Final

Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Malatya Haber -

“Kritik Süreçten Geçiyoruz”

“Kritik Süreçten Geçiyoruz”
  • 28.12.2015

Yeni hükümet göreve başladıktan sonra ilk yurt dışı gezisini yaptığı KKTC’de temaslarını sürdüren Başbakan Ahmet Davutoğlu, KKTC Başbakanı Ömer Kalyoncu ile görüştü. Davutoğlu, Kıbrıs’tan katıldığı TV programında da, Türkiye gündemindeki konulara ilişkin değerlendirmeler yaptı.

İLK DIŞ GEZİ..

KKTC Başbakanlığına gelen Başbakan Ahmet Davutoğlu KKTC’li mevkidaşı Ömer Kalyoncu ile ikili görüşme gerçekleştirdi. İkili görüşmenin ardından gerçekleşen heyetler arası görüşmede konuşan Başbakan Davutoğlu, hükümetin güvenoyu almasının üzerinden 24 saat geçmeden Kıbrıs’a ziyaret düzenlediklerini ifade etti. KKTC’nin kendileri için herhangi bir ülke olmadığını ifade eden Davutoğlu, “Komşudur, dosttur, ama onun ötesinde candan daha içredir. O bakımdan KKTC’de yaprak kıpırdasa Türkiye’de rüzgar olur. KKTC’de huzur, mutluluk ve istikrara olduğunda da 78 milyon Türkiye de bunun mutluluğunu yaşar. Aynı şekilde Türkiye’nin istikrarı KKTC için en önemli teminattır. Bölgemiz, dünya çok kritik bir süreçten geçiyor. Böyle bir dönemde Doğu Akdeniz’de KKTC’nin sağlıklı demokrasi, istikrarlı bir ekonomik yapıya sahip olması Kıbrıs Türk halkının en önemli hedeflerinden biridir. Türkiye olarak her zaman, 78 milyon Kıbrıs Türk halkının yanında olduk, olmaya devam edeceğiz. Müzakere sürecini yakından takip ediyoruz. İnşallah iki kesimliliğe ve siyasi eşitliğe dayalı adil bir çözüm gerçekleştirecek bir zemin oluşur. Ama her ne surette olursa olsun bütün Kıbrıs Türk halkının bilmesini isteriz ki Türkiye her zamankinden daha güçlü, her zamankinden daha muktedir olarak KKTC’nin ve hükümetinin yanındadır” dedi.

KKTC Başbakanı Ömer Kalyoncu ise yaptığı konuşmada kendilerinin bölgede arkasını yaslayacak yer olarak Türkiye’yi gördüklerini söyledi. Kalyoncu, “Eğer bu bölgede varsak Türkiye’nin varlığından kaynaklanan bir nedenle biz burada varız” dedi. 

Kendilerinin de yeni bir hükümet olduklarını ve Türkiye’ye desteklerinden dolayı teşekkür ettiklerini söyleyen Kalyoncu, “Türkiye’nin desteklemediği bir reform sürecinin başarıya ulaşabileceğini sanmıyorum bu koşullar altında” diye konuştu.

RUS AMBARGOSU

 Başbakan Ahmet Davutoğlu, Rusya’nın ambargosu nedeniyle Türk ihracatçısının paniğe kapılmaması gerektiğini belirterek, devlet desteği de dahil bir çok hususun gündemde olduğunu, Türk ekonomisinin bu durumdan etkilenmemesi için gerekli tedbirleri alacaklarını duyurdu. 

KKTC’nin başkenti Lefkoşa’da bulunan Başbakan Ahmet Davutoğlu, Habertürk TV ve Show TV ortak yayınında Ece Üner ve Suat Toktaş’ın sorularını yanıtladı. Rusya ile yaşanan krize değinen Davutoğlu, “Kritik bir süreçten geçiyoruz. Bir hafta önce bu kriz başlamıştı. Türk hava sahasını ihlal eden o an itibarıyla milleti bilinmeyen uçak dolayısıyla yoğun bir diplomasi ve kritik süreçten geçiyoruz. Rusya’ya tavsiyemiz, olayın doğru anlaşılması ve kalıcı zararlar vermeden bu krizden çıkmak. Türkiye burada kasıtlı bir kriz başlatan taraf değil. Krizi başlatan taraf değil. Türkiye kendi hava sahası ile ilgili son derece defansif bir işlem yaptı. Şu an bu işlem yapılmamış olsaydı ’Niye TSK görevini yapmadı’ diye sorulabilirdi. En başından itibaren son derece dostane biçimde ’Bizim hava sahamızı ihlal etmeyin’ diye söylendi. ’Bayırbucak bölgesinde DAEŞ unsuru yok’ dedik. Ama esas olan uluslararası hukuktan kaynaklanan görevimizi yerine getirdik. Bunu yapmamış olsaydık görevimizi yerine getirmemiş olurduk. Millete hesap vermek durumunda kalırdık” dedi.

