You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


Örnek Resim
Opel Reklam
Malatya Haber -

‘Kamuoyu Karşı Çıkınca..’

‘Kamuoyu Karşı Çıkınca..’
  • 27.12.2015

AKP il örgütünün vatandaşların sorunlarını dinlemeye yönelik olarak sürdürdüğü ve her hafta bir milletvekilinin katıldığı “Nöbetçi Vekil” uygulamasının bu haftaki ismi milletvekili Ömer Faruk Öz’dü.

AKP İl binasında yapılan toplantıya milletvekili Öz’ün yanı sıra İl başkanı Mustafa Şahin, İl Başkan yardımcısı Mahmut Üner Özer, İl Genel ve Belediye Meclisi üyeleri ile Gençlik kolları yöneticileri katıldı.

Sorunların dinlenmesi öncesinde basn ve medya mensuplarına açıklama yapan Milletvekili Öz, ülke ve il gündemi hakkında açıklama yaptı ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Milletvekili Öz, TOKİ’nin yerel ekonomi ve istihdam konusunda artı değerler yaratmadığı, aksine olumsuz etkileri olduğu yönlü bir soruya “TOKİ yöneticilerini gerek iş gücü gerekse de malzeme konusunda yerelden yararlanılması konusunda uyarılar yapılmalı” diye yanıtladı.

Çürümeye terkedilen Karakaş Konağı konusundki bir soruya da “Milletvekili olarak Ankara’daki görevimizi başarı ile tamamladık, biraz da yerel yetkililerin bu konuda aktif olmaları gerekir, onları harekete geçirmek gerekir” yanıtını verdi.

Milletvekili Öz’ün açıklamaları özetle şöyle:

* Demokratik açılım:
” Son günlerde ülke gündeminde iki önemli konu yer alıyor. Demokratik açılım ve irticayla mücadele belgesi. Türkiye büyük bir ülke. Dahili ve harici bedhahlar başta ekonomi olmak üzere, siyasi kültürel oyunlar oynayarak ülkemizin önüne set çekmekteler. Son 28 yıldır hatta Cumhuriyetten bugüne kadar ülkeyi yönetenler statükocu bir çizgi izlemişlerdir. Hemşerimiz 8. Cumhurbaşkanı Özal bu statükoyu yıkmak için girişimlerde bulunmuştu. Ondan sonra gelen liderler bu riskli konuya el atmamışlar ve statükocu çizgiyi sürdürmüşlerdir. Liderimiz Erdoğan böylesi riskli bir konuya el atarak demokratik açılım sürecini başlattı. İlk olarak geri dönüşleri başlattı ama DTP bunu istismar etti. Legal ve illegal örgütler sorunun çözümleri için varolduğunu söylerler ama illegal PKK ile legal DTP sorunun çözümü konusunda samimi değiller. Buna rağmen Demokratik açılımlar ve eve dönüşler sürecektir.
Toplumda yaşanan infialleri, şehit ailelerinin ve vatandaşın feryatlarına haklı buluyoruz. Buna rağmen geri dönüşleri faydalı buluyoruz. Çünkü bölge halkı DTP’nin sorunu çözme anlayışında olmadığını görmüş ve DTP’ye bakış açısını değiştirmiştir.”

* İrticayla Mücadele belgesi:
“AKP ve Fethullah Hoca’ya yönelik olarak hazırlanan irticayla mücadele belgesinin önce sahte olup olmadığı gündemi meşgul etmişti. Belgenin aslının ortaya çıkması üzerine de, belgenin açılıma yönelik tepkilerin büyümesi üzerine ortaya atıldığı iddiları var. Bu belgenin açılımlarla hiç ilgisi yok. Çünkü söz konusu belge açılımdan günlerce önce postaya verilmiş. Şu anda konu adli ve askeri yargıya intikal etmiştir. Süreç işlemektedir.”

