Final

Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Malatya Haber -

Kayısı İnsanları

Kayısı İnsanları
  • 25.01.2017

“Don oldu, yandı” “Öldük, bittik, mahvolduk” “İlaç parasını bile çıkaramayacağız”

Osman KARAKAŞ
[email protected]

Eskiden “bozuk plak” olarak nitelendirdiğimiz teranelere yeni bir tanım buldum;

“Çizik Plak”.

Yakında benzer haberler açıklamalar yine yapılacak:

“Don oldu, kayısı yandı”, “Öldük, bittik, mahvolduk”, “İlaç parasını bile çıkartamayacağız”, “Devlet yardım etsin”..

Çoğaltılabilir örnekler ama genel hatları ve özetle böyle. Bu açıklamalara siyasiler de dahil olacak.

Kayısı filan ülkede bilmem kaç dolarmış, avroymuş vesselam.

..cek-cak, miş-muş.

Yarım asırdır aynı laflar, sızlanmalar. “Yandı, yok, yemeye dahi yok” denilen bir çok yılda kayısının stoklandığını, satılamadığını, elde kaldığını biliyoruz.

Bitmedi bitmeyecek Malatya’nın bu çok önemli derdi.

Çaresi yok galiba.

Yüce Allah’ın insanlığa hediyelerinden birisi olan binlerce yıllık bu altın meyve sanki Malatya’nın ve Türkiye’nin başına bela olmuş gibi.

Madem çaresi yok, herkesi mağdur ediyor bu ürün, keselim, kökünü kurutalım, kurtulalım bu dertten.

Dünya da biz de zıkkımın kökünü yiyelim. Erelim rahata.

Var mısınız?

Ne gördüm, ne duydum ne de okudum böylesine haberler dünyada. Bir meyve türü o ülkenin başına bela olacak. Dökersin kezzap suyunu sulama suyuna yakarsın milyonlarca ağacı, kurtulursun. Hangi ürünü yetiştirmek istiyorsan onu diker hasadını yaparsın. Çok şükür o konuda özgürlük var!

ÇARE

Bilindiği üzere kayısı bir meyve çeşidi ve ağaçta yetişiyor. Binlerce yıldır var yeryüzünde. Sorun kayısının kendisinde değil. Sorun kayısı insanlarında, onların zihinlerinde.

Yarım asır içinde neler oldu neler dünyada. Varın araştırın. Kanserin bile bazı çeşitleri, AIDS dahi artık tedavi edilebiliyor.

Ama kayısı hastalığı tedavi edilemiyor!

Ne vahim.

Bir hastalığı tedavi edebilmek ya da bir sorunu çözebilmek için önce o hastalığın veya sorunun nedenlerini belirlemeniz gerekiyor. Bu tesbit için uzman olmanıza gerek yok.

Tıp’ta buna “teşhis” deniliyor bilindiği üzere.

Tesbit ve teşhis yapılmıyor ya da yanlış yapılıyor, halk dili ile “Temcid Pilavı” gibi karıştırılıp ortaya konuluyor sürekli, bana göre de “Çizik Plak”tan öteye geçilemiyor.

Ticaret Borsası’nın hedefi 100 bin ton kuru kayısı ihracatı imiş. FETÖ yüzünden etkilenmişmiş!

Gelecek sezon ihracat düşük olursa hangi bahaneyi bulacaksınız?

1- Ticaret Borsası’nın işi midir ihracat?
2- Bir tek ihracat yapmış mıdır kurulduğu günden bu yana?
3- Ticaret Borsası’nın görev ve sorumlulukları nelerdir?
4- Yabancı ülkelerin umurunda mıdır bir başka ülkedeki karışıklık?

Sorun aslında sadece Malatya’nın sorunu değil. Ülkenin sorunu. Çünkü ne kadar değer kazansa ülke ekonomisine o kadar fazla girdi sağlanacak. Bırakılmış bir kaç ihracatçının eline dünya kayısı piyasası, kör topal gidiyor.

Bugüne kadar bir ihracatçının ortaya çıkıp; “Öldük, bittik vs.” dediğini duydunuz mu?

Hayır.

Onların işleri tıkırında.

Piyasayı istedikleri gibi kontrol ediyorlar, uygun fiyata aldıkları kayısıları yıkadıktan sonra büyük kolilere ya da çuvallara (dökme) doldurup yurt dışındaki asıl rantı yiyen alıcılara gönderiyorlar.