“TÜRK EKONOMİSİNİN ETKİLENMEMESİ İÇİN TEDBİRLER ALINACAK”

Rusya’nın uyguladığı ekonomik ambargolardan Türk ekonomisinin etkilenmemesi için bir dizi tedbir alacaklarını anlatan Davutoğlu, “Bütün tedbirleri masaya yatırdık. Bugün sabah Sayın Mehmet Şimşek bu tedbirleri bana anlattı. hemen alacağımız tedbirler var. Türk ekonomisinin etkilenmemesi için neler yapacağımızı yakında kamuoyu ile paylaşacağız. Gerek ithalat-ihracat dengeleri gerek enerji konusunda bir kayıp olacaksa bu karşılıklı olacak. İki tarafın da zararına olacak bu tür suçlamalar ve ambargolar ilan etmek yerine beraber konuşmayı tercih ederim. Ukrayna ile krizde bütün ülkeler ambargo konuşurken ’Biz Rusya ile komşuyuz’ dedik. Milli güvenliğimizi sarsacak hiçbir eyleme izin vermeyiz. Fevri davranmayız. Bir söylem savaşına girmeyiz. Rasyonel bir taraf olarak Rusya’nın aldığı karar bizi nasıl etkiler, bunun tedbirlerini alırız. Yaş sebze ve meyvelerimizi orada bozulmayacak şekilde geri çekmemiz. Burada ihracatçılarımızın zarar görmemesi için gerekli tedbirleri alırız. İhracatçılarımız paniğe kapılmasın, zarar görmemeleri için çalışmalar yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

İhracatçıların hiçbir şekilde paniğe kapılmamasını isteyen Başbakan, devlet desteği de dahil bir çok hususun gündemde olduğunu kaydetti.

İLK 3 AY SÖZÜ

AK Parti’nin seçim vaatlerinin ne zaman hayata geçeceğine ilişkin soru üzerine Davutoğlu, “Verdiğimiz her vaadi ilk üç ayda gerçekleştirmeyi planlıyorum. 3 aylık, bir yıllık paketler çıkardık. Kamuoyuna çıkıp, şu vaatleri şu ay içinde, şu yasaları şu ay içinde çıkaracağız diye kamuoyuna bir deklerasyonda bulunacağız. Bunların gerçekleşmesi için bütçeye ihtiyaç var. Esas bütçeyi bir an önce geçirelim istedik. Bahçeli ve arkadaşları destek vereceklerini ifade ettiler. ben teşekkür ediyorum. Kılıçdaroğlu, arkadaşlarıyla görüşüp bildireceklerdi. Henüz cevap almadık ama ilk intiba olumluydu. Bütçeyi çıkarmak zorundayız. Bütçeyi çıkaralım, sonra talepleri görüşürüz. Şu anda bütçe acil bir konu. Bizi geçici bütçeye mahkum etmemelerini rica ediyorum. Bu gerçekleşirse güzel bir başlangıç olur. Kesin hesap komisyonu veya neler yapabileceğimizi konuşuruz. Genel başkanlardan randevu isteyeceğim vaatler, reformlar vs. ile ilgili görüşmek için. Bu vaatlerin bir kısmı muhalefetin de destek vereceği vaatler” diye konuştu.

