Final

Final

Örnek Resim


Arion

Arion

Malatya Haber -

İnönü’den Bu Yıl 3 Bin 700 Mezun..

İnönü’den Bu Yıl 3 Bin 700 Mezun..
  • 26.12.2015

İnönü Üniversitesi’ne bağlı fakülte ve yüksek okullardan bu dönemde toplam 3 bin 700 öğrencinin mezun olduğu belirtilirken, Arapgir ve Adıyaman’daki bağlı okulların dışındaki fakülte ve yüksek okulların mezuniyet töreni kampüste gerçekleştirildi. 12. dönem mezunlarını veren Tıp Fakültesi’nin mezuniyet töreni de, bu yıl ilk kez “genel” törene dahil edildi.

STADYUMDAKİ TÖREN..
Kampüsteki stadyumda gerçekleştirilen tören saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı.

Törene; Malatya Valisi Osman Derya Kadıoğlu, CHP Milletvekilleri Mevlüt Aslanoğlu ve Muharrem Kılıç, 2. Ordu Kurmay Başkanı Tümgeneral Tuncay Çakan, 7. Ana Jet Üs Komutanı Tuğgeneral Mehmet Çetin, Cumhuriyet Başsavcı Vekili Abdulkadir Gündem, İnönü Üniversitesi’nin akademik ve idari personeli ile mezun öğrencilerin yakınları katıldılar. Malatya Belediyesi adına ise “memur” başkan yardımcısı Sırrı Günaydın törende hazır bulundu.

Mezun olan öğrenciler adına Mühendislik Fakültesi’nden Gülşah Günay’ın konuşmasının ardından rektör Prof.Dr. Fatih Hilmioğlu konuştu.

30 YILDA 35 BİN MEZUN..
Hilmioğlu, bu yıl üniversitenin 30. kuruluş yıldönümünü kutladıklarını, halen 9 fakülte, 3 enstitü, 2 yüksek okul ve 10 meslek yüksek okulu ile eğitim- öğretim yapıldığını, 400’ü aşkın öğretim üyesi ve 1.200 akademik personelle eğitim ve öğretim hizmetinin verilmekte olduğunu söyledi.

Üniversitede öğrenim gören öğrenci sayısının 18 bin’i aştığını belirten rektör, ilk mezunlarını 1980 yılında veren İnönü Üniversitesi’nde, bu yıla kadar 25 yılda verilen mezun sayısının 31 bin 300 olduğunu, bu yıl da 2 bin 500’ü 4 yıl süreli lisans, 1.200’ü de 2 yıllık ön lisans olmak üzere 3 bin 700 mezun verdiklerini ve toplam mezun sayısının 35 bin’e ulaştığını anlattı.

Konuşmasının daha sonraki bölümünde; Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu öncesi ve sonrasında yaşadığı, yaşamakta olduğu sorunlara dikkat çeken rektör, “Atatürkçü düşünce yapısından son 50 yılda uzaklaşılmış, son 25 yılda da bu uzaklaşma devlet ve toplum yapımızı, Cumhuriyetimizi tehdit eder boyutlara erişmiştir.

Cumhuriyetimiz kurulduktan sonra çeşitli dönemlerde yaşanan etnik isyanlar 1980’den sonra PKK adı altında etnik, ayrılıkçı terör hareketine dönüşmüş, bütün bu ayrılıkçı hareketler ve terör örgütü dünyanın güçlü bazı ülkelerinden her tür desteği görmüştür. Bu terör örgütünün büyük oranda askeri olarak etkisizleştirilmesini takiben, ayrılıkçı hareket siyasallaşma sürecine girmiş, bu hareket dışarınan gereken desteği almaya devam etmiş, halen de devam etmektedir. Yani, yüce Atatürk’ün ‘Ne Mutlu Türküm Diyene’ sözünde somutlaşan ulus devlet yapımız tehdit altındadır..

