You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


Örnek Resim


Opel Reklam
Malatya Haber -

‘Kış Yarısı’ Geleneği ve Örnekler

‘Kış Yarısı’ Geleneği ve Örnekler
  • 27.12.2015

HALK TAKVİMİNDE “KIŞ YARISI” GELENEĞİ İLE İLGİLİ BAZI ÖRNEKLER

Süleyman ÖZEROL

“Kış Yarısı”, yarım yüzyıl geriye gittiğimizde çocukluğumuzun aksatılmadan gerçekleştirilen bir geleneği olarak belleklerimizde yerini alıyor. Özellikle de köyümüzde (Hekimhan Mezirme-Ballıkaya) Abidin Çakır’ın gelin yapılarak, İmam Emmimin oğlu Hüseyin Şahin tarafından annesi Gülü Bibi’ye, “Kaçırdım, gelinin” diye sunması ve Gülü bibimin de bunu gerçek sanarak, “Di get, eşşek sıpası! Elin gızını ne demeye gaçırdın?” diye çıkışmasını hala anımsarım ve gülümseme yayılır yüzüme. 

Uzun zamandır hazırlamakta olduğum “Yenilenen Köy Ballıkaya” adlı basılmamış çalışmamdan kendi köyüm Ballıkaya ve çevresinden “kış yarısı” geleneği ile ilgili derlemelerimden başlayarak çeşitli kaynaklardan derlediğim örnekleri sunarak yitmek üzere olan bu geleneği anımsatmak istiyorum. 

Kış Yarısı

Rumi Takvim ile bağdaşan “Köylü Hesabı”na göre, kışın 40 günü “zahmarı”,  40 günü “zahmatı”dır. Zahmarı 21 Ocak gününe kadar sürer. 21 Ocak günü “kış yarısı”dır. Kış yarısından sonra kış şiddetlenir. Halkın yiyeceğinin, hayvanların yemlerinin de azaldığı zamandır. Şubat ayının ilk haftasına boş hafta (Avara), ikinci haftasına Hızır adı verilir. Hızır haftasında kışın şiddeti daha da artar. Hızır haftasının ardından kışın şiddeti kırılır ve cemreler başlar. Şubatın üçüncü ve dördüncü haftasında cemreler yere ve suya düşer. Havaya düşen cemreler 12 Martta sona erer. Mart dokuzu çıkınca (21 Mart) ilkbahar gelmiş olur. Navruz Günü de denir.

21 Ocakta kış yarılandığı için kış yarısı denen tören yapılır. Gündüz boyu çocuklar köyü gezerek un ve yağ toplar. Kış yarısı adı verilen bu yiyecekler bir araya getirilir ve kömbe yaptırılır. Bu kömbe birlikte yenilir. Gençler de kış yarısı eğlenceleri düzenlerler, oyunlar çıkarırlar. Kış yarısı oyun-eğlence konusunda en önemli örnek “gelin”dir. Erkeklerden birine entari giydirilir, yün ya da pamuktan göğüs yapılır, süslenir. Başına bir gelinlik atılır. Yani eşarp, tül ve benzeri bir kumaş… Başka bir genç onun sevgilisi olur. Kaçırmış gibi anası ya da bir yakınının yanına götürür. Gelin onların elini öperek yüz görümlüğü ister. Bu, büyüklerden bahşiş koparmaya çalışmanın bir yöntemidir.

Navruz Günü geleneği gibi birçok gelenek onlarca yıl önce, son yirmi otuz yıl içinde de kış yarısı gelenekleri unutulmuştur.1

Kış Yarısı Geleneği 

Kış mevsiminin yarısı geldiğinde gençler (özellikle köylerde) “Hayadan” çıkarırlar. Gençler üstlerine dilenci, cadı, gelinlik, damat giysileri gibi değişik ve komik giysiler giyerek gece vakti evlerin kapılarını çalarlar. Ev sahipleri gençleri içeri alırlar. Gençler oyun oynamaya başlayıp;

Hayadan huyadan

Yılan aktı kayadan

Verenin bir oğlu olmuş

Vermeyenin bir kel kızı

Onu da Allah elinden almış

diyerek oyunlara devam ederler. 