“YÜZDE 100’ÜN HÜKÜMETİYİZ”

Yeni anayasa konusuna değinen Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Eşit sayıda komisyonlar ile anayasa yapamadık. Önce genel başkanlarla görüşmek istiyorum. Onların yöntemleri varsa onu döneriz. Tek başımıza anayasa yapacak güçte değiliz. Anayasalar toplumun genel zihniyetini, genel doğrularını yansıtan referans metinlerdir. Bizim anayasa öyle değil maalesef. O mutabakatın tabanını genişletmek lazım” dedi.

CAN DÜNDAR VE ERDEM GÜL’ÜN TUTUKLANMASI

Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklu yargılanması kararı sorulan Davutoğlu, Türkiye’de bir yargı problemi olduğunu söyleyerek başladığı konuşmasında, “Türkiye’de bir yargı problemi var. Bu dün başlamadı, Can Dündar’ın ve Erdem Gül’ün tutuklanması bununla başlamadı. Yassıada, 12 Eylül’de el pençe divan duran hakimlerden, 28 Şubat’ta brifing alan hakimlerden, paralel yapılanmadan bugünlere gelen yargıya güveni sarsan uzun bir süreçten bahsediyoruz. 2010 referandumunda hakim ve savcılara güvenerek düzenleme yaptık. Ama ne oldu? Bir anda paralel yapı HSYK’yı ele geçirdi. Ahmet Şık ve Nedim Şener olayında nasıl tavır aldıklarını herkes hatırlıyordur. Yargı reformuna ihtiyacımız var. Can Dündar ve Erdem Gül’ün haberi için ‘şeref madalyası’ deniyor. O olayın muhataplarından biri benim. Tahran’da mülteci kampındaydım. Türkiye ile ilgili pozitif bir hava oluştu. Ben toplantı yaparken MİT TIR’ları olayı oldu. Bir gün sonra da Cenevre’de Suriye görüşmelerine katılıyorum. Bütün ülkeler Suriye rejimine yüklenirken Suriye Dışişleri Bakanı, gazete haberlerine dayanarak ‘teröristleri besliyorsunuz’ dedi. O hain çete Suriye Dışişleri Bakanı’nın eline bunu verdi. Böyle bir olayı planlayan zihniyet Türkiye’ye ihanet etmiştir. Açık bir şekilde planlanmış, DAEŞ ile işbirliği yapan bir ülke görünümüne sokma çabası var. MİT TIR’ları olayının böyle bir arka planı var. Bu haberlerin yayımlanması bir suç mu? Buna ben değil mahkeme karar verir. Devletin stratejik çıkarlarını zedeleyenlere dönük hukuki tedbirler dünyanın her yerinde vardır. Bu yargılamanın tutuksuz olması esas olmalıdır. Tutuklu olması istisnaidir. Bu olaya hükümet olarak hiçbir müdahalede bulunmadık. Bu tür durumlarda tutuksuz yargılanma esastır” ifadelerini kullandı.

Davutoğlu, olayla ilgili kişisel fikrinin “devlet sırlarını ifşa” olduğunu da ekledi.

TAHİR ELÇİ’NİN HAYATINI KAYBETTİĞİ OLAY

Davutoğlu, Tahir Elçi’nin hayatını kaybettiği olaya ilişkin ise, “Sayın Demirtaş her olay olduğunda suçluyu anında ilan ediyor. Anında bir kalıp ile devleti suçlayan, demokratik siyaset çizgisini aşan ifadeler kullanıyor. Olay olduğu gün ben dedim ki, ‘Ya bir suikast ya da bir kaza var’ Grup başkan vekilleri ‘Başbakan suikast dedi’ diyor. Bundan bu anlam mı çıkıyor? O teröristler orada çatışma çıkarmasaydı, Tahir Elçi orada hayatını kaybeder miydi? O yüzden müsebbibi PKK’dır diyorum. O teröristlere ses etmiyorlar. Bütün riskleri alarak savcılar o çatışma alanına gittiler. Roket attılar. Bir daha gittiler, ateş açtılar. Baro yetkilileri ile gidildi, o gruba da ateş açıldı. Orada mermiler tam olarak toplanamamışsa bunun müsebbibi kim? Tahir Elçi’nin yanında bulunan silah, polisimizi şehit eden silah. Burada hiçbir şey bizim tarafımızdan gizli kalmaz. Ama bir şeyler açıklanamazsa bunun sorumlusu orada delilleri yok etmeye çalışan terör örgütüdür” dedi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."