..Hepimizin saygı duyduğu ve Türk insanının vicdanında yer alan dini duyguları, maalesef siyasi ve ticari amaçlar için kullanılmaktadır. İktidar olma ve iktidarda kalma uğruna insanların dini duyguları alabildiğine sömürülmekte ve bu yolla iktidara gelenler devletin kaynaklarından kendilerine ve yandaşlarına zenginlik yaratmaktadır.. Kutsal dinimizi iktidar olma ve para kazanma aracı olarak gören bu insanların hiç müslümanlıkla ilgileri olabilir mi?.. Son 20-25 yılda resmi ve özel sektörde dinsel ağırlıklı eğitim kurumları kurulmuş ve böylece bir devrim yasası olan Öğretim Birliği Yasası delinerek, dünya görüşleri birbirinden farklı kuşaklar yetiştirilmiştir. Bir toplumda ikilik yaratarak ulus bütünlüğünü zedelemenin müslümanlıkla ilgisi olabilir mi?..”dedi.

Avrupa Birliği’ne giriş sürecinde, “Sevr ile Anadolu’yu parçalayarak ülkeyi yok etmek isteyen, etnik ve dinsel ayrılıkçı hareketlere her desteği veren, farklı etnik yapılar ve mezheplerden yapay azınlıklar yaratarak ulusal birliği yok etmeye çalışan ülkelerin kurduğu Avrupa Birliği ile ilişkilerde kaygı duymakta haklı olduklarını” belirten Rektör, “Cumhuriyetimiz hiçbir uluslararası birlik üyeliğine feda edilemez”dedi ve şöyle devam etti:

“Bugün yaşadıklarımız, Osmanlının son döneminde yaşananlardan çok da farklı değildir. Yabancı ülkelerle yapılan çeşitli ödünlerle ülkemiz kendi ulusal politikalarını uygulayamaz hale gelmiştir. Üniter devlet ve toplum yapımız bozulmaya başlamıştır.. Cumhuriyetin kazanımı ulusal sanayi yabancıların eline geçmekte veya üretimden düşürülmektedir. Dış ve iç borçlar 300 milyar doları aşarak Cumhuriyet döneminin rekoruna erişmiştir. Bu borçların üçte biri son 2.5 yıllık dönemde gerçekleştiğini önemle vurgularım.”

Rektör, dış politikada tavizler verildiğini savunarak “Bunun tarihteki adı Sevr’dir”dedi

Rektörün konuşmasının ardından, Halk Oyunları gösterisi yapıldı ve daha sonra dereceye girenlere diplomaları verildi. Buradaki törenin ardından Kıbrıs Meydanı’nda eğlence şöleni yapıldı.

İLK KEZ TIP FAKÜLTESİ TÖRENİ DE “GENEL”DE..
Bu arada, İnönü Üniversitesi tarihinde ilk kez Tıp Fakültesi mezuniyet töreni de, genel mezuniyet töreni ile birlikte yapıldı.

12. dönem mezunlarını bu yıl veren ve toplam 32 öğrencinin mezun olduğu Tıp Fakültesi’nin mezunları da, stadyumdaki “genel mezuniyet” töreninde Hipokrat Andı içtiler.

Daha önceki yıllarda, Tıp Fakültesi’nin mezuniyet töreni, genel mezuniyet töreninden ayrı olarak, farklı zamanda ve salondaki programla gerçekleştirilmekteydi. Salonda yapılan törende ise, törene katılan veli ve konuklarla ilgili de “başörtüsü-türban” sınırlaması getirilmekteydi.

Bu yıl, Tıp Fakültesi töreninin de, açık alanda genel törenle birlikte yapılmasının gerisinde, öğrenci yakınları ve davetlilerle ilgili bu tür bir kıyafet engeli çıkarmama düşüncesinin yattığı öne sürülüyor.

Stadyumda yapılan törende, hiçbir öğrenci velisine “başörtüsü- türban” konusunda bir engelleme yapılmadığı gözlendi.

HABER-FOTO: Selahattin GÖKATALAY

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."