Ev sahipleri gençlerin torbasına yağ, un, ceviz gibi yiyecekleri koyar.

Gençler bütün evlerden bu şekilde yiyecek toplayıp bir eve toplanırlar. Toplanan malzemelerin hepsinden “kömbe” yapar, hep beraber eğlence yaparak yerler. 2

Kış Yarısı Geleneği

Uzun senelerdir köyde yapılmayan bir gelenek. İlk yapılışı ne zaman bilinmiyor. İlk yapılma amacı nedir onu da tam olarak bilmiyorum. Ancak isminden ve köydeki eski yaşam koşullarından fikir yürütürsek eğer, eskide kış ayları uzun ve ağır geçermiş. Çok kar yağarmış. Hayvancılığın yoğun olduğu bir dönem ve insanların evleri toprak, bundan dolayı kış yarı olunca, kışın zor olan yaşamın yaz aylarında daha rahat olacağı düşüncesiyle baharın gelişini kutlamak için böylesine bir eğlence düzenlenmiş olabilir. Tabi ki bu benim yorumum asıl amacı nedir bilemiyorum.

Küçükken bir sefer gördüm, sonrada yapılmadı zaten. Eski insanlarımızın hesaplarına göre kış yarı olduğu kabul edilen bir günde akşam gençler bir araya gelerek köyü dolaşmaya başlarlar. Bir deve yapılır, bir kaç kişi şalvar giyinerek gelin olur, bir iki kişi silah ile bunların koruyucusu olur, davul zurna ile oynayarak köyü dolanırlar. Köy halkı ise evlerine gelen kış yarıcılara, para veya erzak vererek bu eğlenceye ve geleneğe katkılarını sunarlar. Eğer gelini birisi kaçırırsa o kişi kış yarıcılara bir şey vermez, kış yarıcılar birisinin örneğin çocuğunu kaçırırsa o kişide kış yarıcılarının isteğine göre para veya erzak verir. Bir kişi yüzünü boyayarak Arap olur. Bir kişi de elinde bir kova kül ile dolanarak, kış yarıcıların isteklerini kabul etmeyenlerin ve bir şey vermeyenlere kül atar. Köy dolaşıldıktan sonra toplanan para ve erzak bir eve getirilerek orada yemeklerle eğlence sonlandırılır. Erzak fazla toplandı ise eğer bu paraya çevrilir, köyün ihtiyaçları için kullanılır. Bir seferinde köy gençleri için kitap alınmış.

Kültürel yozlaşmadan mıdır, köydeki genç nüfusun azlığından mı, bilinmez uzun senelerdir Alvar’da bu gelenek yapılmıyor. Diğer sahip olduklarımızdan vazgeçtiğimiz gibi bunda da vazgeçtik.3

Kış Yarısı Eğlenceleri

Malatya’nın birçok köyünde unutulmaya yüz tutmuş bir gelenek de “kış yarısı” eğlenceleridir.

Ocak ayının yirmi yedinci gününü yirmi sekizinci güne bağlayan gece yapılır. Gençler akşamdan bir araya toplanırlar ve kıyafet değiştirirler. İçlerinden birisi sakallı bir ihtiyar diğeri gelin, üç dört kişi de Arap koruyucu kılığına girerler ve kapı kapı dolaşarak yiyecek toplarlar. Kış yarısında görülen bu uygulamanın bir benzerine Hıdrellez kutlamalarında rastlamak mümkün olmaktadır.

Arapkir köylerinde öğretmenlik yapan kaynak kişimiz M. Karacan, günümüzden on beş yıl öncesinde izlediği kış yarısı eğlencesini şöyle anlatmaktadır:

“Bir örme sicim tedarik edilir, bunun ucuna paçavra çul bağlanır. 10-15 kişilik bir grup oluşturan gençlerden bazıları kılık değiştirir. İçlerinden biri çul (bez) bağlı sicimi eline alarak öne düşer, köyü ev ev dolaşırlar. Aşağıda ise pazarlık yapılır. Ev sahibi yiyecek vereceği zaman nazlanır. Yukarıdaki genç ise elindeki çulu havada sallayarak bağırır: ‘Sallandıracağım ha…’ Bu sırada evden bulgur, meyve, yağ, yumurta vb. yiyecekler gençlere verilir. Gençler ev ev dolaşarak biriktirdikleri yiyecekleri, bir eve stok ederler. Sonra da “bulgur pilavı”, yumurtadan kaygana yaparak türkülü-şakalı bir eğlence içinde yerler.

