inmeleri gerektiğini, aksi takdirde onursuzca iktidardan indirileceklerini kamuoyuna duyurarak, bu siyasi partinin askeri müdahale ile iktidara gelmesinin engelleneceği intibaı uyandırmaya,böylece ülkede “kaos ortamı” oluşturmaya çalıştığı anlaşılmıştır.

Şüpheli FATİH HİLMİOĞLU’nun, kendisini telefon ile arayan ve müvekkili ŞENER ERUYGUR hakkında tanıklık yapmasını isteyen Avukat HÜSEYİN ERSÖZ’e, ŞENER ERUYGUR ile ilgili tanıklık yapmasının onun aleyhine olabileceği yönünde ifadeler kullanmasının, şüphelinin örgütsel irtibatının ortaya çıkmasından endişe ettiğini göstermektedir.

Yine, şüpheli FATİH HİLMİOĞLU ile ŞENER ERUYGUR arasındaki telefon görüşmeleri incelendiğinde; şüphelinin tüm görüşmelerde ŞENER ERUYGUR’a bilgi veren ve ondan izin ve talimat alan kişi konumunda olduğu görülmektedir.

Yukarıda belirtilen ve şüpheli MEHMET HABERAL tarafından gönderildiği değerlendirilen elektronik posta içeriği değerlendirildiğinde, şüphelinin örgüt yöneticisi MEHMET HABERAL Tn talimatıyla rektörlüğünü yaptığı üniversitede kadrolaşmaya gittiği tespit edilmiştir.

Şüphelinin yukarıda belirtilen örgütün faaliyeti çerçevesindeki tüm eylemlerinin örgüt üyeliği kapsamında olduğu, rektörlüğünü yaptığı üniversitede çalışan öğretim görevlileri ile öğrencileri siyasi düşünceleri ve dini inanışlarına göre kişisel verilerini hukuka aykırı olarak kaydettiği ve ayrıca “Yürütme organını ve TBMM’ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs” suçuna iştirak ettiği anlaşılmakla,

Şüpheli FATİH HİLMİOĞLU’nun eylemlerine uyan, TCK’nun 314/2, 3713 sayılı Kanun 5.maddesi, TCK’nun311/l, 312/l, 135/l,43 maddeleri gereğince cezalandırılması ve hakkında TCK. 53, 58/9 ve 63 maddelerinin uygulanması talep edilmiştir.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."