Final

Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

“Keşke Evladım Ölmeseydi de..”

“Keşke Evladım Ölmeseydi de..”
  • 27.12.2015

Recep Tayyip Erdoğan hükümetinin, “paralel yapı” diye adlandırdığı bir oluşumun, adliye ve poliste etkili olduğu dönemlerde gerçekleştirdiği, bugün delillerinin gerçekliği, iddialarının doğruluğu ve bunlara dayanılarak sonuçlandırılan mahkeme kararları çok tartışılan operasyonlardan biri olan ve Ergenekon adı verilen yasadışı bir örgütün üyesi olduğu gerekçesiyle 5 yıl önce tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne konulan, bu davada 23 yıl hapis cezasına çarptırılan İnönü Üniversitesi eski rektörü Prof.Dr. Fatih Hilmioğlu, cezaevinde kendisini ziyaret eden Hürriyet Yazarı Tufan Türenç’le konuştu.

Türenç’in, “Prof.Dr. Hilmioğlu’nun cezaevinde tutulması bir cinayet” yorumunu da eklediği yazısında, cezaevinde iken 22 yaşındaki oğlu Emir’i trafik kazasında kaybederek büyük bir acı yaşayan, ağır hastalığına rağmen cezaevi koşullarını yaşamaya mahkum edilen Hilmioğlu’nun “Keşke evladımı kaybetmeseydim de ömür boyu burada kalsaydım.” dediğini de belirtti.

Hürriyet’teki yazı şöyle:

“Yaşamı için risk oluşturan sağlık problemlerine rağmen, bir türlü tahliye edilmeyen Hilmioğlu ‘üniversiteyi çağdaş bir yer haline getirdiğim için buradayım’ dedi.

CEZAEVİNE gittiğimizde bize Fatih Hilmioğlu ile görüşemeyeceğimiz bildirildi. Bazı tahliller ve kontroller için Çapa’ya gönderilmiş. Ama beklediğimizden erken dönen Hilmioğlu ile görüşmemiz mümkün oldu.

Elinde raporlarla geldi. Tam 15 kilo vermiş. Ama buna rağmen son günlerde medyanın ve kamuoyunun kendisini sahiplenmesi ve tahliyesi için yapılan yayınlar moralini düzeltmiş. Raporları göstererek son durum hakkında şu bilgileri verdi: “Biliyorsunuz Anayasa Mahkemesi’ne başvurduk. Mahkeme Cerrahpaşa’nın raporlarını görüp, Çapa’dan da rapor istedi. Onun için Çapa’ya 2 kez gittim. İlk gittiğimde heyetten geçtim. Bugün bazı tahliller için kan alındı. Psikiyatrlar konsültasyon yaptı. Önümüzdeki günlerde rapor verecekler. Eğer onların da raporu Cerrahpaşa’nınkilerle örtüşürse, Anayasa Mahkamesi’nden olumlu bir karar bekliyoruz.” Hilmioğlu burada susuyor sonra önüne bakarak konuşuyor: “Burada başka hastalar da var. Onların da çıkması lazım. Sadece benim çıkmamı içime sindiremem.”

BÜYÜK ACI YİYİP BİTİRİYOR

Hilmioğlu’na kendisinin çıkmasının onların da tahliyesi için emsal teşkil edeceğini anlattık. “Doğru, haklısınız. Eğer öyle olacaksa ben de memnun olurum” dedi. Sonra döndü acı dolu bir yüzle şöyle konuştu: “Bakın, keşke evladımı kaybetmeseydim de ömür boyu burada kalsaydım. Oğlumun ölümü beni ve ailemi perişan etti. Karım da benim gibi 15 kilo verdi. Öteki oğlum mahvoldu. Onlara yardım edememek beni çıldırtıyor. Burada elim kolum bağlı oturuyorum.”

Hilmioğlu kesinlikle bir suçu olmadığını anlatıyor, burada yatırılmasının tek nedeni olduğunu söylüyor: “Ben tarikatçıların ele geçirdiği ve tarikat üniversitesi haline getirdiği üniversiteyi çağdaş bir üniversite haline getirdiğim için buradayım. İşte benim suçum bu. Başka bir suçum yok.”…

Yazının tamamını hurriyet.com.tr’ye aşağıdaki adresten ulaşarak okuyabilirsiniz:

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/25761956.asp

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."