Kış Yarısı

Köyün gençleri çeşitli kılıklara girerek akşamdan köydeki evlerden, bulgur, yağ ve benzeri şeyler toplanır sabah yemekler pişer yenirdi. 4

Kızık

Öz oğuz boyundan gelen köylülerimiz Orta Asya’dan kendileri ile birlikte taşıdıkları ve Anadolu’ya yaydıkları geleneklerimizden biri olup kışın yarı olduğunu ve köylülerin kendi yiyecekleri ve hayvanlarının yemlerini buna göre belirledikleri eğer kış iyi giderse memnunluklarını dile getirirler. Bu etkinlik köylülerimizin barış içinde yaşamasını ve sosyal bir gelenek olarak bunun işbirliği içinde sürdürülmesini sağlamaktadır. Kış mevsimi genellikle 90 gün olarak hesaplanır. Ancak miladi takvim değil de hicri takvime göre ya da son hesap diye adlandırılır. 13 Aralık-13 Mart arasıdır. Kış yarı Ocak ayının son haftası gerçekleştirilmektedir.

Köyümüzde de gençler bir araya gelerek büyüklerimizden gördükleri duydukları geleneklerimizi yerine getirmek, eğlenmek, gezmek ve hatta küçükte olsa toplumsal dayanışmayı sağlamak amacıyla yapılan eğlencelerin tümü kış yarısı eğlenceleridir. Köyümüzde kış yarısı kutlamaları yakın tarihe kadar çok iyi bir şekilde organize edilip geniş kapsamlı kutlamalar organize edilmiştir. Bu kutlamalar bir nevi tiyatro gösterisi gibi fakat salonda değil de tamamen köy içerisinde ve halka açık bir şekilde belli bir oyun belirlemeksizin o anda oluşan konuya göre yapılan bir sunu şeklidir. Köylüler toplanır özelliklede işin tamamen organizasyonunu yapacak olan gençlerden bir gurup tüm köyü dolaşarak kış yarı yapılacağı günü bildirir. Bir gurup davulcu, zurnacı temin eder başka bir gurup ise şenliklerde oyuncuların giyecekleri kıyafetlerini temin ederler.

Kış yarı şenliklerinde görev alacak olanlar sabah erkenden büyük bir köy odasında toplanırlar. Görevler olarak beş altı kız, iki koca, üç Arap, bir deve, bir deveci ve iki it oluşturulur. Bunlara bir hak toplayıcısı heybe omzunda ve yardımcısı eklenir. Bu ekip davul zurna eşliğinde odadan çıkarlar. İtin anlamı hayvancılıkla geçindiklerini işareti ve güvenlik içindir. Araplar güvenlik için öncü ve ekibin koruyucularıdır. Kocalardan yaşlısı aşiretin yani göçerin büyüğüdür, ikinci koca organizatördür ve yardımcıdır. Deve göçerliği, deveci döşünde bayrağı ile kim olduklarını ve göğsünde bayrağa saygıyı temsil eder. Kızlar erkek olup temsilen genç kız elbiseleri giyerler. Kocalar şalvar, aba, potin, işlik, baston ve kafalarına kalpak yerine içi oyulmuş kabak geçirirler. Araplar şalvar, palto, kefiye, palaska, bıçak, sopa kullanırlar ve yüzlerini boyarlar. İtler koyun veya keçi derisi sırtına giyer ve elinde iğne veya çöğür bulunur. Deve, deveye benzer temsili yapılmaktadır, deveci sakallı şapkalı ve döşünde bayrak asılıdır.