Aslında bir nevi yurt dışındaki alıcıların elemanı, alt firması gibi çalışıyorlar. Türk üreticisini bir bakıma söğüşletiyorlar. Onlar da aldıkları kuru kayısıları küçük paketler halinde ambalajlayıp, farklı kombinasyonlar ülke genelinde satıp büyük paralar kazanıyorlar. Kayısıyı olduğu gibi satmalarının dışında deyim yerinde ise 40 kalıba sokup katma değer yaratıp karşılığını alıyorlar. Bırakın karışık meyve sebeti ya da çerez paketini, adam kayısılı et konservesi bile yapmış milyonlarca satıyor. Sen ise genel olarak gıda sanayii için bir hammadde satıyor gibisin. Daha fazla ne bekliyorsun? İlgililerine göre yapılan en âlâ iş, fuarlarda bedava kayısı ve kayısı döneri dağıtmak. Onbinlerce masraf, gezi vs. sonra reklam; “Kayısımız kapış kapış gitti, bayıldılar”. Bedava kime versen alır.

Bu ne mantık?

Zaman zaman kimileri ellerinde yurt dışından satın aldıkları bir kayısı paketi ile medyaya poz verip dert yanıyor: “Aha bizim gayısımız emerigada bu fiyata satılıyı. Aha bu da İngiltere’den”.

İyi, sen de yap. Önünde duran mı var?

Yabancı ülkeler ticari konuda dahi bizden çok daha rahat. Herkes gidip bir kaç dakikada bir firma kurabilir. Cesaret lazım ve biraz da para. Sonuçta turist olarak gitseniz dahi bir paraya ihtiyacınız var. Öyle onlarca milyon dolar filan gerekmiyor. Uzun yıllar önce ABD’de 10 dakikada firma kurmuş birisi olarak söylüyorum. Bizdeki gibi kazanmadan vergi vermek de yok. Yok KDV beyannameleri vs. Yok.

Buyurun gidin. Gitmediğiniz görmediğiniz yerler değil. Her ülkede bulunan Ticaret Müşavirlikleri vs de sizlere yardımcı olmak zorunda. Ayrıca KOSGEB’in inanılmaz destekleri var. Haydi ne duruyorsunuz?

İnanıyorum ki bu ülkenin gençleri, genç girişimcileri bir kaç yılda kayısı başta olmak üzere bir çok konuda çıtayı yükseltecekler. Halihazırdaki siyasilere, kayısı ile ilgili tüm kurum ve kuruluşlara sesleniyorum: Yapamıyorsanız hiç elinizi vurmayın, geri çekilin. Gençlerin önünü açın, cesaretlendirin.

Çizik Plak olmaktan da vazgeçin. Bu millet yoruldu ama sizler yorulmadınız!

TÜYO

Yıllık yüzlerce milyon dolar girdi sağlayan kayısının daha iyi pazarlanabilmesi için uzman firmalarla anlaşmak kısa sürede yapılabilecek en mantıklı yol olarak görünüyor. Tanıtım ve Pazarlama Yönetimi için dünya çapında kendisini kanıtlamış firmalara (Yandaş, absürt, semt pazarcısı bile olmayacak firmalar ya da hortumcuların paravan olarak yabancı ülkelerde kurduğu/kuracağı firmalar kastedilmiyor) bu işi ihale etmek ve sürekli danışmanlık almak şimdilik kısa süre içinde yapılacak en doğru yol olarak görünüyor. Böylesine bir yola gidilip yöntemi öğrenip stratejiyi oluşturup/geliştirdikten sonra sonraki aşamalar daha az sorunsuz ve yüksek verimli olur.

PAZARLAMA, TANITIM VE STRATEJİSİ İLE ÜRÜN ÇEŞİTLİLİĞİ İÇİN
(Alanında uzman her ülkede 3 ayrı firma. Her ülke için ayrı olarak düşünülmesinde yarar var)

1- ABD merkezli (ABD, Kanada ve Güney Amerika piyasası için)
2- Rusya Merkezli (Eski Sovyet cumhuriyetleri için)
3- Almanya Merkezli (AB ülkeleri için)
4- Çin Merkezli (Güney Asya ülkeleri için)
5- BAE Merkezli (Arap Ülkeleri ve Güney Afrika ülkeleri için)

uzman ve deneyimli firmalarla hem tanıtım hem de pazarlama konuları için ayrı firmalarla anlaşma yapmak başlangıç için en doğru yol olarak görünüyor. Yaklaşık 10 yıl böylesine bir destek kayısının ürün çeşitliliği ve katma değer artışı için büyük girdi sağlayacağına, yeni ufuklar açacağına inanıyorum.

BİR UYARI

Gelecekte bir ya da bir kaç ülke organik olarak lanse edilen kuru kayısının zirai ilaç deposu, kanserojen olduğunu açıklayıp ülkeye girişini yasaklarsa şaşırıp şok olmayın, sebep olarak da FETÖ ya da gelişmemizi istemeyen küffarlar olarak dillendirmeyin.

__________

FOTO: Soğuktan yanmış kayısı çiçekleri

Etiketler: /

Yorumlar
  1. Ergün TEKİN dedi ki:

    Güzel ve yerinde bi yazı ama değişimi kim başlatacak..