Milletvekili Öz’ün bu açıklamalarından sonra basın mensuplarının sorularına geçildi. Sorular ve yanıtları şöyle:

SORU: Şeker Fabrikası alanı için Şeker İş sendikası tarafından dava açıldı. Yargı süreci devam ederken ihale yapılması doğru mudur? Fabrika alanına yapılacak hastane için teknik uzmanlar da dahil olmak üzere büyük tepki var buna rağmen ısrar neden?”
YANIT: İlimize yapacağımız her türlü yatırımın sağlanacak bir konsensus sağlanması çok önemli. Hastanelerimizin birleştirilmesi olayında olduğu gibi. İki hastanemiz de büyük hastaneler. Bunların birleştirilmesi doğru değildi ve kamuoyu da buna tepki göstermişti. Biz de gerekli girişimlerde bulunduktan sonra birleştirilmesi olayı ortadan kalktı. İhalesi konusunda ise başka bir yere yapılması doğru olur diye düşünüyorum. Çünkü ilimiz bir noktada büyüyor. Bu trafik açısından da sirkülasyon açısından da doğru değil ama ortada mecut durum fiili durum var. Sonra O bölge de bulunan Beydağı Devlet Hastanesi var. Bu hastanemizin depreme çok dayanıksız raporları var onun güçlendirilmesi için harcanacak para yeni yaptırılacak bir hastanenin yüzde 80’ine karşılık geliyor. Yani önemli bir sıkıntı olacağı kanaatini taşımıyorum.

Bir de TOKİ’ye rant sağlandığı iddiaları var. TOKİ bir devlet kurumu, devletin bir kasasından diğer bir kasasına aktarılan bir paranın kime ne zararı var. Özel sektöre rant sağlanmıyor ki”

SORU: TOKİ’nin bir devlet kuruluşu olduğunu söylüyorsunuz ama TOKİ ‘nin geldiği 2005 tarihinden bu yana inşaat sektörü başta işçileri olmak üzere inşaat malzemesi satıcıları, demirciler, kalıpçılar, çimentocular yani tüm inşaat sektörünün aktörleri bitme noktasına geldi. Devlet yerel ekonomi ve istihdamı yok eder mi?”
YANIT: “O konuda TOKİ yetkililerini uyarmak gerekir. İş gücü ve malzeme alımının yerelden yapılması gerekir. Bu konuyu da gündeme getirelim”

SORU: Kuzey Çevreyoluna uzmanlar ve ilgili kuruluşlar tarım alanlarının yok olacağı gerekçesiyle karşı çıkılıyor. Ama gündemde kuzey çevre yolu var. Neden?”
YANIT: İlimizin en büyük sorunu trafik. Bu sorunu çözmek için başlattığımız alt geçitlerden biri bitti diğeri ise yani Emeksiz kavşağı alt geçidi 2010 Ağustos’unda bitecek. İstasyon ve Battalgazi kavşakları için proje ihalesi yapıldı önümüzdeki günlerde de uygulama ihalesi yapılacak. Belediyemiz de Kuzey ve Güney kuşak yolları projesini hayata geçirilmesi çalışmalarını başlattı. Önce Kuzey, daha sonra Güney kuşak çevre yolu hizmete girecektir. Trafiğimiz o zaman biraz rahatlayacak ama bu geçici bir rahatlama olacak. Onun için bir çevre yolu şart. Kuzeye yapılacak çevre yolu, fiziki olarak da yapım kolaylığı olarak da çok uygun. Orada kamulaştırma bedelleri 350-400 trilyon gibi büyük rakamlar tutuyormuş bana göre bu rakamlar mübalağalı. Ciddi bir çalışma yapılırsa bu rakamların düşeceğine inanıyorum. Güney çevre yolu güzergahı ise fiziki olarak zorluklarla dolu. Önemli olan hizmettir. Yapılacak hizmeti engellememek gerekir.

SORU: 2000 yılında restore çalışmalarına başlanan ve 2003 yılında bitirilen Karakaş konağı üçünçü kez harabe olmak üzere. Bu durum ne zamana kadar sürecek?”
YANIT: ” Doğrusunuz, bu sabah o binaya gittim ve gördüm. Ama biz siyasi olarak görevimizi yaptık. 2008 yılı sonlarında Milli Emlak’ten alarak Vakıf Müzesi yapılması için Vakıflara devrini sağlamıştık. Maalesef bürokrasi ağır ve hantal işliyor. konağın bir an işler hale gelmesi için biraz da yerel yetkililere baskı yapılmalı”

Soru- yanıt bölümünden sonra sorun dinleme toplantısı basına kapalı olarak devam etti.

HABER-FOTO: Yaşar KARAASLAN- Yorum

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."