Önce köy meydanında davul zurna eşliğinde halaylar çekip oyun oynarlar. Ondan sonra köyün bir tarafından başlayarak halayla birlikte köyü dolaşırlar. Dolaşma sırasında hakçılar tek tek evleri dolaşarak kış yarı için hakkuldak toplarlar. Toplayıcılar kim az kim çok verirse versin Allah kabul etsin der. Hakkullah veren ailenin gençleri guruba katılır yaşlılar ise köy meydanına giderler. Köy sokaklarında dolaşırken göçer ekibine gençler saldırırlar, genellikle gelinleri kaçırmalar olur. Araplar ve itler dikkatli olup gençleri gelinlerden uzak tutmaya ve güvenliği sağlamaya çalışırlar. Köyde mevcut un, bulgur, buğday, yağ, odun, para ne verirlerse köylülerin verdiği tüm yiyecekler bir araya toplanarak harman edilir. Fazlası satılır. Göçer aile köy meydanında bir orta oyunu oynarlar. Bir gelini anlaşmalı olarak köylüler kaçırır. Araplar gelini ararlar ve bulunca yaşlı kocanın huzuruna getirirler. Geline; cezan çok büyük niçin Allah’ın emri dururken gizlice kaçma yolunu seçtin der. Yaşlı kocaya köylüler rica ederler, kızın affını dilerler. İsterse kızı kaçıran genç için evlenme teklif edip Allah’ın emri ile kızı isterler. Satılan ürünlerin parasıyla ve bağışlanan parayla küçükbaş/büyükbaş hayvan satın alınır ve akşam hayvanlar kesilerek kelle paçası, ciğeri, böbreği, derisi açık artırmayla satılır. Akşam yemek pişirecekler ve yapılacak yemekler belirlenir. Genellikle etli pilav ve kızartma yapılır. İkinci gün sabah erkenden kalkılarak yapılacak yemekler için ateşler yakılır kazanlar dizilir ve öğlene kadar yemekler hazır olur. Yemek duası okunur ve her kişiye bir kelgür vermek suretiyle yemek tüm köylüye eşit olarak dağıtılır. Misafirlere hangi ailede ise o aile mevcudu gibi yemek verilir. Böylece kış yarı şenliği tamamlanmış olur. 5

Kırşehir

Köylerde sürdürülen şenlik türü geleneklerden biride “kış yarısı gezmeleridir” genellikle mart ortalarında yapılır. Gençlerden biri ayı postuna bürünür. Buna ayı donatma denir. Kuyruğuna çan takılır. Zil takılarak ev ev gezdirilerek oynatılır. Ev sahibi onun gönlünü almak için para, yağ, pekmez, üzüm verir. 6

Saya Gezmek/Kış Yarısı

Saya gezme kutlamaları Orta Asya’dan başlayıp süre gelen ve eski Şaman ve diğer Türk inançlarından günümüze kadar kutlanarak gelmiştir. Bu kutlamalar kış yarısı denilen Şubat ayının ikinci haftasında yapılır. Hıristiyan ve Ortodokslar ile diğer inançlara mensup insanlarında her yıl şubat ayının ilk haftasında karnaval veya kendi dillerinde başka adlarla kutlarken Eğe bölgesinde Denizli, Manisa ve Aydın ile Antalya’da yaşayan Yörük ve Tahtacı Türkmenler tarafından “Pampambıdık” adı ile kutlanmaktadır. Benzeri bir kutlama Erzincan, Tunceli,  Muş,  Bingöl köy ve kasabalarında yaşayan ve oralarda yaşayan halkın konuştuğu Zaza dilinde “Galîki kağan„ adı ile ocak başı şenlikleri ile kutlanırken, köyümüzde bu kutlamalar 1960’lı yılların ortalarına kadar “Saya gezme” adı altında yıllarca kutlanmıştır. Kış yarısı denen tarihte yapılan bugünün ve kutlamanın anlamı;  söylenip gelen inançlara göre; bilhassa Orta Asya’daki eski Göktürklerdeki inançlara göre çeşitli kıyafetlerle insanlara musallat olan kötü ruhların, o tarihlerde vasıl olduğuna inanırlar. Onlara karşı savaşmak ve kovmak için köydeki erkekler çeşitli kılık ve kıyafetlere bürünerek onları yok etmek için bir araya gelirler.  Bir gelenek haline gelen bu eğlence ve kötü ruh kovmak eğlencesi şöyle olur.

