Final

Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Malatya Haber -

İşte “Aymazlığın” Belgesi..

İşte “Aymazlığın” Belgesi..
  • 26.12.2015

Malatya’da, 21 Kasım’da salgına dönüşen hastalığın kaynağı olarak belirlenen “kirlenmiş içme suyu” ile ilgili saptamanın, bu tarihten yaklaşık 50 gün önce, 30 Eylül 2005’de toplanan İl Hıfzısıhha Meclisi’nin raporunda çok net olarak yapıldığı ve belediyeye gerekli uyarıların yapıldığı anlaşıldı.

 

Bazı yerel siyasiler “istemediği” için Malatya’dan tayini çıkarılan Vali Yardımcısı Erol Rüstemoğlu’nun, ilden ayrılmadan önce katıldığı ve başkanlık ettiği 30 Eylül’deki İl Hıfzısıhha Meclisi toplantısında, “suyun kirlenmekte” olduğuna ilişkin net veriler değerlendirildikten sonra yazılan kararda yer alan, “İl merkezinde bulunan sağlık ocakları ve hastanelerden gelen ihbar ve bildirimler incelendiğinde, içme suyu kaynaklı barsak enfeksiyonlarında belirgin bir artış gözlendiğinden..” ibaresi, 21 Kasım’dan itibaren salgına dönüşen hastalığın daha önce de dikkat çekecek ölçüde mevcut olduğunu ortaya koyuyor.

 

İşte Hıfzısıhha Meclisi’nin 30 Eylül 2005 ve 2005/9 numaralı kararı:

 

“İlimiz Umumi Hıfzısıhha Meclisi, gündemindeki konuları görüşmek üzere 30.09.2005 tarihinde Vali Yardımcısı Erol RÜSTEMOĞLU başkanlığında toplanmış;

 

—Sağlık Müdürlüğü’nce il merkezinde içme suyu şebekelerinde yapılan denetimlerde Ağustos ayında 214 adet Bakteriyolojik su örneği alınmış bunlardan 62’si Gıda Maddeler tüzüğüne uygun bulunmamıştır.

 

—Şebekenin uç noktalarında 110 Bakiye Klor kontrolü yapılmış 22’sinde yeterli klor tespit edilmiştir.

 

—Eylül ayında analiz sonucu belli olan 133 adet bakteriyolojik örnek sonucundan 29’u tüzüğe uygun çıkmamıştır.

 

-100 Bakiye Klor kontrolünden 9’nda yeterli klor tespit edilmiştir.

 

-Ağustos ayında içme suyundaki kirlilik oran % 28 olduğu belirlenmiş, Eylül ayında bu oranın % 30’un üzerinde olacağı tahmin edilmektedir.

 

2005 yılı Nisan- Mayıs aylarına göre içme suyu kirliliğinde % 20’lik bir artış olduğu belirlenmiştir.

 

-Halk Sağlığının korunması amacı ile içme suyunun mümkün olduğunca kesintisiz olarak tüketiciye ulaştırılması ve şebeke uç noktasında en az 0,5 ppm bakiye klor bulunacak şekilde suyun dezenfekte edilmesi gerekmektedir. Bu amaçla;

 

Malatya Belediyesince içme suyu kaynağında yapılan klorlama yetersiz olup, kaynağa yakın yerlerde yapılan ölçümlerde 0,5 ppm’den daha fazla klor tespit edilmiş, uç noktalarda çoğu zaman yeterli klor bulunamamıştır. Bu nedenle klorlamanın belediyeye ait sekiz adet depodan ayrı ayrı yapılmasına,

 

İçinde bulunduğumuz mevsimde yağışların başlayacağı göz önünde bulundurularak, alt yapı çalışmalarını yapan firmalarca su şebekesinin tahrip edilmemesi ve bu konuda ilgili firmalara belediyece gerekli eğitimin verilmesine,

 

İl merkezinde bulunan sağlık ocakları ve hastanelerden gelen ihbar ve bildirimler incelendiğinde içme suyu kaynaklı barsak enfeksiyonlarında belirgin bir artış gözlendiğinden şebekeye kesintisiz su verilmesine, dezenfeksiyon alt yapısının gözden geçirilerek yeterli düzeye getirilmesine,

 

Oy birliği ile karar verilmiştir.”

 

 

30 Eylül tarihli raporda, “hastalıklara yol açmakta olan” kirlenmeye karşı alınması gereken önlemler net bir şekilde belirtilmiş. Ancak, bu uyarılar konusunda sorumlu olan “belediyenin duyarlı davranmadığı” anlaşılıyor. Önerilen önlemlerin, ancak 21 Kasım’dan sonra, salgın baş gösterdiğinde yürürlüğe konulması, bu konudaki duyarsızlığın hangi boyutta olduğunu gösteriyor.

 

21 Kasım’dan itibaren salgına dönüşen hastalığın öncesindeki bir detay da, belediyenin alt geçit çalışmaları yüzünden, daha önce bazı bölgelerde yaptığı 8-10 günlük su kesintilerinin ardından, 11 Kasım’dan itibaren 4 gün süreyle, kentin 3’te 1’ini oluşturan 25 mahalleye su verilemeyeceği açıklaması. Bu su kesintisinin sona ermesinin ve bu bölgelere su verilmesinin birkaç gün sonrasında salgının ortaya çıkmasını bazı uzmanlar “virüsün kuluçka süresini bu dönemde tamamlaması” diye yorumluyorlar.

 

…

 

Belediyenin dikkate almadığı uyarıların en önemlisini oluşturan, net saptamaların ve önerilerin yapıldığı 30 Eylül tarihli İl Hıfzısıhha Meclisi toplantısının kararının altında, Belediye Başkan Yardımcılarından Yusuf İzzettin Cengiz’in de imzası bulunuyor. Bilindiği gibi, salgının ortaya çıktığı dönemde, 23 Kasım’da yapılan olağanüstü toplantıya ise bu kez Belediye Başkan Yardımcısı Hanifi Gül ile MASKİ Müdürü Sıtkı Şeker de katılmışlar, bu ikilinin salgının su kirliliğinden kaynaklandığı iddialarına karşı çıktıkları belirlenmişti. Salgının boyutlarının giderek artması ve “kirli” sudan kaynaklandığının anlaşılmasının ardından 30 Kasım’da yapılan son İl Hıfzısıhha Meclisi toplantısına ise bu kez belediye adına Başkan Yardımcısı Ziya Kesriklioğlu katılmıştı.

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."