You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

Kasap Rektör Olabilecek!

Kasap Rektör Olabilecek!
  • 27.12.2015

Üzerinde çalışılan YÖK Kanunu Taslağı daha yasalaşmadan tartışmaları da beraberinde getirdi. Taslağa göre, üniversitelerde idari ve akademik olmak üzere iki ayrı rektör modeli üzerinde duruluyor. Taslak yasalaşırsa üniversitede akademisyenlerin yanında bir de idari işleri yürütecek kent yöneticilerinden ya da oda başkanlarından biri rektör seçilebilecek. Buna göre, kasaplar odası başkanı da rektörlük yapabilecek…

Peki bu yeni sistem sıkıntı yaratır mı? Konunun taraflarına sorduk…

Şişli Belediye Başkanı Mustafa SARIGÜL: 

Okul iyi yönetilmesi, başka bir deyimle iyi işletilmesi gereken ciddi bir işletmedir. İdari yapıyı iyi yönetecek yöneticiye ihtiyaç vardır. Bu görevi iyi bir yöneticinin yapması doğru bir karar olur. Okulun akademik stratejisini belirleyecek olan akademik patronun ise akademik kariyere sahip olması gerekir. Örnek vermek gerekirse; bizde hastane başhekimi diye bir yönetici vardır. Bu kişi mesela kadın doktoru ya da kalp cerrahıdır. Hastanenin camı kırıldı; başhekim meşgul olacak. Hastane personelinin sorununu başhekim çözecek. Bahçeye çiçek dikilecek; başhekim… Bu doğru değil. Ayrıca kasaplar odası başkanı belki de iyi bir yöneticidir. Rektör illa seçimle seçilmelidir düşüncesi de doğru değil. Seçimi demokrasi sanmayalım. Demokrasi çok daha ince bir iştir. Rektörler seçimle gelince her şey yolunda gitmiyor. Eğitim kurumlarına peşin hükümlü olarak bakamayız. Demokratik ülkeler başka yöntemler kullanıyor, dikkatle izleyelim. Seçim her zaman başarılı olanı, layık olanı seçmiyor; birçok unsur araya giriyor. Bazen seçim en az başarılı olanı ve layık olmayanı işbaşına getiriyor. “Kasaplar odası başkanı rektör olacak” haberi abartılı.

İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Faik YILMAZ: 

‘Demokratik bir sistem olur’

Çok güzel bir şey. Zaten bizler de odalar, birlikler olarak üniversitelerimizle çalışmalar yapıyoruz. Demokrasiye çok büyük katkısı olur. Çünkü biz bu çalışmaları beraber yaparken yenilik olur. Demokrasinin gereğidir bu zaten. Biz bunu çok olumlu karşılıyoruz. Bizim içimizde hocalık yapanlar, emekli olanlar, başkanlar ve yöneticilerimiz var. O konuda sıkıntı yaşamayız. Çok güzel olur demokrasi açısından. Ayrıca oda başkanları yüzde 30’un üzerinde zaten üniversite mezunu. Belki bu 50-60’ı bile bulur. Üniversite mezunu federasyon başkanı, birlik başkanlarımız var. Üniversiteye devam eden de var. Biz bu durumu çok müspet karşılarız. O zaman zaten odalarımızın, sivil toplum kuruluşlarımızın kültür seviyesi de yükselir. Buradaki arkadaşlar bu üniversitelerde yönetici olmak isterler, bu da çok güzel olur. Destekliyoruz, inşallah yasalaşır.

CHP Milletvekili Eski Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süheyl BATUM:

‘Bunlar pansuman tedbirler’

“O bölgenin ticaret odasından, sanayi odasından seçime katılsın” anlayışı işin özü değil. Türkiye’de, “Bu tür iki rektör olsun, üç rektör olsun, biri öğrencilerle ilgilensin, bunun için de oranın sanayicileri, işadamları da yer alsın” gibi görüşlere, doğru olmayan, pansuman tedbirler diye bakıyorum. Gerçek olan üniversitelere, fakültelere özerklik verip kendi kaynaklarını kullanmasının sağlanmasıdır. Devlet de müdahil olacaksa rektör seçimi için veya istediği kişinin yönetim kurulunda yer alması için değil, üniversitelere yer tahsis edip karşılığında öğrencinin en az yüzde 60’ının parasız okumasını sağlamalıdır. Devlet değişik araçlarla müdahil olup parasız eğitim sağlamalıdır.

Özyeğin Üniversitesi Rektörü Dr. Erhan ERKUT:

EŞİ ve benzerini dünyada duymadığım bir uygulama. Hedefin ne olduğunu da tam anlamıyorum. Eğer hedef, rektör akademik işlere yoğunlaşabilsin diye idari işleri başka birisine vermek ise kanunda bunun yeri var; pozisyonun adı genel sekreter. Rektörü idari işlerden kurtarmanın yolu genel sekreterlik makamını doğru bir şekilde çalıştırmaktan geçer. Yurtdışında da idari işlerden sorumlu rektör yardımcısı diye bir konum vardır. Bu işi yapmanın dünya tarafından kabul edilen iki yolu vardır, biri genel sekreter, biri rektör yardımcısı. Durum böyle iken iki rektör lafı bana komik geliyor. Duyduğum en ilginç önerilerden bir tanesi.

Galatasaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ethem TOLGA: 

‘İki başlılık verimliliği düşürür’

Bu bir amerikan sistemi ama Amerika’da düzgün işleyen her sistem Türkiye’de de düzgün işleyecek anlamına gelmez. Sistem eğer böyleyse iki başlı bir yönetim oluyor. İki başlılık sistemlerde verimliliği düşürür. Onun için yine de son sözün akademik rektör ve üniversite yönetim kurulunda olması lazım. Kararı üniversite yönetim kurulu ya da rektörün vermesi lazım. Diğerini idari rektör olarak düşünüyorlar herhalde. Akademik işlemler dışında bazı işler var, belki bundan rektörler yoruluyor. Onu hafifletmek için olumlu. Ama iki başlılığa gitmemesi lazım.

Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Remzi SANVER:

‘Dağılım doğru yapılmalı’ 

ÜNİVERSİTENİN akademik yönetimiyle mali yönetiminin ayrı ellerde toplanmasının yetki ve sorumluluk dağılımının iyi ve doğru tanımlanmış olması kaydıyla sağlıklı sonuçlar verebileceğini düşünüyorum. Her halükârda, mali yönetimin başkanının unvanının “rektör” olması uygun olmaz.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."