Köydeki bütün erkekler o gün bir araya toplanır.  İçlerinden şişman olanlarını sırtlarına sardıkları keçi postu ile ayı şekline sokarlarken, ince zayıf olanları ise tilki veya kurt gibi hayvan şekline getirirler. Acayip makyajların yapıldığı kılık ve kıyafetlerin giyildiği bu hazırlıklarda bazı erkeklerde kadın elbiseleri giyer. Çobanın abasından sıkıca ve kabaca bir şekilde giydirilmiş olan başı cübbeli kaba görünüşlü kadı denen sayacı başının emir ve komutasında akşam hava kapandıktan sonra başlar. Bu gurup içerisinde iki kişi omuzlarına birer tane heybe alıp gurup halinde köydeki evleri teker dolaşmaya başlar.  Evlerdeki kötü ruhları çıkarttıklarını sanan eski inanç sahibi atalarının aksine bu sayacılar gittikleri evlerde çeşitli oyunlar ve gösteriler sergilerler. Bunun karşılığı o evin kadını tarafından bulgur, yağ, şeker, kuru yiyeceklerden her ne verirse alıp heybelerine koyduktan sonra oradan ayrılıp bir başka evin kapısını çalarlar. Bu çirkin kıyafetli acayip insanlardan bazı çocukların korktukları görülürse de, sonra seyrettikçe korkusunun gidip neşeli neşeli seyretmeye başladığı görülür. Bu kutlamada girilen evlerde şakayı seven kişi varsa onlar ve o evin kadını ve kızı oyun oynaması için ortaya çıkartılır. Türkü söylemek için beraber gezen türkücülerin tef ve teneke çalarak eşlik etmesiyle ayı,  kurt, tilki ve sonradan gelen “Kadı”nın da oyuna girmesiyle daha da eğlenceli bir hal alır. İşte bu sırada türkücülerin orada şu türküyü söylerler:

Kamayı çektim kından

Gel yakından yakından

Hovarda çapkın yârim

Heybesine konulan yiyecekten sonra bir başka eve gitmek için oradan ayrılırken aynı eğlence diğer evlerde de devam eder. Gecenin geç vakitlerine kadar devam eden “saya gezme„ denen bu kutlamalarından sonra tekrar üzerlerindeki giysi ve kıyafetleri çıkartıp elbiselerini tekrar giymeleri için topladıkları yiyecekler ile bir araya gelirler. Burada bir gün sonra bir yerde toplanarak toplanan bu yiyecekleri hazırlayıp yemek içmek için bir zaman belirleyip herkes evine dağılır. Bir gün sonra bir araya toplanan erkekler hazırladıkları yiyecekleri bir arada yiyip,  geç vakitlere kadar eğlenirler ve saya gezme eğlencesi de böylece bitmiş olur. 7

Erzurum

Oyunların Oynanma Zamanı ve Yeri Erzurum köy oyunlarının sergilendiği belirli günler vardır. Kış yarısı oyunları yılbaşında ortaya konulur. Yakın zamanlara kadar 13 Ocak’ta oynanırdı. Son yıllarda ise bu tür oyunlar 31 Aralık’ta icra edilmektedir. 8

_____

1 Yenilenen Köy Ballıkaya, s.110

2 Güzelyurt Web Avşarnet/Hekimhan-Malatya

3 Kenan GÜRBÜZ, Avlar Köyü Sitesi, 4 Şubat 2008

4 Hilan-Uğrak Sitesi/Malatya-Dilek

5 Muharrem KARAKUŞ-Mehmet ARI, Malatya-Arguvan-Kızık Köyü

Hakkullah: Toplanacak veya hanelerin verdiği her şey, Hak için verilen… 

Kelgür: Kevgir, Kazandan yemeği dağıtmak için kullanılan çok büyük kepçe

6 Kırşehir

7  Burunören

8 Haydar Erdoğan, 11 Temmuz 2006

FOTOĞRAF: Arguvan’da Kış Yarısı etkinliği (A.A.)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."