  2. gerzeksavar dedi ki:

    Londra`da islimli kuru kayısı’nın 100 gramı 14TL. alıp afiyetle tüketiyoruz. arkasında da Malatya yazıyor.
    nasıl oluyor da oluyor demeyin lütfen. malatyadan kilosu 6/7 TL’ye çıkan kayısı arada bi yerde (nerede acaba?:)) 150TL’ye kadar ulaşıyor.
    mevzu kayısısn üretilmesi ile bitmiyor malesef. biz hep oraya takılıp kalıyoruz. kayısımız çok kaliteliymiş. e doğru ne diyeyim. ama 100 gramı 15 TL’ye satılan kayısıya yapılan ödeme sadece lezzetine değil, ilgili pazara ulaştırılmasına, mevcut yasal kriterle uymasına, markasına vs.. bir sürü diğer değişkene göre fiyatlandırılıyor. bu aşamaların malatya’daki kayısı pazarının içerisine çekilmesi gerekiyor. yoksa yaz aylarında kayısıyı üretip işin içinden çıkarak bu katma değer malatya ekonomisine kazandırılamaz.

    Lisanslı depoculuğun hayata geçirilmesi, büyük pazarların gıda kodekslerine uygun üretim yapılması., ürünün son kullanıcıya sunulduğu fazda çeşitlendirmeye gidilmesi, sektör seviyesinde markalaşma çalışmalarının yapılması, iş yönetimi alanında kayısı üretimi ve ihracatına özel iş bilgisinin geliştirilmesi ve sektörün tabanına yayılması, vs…

  3. ilyas dedi ki:

    MALATYA ÇİFTCİSİ NE ZAMAN ALLAH CC.VERDİĞİ BU NİMETE ŞÜKREDİP İNKARCILIĞI BIRAKIRSA %100 GARANTİ VERİYORUM HER ŞEY DÜZELİR.

  4. hüseyin dedi ki:

    Hava böyle giderse Bu yıl dağ taş kaysı olacak

  5. Allah tan kormayan boyle insanlarin yuzunden benim gibi ciftci vatandaslarim magdur oluyor su anda kaysinin kilosu 15 tl olmasi gerekirken 6 / 7 tl civarinda yaziklar olsun bu işleri sikintiya sokanlara allah tan korkmanyanlar demiyorlarki 50 derece sicakta çalışıyoruz pazarda istedikleri fiyatlara almaya calisan karga sürüleri yazik millete yazik Allah birgun ama birgun bunun acisini sizden soracak. Hayırli aksamlar dilerim.

    1. salih alemdar dedi ki:

      helal kardeşim.

  6. guler fatin dedi ki:

    kaleminize sağlık, şimdiye kadar kayısı konusunda okuduğum en nitelikli ve doğru içerikli yazıydı.Tebrik ediyorum .İnşallah insanlar şu yazıda anlatılmak istenenleri anlayıp ona göre bakış açılarını değiştirip kayısıya, Malatya’mıza ve ülke ekonomisine sahip çıkıp gereken değeri bulmasını sağlayabilirler.

  7. Murat dedi ki:

    Son derece güzel tespitler yapmış ve ayakları yere basan, önerilerde bulunmuş Osman Bey. Tebrik ederim. Malatya’da kayısı ile ilgisi olan tüm dernek, kurum ve ilgili kişilerin tekrar tekrar okuması gereken bir yazı…

  8. erkan dedi ki:

    Helal olsun güzel bir tespit benim yıllardır çevreme arkadaşlarıma anlattığımı yazıya dökmüş.Biz Malatya’da Bayram’larda bile misafire hala şeker ikram ediyoruz kayısı niye ikram etmiyoruz,kendi otobüs firmalarımız bile kayısı yerine başka ikramlar yapıyorlar.Bırakın yurt dışını yurt içinde bile herhangi bir markette şöyle janjanlı bir pakette kayısı satıldığını gördünüzmü.Malatya’da bu tür şeyler üreticilerin, yetkililerin hiçim aklına gelmiyor,yoksa ağlamak dahamı kolay geliyor.

  9. dd dedi ki:

    care drogba

  10. Göksel Uzundereli dedi ki:

    Bazı konularda eksik ve yanlış bilgi vermişsiniz. Çuvalla kayısı ihracatı 80 yıl önce yapılıyordu. Şimdi ihracat yapmak için bir ton evrak hazırlamak gerekli kontrollerden geçmek ve bazı hijyenik şartları sağlamanız gerekmektedir.

    Bütün ihracatçılar koliyle dökme yollamıyorlar bu arada. Küçük paketlerde hatta tek tek ambalajlanmış ürün gönderen çok sayıda firmamız var. Bu konularda pek bilgili değilsiniz anlaşılan

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."